dinimiz islam - SanalAlemci

Etiket ‘dinimiz islam’

Tevbe İle İlgili Seçme Hadisler !

Pazartesi, Kasım 23, 2009 16:10 İlk Yorumu Sen Yazmak İster misin?
Tevbe İle İlgili Seçme Hadisler ! 4/5 (81%) 49 Oy

Hadis-i Şerifler- Tövbe etmek,Tevbe Etmek,Tevbe İle İlgili Hadis,Hadisler..

وعَنْ أبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ : سَمِعْتُ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ : « وَاللَّهِ إِنِّي َلأَسْتَغْفِرُ الله َ، وَأَتُوبُ إِلَيْهِ ، فِي الْيَوْمِ ، أَكْثَرَ مِنْ سَبْعِينَ مَرَّةً » رَوَاهُ الْبُخَارِيُّ

Ebû Hureyre radıyallahu anh, kâinat onun yüzü suyu hürmetine yaratılan Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururlarken işittiğini söylemiştir:

“Allah’a yemin ederim ki ben her gün yetmiş defadan fazla O’ndan af diliyor ve O’na tövbe ediyorum.”

(Buhârî, Daavât 3. Ayrıca bk. Tirmizî, Tefsîru sûre (47) İbni Mâce, Edeb 57)

وَعَنِ الأَغَرِّ بْنِ يَسَارِ المُزَنِيِّ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ : قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : « يَا أَيُّهَا النَّاسُ تُوبُوا إِلَى اللَّهِ وَاسْتغْفِرُوهُ فَإِنِّي أَتُوبُ فِي اليَوْمِ مِائَةَ مَرَّةٍ.» رَوَاهُ مُسْلِمٌ

Eğarr İbni Yesâr el-Müzenî radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, İnsanlığın İftihar Tablosu Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdular:

“Ey insanlar! Allah’a tövbe edip O’ndan af dileyiniz. Zira ben günde yüz defa tövbe ediyorum.”

(Müslim, Zikir 42. Ayrıca Ebû Dâvûd, Vitir 26; İbni Mâce, Edeb 57)

وَعَنْ أبِي حَمْزَةَ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ الأَنْصَارِيِّ خَادِمِ رَسُولِ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ، رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ : قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : لَلَّهُ أَفْرَحُ بِتَوْبَةِ عَبْدِهِ مِنْ أَحَدِكُمْ سَقَطَ عَلَى بَعِيرِهِ وَقَدْ أَضَلَّهُ فِي أَرْضٍ فَلاَةٍ)) مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in hizmetkârı olan Ebû Hamza Enes İbni Mâlik el-Ensârî radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, İki cihan saadetinin vesilesi Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdular:

“Issız bir çölde yolculuk yaparken devesi kaçıp kendisi ortada kalmış ve sonra ummadığı bir anda devesini karşısında buluvermiş birinin sevincini düşünün.. İşte kulunun tevbe etmesi karşısında Yüce Allah’ın (kendi şânına uygun) memnuniyet ve hoşnutluğu, diğeriyle kıyaslanmayacak derecede fazladır.”

(Buhârî, Daavât 4; Müslim, Tevbe 1, 7, 8 )

وَ فِي رِوَايَةٍ لِمُسْلِمٍ: لَلَّهُ أَشَدُّ فَرَحًا بِتَوْبَةِ عَبْدِهِ حِينَ يَتُوبُ إِلَيْهِ مِنْ أَحَدِكُمْ كَانَ عَلَى رَاحِلَتِهِ بِأَرْضٍِ فَلاَةٍ فَانْفَلَتَتْ مِنْهُ وَعَلَيْهَا طَعَامُهُ وَشَرَابُهُ فَأَيِسَ مِنْهَا فَأَتَى شَجَرَةً فَاضْطَجَعَ فِي ظِلِّهَا قَدْ أَيِسَ مِنْ رَاحِلَتِهِ فَبَيْنَا هُوَ كَذَلِكَ إِذَا هُوَ بِهَا قَائِمَةً عِنْدَهُ فَأَخَذَ بِخِطَامِهَا ثُمَّ قَالَ مِنْ شِدَّةِ الْفَرَحِ اللَّهُمَّ أَنْتَ عَبْدِي وَأَنَا رَبُّكَ ,أَخْطَأَ مِنْ شِدَّةِ الْفَرَحِ

Müslim’in başka bir rivayeti de şöyledir:

“Herhangi birinizin tevbesinden dolayı Allah’ın duyduğu hoşnutluk ıssız çölde giderken üzerindeki yiyecek ve içeceği ile birlikte devesini kaybetmiş ve tüm ümitlerini de yitirmiş halde bir ağacın gölgesine uzanıp yatan, derken devesinin yanına dikiliverdiğini gören ve yularına yapışarak aşırı sevin-cinden dolayı ne söylediğini bilmeyerek Allah’ım sen benim Rabbim ben de senin kulunum diyeceği yerde, sen benim kulumsun ben de senin Rabbinim diyen kimsenin sevincinden çok daha fazladır.”

(Müslim, Tevbe 7)

وَعَنْ أبِي مُوسَى عَبْدِ اللَّهِ بنِ قَيْسٍ الأَشْعَرِيِّ ، رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ ، عََنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: « إِنَّ اللهَ تَعَالَى يَبْسُطُ يَدَهُ بِاللَّيْلِ لِيَتُوبَ مُسِيءُ النَّهَارِ وَيبْسُطُ يَدهُ بالنَّهَارِ لِيَتُوبَ مُسِيءُ اللَّيْلِ حتَّى تَطْلُعَ الشَّمْسُ مِن مغْرِبِها » رَوَاهُ مُسْلِمٌ

Ebû Mûsâ el-Eş’arî radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Nebiyy-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdular:

“Gündüz günah işleyenin tövbe edebilmesi için geceleyin Yüce Allah elini açar (tövbesi ertesi güne kalmasın diye tövbe kapısını açık bırakır). Gecenin günahkârı tövbe edebilsin diye de gündüzleyin elini açar (sonraya kalmasın diye tövbe kapısını açık bırakır). Güneş battığı yerden doğuncaya (kıyamet ânına) kadar bu böyle devam edip gider.”

(Müslim, Tevbe 31)

وَعَنْ أبِي هُرَيْرةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ : قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : « مَنْ تَابَ قَبْلَ أَنْ تَطْلُعَ الشَّمْسُ مِنْ مَغْرِبِهَا تَابَ اللهُ عَلَيْه » رَوَاهُ مُسْلِمٌ

Ebû Hureyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Hazreti Ahmed ü Mahmud u Muhammed Mustafa Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdular:

“Kim Güneş batıdan doğmadıkça tövbe ederse, Yüce Allah onun tövbesini kabul eder.”

وعَنْ أبِي عَبْدِ الرَّحْمنِ عَبْدِ اللَّهِ بنِ عُمرَ بْنِ الخَطَّابِ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُمَا عَنِ النَّبيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «إِنَّ اللهَ عزَّ وجَلَّ يَقْبَلُ تَوْبَةَ الْعبْدِ مَالَمْ يُغَرْغِرْ» رَوَاهُ التِّرْمِذِي وقَالَ: حدِيثٌ حسنٌ

Abdullah İbni Ömer İbni’l-Hattâb radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre, Nebiler Serveri Resûl-i Ekrem Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdular:

“Bir kul can çekişmeye başlamadıkça, Yüce Allah onun tövbesini kabul eder.”

(Tirmizî, Daavât 98. Ayrıca bk. İbni Mâce, Zühd 30)

وَعَنِ ابْنِ عَبَّاس وأنَسٍ بْنِ مَالِكٍ رَضِي الله عنْهُمْ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ : « لَوْ أَنَّ ِلابْنِ آدَمَ وَادِياً مِنْ ذَهَبٍ أَحَبَّ أَنْ يَكُونَ لَهُ وَادِيَانِ ، وَلَنْ يَمْلَأَ فَاهُ إِلاَّ التُّرَابُ ، وَيَتُوبُ اللَّهُ عَلَى مَنْ تَابَ » مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ

İbni Abbas ve Enes İbni Mâlik radıyallahu anhüm’den rivayet edildiğine göre, Mirac Şehsuvarı Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdular:

“İnsanoğlunun bir vadi altını dahi olsa, bir ikincisini ister. Onun gözünü neticede sadece bir avuç toprak dolduracaktır (hırs ve emellerinin sonu yoktur). Neyse ki Allah, (bu ihtiraslardan) tövbe edenin tövbesini kabul ediyor.”

(Buhârî, Rikak 10; Müslim, Zekât 116-119. Ayrıca bk. Tirmizî, Zühd 27, Menâkıb 32, 64; İbni Mâce, Zühd 27)

Toplam Okunma: 4.630 (Önbellek Kullanılıyor) | Son Görüntülenme: 17.11.2018

Bu Kategori Altında Yayınlanmıştır: Hadisler

Eyy duaları geri çevirmeyen Yüce ALLAH..

Salı, Ağustos 4, 2009 7:14 İlk Yorumu Sen Yazmak İster misin?
Eyy duaları geri çevirmeyen Yüce ALLAH.. 4.7/5 (93%) 3 Oy

Ey duaları geri çevirmeyen Rahman !
Sana bütün gücümle, bütün kalbimle ve kalbimin tercümanı olan gözyaşlarımla yalvarıyorum.
Seni tanımayan biçarelere de göster kendini. Tattır onlara sevgini.
Bilsinler ne büyük bir aşk olduğunu.
Bilsinler Senin alemlere Rahmet olan Rasülünü.
Bilsinler Senin affediciliğini. Onlar da gelsin Senin mağfiret kapına.
Onlar da istesin Seni bizim istedigimiz gibi.
Rabb’im hayatında hiç Sana ibadet etmemiş, içinde hiç Allah aşkı olmayan,
imana susamış ama susuzluğunun kaynağını bilmeyen bu insanlara hidayet nasip et ne olur!
Ne olur Allah’ım;..
Senin içime koyduğun sevgiyle sevdim ben onları. Senin rızan için arkadaş dedim onlara.
Rabbim ben sadece bu dünya icin sevmiyorum.
Sevdiğim herkesi ahirette de birlikte olayım diye seviyorum.
Sana gelirken onlarla birlikte geleyim diye seviyorum. Yani herkesi seviyorum Sen;den ötürü.
Allah’ım! Ya sarılırsa yakama, ya bana derse o Büyük Günde, Neden anlatmadın bana Rabbini?
Neden anlatmadın bana cennet-cehennemi? Neden Rahmet Peygamberinden söz etmedin?
Neden bu ilahi düğüne beni de davet etmedin?
Sen benim arkadaşım değil miydin?
Hani arkadaslar birbirlerine herşeyi anlatırlardı. Sen bana neden anlatmadın?
Bana neden bugünden haber vermedin? Neden, neden, neden?”
Allah’ım!! Ben ne yaparim bu soruların karşılığında? Ne cevap veririm, nasıl dayanırım?
Omuzlarım kaldırır mı bu yükü?
Öyle bir yük, öyle bir yük ki Sana ve Rasülüne kavuşmanın sevincini yaşatmayacak bana.
Çünkü bir şeyleri eksik bırakmışım ben dünyada. Haketmemişim ben bu sevinci..
Tam Sana kavuştum derken bu arkadaşımın hakkının altından nasıl kalkarım,
nasıl öderim bu vebali?
Rabbim Sen istersen, Sen ol dersen ne olmaz ki!ALLAH’ım onları da aramıza kat.
Onları da Sana yönelt. Onlar da sevsin Seni. Seni sevince zaten bulacak bütün güzelliği,
bütün doğruluğu.
Seni sevince ölümü de sevecek, peygamberleri de sevecek. Herşeyi, herkesi sevecek.
Seni seven neyi sevmemiş ki? Ben acizim, birşey yapamıyorum duadan baska.
Elimden fazlası gelmiyor. Senin sevgini yine ancak Sen koyarsın onların kalbine.
Sen yöneltirsin onları kendine.
Allah’m! Yapabildiğim tek şey şu anda gözyaşlarımla birlikte elimi açıp sana yalvarmak.
Yalvarıyorum hidayet nasip et onlara.
Asıl mutluluğu ver onlara ve onlar gibilere.
Ver onlara Allah’im sevgini!
Yağdır Rahmetini!
Ve beni de bütün müslüman kardeşlerimi de affet Rabbim..


(Amin…)

Toplam Okunma: 1.319 (Önbellek Kullanılıyor) | Son Görüntülenme: 16.11.2018

Bu Kategori Altında Yayınlanmıştır: Dualar