SanalAlemci » E Harfi ile Başlayan Kız Çocuk (Bebek) İsimleri ve Anlamları

E Harfi ile Başlayan Kız Çocuk (Bebek) İsimleri ve Anlamları

Çarşamba, Nisan 14, 2010 12:15

Ebhar: denizler

Ebru: kaşe / hare gibi dalgalı kumaş

bulut renginde
kitap kabı yapmak için kullanılan renkli kağıt
Ebrinur: nur bulutu

Ebuhanife: hanefi mezhebinin kurucusu, müetehid, alim

Ece: türdeşleri arasında üstünlüğü yeteneği olan kadın

kraliçe, ana, güzel kadın
ulu
ilerigelen
reis
Ecegül: gül gibi güzel, gül gibi kraliçe

Ecegün: çok güzel bir günde doğan

Ecem: kraliçem, benim sultanım

çok güzel, şık
Ecemiş: yaşlı, çok bilmiş insan

Ecenaz: nazlı güzel

Ecenur: göz kamaştıran güzelliğe sahip olan

Ecesu: su gibi berrak ve güzel

Ecesun: güzelliğini sunan

Ecetan: tan vakti kadar güzel

Eceten: çok güzel bir tene sahip olan

Eceşan: güzelliğiyle şöhretlenmiş olan

Eceşen: güzel ve şöhretli

Echer: son derece güzel kadın

gündüz iyi görmeyen karmaşık gözlü
Ecmel: çok, güzel şık

Eda: davranış, tavır

verme, ödeme
namaz için kılma, yerine getirme
anlatış yolu ve biçimi
sevimli olma hali
cilve, naz
Edacan: nazlı ama içten olan

Edagül: gül gibi güzel ve nazlı

Edanaz: sevimli, nazlı

Edanur: ışık saçan nazlı güzel

Edasu: nazlanan güzel

Edviye: devalar, ilaçlar, çareler

Edibe: edebli, terbiyeli

edebiyatla uğraşan, yazar

Efhem: çabuk anlayan

zihni açık olan
daha ulu, çok büyük şeref sahibi, fehametli
Efnan: çeşitler

Efraz: kaldıran, yükselten

Efrug: parıltı, ışık

nur
Efsane: dile yerleşmiş hayali hikaye

Efser: taç, başlık

Efsun: büyü, sihir

Eftelya: denizkızı

bir dönemin ünlü gayrimüslim ses sanatçısı denizkızı eftelya’ dan
Efide: yürekler, kalpler, gönüller

Efil: rüzgar, dalgalanma

Efza: arttıran, çoğaltan

Efşan: bonkör, dağıtan, saçan

Efşure: özsu

Ege: yaşça büyük, ulu

Türkiye’nin batısında yer alan deniz
bir çocuğu koruyan, ondan sorumlu olan
Egeçi: büyük kız kardeş

Egenaz: egenin nazlı kızı

Egenur: bir çocuğu koruyan, işlerine bakan ve her halinden sorumlu olan

yaşça büyük, ulu
sahip

Ehliyet: işe yarar halde bulunuş, bir işi hakedebilecek durumda bulunuş, selahiyet, yetki

mahirlik, iktidar, liyakat, kabiliyet, kifayet, mensubiyet
iktidar, kabiliyet ve liyakat vesikası

Eke: bilgili deneyimli

açık göz, kurnaz
bilmiş çocuk
dahi

Ela: sarıya çalar kestane rengi

Elanaz: ela gözlü, nazlı güzel

Elanur: ela gözleriyle nur saçan

Elasu: ela gözlerinden temizlik akan

Elbir: birlik olma

Elbirlik: birlikte çalışma

Elbiz: bizim yer, yöremiz

Elçin: deste

demet
bir kerede ele alınabilecek kadar az olan nesne
deste, ağustos böceği
Eldem: sevimli, cana yakın

Elfida: feda etme

Elfiye: 1000 mısralık manzume

manzum risaleler
Elmas: billurlaşmış karbondan oluşan, sert değerli taş

Eltaf: çok latif, çok güzel

Elvan: renkli, renk renk

güzel kokuların yayılması
Elvida: Allah’ a ısmarladık. Allah’ a emanet olun yollu ayrılık hitabı

Elyak: en layık olan, en çok yakışan

Elif: arap alfabesinin ilk harfi

anadolu’da kibar, narin yapılı, ince-uzun anlamında kullanılır
dost tanıdık
ışık saçan güzel kız
Elife: tutku, istek, alışılan şey şey

Elik: dağ keçisi

Elis: güzel kokulu bir çiçek

Elit: seçkin

Eliz: yabancı yerde olmak

el izi
Elzem: çok gerekli, vazgeçilmez

Emanet: emniyet edilen kimseye bırakılan şey, eşya veya kimse

osmanlı devletinde bazı devlet dairelerine verilen isim
Emeç: amaç, gaye

Emek: bir işin yapılmasında harcanan kafa yada beden gücü, uzun ve özenli çalışma, çaba harcama

Emel: arzu, özlem

güçlü istek
umulan ve beklenen şey
Emen: zahmet, eziyet

Emet: bereket, bolluk

mesafe, nihayet
Emeti: bereket, bolluk

hala
Emoş: eminenin halk dilinde bozulmuş hali

Emriye: emire ait

Emsal: benzer, eş

Emine: güvenilir, inanılır kimse

Emire: kadın hükümdar
büyük bir ülkeden, soydan olan

Endam: vücut, boy bos

Ener: dağ eteği

en yiğit, en kahraman
Enfa: çok yararlı, daha çok faydalı

Enfes: çok güzel anlamında

Enginaz: çok nazlı olan

Enise: sevimli

dost
cana yakın arkadaş

Erçi: erini, erkeğini, eşini çok seven kadın, sadık ve iffetli kadın

Erçil: doğru, inanılır, güvenilir kişi

Erda: beyaz karınca

Erdemay: fazilet

maharet, hüner
liyakat
usta gemici
insanın ruhsal yetkinliği
Erdibike: tecrübeli kadın

Erem: cennet

ulaşmak, kavuşmak için çaba gösteren
gönüllü
Erengül: ermişler gibi akıllı, gül gibi güzel

Erenyüz: yüzü evliya gibi nurlu olan

Erge: şımarık, nazlı

Ergem: birtanem, canım

Ergene: maden yeri

çadır kapısı
Erguvan: eflatun ile kırmızı arası çiçek açan süs bitkisi

Erma: çok güzel, cilveli

Ermiye: dolu yağmasına neden olan bulutlar

Erna: işveli, cilveli, şen şakrak sevgili

Ersevim: sevimli, sempatik erkek

Ervin: şeref, saygınlık

Eribe: olgun, anlayışlı

akıllı, zeki
Erik: bir meyve

Erike: taht

Esel: rüzgarlı diyar

Esen: sağ salim, rahat, mutlu sağlıklı

Esenay: ayın önünden geçen rüzgarlı bulutlar

Esengül: rüzgar gibi esen, gül gibi güzel kokan

Eseray: aydan da güzel yorumlanmış olan

Eshar: seher, sabahın oluşu

Esma: isimler, adlar

çok yüksek olan
Esmacan: adı can olan

Esmagül: adı gül

Esmahan: adlar

kulaklar, işitme
Esman: bedeller, kıymetler, değerler

Esmanur: adı nur

Esme: esmek fiili

Esmeray: ay güzelliğinde esmerlik

Esna: yüksek, yüce

bir işin yapıldığı an
Esra: en çabuk, çok çabuk

arapça seri kelimesinden (ardarda sıralanan)
Estelik: yadigar, bağış

Esved: siyah, kara

Esigençe: nazlı

Esim: rüzgar gibi olan

Esin: rüzgar

ilham
içe doğan duygu ve düşünce
Esinay: aydan etkilenen

Eşay: ayın güzelliğiyle eşdeğer güzelliğe sahip olan

Eşe: teyze

Eşlem: selametli, güvenilir

Etike: öğretmen

Etiz: yüce, yüksek, değerli

Eva: havva

yaratılan ilk kadın
Evcan: evcimen, evde uğraşan, evine bağlı

Evcil: eve bağlı

Evcimen: elinden her iş gelen

Evdegül: güzel kız

Evecen: hamarat

Evek: acele

Evelek: pervane

Evla: daha uygun, daha layık, daha iyi üstün

hayırlı amel
Evnur: güzel kız

Evra: hisar

Evin: cevher

buğday tanesinin olgunlaşmamış içi, özü
Evşen: hafif

şen olan ev gibi de tanımlanabilir

Eygül: iyi, gül gibi

Eylem: değişiklik doğuran davranış, iş

bir amaç ve yöntemle yapılan hareketlerin tümü
Eylül: yılın 30 gün süren 9. ayı (güz’ ün başlangıcı)

Eyşan: şanlı güzel, güzelliğiyle ile ünlü

Ezamet: büyüklük, ululuk

çalım, kıvrım
Ezfer: güzel kokulu

Ezgi: belli bir kuralla yaratılan, duygu meydana getiren ses dizisi, şarkı, Türkü

Ezgü: iyi

Ezgin: sesi güzel gelen

paraca durumu bozuk olan
çok sıkıntı çekmiş
Ezheran: ay ve güneş

Ezmigül: anadoluda çok rastlanan adlardan

Eznev: yeni baştan, yeniden

Ezo: doğu anadoluda kullanılan bir ad

Ezra: sözü, konuşması düzgün

Ezrak: mavi gözlü, gök rengi

Bir önceki yazımız olan İstimna (Masturbasyon) Kendi Kendini Tatmin Etmek Günah mıdır ? başlıklı makalemizde Aşırı Mastürbasyonun zararları, Boşalmak el ile tatmin olmak dinimizde günah mı? ve Boşalmak günah mıdır? hakkında bilgiler verilmektedir.

1.700 Görüntülenme

Bu Yazıyı Sevdiklerinizle Paylaşmak İster misiniz?
Konuya Yorum Yapabilirsiniz.

Yorum Yapabilirsiniz