SanalAlemci » N Harfi ile Başlayan Kız Çocuk (Bebek) İsimleri ve Anlamları

N Harfi ile Başlayan Kız Çocuk (Bebek) İsimleri ve Anlamları

Çarşamba, Nisan 14, 2010 11:17

Nabia: yerden kaynayıp fışkıran

Nabiye: yüksek, yüce

haber veren
Naciye: kurtulmuş, selamete kavuşmuş

Nadan: kaba, dobra

Nağme: güzel uyumlu ses, ezgi

birinin yalandan ve nazlarak söylediği söz
Nadide: az bulunur, görülmemiş

çok değerli, eşsiz
Nadime: pişmanlık duyan

Nadire: az bulunur, seyrek, ender bulunan

Nadiye: bağırıp çağıran

Nafia: bir yeri güzelleştirmek için yapılan çalışmalar

yararlı
Nafile: işe yaramaz, boş, faydasız

Nafiye: uzaklaştıran

Nafize: içe işleyen

Nagehan: ansızın , birdenbire

Nahide: venüs gezegeni

ergenlik çağında genç kız
zühre yıldızı
Nahire: ayın ilk günü ya da son gecesi

Nakibe: insan ruhu

akıl
Nakiye: temiz, pak

Nakşıdil: gönül resmi

Nakşidil: gönül resmi, gönül süsü

Nalan: inleyen, feryad eden

Nale: inleme, inilti

Nalezen: inleyen, inildeyen

Name: mektup, aşk mektubu

Namıka: yazan kişi

Namiye: ünlü, şöhretli

Nardan: nar taneleri

gözyaşı damlaları
Nardane: nar tanesi

Nardoğan: daha çok genç kızların oynadığı bir oyun

Nardin: bir çeşit sümbül

Nargül: ateş renginde, kırmızı gül

Narınç: kahverengi

Narin: ince, ince yapılı, kibar

Nariye: ateşle ilgili, cin, peri

isim olarak kullanılmaz
Nasıha: nasihat eden, öğüt veren

Nasıra: imdada yetişen

Nasibe: hisse

Nasiha: çok öğüt veren

Nasiye: alın

Natıka: söz söyleyen, konuşan

Naibe: vekil

Naile: isteğine ulaşmış

ele geçiren, erişen
Nayman: moğolistan’ da yaşayan Türk topluluğu

Naime: bolluk ve mutluluk içinde yaşayan

nazlı büyütülmüş güzel kız
Naire: ateş, alev, sıcaklık

Naz: isteksiz gibi görünen, çekingen davranış

kendini beğendirmek için yapılan cilve, işve
Nazan: cilve yapan, nazlanan, nazenin

kendini beğendirmek için yapılan cilveler
Nazar: bakış, bakma

Nazende: nazlanan

sevgili
Nazenin: cilveli

Nazer: nazar

Nazgül: gül kadar güzel olan, nazlı

Nazıdil: gönül işvesi

Nazıma: tanzim eden düzenleyen

Nazıme: tanzim eden, düzenleyen

sıra sıra, dizi dizi olan şey
Nazlan: kendini beğendir, nazlı ol

Nazlı: naz eden, cilveli, işveli

Nazlı (m): naz yapan

işveli (m), edalı (m)
Nazlı(m): naz yapan; işveli(m), edalı(m)

Nazlıcan: naz eden

cilveli, canlı ve içten
Nazlıgül: naz yapan, kendini ağıra satan

değer verilen sevgili
Nazlıhan: nazlı+han=naz yapan han anlamında

Nazlım: naz etmeyi seven

Nazmiye: vezinli ve kafiyeli sözle, nazımla ilgili

sıralı tertipli
Nazra: bir tek bakış

Nazife: zarif, kibar

temiz
düzenli giyinen
Nazike: zayıf, kibar

Nazile: yukardan aşağıya inen

bir yere konan, bir yerde konaklayan
Nazire: bir şeye benzetmek üzere yapılan şey

Naşide: şair, şiir okuyan ve yazan

Naşire: yayan, dağıtan

Nebahat: onur, şeref, ün

Nebalet: zekilik

büyüklük, ululuk
cömertlik
Nebihe: ünlü, şöhretli

Nebile: zeka sahibi, fazilet sahibi

Nebiye: tanrının buyruklarını insanlara yönelten, onları aydınlatan

Necdet: kahramanlık, yiğitlik

güçlü ve korkusuz
Necla: soylu

çocuk, evlat, oğul, kuşak, sülale, nesil
derin, geniş, iri
Necmiye: yıldızlarla ilgili, yıldızlara ait

Necve: çocuk, evlat

Necibe: soyu temiz

Necile: asil kimseden gelme

Neda: ciğ, nem, rutubet

Nedret: az bulunan, seyrek

Nedime: hoş sohbet, kadın

kadın arkadaş
Nefaset: güzel ve enfes olma durumu

Nefis: çok hoş, hoşa giden, beğenilen

Nefise: beğenilen, hoş, güzel

Nehir: ırmak, büyük akarsu

Nehire: gereğinden fazla

Nema: artma, çoğalma

büyüme, uzanma
faiz
Nemutlu: bileşik isim

Nemika: mehtap

Nemir: tatlı su

Nergis: çiçekleri ayrı ayrı ya da bir kök üzerinde sarı ve beyaz renkte bir bitki

Nergise: nergis şeklinde yapılmış süs

Nermin: yumuşak, narin, ince

pehlivan, yiğit
Neriman: pehlivan, yiğit

yürekli, bahadır
Nesevi: kadınla ilgili, kadınlık

Nesli: soylu

Nesligül: güllerin soyundan gelen

Neslihan: han soyundan

sevgi ile hükmeden
Neslinur: soyu kutsal ışıktan gelme

Neslişah: şah soyundan gelen

Nesrin: beyaz ve ufak bir çeşit katmerli gül

Nesibe: baba soyundan, tarafından

Nesime: yel, esinti, iyi huy

Neva: ses, ahenk

güç, zenginlik, servet
nasip
Türk müziğinde bir makam
Nevade: torun anlamında

Nevafet: yeni ve çok güzel olan

Neval: talih, kader, kısmet

bağış, ihsan
tanrı vergisi
Nevai: nasiple ilgili

ahenkle ilgili
Nevair: ateşler, alevler

Nevaziş: okşama, gönül alma

Nevbahar: ilkbahar, ilkyaz

Nevbaht: yeni şansı açılmış, şansı açık

Nevbar: genç kız

turfanda çıkan meyve ve çiçek
Nevbare: turfanda yemiş

taze yeşillik
Nevber: turfanda sebze ve erken çıkan herşey

Nevcan: yeni doğmuş

Neveda: yeni, sevimli

Neveser: Türk müziğinde dede efendi’nin bulduğu bileşik bir makam

Nevgece: yeni yeni oluşan gece

Nevgül: yeni açmış gül

Nevhager: ağıtçı

Nevhayat: yeni hayat, yeni yaşam

Nevhiz: yeni yetişen

Nevnihal: taze fidan

Nevra: beyaz çiçek
ışıklı olma, parlaklık

Nevres: yeni yetişen

Nevreste: yeni yetişen, yeni biten

Nevruz: yeni gün

Nevriye: ışıkla ilgili

Nevsale: yeni genç

Nevvare: nurlu aydın

Nevide: müjde

Nevim: ozanın, şairin nevini

Nevin: yeni, yepyeni

Nevinur: türlü, çeşitli ışıklar

Nevir: parlaklık, ışıldama

ağaç çiçeği
Nevzat: yeni doğmuş

Nevzenin: yeni tarz, yeni yöntem

Nevşüküfte: yeni açılmış çiçek

Neylan: isteğe ulaşıldığı an

küçük çağlayan
bir tür kır çiçeği
Neyir: ışıklı, aydınlık, parlak

Neyyire: nurlu, parlak

Nezafet: temizlik, paklık

Nezahat: iç temizliği, paklık

Nezahet: temizlik, paklık

Nezaket: naziklik, zariflik, incelik

Nezihe: temiz, pak

Nezire: adanmış

Neşat: sevinç, neşe

Neşe: sevinç, gönül ferahlığı

Neşe (m): gönül açıklığı (m), sevinc (im)

Neşe(m): gönül açıklığı(m), sevinc(im)

Neşecan: canın neşesi, mutluluğu

Neşegül: neşe, keyif, sevinç

az sarhoşluk, çakırkeyif
Neşenur: ışık saçan neşe, sevinç

Neşever: çok neşeli

Neşterin: ağustos gülü, yaban gülü

Neşve: keyif, neşe

Neşvünema: büyüme, gelişme

Neşide: şiir, manzume

Neşire: yayma, dağıtma

Nihal: İnce ve düzgün vücutlu, fidan gibi

Nilüfer: Durgun sularda yetişen, değişik renkli ve uzun ömürlü su bitkisi.

Nuhbe: her şeyin en iyisi

Nur: ışık, parıltı aydınlık, Allah’ın gönderdiği ışık

Nural: kutsal ışık

Nuralem: evrenin nuru, alemi aydınlatan

Nuran: ışıklı, nurlu, aydın

Nuray: ışık saçan

ay ışığı gibi nurlu
Nurbanu: ışık yüzlü hanım

Nurbay: ışık saçan ay

ayın en çok ışık saçtığı dönem
Nurcan: aydınlık insan

ışık canlı, can ışığı
bileşik isim
Nurçin: ışık derleyen

Nurdan: ışıktan yapılmış gibi parlak olan

Nurdanay: nur’ a ait, nurdan yapılmış

Nurdane: nur tanesi

Nurdoğan: bileşik isim

Nurdil: nurlu, ışıklı gönül

Nurefşan: aydınlık veren, ortalığı ışık içinde bırakan

nur ve efşan kelimelerinden birleşik isim
Nurel: nurlu el

Nurfer: ışık veren, aydınlatan, ferahlatan

Nurfidan: taze ve pırıl pırıl genç, zarif hanım

Nurgül: nur+gül

ışıklı gül, gül gibi güzel ve aydınlık
güzelliğiyle ışık saçan
Nurgün: nur+gün

Nurgök: nurlu, aydınlık gökyüzü

Nurhan: aydın hükümdar

bileşik isim
Nurhayat: ışıklı, güzel yaşam

Nurhilal: ışık saçan ay

ayın en çok ışık saçtığı dönem
Nurışık: çok ışıklı

Nurmah: ışıklı ay, ay gibi güzel ve nurlu

Nurmelek: Allah’ ın nurdan yarattığı varlıklar

Allah’ ın emirlerine tam itaat eden varlıklar
halim, selim güzel huylu kimse
Nurnigar: ışıklı, aydınlık, sevgili

Nurol: aydın ol

Nurperi: bir peri kadar göz kamaştırıcı güzelliğe sahip olan

ışıklı peri
Nursabah: aydınlık sabah

Nursaç: ışık saç, aydınlat

Nursal: ışıksal ışıkla ilgili

Nursan: parıltı halinde

Nursay: ışık gibi say, ışık gibi bil anlamında

Nurse: sel gibi ışık

Nursel: ışık seli

Nurseli: ışık seli (yağmuru) anlamında

Nursema: ışıklı, aydınlık gökyüzü

Nursen: nur gibi aydınlık

Nursenin: nurlu, ışıklı, kişi, insan

Nurser: nurlu, aydınlık, münevver kafalı insan

Nurseren: nurlu, aydınlık, münevver kafalı insan

Nursev: aydınlığı seven

Nursevil: ışığı sev

Nursevin: bileşik isim

Nurseza: nur+seza=nura layık, ışığa, aydınlığa layık anlamında

Nursu: nurlu su

Nursun: nurlu, aydınlık, münevver kafalı insan

Nursim: aydınlık ve gümüş gibi parlak

Nursima: ışıklı, aydınlık yüz

Nursine: ışıklı, aydınlık

yürek
Nurtane: ışık danesi

Nurtek: nurlu, biricik insan

Nurten: ışık gibi duru tenli anlamında

Nurtop: ışık küresi

Nurver: nurlu, aydınlık, münevver kafalı insan

Nurveren: nurlu, aydınlık, münevver kafalı insan

Nurinisa: nurlu kadın

Nuriye: ışıklı, ışıktan gelme

Nuriyye: rufai tarikatı şubelerinden biri

Nurzen: nurlu, ışıklı kadın

Nurzer: altın gibi parlak

Nuröz: bileşik isim

Nurşen: ışık gibi şen ve güler yüzlü

şen şakraklığıyla ışık saçan
Nurşin: tatlı, lezzetli

Nutiye: gökyüzündeki en parlak yıldız

Nuşabe: içene ölmezlik sağlayan su, ab-ı hayat

Nuşin: tatlı, lezzetli

içki

Nüceba: asiller, soylular

Nüdema: arkadaşlar

Nüket: nükte, zarif, güzel sözler

Nükhet: güzel ve hoş kokulu

Nükte: ince anlamlı, düşündürücü şaka söz

Nüve: çekirdek

Nüveyt: çekirdekçik

Nüvid: hayırlı haber

müjde
Nüvide: müjde

Nüvit: iyi haber, müjde

Nüvişte: yazılmış şey, mektup

Nüzhet: neşe

ferahlık, sevinç
zevk, keyif, istek, tad
eğlenme
tazelik, canlılık

Bir önceki yazımız olan İstimna (Masturbasyon) Kendi Kendini Tatmin Etmek Günah mıdır ? başlıklı makalemizde Aşırı Mastürbasyonun zararları, Boşalmak el ile tatmin olmak dinimizde günah mı? ve Boşalmak günah mıdır? hakkında bilgiler verilmektedir.

1.166 Görüntülenme

Bu Yazıyı Sevdiklerinizle Paylaşmak İster misiniz?
Konuya Yorum Yapabilirsiniz.

Yorum Yapabilirsiniz