S Harfi ile başlayan Kız Çocuk (Bebek) İsimleri ve Anlamları;
Salı, Nisan 13, 2010 11:25Saadet: mutluluk, bahtı açık olmak
Saba: gündoğusundan esen hafif ve tatlı rüzgar
Türk müziğinde bir makam
Sabah: günün ağarmasıyla başlayan ilk saatler
Sabahat: güzellik, yüz güzelliği
Sabahnur: sabah ışığı, aydınlığı
Sabanur: sabah ışığı
Sabrinnisa: kadınların sabırlısı
Sabriye: sabırlı, sabırla ilgili
Sabia: yedinci
Sabiha: yüzen, yüzücü, güzel, şirin, hoş
Sabihat: gemiler
yıldızlar
imanlıların ruhları
Sabire: tahammül eden, sabreden
Sabite: yerinde duran, kımıldamayan
Sabiye: ergin olmamış kız çocuğu
Saçı: hediye, armağan
Sacide: secdeye varan, yere yüz süren
Sacit: secde eden
Sada: yankı, ses
Sadaret: başta bulunmak, liderlik
Sadberk: yüz yapraklı, katmerli bir gül çeşidi
Sadedil: temiz yürekli
saf, bön
Sadegül: bir gül kadar sade, temiz ve güzel
Sadhezar: pek çok güzel
Sadıka: sadakatli, doğru
Sağlık: organları normal çalışan bir insanın durumu
Sadriye: göğüsle ilgili
Sadice: mutlulukla ilgili
Sadik: sadık, gerçek dost
Sadiye: iyi talihle ilgili
Safderun: içi temiz ve saf olan
Safdil: içi temiz, kötülük bilmeyen
Saffet: saflık, temizlik
Safigül: gül gibi, katıksız, saf, duru, temiz
Safiha: yassı, düz ve geniş yüz, levha
Safinaz: çok nazlı, çok naz eden
Safinur: çok nurlu, çok aydınlık, temiz kimse
Safir: mavi renkli değerli bir süs taşı
Safire: ince, güzel ses
ıslık
Safiye: katıksız, katışıksız saf
Safiyet: saflık, temizlik, masumluk
Sahabet: sahip çıkma, benimseme
Sahavet: el açıklığı, cömertlik
Sahba: sarap, genellikle içki
Sahra: kır, ova, çöl
Sahure: sahur zamanı doğan kız çocuğuna verilen ad
Sahiba: bir şeyi elde etmiş olan
Sahibe: bir şeyi elde etmiş bulunan
Sahil: deniz, nehir, göl kıyısı
Sahire: büyüleyici kadın
geceleri uyumayan, uykusuz
büyücü, büyüleyici güzel
Sakıba: delik açan, delip geçen
Sakine: oynamayan, kımıldamayan, durgun
hareketsiz duran
Sakiye: su veya içki dağıtan
Salıkbikem: bileşik isim
Salkan: serin rüzgarlara karşı olan yer
Salkım: yukardan aşağı sarkan
Saliha: iyi, yarar, yetkili, hakkı olan
Salime: eksiksiz, sağ, sağlam
Salise: üçüncü
Saliye: yeni yılın gelişini kutlamak amacıyla muharrem ayında yazılıp sunulan kaside
Samahat: cömertlik, el açıklığı, iyilikseverlik
Samru: yüksek yer
Samuk: misk ve amber
Samur: değerli kürk
Samiha: cömert
Samime: bir şeyin temeli, en köklü yeri
iç, öz, kalbin içi
Samine: sekizinci
Samire: meyve veren
Samiye: yüksek, ulu
Sanavber: çam fıstığı ağacı
Sanay: ay gibi güzel
tereddütlü, kararsız
Sanem: put, put kadar güzel, çok güzel
Sanevber: çam fıstığı
çam fıstığı kozalağı
sevgilinin boyu-posu
Sannur: nurlu, ışıklı, güzel
Sania: sanat eseri yaratan
yapan, oluşturan
iş, meşgale
Saniha: ansızın akla gelen
Saniye: dakikanın 60′ ta biri sürüsinde zaman birimi
Sara: prenses
hz. ibrahimin annesi
halis, saf, katıksız
Sarahat: açıklık, ibarede açıklık
Saraymülk: özel isim
Sarçe: serçe
Sare: olmak, oldu
cemaat, topluluk
ihtiyaç, susuzluk
Sarehatun: özel isim
Sarı: limon kabuğu rengi
Sarıasma: bir av kuşu
Sarıca: sarıya yakın renkte olan
Sarıçiçek: bileşik isim
Sarıgüzel: bileşik isim
Sarıgöz: bir balık türü
Sarıkız: bileşik isim
Sarın: şarkı, Türkü
Sarıyıldız: zühre yıldızı
Sarızambak: çiriş kökü bitkisi
Sarmaşık: bir bitki
Sarra: sevinçli, sevindirici
Sarife: sarfeden, harcayan
değiştiren
Sariha: açık, meydanda
belli, hüveyda
saf, halis
Sarime: keskin, kesici
Satı: düğün alışverişi
yaşamı uzun sürsün diye doğumundan önce erenlere adanan çocuk
Satıa: yükselip meydana çıkan
Satıbey: özel isim
Satıgül: satma, satış
alışveriş
düğün armağanı
Satir: örten, kapatan
Savgu: hediye, armağan
Saibe: hata yapmayan
Saide: saadetli, mutlu
tanrının beğendiği, cennetlik
Saye: gölge
koruma, yardım, sahip çıkma
Sayeban: sayvan, gölgelik
büyük çadır
koruyan
sayvan, gölgelik
Sayezar: gölgelik
Sayfiyye: yazlık, yazlık ev
Saygı: hürmet
Saygın: saygı gösterilen, güvenilir olan, saygı gören
Saygun: sayılan, saygı gören
Saygül: hem saygın hem güzel
Sayılgan: hürmet gören
Sayın: kendisine saygı gösterilen
Saika: yıldırım
Saylav: seçme, intihap etme
Saime: oruç tutan, oruçlu
Sayran: şarkı, Türkü
Sayrav: bülbül
Sayre: güzel sesli bir kuş
Saire: seyreden, hareket eden, yürüyen
Seba: yedi
islam öncesi sami ve arap kavimleri yedi sayısının kutsal bir nitelik taşıdığına inanırlardı
Sebahat: güzellik, letafet
Sebla: uzun kirpikli göz
Sebu: toprak testi, şarap kabı
Sebuçe: küçük kap
küçük testi
Sebuendam: bileşik isim
Sebiha: gecelik, yatarken giyilen giysi
Sebil: kutsal günlerde hayır için dağıtılan içme suyu
Sebile: tanrı yolunda olan
Seçgül: seçilmiş gül
Seçki: beğenilmiş, seçilmiş
Seçkin: benzerler arasında nitelikleriyle göze çarpan, elit
seçilmiş olan
Seçmen: beğenen, seçen
Seçil: beğeni, sevgi, üstünlük gösterilen
Seda: doğa veya bir engele çarpıp geri dönen ses, yankı
yankı, ses
Sedacet: sadelik
Sedak: ses; doğa veya bir engele çarpıp geri dönen ses, yankı
Sedef: midye ve istiridye gibi deniz hayvanlarının kabuğunda bulunan pırıltılı, beyaz, sert bir madde
bu maddeden yapılmış veya bu madde ile süslenmiş taş
Seden: uyanık, tetikte
gözü açık olmak
(sedan) sesin, seslenişin
kabe’ nin hizmetkarı
Sefine: vapur, gemi
uzayın güney yarımı
Segah: doğu müziğinin makamlarından
Seha: cömertlik, kerem, eliaçıklık
Sehabe: tek bulut
Sehavet: cömertlik
Seher: tan ağartısı, ortalığın aydınlandığı an
Sehhare: büyüleyici
Sehle: yumuşak
kolay
taze, körpe
Sekine: gönül rahatlığı, kafa dinçliği
Sel: taşkın su
selli seyfetmek
Selame: insanların birbirleriyle karşılaştıklarında kullandıkları yakınlık, dostluk, saygı ifade eden söz, yaptıkları işaret veya hareket
emniyet, huzur, selamet, esenlik, sağlık, sağlamlık
yüce Allah’ ın isimlerinden, fani olmama, zevalsizlik, her çeşit arıza veya hadiseden salim olmak
her türlü tehlikeden koruyup selamete çıkaran
Selamet: esenlik, sağlık
Selay: sellerin çok olduğu ilkbahar ayları
Selbi: selvi
Selbin: bin suyla yıkanmış, berrak
Selcan: yüreği coşku dolu olan
Selcen: cennetteki kuş ve çiçek ismi
1071 malazgirt zaferi kahramanı alparslan’ ın eşinin adı
Selda: bir söğüt cinsi
(seldağ) dağ seli, dağdan inensel
bir söğüt türü
Seldağ: dağları aşan sel, coşku
Seldanur: nur seli
Selen: haber, havadis, kulakla duyulan, işitilen
Selışık: ışık seli
Selışık: ışık seli
Selışıl: bileşik isim
Selışın: bileşik isim
Selma: barış içinde, huzur, erinç
doğru ve iyi yolda, selamette olma
Selmin: barış ve sevgi duygusuyla dolu olan
Selnur: nur seli, ışık seli
Selok: sel gibi coşkun, ok gibi hızlı
Selsal: tatlı lezzetli, hafif su
Selsebil: tatlı ve hafif su
cennette bir çeşmenin adı
Selva: amerika’da amazon, afrika’da nijer ırmakları gibi ekvator bölgesinde büyük suların geçtiği havzalarda bulunan geniş ve balta girmemiş ormanlara verilen ad
din kitaplarında adı geçen bir kuş
Selvet: gönül rahatı
Selvi: yaz kış yeşil kalan ince uzun bir ağaç
Selvican: bileşik isim
Selika: güzel konuşma ve yazma yeteneği
Selile: yeni doğmuş ilk kız çocuğu
Selime: selamette olan
Selin: gür akan su
senin sel’ in, sana ait sel
Selinti: ufak sel
Selis: akıcı söz
Sema: gökyüzü
göç
Semahat: cömertlik, el açıklığı
Semane: gökyüzü
güneş ayının 27. günü
bıldırcın
Semanur: nurlu gökyüzü
Semaniye: sekiz
Semavat: gökler
Semen: yasemin çiçeği
semizlik
Semenber: göğsü yasemin gibi beyaz olan
Semenbu: yasemin kokulu
Sementen: yasemin renkli
Semerat: yemişler, meyveler
faydalar, verimler
neticeler
devlete ait mülklerden alınan vergiler
Semere: yemişler, meyveler
faydalar, verimler
neticeler
devlete ait mülklerden alınan vergiler
Semlim: Türkler Türkçe bilmeyenlere bu adı verirlerdi
Semra: esmer kadın
Semure: çoğalan, zengin olan, meyve veren verimli
ashabın kullandığı isimlerden
Semiha: cömert gönüllü, eli bol
Semine: pahalı, kıymetli, çok değerli
Semiral: hacamat boynozu
Semiramis: babil’in asma bahçeleri’ni kurduran asur kraliçesi
Semire: meyveli, meyve veren
Sena: övmek, methetmek
şimşik parıltısı
yücelik, yükseklik
aydınlık
bir ot adı
Senabil: başaklar
Senahan: metheden, alkışlayan, öven
Senan: ışıklı, parlak
Senar: yar, aşık, seven insan
Senaver: öven, metheden
Senai: ay gibisin sen anlamında
Senay: sen aysın, ay gibi güzelsin
Senem: kars dolaylarında kadın ve erkeklerin karşılıklı olarak oynadıkları bir halk dansı
arapça’ da kendine tapılacak kadar güzel olan kadın, sevgili, güzel
Senevat: seneler, yıllar, sinin
Sengül: bileşik isim
Seniha: yüce, yüksek
süs, bezek
Seniye: yüksek, yüce
Sepide: tan vakti
Sepin: çeyiz
Sera: varlıklı olmak, zengin olmak
şarkı söyleyen
yer, toprak
ok yapımında kullanılan bir ağaç
Serab: çöllük arazide, ışık kırılması sonucu görülen aldatıcı, gerçek olmayan hayal, ılgım, salgım
Türk dili açısından “b/p” olarak kullanılır
Seraçe: saraycık, küçük saray, konak
Seran: ışıklı, parlak
Serap: çorak yerlerde, çölde, sıcak ve ışığın etkisiyle, ileride, yakında ya da ufukta su veya yeşillik var gibi görünmesi olayı
aldatıcı görüntü
Seray: ay gibi güzel
Serazat: serbest, hür, rahat
Serdil: kalp, yürek
Seren: yelken gerilmek üzere direğe çapraz takılan ağaç
Serendaz: çekinmeyen, fedakar
Serengül: baş gül
güllerin birincisi
Serkız: baş kız, kızların, güzellerin başı
Serma: soğuk kış
Sermelek: meleklerin başı, melek kadar güzel ve iyi
Sermin: başta gelen güzel, kibar
Sernaz: nazlı
Sernevaz: baş okuyan, sevecen
Sernur: baş ışık
ilk ışık
Serpil: serpilmiş, gelişmiş
Serpin: azar azar saçılan şeyler
yağmur
Serra: rahatlık, kolaylık
Sertap: inatçı anlamında
ser+tap
pırıltılı baş, ışıltıların başı
Serva: masal
Servi: uzun boylu
Servinaz: dalları yana sarkan servi
uzun boylu sevgili
Serim: sabırlı
Serin: ılıkla soğuk arası
Seriye: hz. peygamber (s.a.s)’ in bulunmadığı küçük askeri birliklere verilen ad
Seval: severek alınan
Sevay: ay gibi sevilen
Sevban: giyinen, kuşanan
hz. peygamber’ in azatlısının adı
Sevcan: sevilen, candan dost
Sevda: heves, arzu, kuvvetli istek
aşk, sevgi, tutku, tutkunluk
Sevde: esmer güzeli
Sevdekar: sevdalı
Sevdem: sevginin en son demi
sevginin en son demi
Sevdil: dili güzel olan
Seven: sevdaya tutulmuş
Sevenay: sevgisini güzellikle dışa vuran
Sevencan: sevgili insan, sevimli
Sevengül: gül gibi seven
Sevengün: güzel bir günde doğan
çok seven
Sevgen: sevmeye yatkın, seven
Sevgül: gül gibi sevilen
Sevgim: sevgilim
Sevgün: bütün yaşamını severek geçiren
Sevginaz: çok nazlı, sevgili
Sevgür: çok seven
Sevkal: her zaman için sev ve sevil
Sevra: genişlik, kolaylık
Sevsay: bileşik isim
Sevsen: bileşik isim
Sevsevil: bileşik isim
Sevtap: aşırı, tapacak kadar sevgi duyan
Sevi: aşırı sevgi ve bağlılık duygusu
Sevil: sevgiye değer, sevilen
her zaman sevilen biri ol
Sevilay: ay gibi hep sevilen
Sevim: sevmek eylemi
bir kişi ya da bir şeyde bulunan o kişi ya da şeyi başkalarına sevdiren özellik
birine yakınlık duymak, sempati
Sevin: memnun ol, neşelen
Sevinç: istenilen şeyin olmasıyla duyulan coşku
neşe, iç ferahlığı
Sevincik: sevinç, neşe
Sevindal: bileşik isim
Sevindik: doğumun mutluluk getirdi anlamında
Seyfiye: kılıçla ilgili, kılıç şeklinde
askerlikle ilgili, askeri
Seyran: gezinme, bakınıp seyretme
Seyyal: akışkan, sıvı, yerinde duramayan
Seyyale: akıcı, akan
Seyyare: güneşin çevresinde belli bir eğri çizerek dolaşan yıldız, gezegen
Seyyibe: dul kadın
Seyyide: saygıdeğer kadın
Sezal: sezgili
Sezan: bileşik isim
Sezai: uygun, yaraşan
bileşik isim
sezgili
Sezek: duygulu
Sezel: bileşik isim
Sezen: sezgisi güçlü olan, duyan, hisseden
Sezgi: sezmek eyleminden sezgi
sezme yeteneği
Sezin: sezinleme işi, sezme
duygulu, anlayışlı
Sıcak: sıcakkanlı, cana yakın
Sıdıka: çok içten ve doğru kimse
Sığırçın: sığırcık kuşu
Sıdkiye: iç yürek temizliğiyle, doğrulukla ilgili
Sıla: bir süre ayrı kaldığı bir yere veya yakınlarına kavuşmak
doğup büyüdüğü ve özlediği yer
bahşiş, hediye
bağ
Sırga: küpe
Sırma: altın yaldızlı ya da yaldızsız ince gümüş tel
Sırrıye: sırla ilgili
sırla ilgili, sırra ait
mistik
Sıyanet: koruma, korunma
Sinem: Benim tenim, benim vücudum, göğsüm
Sofiyane: kendini tanrıya adamış olan
Sohbet: görüşüp, konuşma, arkadaşlık
Solay: ay ışığının azalması, solması
Solmaz: güzelliğini, tazeliğini uzun süre koruyan
pörsümeyen taze
Solin: çiçekli çayır
Somay: dolunay
Sonat: bir veya iki şarkı için yazılmış 3-4 bölümden müzik yapıtı
Sonay: yılın son ayı
artık ondan sonrası olmayan ay
Soneda: nazlı olmaması temenni edilen
Songül: son çocuk olsun anlamında bir temenni
Songür: bileşik isim
Songüz: kasım ayının halk arasındaki adı
Songöz: kasım ayının halk arasındaki adı
Sonnur: son ışık
Sonseray: batan ay
Sonsuz: bileşik isim
Sontaç: eşsiz taç
Sonver: son olması istenen çocuklara verilen isimlerden
Sonyaz: sonbahar
Soruç: bazı kuşların başında bulunan uzun tüyler
Sönmez: sürekli yanan, sönmeyen
devamlı olarak var olacak olan
Sönmezay: güzelliğiyle anılacak olan
Su: canlıların yaşaması için en gerekli olan kokusu, rengi olmayan sıvı
Suad: mutlulukla, saadetle ilgili, mutlu
Suadiye: yararlı, faydalı
Subh: sabah
Subhiye: sabah vakti
Sudan: berrak, temiz
Sude: hz. peygamberin eşinin adı
sürülmüş, tarla gibi işlenmiş
boyalı, sürmeli
Suğra: daha, pek, en küçük
Sudiye: faydalı, yararlı
Sugat: hediye, armağan
Suhansera: ahenkli söz söyleyen
Sukuşu: sularda yaşayan kuşların genel adı
Sulbiye: birinin soyundan gelme
Suleha: salih, iyi, yarar, selahiyet, günah işlemeyen
Sulhiye: barışla ilgili
Sultan: hükümdar ailesinden, anne, kızkardeş
kuvvet güç sahibi kişi, padişah
Sumer: özel isim
Sumru: bir şeyin yüksek yeri, tepesi
yüksek yer, üst, tepe
Sun: yapma, yapış
Suna: boylu, poslu, yakışıklı
yaban ördeği
sülünün bir çeşidi
Sunar: takdim eder, verir
Sunay: ay sun, ay ışığı sun
adak ayı
Sungur: soğukkanlı, sakin kimse
atmacaya benzeyen bir av kuşu
Sunu: armağan
Suphiye: tan vakti
Supsun: inci
Surperi: peri güzeli
Susus: sular ve seller
Suyunbike: özel isim
Suzan: yakan, yakıcı
aday ayı
Suzen: iğne
Suzende: yakan, yakıcı
Suznak: yakan, yakıcı
dokunaklı
Türk müziğinde basit bir makam
Suzidil: doğu müziği makamlarından
Suzülay: gökte süzülen ay
Suzinak: yakan, yakıcı
doğu müziğinde bir makam
Süeda: Allah’ ın razı olduğu kişiler
cennetin güzel kızı
Sühandan: güzel konuşan
Süheyla: yumuşak ve iyi huylu, mütevazi kadın
güney yönünde görünen parlak yıldızlar
Sülen: gökkuşağı
Sülvane: yüreğe ferahlık veren ruh, iç açıcı ilaç
Sülün: bir kuş türü
Sülünay: ay gibi güzel, uzun boylu, endamlı
Sülünbike: bileşik isim
Sümbül: bir çeşit bitki
Sümbülveş: sümbül gibi
Sümeyre: meyve çağlası
yaprak kıvrımı
Sümeyye: islam’ ın ilk şehidi
Sümre: esmerlik, karalık
Sümret: esmerlik, karayağızlık
Sünbüle: başak
Sündüs: bir çeşit ipekli kumaş
Süppü: süprüntü
Süren: devam eden, takip eden
Süreyya: ülker yıldız takımı
Sürmeli: güzel gözlü kimse
Süsen: nisan-haziran dönemlerinde açan güzel kokulu bir çiçek
Süslü: bezenmiş
Süveyda: kalbin ortasındaki kara benek
gizli günah
Bir önceki yazımız olan İstimna (Masturbasyon) Kendi Kendini Tatmin Etmek Günah mıdır ? başlıklı makalemizde Aşırı Mastürbasyonun zararları, Boşalmak el ile tatmin olmak dinimizde günah mı? ve Boşalmak günah mıdır? hakkında bilgiler verilmektedir.
1.184 Görüntülenme


