DOMUZ GRİBİ AŞISININ ZARARLARI ! DOMUZ GRİBİ AŞISI HAKKINDA - SanalAlemci

DOMUZ GRİBİ AŞISININ ZARARLARI ! DOMUZ GRİBİ AŞISI HAKKINDA

Salı, Kasım 3, 2009 3:34
DOMUZ GRİBİ AŞISININ ZARARLARI ! DOMUZ GRİBİ AŞISI HAKKINDA 4/5 (80%) 1 Oy

Grip Aşısı Konusunda Uzmanlar Uyarıyor : Dünya Sağlık  Örgütü aşıyı onayladı, aşı hastalıktan korunma için yapılır ve hastalık ortaya çıktığında aşı olunmamışsa çok geç kalınmış olabilir ve tehlikeli sonuçlara sebep olur.”

Domuz gribi aşısının ilk 500 binlik bölümü 19 Ekim 2009’da Ankara’da olacak. Ankara, İstanbul ve Adana’da test merkezleri kurulacak. Aşılanmayan öğrenci kalmayacak.

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, domuz gribi ile ilgili olarak Sağlık Bakanlığı’nın, tüm tedbirleri aldığını belirterek, “Domuz gribine karşı tüm okullarda aşı uygulanacak” dedi. Bakan Çubukçu, Tekirdağ’da katıldığı bir lisenin açılış törenindeki açıklamalarında “Biz de, hastalığın görülmesi ve yayılması durumuyla ilgili kararlar aldık. Biliyorsunuz 16 milyon çocuğumuz okul çağında. ‘Okullarda ne tür tedbir alabiliriz’ diye görüşmeler yaptık Hastalığın yayılması durumunda eğitimin aksamaması için telafi eğitim olarak diğer koşullarda ne yapabiliriz konusunda ekip oluşturduk” dedi. Çubukçu, büyük bir felaket beklentisi içinde olmadıklarını en iyi ve en kötü senaryolar için hazırlıklar yaptıklarını sözlerine ekledi.

Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Turan Buzgan, 500 bin dozluk ilk parti domuz gribi aşısının 19 Ekim Pazartesi günü Ankara’da olmasının beklendiğini bildirdi. Buzgan, 3 aşı firmasından aşı alımı bağlantısı yapıldığını belirterek aşıların Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi’nde test edileceğini anlattı. Buzgan, bunun 5 gün ile 3 haftalık bir süreç alabileceğini kaydetti. Buzgan, ayrıca domuz gribi tam testleri yapmak üzere Ankara, İstanbul ve Adana’da 3 yeni laboratuar kurulacağını bildirdi.
Dünya Sağlık Örğütü Onay Verdi

“Dünya Sağlık Örgütü onay verdi”
İ.Ü. Tıp Fakültesi Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr Selim Badur :
“Domuz gribi aşısı Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tararından çok sıkı kontrol edildi ve güvenliği hakkında klinik çalışmalar yapıldı. WHO sadece aşıyı değil aşı içindeki katkı maddelerini güvenlik testine tabi tuttu.”

Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Haluk Eraksoy:
“Domuz gribi için üretilen aşının ölümcül bir etkisi yok. WHO aşının yan etkileri ve güvenilirliği konusunda uzun zaman detaylı araştırmalar yaptı ve tam onay verilip aşı klinik kullanıma sunuldu. Zaten hem ABD hem de WHO yetkilileri bunun altını çiziyorlar. İnsanlarda ‘Grip olmayabilirim o halde neden aşı olup yan etkilerini yaşayayım’ mantığı oluşuyor. Aşı ilaç değildir. İlaç tedavi yönteminde kullanılır ve sonradan alındığında da çok geç kalınmış değildir. Ancak aşı hastalıktan korunma için alınır ve hastalık ortaya çıktığında aşı olunmamışsa artık çok geç kalınmıştır.”

ABD’de  “Aşılar tehlikeli” kampanyası hortladı.

Amerika’da aşıların güvenli olmadığını belirten Anti Vaccine Movement adlı hareket, “Domuz gribi aşısı domuz gribinden daha tehlikeli” diye kampanya başlattı.
Tüm dünya domuz gribi hastalığından nasıl korunulacağı yönündeki tartışmalara kilitlenmiş durumdayken bu tartışmanın en ateşli şekilde yaşandığı ülkelerin başında ABD geliyor.

New York Times gazetesi, işte bu aşı tartışmasını sayfasına taşıdı. Gazete Amerika’da aşı karşıtlarının domuz gribi aşısıyla bir kez daha güç kazandığını belirterek haber kanalı CBS tarafından yapılan anketin sonuçlarını yayınladı. Buna göre Amerikalıları’ın sadece yüzde 46′ sı domuz gribi aşısı olacağını söylüyor. Konu çocuklar olduğunda ise bu sayı daha da aşağı düşüyor. Her 10 aileden sadece 6′sının çocuklarını aşılattırmayı düşündüğünü kaydeden NYT, Sağlık uzmanlarına göre geri kalan yüzde 40′lık kesimin büyük tehlike altında olduğuna dikkat çekti. Uzmanlar özellikle hamile kadınların aşıyı olmadan domuz gribine yakalanmaları durumunda çok büyük ölüm riski taşıyacaklarım bildirdi.

Hastanelerde 18 yaş altı ziyaretçiye yasak
Buna rağmen kendilerine Anti Aşı Hareketi (Anti Vaccine Movement) diyen bir grup, aşının virüsten daha tehlikeli olduğu konusunda dev kampanyalar yürütüyor ve internet üzerinden organize oluyor New York’ta 8 yaşındaki bir çocuğun domuz gribi aşısı olduktan sonra ölmesinin ardından şimdi tüm kampanyalarında bu çocuğu kullanıyor. ABD’li sağlık yetkililerine göre ile aşı ile çocuğun ölümü arasında bir ilişki yok Gazeteye konuşan sağlık uzmanları; “Eğer çocuklar ve hamile kadınlar aşı olmazlarsa, domuz gribine yakalandıkları zaman en büyük ölüm riski onlarda olacak” ifadelerini kullandı. Anti Aşı Hareketi aşının içindeki katkı maddelerinin Ölümcül hastalıklara yol açabileceğini, 1976′da olduğu gibi Guillain Barre sendromu ile sinir hastalıklarını tetikleyebileceğini belirtiyor. Öte ‘yandan birçok hastanenin çocukların hastalardan grip virüsünü kapmasını engellemek için 18 yaş altında hasta ziyaretçilerine izin vermeyeceği açıklandı.

Domuz gribi aşısıyla ilgili iddialar vahim. Ölümcül olabileceği bile söyleniyor. En yetkili ağız, Prof. Dr. Ceyhan iddialara yanıt verdi.

Türkiye’yi domuz gribi korkusu sardı. Salgının önüne geçmek için Ekim ayı sonunda uygulanması beklenen aşı daha yapılmadan tartışmaya neden oldu. Aşının ölümcül olabileceği kaygıları dile getirilirken domuz gribi hastalığını atlatmış Türk profesör bu eleştirilere yanıt verdi.

Hacettepe Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, “Yan etkiler diğer uyguladığımız aşıların yan etkilerinden farklı değil. Bu virüs şekil değiştirip daha ölümcül olmasın diye aşının yapılması gerekiyor. Bekleyip görelim olmaz. Ölümcül seyrederse bunun pişmanlığı olmaz” dedi.

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan xprodoksit.com’un sorularını yanıtladı. Ceyhan’ın çok tartışılan domuz gribi aşısıyla ilgili değerlendirmeleri şöyle:

-Aşının yan etkilerinin etkisinden daha ölümcül olabileceği konuşuluyor. Bu eleştirileri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Herhangi bir ilaç veya aşının yan etkisi olmaması mümkün değil. Su hayati bir sıvı. İçmeden yaşanmaz, ama çok fazla çok içerseniz sudan bile zehirlenmek mümkün. Tıpta etkiler ve yan etkiler masaya yatırılır. Etkileri ağır basıyorsa yan etkileri ağır basmıyorsa buna tamam denir. Bu aşının ölümcül olabileceği iddiaları asılsız ve bilimsel dayanağı yok. Aşı henüz herhangi bir ülkede uygulanmaya girmedi.

-Bu aşının özelliği, diğerlerinden farkı nedir?
Yapı olarak aslında bu bir grip aşısı. İçindeki maddelerde aşağı yukarı aynı. Yan etkileri mevsimsel grip aşısının yan etkileri ile benzer. Geçmişte aşının yan etkilerinden değil, üretimden kaynaklanan bazı hatalar nedeniyle sorunlu aşılar olmuştu. Bu aşıyı o yaşanan sorunlarla karıştırmamak gerek.

-İçindeki adjuvan maddesiyle ilgili eleştiriler var. ABD’deki aşılarda bu madde yok. Bu nasıl bir sıkıntı yaratır?
Bizim şu an kullandığımız bütün aşılarda bu madde var. Sadece ABD aşı firmalarına büyük paralar ödeyerek adjuvansız aşı üretimi istedi. Adjuvan bir alüminyum bileşiğidir. Belli bir yan etkisi var. Eğer paranız varsa, gücünüz varsa, parayı ödeyerek bunu yaptırırsınız. ABD yaptı ama onun için bu şekilde üretilen aşılar yetecek mi göreceğiz. Mevcut aşıyı ABD dışında bütün batı ülkeleri kullanacak.

-Aşı yaptırmaktan çekinenler var. Beklemek isteyenler için ne dersiniz?
Hafif seyrediyor, aşıyı yapmadan beklesek diyenler var ve olacaktır. Ama bu suçiçeği için olsa tamam. Belli sıklıkta seyrediyor. O zaman beklersiniz. Ancak burada böyle bir şansımız yok. Bekleyip göreyim olmaz. Ya aşılayacak ya da aşılamayacaksınız. Virüsün şekil değiştirip daha ölümcül olmasından korkuyoruz. Ölümcül seyrederse onun pişmanlığı olmaz.

-Aşı geldiğinde nasıl uygulanacak? İsteyen herkes yaptırabilecek mi?
Aşı daha gelmeden nerede nasıl bulacağım telaşı başladı. Böyle bir olay yok. Aşı kimsenin isteğine bırakılmayacak. Ne serbest piyasada ne eczanelerde olmayacak. Sağlık Bakanlığı aşıları aşı merkezlerine dağıtacak. Başta gebeler, bebekler, sağlık personeli olmak üzere risk grubuna belli bir liste dahilinde yapılacak.

-Sizin de domuz gribine yakalandığınızı biliyoruz. Nasıl atlattınız?
Eşimle geçen Temmuz’da ABD’ye gittiğimizde yakalandık. İki gün hafif ateş ve kırgınlıkla atlattık. Evde dinlendim. Eğer kronik bir başka rahatsızlığınız yoksa ilaç kullanmak da gerekmiyor. Ateş düşürücü, ağrı kesici kullanılabilir. Bilkentte hastalanan öğrenciler açısından da büyük bir sıkıntı yok. Onlar da bir iki güne iyileşir. Şu anki haliyle korkulacak bir durum yok. Aşının nedeni virüsün şekil değiştirip daha öldürücü olmasını önlemek.

Domuz gribi aşısı hakkındaki tartışmalara son noktayı Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği Başkanı koydu.  22 Ekim 2009

Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği Başkanı ile Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Gaye Usluer, domuz gribi aşısının hiçbir yan etkisinin bulunmadığını söyledi.

Prof.Dr. Gaye Usluer, virüse karşı üretilen domuz gribi aşısının herhangi bir yan etkisinin bulunmadığını söyledi. Prof.Dr. Usluer bu konuda Türkiye’de bir bilgi kirliliği yaşandığını ifade ederek şunları söyledi:

“Aşının gücünü arttırmak için ‘Adjuvan’ denilen maddeleri içeren aşılar ile saf antijen içeren adjuvansız aşılar hazırlanmıştır. Aşı içeriğinde bulunan antijene bağlı yan etkiler her iki aşı için de şüphesiz aynı olacaktır. Burada akla gelen adjuvanların yan etkilerinin neler olabileceğidir. Bugün tüm dünyada aşı üretiminin en önemli kısmını karşılayan şirketlerin adjuvan olarak kullandığı madde skualen denilen bir maddedir. Skualenin sağlıklı bir insanın kanında serbest olarak dolaşma birlikte olan bir madde olmakla birlikte kozmetik sanayiinde kullanılmaktadır. Bu madde grip aşılarında 1997’den beri kullanılmakta olup, bugüne kadar 20 milyon kişiye olan uygulamada hiçbir ciddi yan etki görülmemiştir. Şu anda Türkiye bir ciddi kirli bilgi ağı bulunmaktadır. Herkes konuşuyor. Konuyla ilgili bilgili olan, olmayan konuşuyor. Bilgi dışındaki kaygılar toplumun genelini genel toplum kaygıları olarak yansıyor. Bilgi kirliliğini birazda medya ve hekim arkadaşlar birlikte yapıyoruz.”  22.10.2009 / DHA.

T.C. Sağlık Bakanlığının 27/10/2009 Tarihli Açıklama (H1N1 AŞI TAKVİMİ İLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI)

Evrensel nitelikleri ve daha çok da ülkemizi ilgilendiren boyutları ile H1N1 Pandemisi (salgını) sürecini hassas bir biçimde takip ediyoruz. Bu süreçte kamuoyumuzu medyamız aracılığı ile eşit, hızlı, açık ve şeffaf bir biçimde bilgilendiriyoruz. Medyamızın bu husustaki konuk taleplerini de Bakanlık Bürokratları ve Pandemi Bilim Kurulu Üyelerimiz içerisinden aynı prensiplerle karşılıyoruz.

Bu oldukça yoğun, hassas ve önemli süreçte bazen çeşitli spekülasyonlarla karşılaşıyor ve halkımızın kafasını karıştırıcı, olumsuz algılamalara sebep olabilecek dedikoduların üretildiğini üzülerek görüyoruz.

Kamuoyumuzu doğru bilgilendirmek konusunda sürece olan desteklerine her zaman şükran duyduğumuz medyamızın ilgililerinden, muhabir arkadaşlarımızdan istirhamımız Sağlık Bakanlığı’nın resmi açıklamaları dışında spekülatif bilgilere itibar etmemeleridir.

Bu vesile ile H1N1 Aşı Takvimi ile ilgili aşağıdaki hususları dikkatinize bir kere daha önemle sunuyoruz:

1- Aşıların Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkez Laboratuarlarımızda yapılan ön kontrolleri olumlu sonuçlanmıştır. Bu gelişmeden yola çıkarak zaman kazanmak ve gecikmelere sebebiyet vermemek için aşıların illere sevki yapılmıştır. Söz konusu Ulusal Referans Merkezimizden son kontrollerle ilgili olumlu rapor alınmadan aşı uygulamasına başlanılmayacaktır.

2- Aşı uygulamasına başlanılacağına dair gün ve tarih verilerek üretilen spekülatif haberler doğru değildir. Uygulama için her türlü hazırlık tamamlanmıştır. Son kontrollerin olumlu raporu alındığında hem bu husus hem de aşı uygulamasının aşamaları medyamız aracılığı ile kamuoyumuzla paylaşılacaktır.

3- Sağlık hizmetlerinin aksatılmaması, hijyen kurallarının ihlal edilmemesi ve birey haklarına özen gösterilmesi gibi kaygılar dikkate alınarak aşı uygulamaları ile ilgili medyamızın görüntü talepleri Müşavirliğimiz tarafından hem görüntü hem de fotoğraf olarak temin edilecek ve bütün medya kuruluşlarımıza ulaştırılacaktır.

H1N1 Pandemi süreci aynı zamanda bir sosyal ve toplumsal sorumluluk sürecidir. Bu sürecin iletişim ayağını birlikte yürüttüğümüz medyamızın konuya bu çerçevede gösterdiği hassasiyete teşekkür ediyoruz.

02 KASIM 2009 TÜRKİYE’DE İLK DOMUZ GRİBİ AŞISI YAPILDI

500 bin dozluk Novartis üretimi ilk parti aşılar, 81 ilin sağlık  müdürlüklerince sağlık kuruluşlarına sevk edildi. Pandemi Bilim Kurulu’nun  verdiği kararlar dahilinde planlanan ve icra edilen ‘H1N1 Aşı Uygulamaları ve Takvimi’ne göre, ilk aşı uygulamaları sağlık personeline ve henüz yola çıkmamış hacı adaylarına bugün yapılmaya başlandı. Uygulamayla yaklaşık 350 bin sağlık çalışanının aşılanması öngörülüyor.

İLK AŞI ANKARA SAĞLIK MÜDÜRÜNE YAPILDI…

Ankara İl Sağlık Müdürü Mustafa Aksoy, Sağlık Bakanlığı Ankara Numune  Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hazırlanan H1N1 Aşı Odası’nda domuz gribi aşısını ilk yaptıran isim oldu. Aksoy’dan sonra ise hemşire, doktor, 112 çalışanları olmak üzere çok sayıda sağlık hizmeti veren personele aşı yapıldı. Aşı uygulamasıyla ilgili ilk görüntü ve fotoğraflar, sağlık hizmetinin aksatılmaması, hijyen kurallarının ihlal edilmemesi ve birey haklarına özen gösterilmesi gibi kaygılar nedeniyle Sağlık  Bakanlığı Basın Müşavirliği tarafından çekilerek, basına dağıtıldı.

Kaynak; xprodoksit

”Bu sitedeki bilgiler hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçmez. Sağlığınız, hastalık belirtileriniz veya ilaçlar konusunda lütfen doktorunuza danışınız.”

Bir önceki yazımız olan Polat Alemdar Ve Sünger Bob-Komik Video İzle başlıklı makalemizde Komik Video İzle, Polat Alemdar Ve Sünger Bob ve Polat Alemdar Ve Sünger Bob kaca kafalar hakkında bilgiler verilmektedir.

Toplam Okunma: 201 (Önbellek Kullanılıyor) | Son Görüntülenme: 15.05.2017

Konuya Yorum Yapabilirsiniz.

Yorum Yapabilirsiniz