SanalAlemci

Etiket ‘Teyemmüm’

Teyemmüm Abdesti Almak ! Teyemmüm Abdesti Nasıl Alınır? ”Resimli Anlatım”

Pazartesi, Ağustos 31, 2009 9:02 İlk Yorumu Sen Yazmak İster misin?

Teyemmüm abdesti nasıl alınır ? (Resimli Anlatım) Teyemmüm abdesti Farzları ve Sünnetleri !
Teyemmüm: Su bulunmadığı veya bulunup ta kullanılamadığı takdirde, temiz olan toprağa sürülen ellerle yüzü dirseklere kadar kolları mesh etmektir. Ayrıca bu işin, abdestsizliği gidermek maksadıyla yapılması gerekir.

Teyemmüm Şöyle Yapılır:
[spoiler]

Abdestsiz olan veya gusül yapması gereken kimse, iki elini toprak cinsinden temiz bir şeye bir kere vurup bununla yüzünü mesh eder. sonra iki elini bir daha vurup, bununla da dirseklerine kadar iki elini mesh eder. Ve bu işi abdestsizliği gidermek veya namaz kılmak yahut taharetsiz geçerli olmayan başka bir ibadette bulunmak niyetiyle yapar.

Farzları:

1) Niyet etmek.

2) Toprak veya toprak cinsinden bir şeye, ellerini iki defa vurup birincide yüzü, ikincide kolları mesh etmektir.

Sünnetleri:

1) Teyemmüme eûzü besmele ile başlamak.

2) Sırayı gözetmek

3) Ara vermeden birbiri ardınca yapmak.

4) Toprağa vurunca evvela elleri ileri sürmek sonra geri çekmek.

5) Parmakların arasını açık tutmak.

6) Elleri yerden kaldırınca toz varsa birbirine vurup silkelemek.

Resimli Anlatım;

Teyemmümün Alinisi

Önce kollar abdest alacakmış gibi sıvanır. Eûzü Besmele çekilir. “Abdestsizlikten veya cünüplükten temizlenmeye” diyerek niyet edilir. Sonra parmaklar açılır, ellerin iç kısımları temiz toprağa veya toprak cinsinden bir şeyin üzerine hafifçe vurularak, önce ileri sonra geri çekilerek sürülür.

Önce elleri sürtmek, sonra geri çekmek.

Eller kaldırılıp hafifçe birbirine vurularak silkelenir.

Yüzün her yeri bu iki elin iç kısımları ile meshedilir.

Sonra elin iç kısımları aynı şekilde tekrar toprağa vurulur. Önce sol elin baş ve işaret parmakları ayrılır, kalan üç parmağın içiyle sağ kolun iç yüzü parmak uçlarından dirseklerle beraber meshedilir.

Sol elin iç tarafıyla, sağ kolun iç yüzü meshedilir.

Sağ kolun dış tarafı da yine aynı sol elin ayrılan baş ve işaret parmağıyla meshedilir.

Aynı şekilde bu defa da sağ el kullanılarak sol kol meshedilir.

Böylece yüzün, ellerin ve kolların meshedilmedik hiç bir yeri bırakılmamakla, farzlarına ve sünnetlerine uygun bir teyemmüm yapılmış olur.

[/spoiler]

1.007 Görüntülenme

Bu Kategori Altında Yayınlanmıştır: İSLAMİYET Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

Namaz İle İlgili; ”Mini Sözlük”

Çarşamba, Ağustos 5, 2009 3:06 İlk Yorumu Sen Yazmak İster misin?

Caiz: Dince yapılması yasak sayılmayan şey demektir.

Celse: İki secde arasında bir defa “sübhane rabbiyel azim”diyecek kadar oturmaktır.

Farz: Yapılması din yönünden kesin şekilde gerekli olan herhangi bir görevdir. Farz-ı Ayn ve Farz-ı Kifaye diye ikiye ayrılır.

Farz-ı Ayn: Yükümlü (mükellef) olan herkesin yapmak zorunda olduğu farzdır. Beş vakit kılınan namaz gibi…

Farz-ı kifaye: Yükümlülerden bazılarının yapması ile diğerlerinden düşen ibadetlerdir. Cenaze namazı gibi…

Haram: Bir şeyin yapılması, kullanılması ve yenilip içilmesinin İslam dininde kesin bir delille yasaklanmış olmasıdır.

Helal: Dinde caiz görülen her şeydir. Yapılmasından ve kullanmasından dolayı ayıplama gerekmez.

İftitah Tekbiri: Namaza başlarken alınan tekbirdir. Başlama tekbiri de denir. Kişi namaza başlarken ellerini kulaklarına kadar kaldırır ve “Allahu Ekber” diyerek iftitah tekbiri alır.

Ka’de: Namazda teşehhüd için “Ettehiyyatü Lillahi”yi okumak için oturmaktır. Bir namazda iki defa oturulursa, birinci oturuşa “Kade-i Ûlâ=İlk oturuş” ikincisine de “Kade-i Ahire=Son oturuş” denir.

Kaveme: Rukû halinden doğrulup ta bir defa “Sübhana rabbiyel azim” diyecek kadar ayakta durmaktır.

Kıraat: Kur’an’ı Kerimden bir miktar okumak demektir.

Kıyam: Ayakta durmaktır.

Mekruh: Lûgatta sevilmeyen ve hoş görülmeyen şey demektir. Din deyiminde, yasaklığı sabit olmakla beraber, ona aykırı olarak da bir delil veya işaret mevcut olan şeydir.

Mübah: Yapılması ve yapılmaması dinde caiz görülen şeydir. ne yapılmasında ne de yapılmamasında günah vardır. Helal bir yiyeceği yiyip yememek gibi.

Müstahab: Lügat manası, sevilmiş şey demektir. Din deyiminde, Peygamber (s.a.v.) Efendimizin bazen yaptıkları ve bazen de terk ettikleri ibadettir. Kuşluk Namazı gibi. Bu bir nevi müekked olmayan sünnettir.

Niyet: Kasıt manasındadır ki, kalbin bir şeyi yapmaya yönelmesi demektir. Şeriatta ise yapılan bir görevle Yüce Allah’a ibadette bulunmayı ve O’na manevi bakımdan yaklaşmayı kastetmektedir.

Rekat: Namazın bölümlerinden her biri demektir. Şöyle ki: bir namazda kıyam, rükû ve iki secdenin toplamı bir rekattır. Bir namazda iki kıyam, iki rükû ve dört secde bulunursa o namaz iki rekatlı olur. Üç veya dört kıyam bulunursa, o namaz üç veya dört rekatlı olur.

Rukû: Sözlükte eğilmek manasına gelir. Din deyiminde, namazdaki okuyuştan sonra eğilerek baş ve sırtı düz bir şekle getirmektir.

Salat: Namaz demektir. Çoğulu salavattır. Salat sözlükte dua manasındadır. Din deyiminde, bildiğimiz ibadetten, erkan ve zikirlerden ibarettir. Namaz kılana “müsalli” denir.

Secde: Namaz kılarken yere eğilerek yüzün bir kısmını , Yüce Allah’a saygı için yere koymaktır. Arka arkaya yapılan iki secdeye “secdeteyn” denir. “Sücud” sözü de secde etmek ve secdeler manasına gelir.

Sünnet: Peygamber (s.a.v.) Efendimizin Farz olmayarak yaptığı işledir. ikiye ayrılır.

Sünnet-i Müekkede (müekket, kuvvetli sünnet): Peygamber (s.a.v.) Efendimizin devam edipte pek az yapmadıkları ibadetlerdir. Sabah, Öğle ve Akşam Namazlarının sünnetleri.

Sünnet-i Gayri Müekkede : Peygamber (s.a.v.) Efendimizin ibadet maksadıyla bazen yapmış olduğu şeylerdir. Yatsı ve İkindi Namazlarının sünnetleri gibi…

Taharet: Lûgat manası temizlik demektir. Din deyiminde taharet, pislik ve necasetten arınmış olmak veya abestsizlik denilen şerî bir engelin kalkması halidir.

Tekbir: “Allahu Ekber” demektir.

Teyemmüm: Sözlükte kastetmek anlamına gelir. Şer’i terim olarak ise; su bulunmadığı veya bulunup ta kullanılamadığı takdirde, temiz olan toprağa sürülen ellerle yüzü dirseklere kadar kolları meshetmektir.

Vacip: Dinimizde yapılması kesinlik derecesinde bir delil ile sabit olmayan ve yine kuvvetli bir delil ile sabit görülen şeydir.

290 Görüntülenme

Bu Kategori Altında Yayınlanmıştır: Namaz Özel Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,