M Harfi ile Başlayan Kız Çocuk (Bebek) İsimleri ve Anlamları
Çarşamba, Nisan 14, 2010 11:26Macide: şan ve şeref sahibi
büyüklük sahibi
Madalet: adaletli ve insaflı olma
Mağfiret: Allah’ ın kullarının günahlarını bağışlaması, örtmesi
Mağrifet: tanrının kullarının günahlarını bağışlaması
Mahbube: sevilen, sevgili
Mahfer: ay ışığı
Mahınev: yeni doğmuş ay
Mahmude: övülmüş, övülmeye değer
Mahmure: uyku basmış, yarı baygın göz
sarhoşluktan sonraki hal
Mahpare: ay parçası, çok güzel kadın
Mahperver: mehtap
Mahperi: güzeller güzeli
Mahpeyker: ay yüzlü, nurlu yüzlü
Mahrem: gizli, saklı
Mahru: yüzü ay gibi güzel olan
Mahrume: yoksun kalmış
Mahrur: alevlenmiş, ateşli
Mahsune: kuşatılmış, sarılmış, çevrilmiş
Mahsure: kuşatılmış, sarılmış
Mahter: yeni ay, ayça, hilal
Mahinev: yeni ay, ayça, hilal
Mahinur: ay ışığı
ay yüzlü güzel
Mahire: hünerli, becerikli
Mahiye: aylık
Mahizar: inleyen ay
Mahizer: san, altın renginde ay
Mahzune: sakınma, çekinme
savaş
Mahşer: kıyamet günü ölülerin dirilip toplanacakları yer ve zaman
Makber: mezarlık
Makbule: alınan, kabul olunan, beğenilen
Maksude: istenilen şey, niyet, hedef
Maksume: ayrılmış, bölünmüş kısmet
Allah tarafından takdir edilmiş rızk
Maksure: kısaltılmış şey
Makule: tür, çeşit, soy
Malike: sahip olan, elinde bulunduran
Mamuk: pamuk
Mamure: mamure
Mana: anlam
Manolya: bir süs bitkisi
güzel kokulu beyaz çiçekler açan ağaç bitkisi
Mansure: galip, üstün gelen
Manzure: bakılan, nazar olunan
gözde olan, beğenilen
Maral: dişi geyik, ceylan, karaca
Martı: bir cins deniz kuşu
Marufe: bilinen
Marifet: ustalık, hüner
Mariye: bir cariye
hz. peygamberin hanımlarından küçük yaşta ölen oğlu ibrahim’ in annesi
Masume: suçsuz
Masune: korunmuş, korunan
Matlube: istenilen, aranılan, talep edilen şey
Mavisu: deniz
Maviye: suya ait
Maviş: ak tenli, mavi gözlü kız çocuğu
Maya: servet, esas, öz
Mayda: narin, ince yapılı
Maide: üzerinde yemekler bulunan sofra
yemek, ziyafet
Maye: maya, asıl ve gerekli madde
para, mal, iktidar güç
bilgi
Mayıs: bir bahar ayı
Maile: bir yana eğilmiş, eğik
hevesli, istekli, yetenekli, taraflı, içten istekli
andırır, benzer
tutkun
Mayruk: sakat
Mazlume: zulüm görmüş, uysal, nazlı
Maşuka: sevilen, sevilmiş
Maşuke: sevilen sevgili
Mebhure: soluyan, soluğan, nefes darlığına yakalanmış olan
Mebruke: kutlu kadın (mübarek kelimesinin dişisi)
Mebrure: değerli, beğenilmiş
Mebsude: açılmış, yayılmış
uzun uzadıya anlatılan
Mebuse: gönderilen, gönderilmiş
Mebşure: yüzü beyaz, gösterişli güzel kadın
Mecdide: rızkı bol, nasibi açık, bahtiyar
Mecerre: samanyolu
harekete müsait yol, cadde veya yer
Mecra: suyun aktığı yatak, su yolu
bir işin gidiş yolu
bedendeki ahlatın açtığı yol
Mecide: çok büyük şan ve şeref sahibi
Medar: sağlam, dayanıklı
dönence
Medeniyet: uygarlık
Medide: uzun, çok uzun süren
arap aruzunun 2. bendi
Mediha: övülen, beğenilen, sevilen kadın
Medine: kent, şehir
müslümanların kutsal kentlerinden biri
Mefahir: iftihar edilecek, övülecek şeyler
Mefharet: övünç, övünme, kıvanç
Mefkure: ulaşılmak istenilen en yüce amaç
yalnız zihinde olan ideal
Mefruza: farz olunmuş, varsayılmış
Meftuha: açılmış, açık
ele geçirilmiş
Meftune: büyülenmişçesine tutkun
Mehbedi: kurmançinin üç şivesinden biri
Mehcure: uzaklaşmış, ilişiği kesilmiş
Mehdiye: hidayete ermiş olan
Mehlika: ay yüzlü
Mehpare: ay parçası gibi güzel
Mehre: hind okyanusuna sahili ile hadramut arasında bir ülke
Mehru: ay yüzlü güzel
Mehtap: ay ışığı, dolunay
Mehveş: ay gibi güzel kadın
ay yüzlü
Mehir: ay parçası
Meknune: saklı, gizli, iyice korunmuş
Meknuze: gömülü
hazineye konulmuş, saklanmış
Mekine: iktidar ve onur sahibi
yer tutup oturan, yerleşmiş
Mekşufe: açılmış, açık
bilinmez değil, keşfolunmuş
Mela: doluluk
topluluk
ova
Melahat: güzellik, güzel yüzlülük, yüzünde tatlı ifade olmak
Melaik: melekler
Melda: ince ve taze vücutlu
gençlik, tazelik
Melek: tanrı katında bulunan ruhani varlıkların her biri
pek güzel, yumuşak huylu ve masum
Allah ile insanlar arasında aracılık yapan manevi yaratık
Meleknaz: Allah’ ın nurdan yarattığı varlıklar
Allah’ ın emirlerine tam itaat eden varlıklar
halim, selim, güzel huylu kimse
Meleknur: Allah’ ın nurdan yarattığı varlıklar
Allah’ ın emirlerine tam itaat eden varlıklar
halim, selim, güzel huylu kimse
Melekper: meleğin kanadı
Melekru: melek yüzlü
Meleksima: melek şimali
Melhuza: umulur, beklenilir
Melodi: ezgi, müzik parçası
Meltem: yazın, karadan denize doğru esen mevsim rüzgarı
Meliha: güzel, şirin, sevimli
Melike: kadın hükümdar, hükümdarın karısı
Melis: bal, bal arısı
Melisa: baklagillerden, yaprakları limonu andıran kokulu bir bitki
Memdude: uzatılan
Memduha: övülmüş
Memnune: gönlü hoş edilmiş
Menekşe: mor beyaz renkli, kokulu, yuvarlak yapraklı bir çiçek
bir bitki
Meneviş: renk dalgalanmaları
Mengüberti: tanrıverdi, çok bekledikten sonra doğan çocuklara verilir
Mensure: saçılmış, serpilmiş
Menzure: adanmış
Menşure: padişahlar tarafından verilen vezirlik ünvanı
Meral: (maral) meral (maral) dişi geyik
Meram: istek, niyet, amaç
Mercan: deniz dibine ağaç gibi kök salarak büyüyen, hayvan gibi duyguya sahip, kırmızı renkli, kalker iskeletli bir canlı türü
Merğube: istenilen, sevilen
herkes tarafından sevilip aranılan
Mereviş: terementi ağacının tohumu
Mergube: rağmet görmüş, herkes beğenmiş
Mersa: liman
Merve: mekke’de safa dağının karşısındaki kırmızı renkli tepenin adı
Meryem: isa peygamberin annesinin adı
dinine bağlı kadın
Merze: mercan
Merzuka: rızklanmış, rızkı verilmiş
Merziye: beğenilen, güzel olan
Mesadet: saadet, mutluluk
Meserret: sevinilecek şey
Mesrure: memnun, sevilen
Mestan: savruk
cüret sahibi
sarhoş, kendinden geçmiş
Mesture: örtülmüş, örtülü
Mesube: hayırlı ve yararlı bir işe karşı tanrının armağanı
Mesude: mutlu, bahtiyar
Mesude: mutlu, bahtiyar
Metanet: dayanıklı, sağlam olma
Methiye: birini övmek maksadıyla yazılmış eser, kaide
Metik: küçük çiçeklerin goncası
Meva: sığınılacak yer, yurt, mesken
Mevcude: var olan, bulunan
hazır olan, hazır bulunan
Türk dili kuralı açısından “d/t” olarak kullanılır
Meveddet: sevgi, muhabbet, dostluk
Mevhibe: vergi, ihsan, bağış
Mevlude: yeni doğmuş çocuk
ihsanın doğduğu yer
doğulan zaman
Türk dil kuralına göre “d/t” olarak kullanılır
Mevsunne: bahar yağmuru yağmış toprak
baştan aşağı süslü zırh
Mevsim: yılın iklim bakımından ayrılmış dört bölümü
Mevzune: biçimli, yakışıklı, güzel
Meymune: bereketli, kutlu
Meysure: kolaylanmış, kolaylaştırılmış şeyler
Meyyal: meyleden, aşırı istekli
fazlaca eğilen
eğik
Meziyet: bir kişiyi başkalarından ayıran ve yücelten vasıf, üstünlük, değerlilik, yüksek karakter
Meziyyet: üstünlük sağlayan özellik
Meşakkat: güçlük, sıkıntı, zahmetli iş
Meşale: ucunda, alev çıkararak yanıcı bir madde bulunan, aydınlatmaya yarayan araç
Meşhure: ünlü, argın, tanınmış
Meşk: yazı örneği
yazı ve müzikte alıştırma, uygulama
Meşkure: şükrolunmuş
Mısra: manzumenin satırlarından her biri, dizeler
Mine: 1. Metal eşya üzerine vurulan renkli cam katmanı. 2. İnce ve parlak nakış. 3. Çiçekleri başak durumunda, alacalı, mavi veya menekşe renginde, ıtırlı bir bitki.
Moğolçin: ak beyaz
Moncuk: boncuk
Moral: bileşik isim
Morgül: bileşik isim
Muaccel: acele olunmuş, acelecilik
Muadelet: değer bakımından eşit olma
Mualla: makam ve rütbece yüksek olan
yüksek, yüce
Muammer: uzun ömürlü, çok yaşayan
Muarra: çıplak, soyulmuş
arı, temizlenmiş
Muattar: güzel kokulu
Muazzez: saygı uyandıran, kıymetli
izzet, şeref sahibi
Mubuhat: günahı, sevabı olmayan, işlemesi ne haram ne de helal olan (mubah)
Mucibe: icap eden
Mucide: icat eden
Mucize: olağanüstü olay
Mugugil: olağanüstü olay
Muhabbet: sevgi
Muhaddere: örtülü, kapalı
Muhlise: içten davranan
Muhsine: kale gibi sağlamlaştıran, ihsan eden
Muhibe: seven, sevgi besleyen, dost
tutkan, yer
bir tarikata intisap etmemekle birlikte yakınlığı olan
Mukadder: tanrı hükmü, kader, alın yazısı <
takdir olunmuş, kıymeti biçilmiş, kadri değeri bilinmiş, beğenilmiş
yazılı, yazılıp belirlenmiş ilahi takdir
yazılı olmayıp sözün gelişinden anlaşılan
hz. peygamberin isimlerinden
Mukaddere: tanrı hükmü, kader
Mukaddes: kutsal olan, mübarek olan
Mukbile: kutlu, mutlu
Mukmire: ay ışıklı, mehtaplı
Mukmirek: ay ışıklı, mehtaplı
Mukime: bir yerde yerleşmiş, orada oturan
Munisa: sıcak kanlı, sevimli
Munise: sıcak kanlı, sevimli
alıştıran, alışık
Muradiye: arzu, istek, dilek
maksat, meram
Türk dil kuralı açısından “d/t” olarak kullanılır
Muslihe: ıslah eden, düzelten, barıştıran
Musiye: vasiyet eden kadın
Mutahhara: temizlik, temizlenmiş
Mutalla: yaldızlanmış, yaldızlı
Mutarra: taravetli, taptaze
Muteber: hatırı sayılan, güvenilir
Mutena: özenle, dikkatle seçilmiş
önemli, seçkin
az bulunur
Mutia: itaat eden, baş eğen, veren
tabi, bağlı
rahat ve uslu
Muvahhide: tek tanrıya inanan
Muine: yardımcı
Mübahat: iftihar etmek
Mübareke: bereketli olan
Mübeccel: büyük, ulu
Mübeddil: değiştiren
Müberra: aklanmış, temize çıkarılmış
Mübeyyen: meydana çıkarılmış, açıklanmış
Mübeşşer: müjdelenmiş
Mübtesim: gülümseyen, tebessüm eden
Mübine: iyiyi kötüyü ayıran, besbelli
Mücd: kıvırcık, kıvrılmış, lülelenmiş saç
Müceddet: yeni, henüz kullanılmamış
Müçek: buse, öpücük
Mücella: parlak, cilalanmış
Mücevher: değerli süs eşyası
Mücmel: kısa ve az sözle anlatılmış, öz, özet
Müçteba: seçilmiş, beğenilmiş
Müdebber: azat olması için sahibinin ölümünü koşul kabul etmiş köle
Müdrike: anlama, idrak etme
Müeccel: tecil edilmiş, ertelenmiş
Müedda: mana, anlam
Müesser: eser bırakan, eser sahibi
etkilenmiş olan, tesir altında kalan
Müeyyet: kuvvetlendirilmiş
Müfahire: fahreden, övünen
Müferrih: iç açıcı, gönül açıcı
Müfide: faydalı, işe yarar
Müge: inci çiçeği
Müheyya: hazır
Mühre: bir çeşit yuvarlak şey
cam boncuk
Mühibe: heybetli, korkunç, korkutan
tehlikeli ve saygı uyandıran
Mühire: aydınlatan
Müjde: sevindirici haber
iyi haber getirene verilen bağış
Müje: kirpik
Müjgan: kirpikler
Mükafat: ödül
Mükedder: üzgün, kederli
Mükerreme: saygıdeğer, kutsal
Mükrem: ikram olunmuş, değer verilerek ağırlanmış
Mükrime: ikramı bol olan
Müldüz: saf, berrak, su
Müleyyen: yumuşatılmış
Mülhime: ilham eden
Mülzime: susturan
gerekli gören
Mümtaze: başkalarından ayrı, üstün tutulan
Mümine: inanan, iman eden
Münciye: kurtaran
Münevver: aydınlatılmış, parlak ışıkla ilgili, bilgili
kültürlü, açık düşünceli insan
tenvir edilmiş, nurlandırılmış, aydınlatılmış, ışıklı
Münibe: tanrıya yönelen, bereketli yağmur
Münife: yüksek, ulu
yüksek, ulu, büyük, ali, bülend
yüksek, büyük hükümler
Münime: nimet veren
Münüre: ışık veren, aydınlatan
nurlandıran, ışık veren, parlak, ziyalar
kur’an’da peygambere ve ilahi kitaplara sıfat olarak kullanılmıştır
Münşire: anlatımı iyi olan sekreter
Mürebbi: çocuk eğiticisi kadın
Müren: akarsu, dere, ırmak
Mürevva: aklı, fikri, düşünüşü görünüşü sağlam
Müride: tarikat üyesi kadın
Mürüvvet: kişilik, şahsiyet, insanlık
Mürşide: irşad eden
Müsalamet: barış içinde yaşama
Müsevver: çevresine sur, duvar çevrilmiş korunmuş
Müslime: islam dininden olan
Müstakime: doğruluktan ayrılmayan
Müstenire: ışıklı, parlak
Müstesna: benzerlerinden üstün, ayrıcalıklı
Müveddet: sevgi, dostluk
Müyesser: kolaylıkla yapılan
Müzehher: çiçek açmış
Müzeyyen: süslü, süslenmiş, bezenmiş
Müşerref: onurlandırılmış, şerefli kılınmış
Müşfika: acıyan, şefkatli
Bir önceki yazımız olan İstimna (Masturbasyon) Kendi Kendini Tatmin Etmek Günah mıdır ? başlıklı makalemizde Aşırı Mastürbasyonun zararları, Boşalmak el ile tatmin olmak dinimizde günah mı? ve Boşalmak günah mıdır? hakkında bilgiler verilmektedir.
1.173 Görüntülenme



SanalAlemci » Blog Archive » Alfabetik Kız Çocuk İsimleri Ve Anlamları: Diyor ki:
Mayıs 23rd, 2011 at 13:12
[...] B C Ç D E F G-Ğ H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z Alfabetik Erkek Çocuk İsimleri Ve Anlamları:I Harfi [...]