Kategori »Çocuk Sağlığı «

Çocuğunuz Hangi Zeka Tipinde?

senay yilmaz Acaba Çocuğunuz Hangi Zeka Tipinde?
Çoklu zeka kavramı nedir?

Çağımız ilerledikçe çocukların öğretiminde yeni yeni bir çok teknik ve yöntemler araştırılmaya başlanmış Tabii ki amaç çocuklarımıza yeni bilgileri daha etkin ve kalıcı nasıl öğretebiliriz, öğrendiklerinden nasıl keyif alabilir hale getirebilirizi bulmaktır.

Belki de bu becerilerini fark ederek ilerideki meslek hayatına hazırlamaktır. Çoklu zeka kavramı bunları amaçlayan çocuğun  hangi zeka alanını daha aktif kullandığını bularak günlük hayatta gelişimini desteklemektir.

Bu kavram başarıyı nasıl etkiler?

Çocuğun kuvvetli alanları pekiştirilerek öğrenmeye ilgi ve istek duymasını sağlar. Ayrıca farklı bakış açısını geliştirerek çok yönlü düşünür.

Bunu ailelerde uygulayabilir mi?

Evet. Zaten amaç ebeveynin çocuğundaki kuvvetli alanı fark ederek çocuğun bu alanlarını geliştirmesine fırsat vermesidir.

Kaç yaş grubuna uygulanması doğru olur?

7-13 yaş grubuna rahatlıkla uygulanır. Aslında ergenlikteki bir kişi bile aşağıdaki özelliklerden hangi yönünün daha kuvvetli olduğunu fark ederek geliştirebilir.

Çoklu zeka olarak bahsettiğiniz hangi gelişim alanlarıdır?

8 gelişim alanıdır;

1. Sözel-dil zekası
2. Mantıksal- matematksel zeka
3. Görsel-uzaysal zeka
4. Müziksel-ritmik zeka
5. Bedensel-kinestetik zeka
6. Sosyal zeka
7. İçsel zeka
8. Doğacı zeka.

Sözel – dil zekası kuvvetli olan çocuğu nasıl anlarız? Nasıl geliştirmeliyiz?

• Konuşması, kelimeleri kullanması, sesleri vurgulaması, uzun ama kurallı cümle kalıpları ile kendini ifade etmesi,
• Etrafındakileri konuşarak ikna edebilmesi,
• Bilgilerini sözel olarak paylaşabilmesi,
• Konular hakkında yorumlama ve açıklamalar yapması ile dikkat çeker.
• Okuma yazması oldukça iyidir ve  şiir, edebiyat, yazılara karşı ilgisi oldukça fazladır.

Geliştirmek için;

• Onunla bol bol konuşma zamanları ayırın.
• Özellikle bir sorunun çözümü hakkında konuşurken bu sorunla ilgili kitaplar, dergiler, gazete küpürleri alın ve okutun.
• Bir konu hakkındaki yorumlarını kasete alın ve dinlettirin. Bunlar hakkında karşılıklı yorumlar yapın.
• Günlük tutması konusunda teşvik edin.
• Değişik yaşına uygun kitaplar, yayınlar, hikayeler alın.

Sözel – dil zekası kuvvetli olan çocuğu hangi mesleklere yönlendirmek doğru olur?

Genelde yazar, şair, gazeteci, siyasetçi gibi mesleklere yönlendirilebilir.

Mantıksal – matematiksel zekası kuvvetli olan çocuğu nasıl anlarız? Nasıl geliştirmeliyiz?

• Olaylar arasında çok iyi neden sonuç ilişkisi kurar,
• Etrafındakileri sorgular,
• Sayılarla, rakamlarla çok alakalıdır,
• Soyut düşünce becerileri daha gelişmiştir,
• Oyuncaklarını, eşyalarını belli kategorilere yada sınıflara uygun ayırır. Bunlar arasında bir ilişki kurar.
• Soru sormaya, hesaplamaya, bilmece ve bulmacalara, yeni şeyleri tecrübe etmeye çok meraklıdır.

Geliştirmek için,

• Üzerinde düşünce yaratabileceği yeni keşifler yapabileceği materyaller alın.. Farklı farklı materyallerden yeni bir şey üretmesini isteyin.
• Maket yapın,
• Farklı malzemelerden yeni tatlar çıkarın..
• Müze gezileri, teknoloji fuarları tam gezilecek yerlerdir.
• Bilmece bulmaca kitapları alarak beraber yarışmalar yapın..

Mantıksal – matematiksel zekası kuvvetli olan çocuğu hangi mesleklere yönlendirmek doğru olur?

Genelde matematikçi, bilim adamları, muhasebeci, mühendislik gibi mesleklere yönlendirilebilir.

Görsel – uzaysal zekası kuvvetli olan çocuğu nasıl anlarız? Nasıl geliştirmeliyiz?

• Çevresini gözlemler, algılar, değerlendirir ve öğrendiklerini şekillere, grafiklere resme yansıtır.
• En önemli kavramları yer, zaman, renk, çizim, biçim, desen gibi olgulardır. En çok ilgilendiği şeyler resimler, renkler, şekiller, haritalar, pusula, plan, film, görsel araç gereçlerdir.

Geliştirmek için,

• Ona değişik sanat eserlerini tanıtın. Sanatsal müzelere yada fuarlara aktivitelere katın.
• Resim malzemeleri alın, kurslarına yollayın her yeni yarattığı şeyi destekleyin.
• Bol değişik metrajlı filmler izletin.
• Bol resimli görselliği ön planda olan kitaplar alın hediye edin.
• Hayal kurma saatleri yapın beraber hayaller kurun..
• Ders öğretimlerinde olabildiğince resimleri, slaytları yada çekimlerini izleterek öğrenmesini pekiştirin.

Görsel – uzaysal zekası kuvvetli olan çocuğu hangi mesleklere yönlendirmek doğru olur?

Genelde ressam, mimar, dekaratör, fotoğrafçı gibi mesleklere yönlendirilebilir.

Müziksel – ritmik zekası kuvvetli olan çocuğu nasıl anlarız? Nasıl geliştirmeliyiz?

• Müziksel olarak düşünür, olaylar arası belli bir ritmle ilişki kurar, iletişimlerinde ritmsel özellikler gözlenir.
• Sadece müziksel eserlere ilgi duymayan çocuk olayların oluşumunu ve işleyişini müziksel bir dille düşünmeye, yorumlamaya ve ifade etmeye çabalarlar.
• En çok şarkı söylemeyi, el ayak ile tempo tutmayı, ıslık çalmayı, etrafındaki farklı sesleri dinlemeyi sever.

Geliştirmek için,

• Beraber farklı tarzlarda müzik yapan konserlere gidin. Farkları ve benzerlikleri konusunda tartışın.
• Enstruman kullanımı için bu konuda uzman birinden destek alın ve yönlendirin.
• Güncel şarkıların müziğine farklı sözlerden oluşan yeni besteler yapın.
• Müzik arşivinizi geliştirin.
• Değişik değişik kasetlerden, cd lerden kolleksiyon yapın.
• Çok agresif olduğu zamanlarda sakin ritmli müzikler dinlettirin.

Müziksel -ritmik zekası kuvvetli olan çocuğu hangi mesleklere yönlendirmek doğru olur?

Genelde şarkıcı, besteci, müzisyen, orkestra şefi, müzik eleştirmeni gibi mesleklere yönlendirilebilir.

Bedensel – kinestetik zekası kuvvetli olan çocuğu nasıl anlarız? Nasıl geliştirmeliyiz?

• Bir şeyi inşaa etme, yeni bir şeyler yapmak için vucudunun belli organlarını kullanması,
• En iyi öğrendiği bilgilerin yaşayarak, yaparak, hareket ederek öğrenmesi ile farkedilir.
• Dans etmeyi, koşmayı, zıplamayı, dokunmayı, jest ve mimikleri kullanmayı, hareket etmeyi çok sever.

Geliştirmek için,

• Drama, dans kurslarına gönderin.
• Evde sessiz sinema oynayın.
• Değişik müziklerde farklı dans figürlerini kullanarak dans edin.
• Beğendiği sportif faaliyetlere katılmasını sağlayın.
• El becerisi isteyen oyunlar, maketler, puzzeller yapın.
• Hamur, kil gibi yumuşak malzemelerden farklı farklı şekiller üretmesini yapmasını isteyin

Bedensel – kinestetik zekası kuvvetli olan çocuğu hangi mesleklere yönlendirmek doğru olur?

Genelde oyuncu, sporcu, danscı, heykeltraş, cerrah, teknik, direktör gibi mesleklere yönlendirilebilir.

Sosyal zekası kuvvetli olan çocuğu nasıl anlarız? Nasıl geliştirmeliyiz?

• Diğer insanların yüz ifadesine,hareketlerine, mimiklerine duyarlıdır ve algıladıklarını yorumlar.
• Ayrıca işbirliği kuvvetli, arkadaş grubu geniş ve sevilen biri olması, uyumlu, iletişim becerisi yüksek, diğer kişilerin ihtiyaçlarını anlama ve değerlendirmede başarılıdırlar.
• En çok lider olmayı, bir işi organize etmeyi, kişiler arası sorunlarda uzlaşma sağlamayı, problemli arkadaşına yardım etmeyi sever. İnsan ilişkilerini arttırabileceğiniz ortamlara girmesini sağlayın.

Geliştirmek için,

• Çocuk klüplerine ve faaliyetlerine aktif katılmasını destekleyin.
• Arkadaşları ile bir etkinlik organize etmesi konusunda yönlendirin. Bu bir doğum günü partisi yada yıl sonu kermesinde toplanacak yardım kampanyası şeklinde olabilir.
• Pandomim kurslarına gönderin.

Sosyal zekası kuvvetli olan çocuğu hangi mesleklere yönlendirmek doğru olur?

Genelde rehberlik uzmanı, öğretmen, siyasi lider gibi mesleklere yönlendirilebilir.

İçsel zekası kuvvetli olan çocuğu nasıl anlarız? Nasıl geliştirmeliyiz?

• Kendinin zayıf ve güçlü yönlerinin farkında olması,
• Kendini kontrol edebilmesi,
• Kendine güvenmesi,
• Neleri istediğini nelerden uzak durması gerektiğini fark edebilme gibi yeteneklerinin kuvvetli olmasını içerir.
Geliştirmek için,
• Kararlarını kendi vermesi konusunda yönlendirin.
• Günlük hislerimize ve duygularımıza dikkatini çekin. Çok heyecanlısın, galiba bugün biraz huzursuzsun gibi..
• Günlük yaşanan önemli olayları paylaşın. Neler hissettiğini sorun.
• Yalnız başına bağımsız yapabileceği projeler ve tamamlamasını isteyin.

İçsel zekası kuvvetli olan çocuğu hangi mesleklere yönlendirmek doğru olur?

Genelde Felsefe, din adamı, psikolog, psiko analist, yoga uzmanı gibi mesleklere yönlendirilebilir.

Doğacı zekası kuvvetli olan çocuğu nasıl anlarız? Nasıl geliştirmeliyiz?

• Doğadaki hemen her canlının yaşamına ilgi duyar.
• Farklı canlı türlerinin isimlerine karşı dikkatlidir; çiçek türleri, hayvan türleri onlar için çok çekicidir.
• Seyahat etmeyi, belgeseller izlemeyi severken, doğa ve gezi dergilerini incelemekten hoşlanır.
• Doğadaki bitki türlerine karşı duyarlıdır.
• Doğanın insanlar üzerindeki ya da insanın doğa üzerindeki etkisi ile ilgilenir

Geliştirmek için,

• Bir hayvan alıp beslemesi, bakımını sağlaması konusunda teşvik edin.
• Varsa bahçenizde yok ise balkonda ufak saksılarda domates, biber yada çiçek yetiştirmeye yönlendirmeye çalışın.
• Hayvan ve bitkileri içeren eğitici cdler alın. Film ve belgeselleri izlemesini sağlayın.
• Farklı farklı doğa gezileri, manzaralar gösterin.
Doğacı zekası kuvvetli olan çocuğu hangi mesleklere yönlendirmek doğru olur?
Zooloji, botanik, organik kimya, tıp, fotoğrafçılık, dağcılık, izcilik mesleklerine yönlendirilebilir.

Pozitif Gelişim Özel Eğitim Ve Aile Danışmanlık Merkezi
Çocuk Gelişim Uzmanı
Şenay Yılmaz

Toplam Görüntülenme: 25 Bugün Görüntülenme:0 Son Görüntülenme: 15 January 2012

Çocuklarda İshalli Hastalıklardan Korunma..

İshal Nedir ?

Dışkının normalden daha sulu ve günde 3 defadan sık yapılması haline ishal denir. Sık fakat normal
kıvamda dışkılama ishal olarak kabul edilmemektedir. Ayrıca, anne sütü ile beslenen bebekler
normalden daha sık dışkı yapabilirler. Bunları ishal vakası olarak nitelendirmemek gerekir.

Bazı ishaller aniden başlayıp birkaç gün devam edebilir. Bazıları ise iki haftadan fazla sürebilir.İshal
daha çok çocuklarda, özellikle de 6 ay-2 yaş arasındaki çocuklarda sık görülmektedir. İnek sütü yada
mama ile beslenen 6 aylıktan küçük çocuklar ishale daha sık yakalanırlar.

İshal Neden Önemlidir ?

İshalin iki önemli tehlikesi ölüm ve beslenme yetersizliğidir. Ölüm, ishal ile vücuttan çok miktarda su
ve tuz kaybı sonucu meydana gelir. İshal kötü beslenen çocuklarda daha sık görülür ve daha ağır
seyreder. Ayrıca ishalin kendisi de beslenme bozukluğuna neden olur. Daha önceden olan beslenme
yetersizliğini daha da kötüleştirir. Çünkü ishalde su ve tuzun kaybı yanında vücuttan besin
maddeleride kaybedilir. Eğer anneler yanlış uygulama olarak ishalli çocuğu beslemezlerse çocukta
beslenme bozukluğu gelişebilir.

Basit bir hastalık gibi görülen ishalin öldürücü olmasının nedenlerinden birisi ishali arttıracağı
endişesi ile çocuğa su ve sulu besinler verilmemesidir.

İshalden Nasıl Korunulur ?

İshal önlenebilir bir hastalıktır ve korunmak için aşağıdaki kurallara uyulmalıdır.

Çocukların beslenmesi;
Bebeklere ilk 6 ay sadece anne sütü verilmeli,
Anne sütü almayan bebeklere mama biberonla değil kaşıkla verilmeli,
Bütün yiyecekler hemen yedirilmeli, bayat-bekletilmiş yemek verilmemeli,
Sebze ve meyveler yenmeden önce temiz su ile iyice yıkanmalıdır.
Su;
İçme suyu temiz olmalı,
Sular klorlu değilse kaynatarak içilmelidir.
Genel Önlemler;
Tuvaletler temiz ve sağlıklı olmalı,
Eller tuvaletten sonra, yemekten önce mutlaka sabunla yıkanmalı,
Çöpler kapalı kaplarda toplanmalı,
Karasineklerle mücadele edilmelidir.

Bebek ve Çocuklar İçin Sağlıklı Gıda Hazırlama Temel İlkeleri

İshal İle Vücuttan Su ve Tuz Kaybı Nasıl Oluşur ?

Vücut normalde gereksinimi olan su ve tuzları, yiyecek ve içecekler yoluyla alır ve dışkı, idrar, terleme
ve solunum yoluyla dışarı atar. Hasta ne kadar çok sulu dışkı yaparsa o kadar fazla su ve tuz
kaybeder. İshalle birlikte görülen kusma da bunu arttırır. Vücuttan su ve tuz kaybı bebek ve
çocuklarda, hava sıcak ise hastanın ateşi varsa daha hızlı oluşur.

İshalli Çocuk Nasıl Tedavi Edilir ?

Çocuğun su ve tuz kaybından korunması, evde ve ayakta tedavisi için aşağıdaki 3 ana kurala
uyulmalıdır.

1- Çocuğa normalde içtiğinden daha fazla su ve diğer içecekler verilmelidir.Toplumumuzda
ishali olan çocuklar yiyecek ve özellikle su verilmemesi yanlış ve yaygın bir uygulamadır. Eğer
çocuk anne sütü ile besleniyorsa, anne sütü kesilmemelidir. Çocuğa evde kolayca
hazırlanabilecek az şekerli çay, şeftali ve elma suyu, ayran verilmelidir.

2- Çocuğun beslenmesine devam edilmelidir. İshali olan çocuğa yemek vermemek veya az
vermek beslenme yetersizliğine neden olur, ya da beslenme yetersizliği varsa daha da kötüleşir.
Bu nedenle ishalde çocuğun beslenmesine önem verilmelidir. Dört aylık ve daha büyük
çocuklarda ishal süresince pirinç lapası, yoğurt, haşlanmış patates, şeftali ve elma püresi, sütü
iyi pişmiş yağsız et gibi gıdalar verilmelidir. Ancak tek öğünde fazla miktarda beslenme bağırsak
hareketlerini arttırabilir. Günlük ihtiyacı 5-7 öğüne bölünerek verilebilir, hatta ishal durduktan
sonra bir hafta süreyle günde bir öğünfazla yemek verilmelidir.

3- Vücuttan su ve tuz kaybı belirtileri izlenmelidir. İshal tedavisi süresince çocuk dikkatle
izlenmelidir. Sulu kaka, susuzluk, cildi iki parmak arasında sıkıp bırakınca eski haline
dönmemesi, bıngıldakta çöküklük, göz kürelerinde çökme, kilo kaybı, iştah kaybı, kusma,
bulantı, bilinç kaybı, havale gibi belirtilerden biri görülürse, ishal 24 saatten fazla sürerse dışkıda
kan görülürse veya ateş yükselirse vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmalıdır.

Daha fazla bilgi edinmek istiyorsanız hekiminize veya bölgenizdeki Sağlık Ocağı ve Ana Çocuk
Sağlığı ve Aile Planlaması Merkezine başvurunuz.

—————————————————————————————————————————————

Çocuklarda ishal
BEBEĞİNİZ İSHAL OLDUĞUNDA NE YAPMALISINIZ ?

İSHAL NEDİR ?

İshal, bebeklerde en sık görülen hastalıklardan biridir. Vücuttan aşırı su ve mineral kaybına neden olan ishalin ana belirtileri sulu dışkı ve kusmadır. Bu, sonuçta ciddi bir durum olan dehidrasyon’a (sıvı kaybına) neden olabilir. Bununla beraber dehidrasyon (sıvı kaybı) aşağıda tarif edilen basit yöntemlerle önlenebilir ve tedavi edilebilir. İshalin bir diğer sonucu da ciddi vakalarda gelişme geriliğine yol açan besinlerin iyi sindirilememesi durumudur. Bu durumu doğru besleme önleyecektir.

İSHAL NASIL TEDAVİ EDİLİR ?

1. Her zaman verdiğinizden daha çok su verin (içirin). Bebeğinizin dışkısının sulu veya kanlı olması durumunda yapılacak en acil şey, çocuğunuza bol sıvı vermektir. Bu; ishali durdurmak için değil, kaybolan suyu yerine koymak içindir.

2. Bebeği beslemeye devam edin. Eğer bebeğinizi emziriyorsanız, yapabileceğiniz en iyi şey, daha sık emzirmektir. Bebeğinizi emzirmiyorsanız, eczaneden (doktorunuzun tavsiyesi ile) alabileceğiniz ishal maması yedirin. Şiddetli ishallerde, kaybedilen sıvı ve minerallerin yerine konması amacıyla, tuz-şeker çözeltisi (ORS) içirin. Bu çözeltiyi, ANA ÇOCUK SAĞLIĞI MERKEZİNDEN ücretsiz alabileceğiniz poşetteki tozu, evinizde bir litre suda eriterek hazırlayabilirsiniz. İshal olan bebeğinizi, az az ve sık sık besleyiniz. Bebeğinizin ishali bitince, yavaş yavaş eski gıdalarına başlayınız.

3. Bebeğinizi doktora götürün. Eğer bebeğinizin durumu üç günde düzelmezse veya aşğıdaki belirtilerden biri görülürse; bebeğinizi yeniden doktoruna götürün.

  • Sık olarak sulu dışkılama,
  • Özellikle sulu dışkı ile beraber tekrarlayan kusma,
  • Aşırı susama,
  • Çökmüş gözler,
  • Ateş,
  • İştah kaybı,
  • Dışkıda kan olması.

    Birçok vakada doktor şeker-tuz çözeltisi olan ORS önerecektir. Bu çözelti, normal sudan daha iyi emildiğinden vücut sıvı ve mineral kaybını telafi etmede daha etkili olacaktır.

    DOKTORA DANIŞMADAN BEBEĞİNİZE İSHAL KESİCİ İLAÇ VERMEYİNİZ…

    İSHAL OLAN BEBEĞİNİZİN ÇABUK İYİLEŞMESİ NASIL OLUR?

    İshal olan birçok bebek normalde çabucak iyileşir. Bebeğin ihtiyacına uygun kaliteli besinler ve iyi bir bakım bebeğinizi sağlıklı tutacak ve uygun büyüme- gelişmeyi sağlayacaktır. İshal riskine karşı, kişisel ve ev hijyenine özen gösterilmesi, en önemli korunma faktörüdür. Bebeğin beslenmesinde kullanılan araç-gereç temiz tutulmalıdır. Bebeğin maması hazırlanmadan ve bebeği beslemeden önce eller iyice yıkanmalıdır. Bebeğin besinini hazırlarken, kaynatılıp soğutulmuş içme suyu kulanmalısınız.

  • Toplam Görüntülenme: 824 Bugün Görüntülenme:0 Son Görüntülenme: 06 February 2012

    • Kulak zarı delinmesi,Kulak zarı yırtılması,Kulak sağlığı hakkında..
    • Dış kulak
    • Orta kulak
    • İç kulak

    Dış kulağı kulak kepçesi ve kulak kanalı oluşturur. Kulak kanalının derininde dış kulak ile orta kulağı ayıran kulak zarı bulunur. Kulak zarı, üzerine ses dalgaları geldiğinde titreşen ince bir yapıdır. Orta kulak, kulak zarının arkasında bulunan ve hava içeren bir boşluktur. Hava, burunun gerisindeki geniz bölgesinden östaki tüpü ad lı küçük bir kanal ile orta kulağa taşınır. Östaki tüpünün görevi, orta kulak boşluğundaki havanın basıncını dış ortamdaki atmosfer basıncı ile eşitlemektir. Ses dalgalarının kulak zarında oluşturduğu titreşimler orta kulak boşluğundaki küçük kemikçiklerden (örs, üzengi, çekiç) iç kulağa iletilir ve sesi beyine ileten sinirler uyarılır.

    Delik Kulak Zarı

    Kulak zarı delinmelerinin sebebi genellikle travma ya da enfeksiyonlardır. Kulağa tokat atılması, barotravma denilen basınç değişiklikleri, kafa kemiği kırıkları, ani patlamalar, toka, pamuklu çubuk veya kürdan ile kulak karıştırılması; asit gibi sıvıların kulaktan içeri girmesi gibi nedenlerle kulak zarında delik oluşabilir. Orta kulak enfeksiyonları; ağrı, işitme kaybı ve zarda kendiliğinden delinmeye yol açabilir. Bu durumda kulaktan iltihaplı veya kanlı bir akıntı olacaktır. Bu durum, kulak zarı deliği ile birlikte olan orta kulak iltihabıdır. Tıbbî terminolojide bu duruma “Perforasyonlu Otitis Media” denilir. Bu gibi durumlarda, dış kulak yolu ve orta kulağı ayıran zarda (timpanik membran) bir delik söz konusudur. Sıklıkla ağır işitme, çınlama, uğultu , baş dönmesi , yüz sinir felci ve bazen de ağır işitmeyle birlikte kulak akıntısı ile kendini gösterir, genellikle ağrıya rastlanmaz. Nadir olarak kulak zarına daha önce yerleştirilmiş bir havalandırma tüpü sonrası kulakta kalıcı küçük bir delik oluşabilmektedir.

    Aslında kulak zarindaki delinmeler vücut tarafindan hizla tamir edilir. Ancak kulak zarinin tek görevi isitme ile ilgili olmayip dis ortamdan kulagi koruyan, mikroplarin, suyun ve tozun orta kulaga girmesini engelleyen bir bariyer görevi de vardir. Delik kulak zarindan içeriye giren su nedeniyle orta kulakta mikroplarin üremesi son derece kolaydir. Siklikla iyi tedavi edilmemis ve iyi korunmayan kulak zari deliklerinde hastaliga orta kulakta iltihap ve buna bagli kronik degisiklikler, isitme kaybi, bas dönmesi eslik edebilir.

    Kulak, çok önemli organlarla yakın komşuluğu olan bir bölgedir. Yüz siniri orta kulaktan geçer, beyin ile çok yakin komsulugu vardir ve denge organimiz iç kulakta yerlesmistir. Bu nedenle kulak zari delikleri çok siddetli yakinmaya neden olmasalar bile eger gerektigi gibi korunmaz ve tedavi edilmezlerse sadece işitme kaybı değil, bas dönmesi, yüz felci, menenjit, beyin apsesi gibi önemli hastaliklara neden olabilirler.

    Kulak zarinda delik olan bir kisi bunu önemsemeyip kulagini korumaz ve yillarca kulak akintisi ile yasarsa uygulanacak tedavi artik kulagin isitmesini iyilestirmek yerine sadece kulagin akintisini kurutmak için ameliyata dönüsebilir. Bu nedenle kulagin kendi kendine tamirini basaramadigi ve uzun süreli kulak zari delikligi olan hastalarda operasyon ile kulak zari tamiri, bazen isitme iyilestirmesi için de ek cerrahi girisimler uygulanmasi gerekir.

    Özellikle, çocuklarda genizle kulak arasındaki östaki borusu eriskinlere oranla daha kisa oldugundan basit bir nezle bile orta kulak iltihabina yol açabilir. Geniz eti problemi olan çocuklarda da östaki borusu kolaylikla fonksiyon disi kalabileceginden sık tekrarlayan orta kulak iltihaplari görülür. Iyi tedavi edilmeyen orta kulak iltihaplarinda siddetli agri kulaktan bir akintiyla ve rahatlamayla kulak zarinin delinmesine yol açabilir. Eger bu asamada da tedavi saglanmazsa olusan kulak zari yirtigi kalici olup yasam boyu kronik otit dedigimiz ve yukarida bahsettigim ciddi sonuçlara yol açabilen bir hastaliga dönüsür.

    Sağlıklıyken değerini bilmeden kullandığımiz pek çok organ gibi kulak da, zarinin delinmesi sonucu sürekli yakinmaya yol açan ve isitememenin ne kadar zor bir durum oldugunu sürekli animsatan bir izdirap haline dönüsebiliyor. Sosyal yaşamda sürekli söylenenleri tekrar ettirmekten utanan bir çok kulak hastası çoğu kez ya dudak okumaya başlıyor ya da mahçup olmamak için anlayamadigi cümleleri anlamis gibi yapıyor.

    Kulak zari delinmesi ameliyatla tedavi edilebilen ve kisinin durumunun farkina varmasiyla koruyucu önlemler aldiginda ciddi sonuçlarindan korunulabilen bir hastaliktır. Kulak zarındaki delinme altı hafta içinde kendini onarmamissa zarın tamiri için daha fazla gecikmeden KBB uzmanina basvurmak gereklidir. Bazılarının iyileşmesi aylar sürse de, çoğu kulak zarı delikleri delindikten birkaç hafta sonra kendi kendilerine kapanırlar. İyileşmeleri esnasında kulak sudan ve darbeden korunmalıdır !

    Delik Kulak Zarının Yapacağı İşitme Kayıpları

    Genellikle, delik büyüdükçe, işitme kaybı da artar. Deliğin kulak zarındaki yeri de işitmeyi etkiler. Şayet kafatası kırığı orta kulakta birbiri ile bağlantılı olarak işitmeyi iç kulağa ileten kemikçiklerde de bir hasar meydana getirmişse, işitme kaybı oldukça ağır olabilir.

    Kulak zarı, ani bir darbe veya patlama sonucu delinmişse, işitme kaybı fazla olabilir ve kulak çınlaması da şikayetlere eklenebilir. Bu durumda işitme zamanla geri döner ve kulak çınlaması birkaç gün içerisinde azalır. Kulak zarı deliğine bağlı sürekli iltihap olması, ileri derecede işitme kaybına yol açabilir.

    Kulağa bir darbe gelmesi sonucu kulak zarının yırtılması

    Travmaya (tokat atılması) bağlı kulak zarı yırtılmaları (zar perforasyonları) herhangi bir enfeksiyon eklenmezse büyük oranda kendiliğinden iyileşebilmektedir. Ancak bir KBB uzmanı bu iyileşmenin düzgün ve çabuk olabilmesi için basit girişimler yapmaktadır. Travmayı takip eden ilk 24-48 saatte başvurmanız tedavi olasılığını yükseltir İyileşme devresinde kulak su ve travmadan korunmalıdır. Kendiliğinden kapanmayan delikler ameliyatı gerektirir. Delik küçükse, doktorunuzun bunun zaman içinde kendiliğinden kapanıp kapanmadığını kontrol etmesi gerekir.

    Kulak zarını korumak için öneriler;
      • Ani veya yavaşça gelişen işitme kayıplarında hekime gitmek gerekir. Özellikle burun tıkanıklığı, sinüzit, genizden ileri derecede akıntı, yüz ağrısı şikâyetleri bulunanlar, östaki tüpü tıkalı olanlar, uçak yolculukları ve su altına dalmaktan uzak durmalı. Dış kulak yolu yabancı cisimlerle, kulak çubuklarıyla temizlenmemeli. Silah atışları yapanlar, patlayıcılarla çalışan asker veya maden işçileri kulaklık kullanmalı.
      • Kulak Bakımı: Kulak zarınız delikse kulağınızın içine su kaçırmamalısınız. Banyo yaparken veya başınızı yıkarken kulağınıza vazelinle sıvanmış bir pamuk parçası koymanız gerekir. Yüzerken, pamuğun üzerine sıkı sıkı yüzme beresi geçirmenizde fayda vardır. Ayrıca marketlerde değişik boyutlarda kulak tıkaçları da satılmaktadır.
      • Burnunuzu kuvvetli sümkürmekten kaçınmalısınız. Bu olay, geniz ile orta kulak arasında bulunan “östaki borusu” vasıtası ile burun ve genizdeki mikropların, orta kulağa ulaşmalarına sebep olur. Burun akıntısı içe çekilmeli, tükürülmelidir. Burnunuzu sümkürmeniz çok gerekiyorsa, bunu diğer burun deliğinizi kapatmadan yapmanız tavsiye edilir.
      • Kulak akıntısı olduğu müddetçe, kulak, mümkün olduğunca içerisine fazla bir şey sokulmadan temizlenmelidir. Kulak akıntısı varsa veya başlamışsa ilaç kullanılmalıdır. Kulak yoluna, akıntının varlığını tespit etmek amacı ile pamuk konabilir fakat bu, akıntının önünü sürekli tıkamamalıdır.
    Yırtılmanın çocuk veya yetişkinlikte olması arasında ciddiyeti açısından fark var mı ?

    Hayır. Kulak zarı kendini her yaşta çok iyi onarabilir.

    İlaç Tedavisi

    İlaç tedavisi çoğunlukla kulak akıntısını durduracaktır. Tedavi, kulağın aralıklı olarak temizlenmesini, damla veya toz kullanılmasını gerektirir. Belli kişilerde ağızdan antibiyotik kullanılması gerekir

    • Tedavi ve Korunma

    Deliğin tedavisine girişmeden önce, işitme testi yapılmalıdır. Deliğin büyüklüğü ile işitme kaybı doğru orantılıdır. Kulak zarında deliğin yeri de işitme kaybının derecesini etkiler. Eğer ciddi bir travma sonucu orta kulaktaki sesin iletimini sağlayan kemikcikler birbirinden ayrıldılarsa veya iç kulak yapıları zarar gördüyse işitme kaybı da ciddi olacaktır. Kulak zarındaki delik ani travma veya patlama sonucu oluştuysa derin işitme kaybı ve şiddetli bir çınlama bulunabilir. Bu durumda işitme genellikle kısmen geri döner ve çınlama bir kaç gün içinde azalır. Herhangi bir müdahalede bulunmadan önce işitme testi yapılmalıdır. Zardaki deliği kapatmanın, banyo ve yüzme sırasında orta kulağa su kaçmasını engellemek (Aksi takdirde kulak enfeksiyonları oluşabilir), iyileşmede düzelme ve çınlamada azalma sağlamak gibi çeşitli yararları vardır. Ayrıca orta kulakta kolesteatom (Deri kisti) gelişmesini engeller. (Kolesteatom kronik enfeksiyona ve kulak yapılarında tahribata yol açabilir).

    Kulak zarı nasıl onarılır?

    Delik küçükse, doktorunuzun bunun zaman içinde kendiliğinden kapanıp kapanmadığını kontrol etmesi gerekir. Veya, uygun durumlarda küçük bir yama yapmayı deneyebilir. Bu amaçla zardaki deliğin kenarlarına mikroskop altında iyileştirici etkisi olan ilaçlar sürer ve zarın üzerine ince bir kâğıt parçası kapatarak yama yapabilir. Zardaki delik tamir edildikten sonra işitmede genellikle bir düzelme gözlenir. Deliğin tamamen kapanması için birkaç defa (3-4) yama tatbiki gerekebilir. Eğer doktorunuz kâğıt ile kapatmanın yeterli olmayacağı görüşünde ise veya bir kaç kez kâğıt yama tatbikinden sonra delik hâlâ kapanmamışsa cerrahi müdahale gerekir. Çeşitli cerrahi teknikler vardır. Tüm tekniklerde iyileşmeyi sağlamak için delik olan zar bir doku parçası ile kapatılır. Bu işleme “miringoplasti” adı verilir. En güncel yöntem, kulak zarı deliğinin altına greft denilen dokuların yerleştirilmesi. Greftler ya hastanın kendisinden ya da başkalarından elde edilir. Biz compose otogreft denilen, kıkırdak ve zar içeren yapıları, dış kulak yolunda herhangi bir kesi yapmadan yerleştiriyoruz. Ayrıca koyduğumuz kulak zarının iyi tutulması için orta kulağa hyaluronic asit denilen dolgu maddeleri yerleştiriyoruz. Timpanoplasti ameliyatı deliğin kapatılmasında ve işitmenin düzeltilmesinde kesin başarı sağlar Kulak zarının tamiri (miringoplasti), işitme kaybının fazla olduğu durumlarda orta kulak kemikçik zincirinin tamiri (ossikuloplasti) ve kronik akıntılı durumlarda orta kulak ve çevresinde yerleşen iltihabın temizlenmesi (mastoidektomi) ameliyatları gerekebilir. Bu ameliyatların büyük bölümü genel anesteziyle yapılır ve en fazla bir günlük hastanede yatmayı gerektirir.

    Her yırtılmada ameliyat şart mı

    Hayır, travma sonucu gelişen ve kulak zarında sadece yırtılmaya neden olan olaylarda kulak zarı genelikle 4-7 günde kendiliğinden kapanır. Kulak zarında belli bir doku kaybı olduysa onarım yavaşlar. Bir de ani gelişen kulak zarı veya orta kulak enfeksiyonlarına bağlı oluşan kulak zarı deliklikleri, uygun antibiyotik tedavisiyle genellikle 1 haftada kapanır. Ancak yetersiz tedavi veya kulağa su kaçması durumlarda enfeksiyon kronikleşebilir.

    Not; Burada yer alan  yazılar bilgilendirme amaçlıdır.İlaç önerisi ve tedaviler için Lütfen  doktorunuza başvurunuz..

    Toplam Görüntülenme: 1383 Bugün Görüntülenme:0 Son Görüntülenme: 06 February 2012

    Kategori: SAĞLIKLI YAŞAM, Çocuk Sağlığı  Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,  1 Yorum

    Büyüme, yani normal bir boya sahip olma sağlıklı olmanın en önemli kriterlerinden biridir. Normal büyüyen çocuk sağlıklı çocukdur. Büyüme geriliği, beslenme bozuklukları, hormonal nedenler, ailevi nedenler, kronik hastalıklar gibi değişik sebeplere bağlı ortaya çıkabilir. Bu yazıda büyüme hormonu ve tiroid hormonu eksikliği, ailevi boy kısalığından bahsedilecektir.

    Bir çocuğun boyunun normal olduğu nasıl anlaşılır?

    Hangi yaşda olursa olsun, boy uzunluğunun değerlendirilmesinde kullanılan ölçü, o andaki boyun hangi büyüme eğri diliminde olduğu ve büyüme hızıdır. Kısa boy, çıplak ayakla ölçülen boyun, o yaş ve cinse göre normal büyüme eğrilerinin alt sınırlarında ( 10 persentil altı) olmasıdır. Yıllık boy artımının yaşa göre normalden az olması durumunda, büyüme hızı yetersiz olarak değerlendirilir. Yıllık büyüme hızı 1-2 yaşlar arasında yılda 12 cm, daha sonra ise yılda 5-6 cm’dir. Bir çocuk, ergenlik öncesi yılda 5 cm’den az büyüyorsa veya takip edildiği büyüme eğrilerinde aynı çizgide devam edemiyor ve alt çizgiye düşüyorsa, sorun var demektir. Durumunun tetkik edilmesi gerekir. Aileler çocuklarının boyunun  uzamadığını kıyafetlerinden anlarlar. Burada yapılan en büyük hata, anne ve babanın boyunu örnek gösterip,’çocuğunuzun boyu genelde size yakın olur, zaten sizin boyunuzda kısa’ diyerek tetkikden kaçınmaktır.

    Büyüme hormonu, boy artışını doğrudan etkileyen hormondur. Beyindeki hipofiz bezinden salgılanır. Büyüme hormonu eksikliği ile beraber hipofizden salgılanan diğer hormonlar da eksik olabilir. Bu durum doğumsal olabileceği gibi, beynin doğum sırasında veya sonrasında zarar görmesi (ikiz gebelik, makat geliş gibi) , şiddetli kafa yaralanması, hastalık nedeniyle beynin hasar görmesi(menenjit gibi), ışın tedavisi veya tümörler nedeniyle olabilir. Ancak büyüme hormonu eksikliğinin en önemli nedeni idiyopatik dediğimiz, bilinmeyen nedenlerdir. Belli bir yaşa kadar normal büyüyen bir çocukta, boy artışında duraklama veya yavaşlama saptanır. Çocuk akranlarından geri kalmaya başlar. Büyüme hormonu eksikliği olan bir çocuk kısa boyludur, ancak vucudunda orantısızlık yoktur. Bu çocuklar hafif kilolu,yüzleri yaşlarına göre küçük çocuklardır. Büyüme hormonu eksikliği olan çocuklar ergenliğe de geç girerler. Akranları her yıl normal büyüdüğü, ancak büyüme hormonu eksikliği olan çocuklar her yıl az büyüdükleri için; ara her yıl daha çok açılır. Tanı için büyüme hormonu testleri yapılır ve tanı konduktan sonra büyüme hormonu tedavisi yapılır.

    Boy kısalığına yol açan hormonlardan bir diğeri, tiroid hormonudur. Normal boy artışı için tiroid hormonuna ihtiyaç vardır. Tiroid bezi boynun alt kısmında bulunan ve tiroid hormonlarını salgılayan bir bezdir. Tiroid normal boyutta olduğu zaman görülmez ve elle hissedilmez. Büyüdüğü zaman elle hissedilir ve baş normal durumdayken veya geriye atıldığında görünür hale gelir. Bezin vucuttaki görevi  tiroid hormonları üretmek ve bunları kana salgılamaktır. Tiroid hormonları olan T3 ve T4 tiroidden salgılanır ve TSH adı verilen hipofizden salgılanan hormonla uyarılır. TSH, tiroid bezini uyararak tiroid hormonlarının, yani T3 ve T4’ün salgılanmasını sağlar. Tiroid hormonları normal büyüme ve gelişme için gereklidir ve eksikliklerinde boy kısalığı gözlenir. Bu durum doğuştan olabileceği gibi, herhangi bir çocukluk yaşında da gözlenebilir.

    Kalıtımın, boy uzamasında rolü vardır. Kısa boylu çocukların anne-baba veya diğer yakın akrabaları da kısa boyludur. Bu çocuklar akranlarından kısa olarak, büyüme eğrilerinin alt hudutlarında büyürler, ancak bulundukları eğriden daha alt eğriye düşmezler. Yapılan hormon incelemelerinde, beslenme durumlarında bir sorun yoktur. Bu çocukların ergenlik çağında boyları uzar ve anne-baba ortalamalarına göre hesaplanan erişkin boylarına ulaşırlar. Burada önemli bir hatırlatma yapmak isterim; ‘anne ve babası kısa olan çocukların mutlaka kısa boylu olması gerekir’, şeklinde bir inanış yanlıştır. Sosyoekonomik şartların ve beslenmenin düzelmesiyle, boylarda uzama gözlenir. Örneğin Çinli ve Japon çocuklar artık 50 yıl öncesine göre daha uzundurlar.

    Ülkemizde akraba evliliği nedeniyle ortaya çıkan ve genetik geçişi olan boy kısalığına yol açan , iskelet displazisi dediğimiz bir hastalık gurubu vardır. Bu hastalık gurubunda orantısız boy kısalığına rastlanır. Bazen bacaklar, bazen de kollar kısadır. Baş büyük olabilir. En sık rastlanılan tipi akondroplazidir. Bu çocuklarda kandaki büyüme hormon seviyeleri ve salgılanmaları normaldir, ancak kemiklerin büyüme hormonuna cevabı azdır. Bu çocukların boylarını uzatmak için etkin bir tedavi şekli yoktur ancak bazı tedavi şekilleri denenmektedir.

    BÜYÜME HORMONU EKSİKLİĞİ
    Büyüme hormonu, beyinde hipofiz ismini verdiğimiz bezden salgılanan ve çocuklarda büyümeyi düzenleyen bir hormondur. Çocukluk çağı ve ergenlik döneminde yüksek seviyelerde olan bu hormon, 20’li yaşların ortalarından itibaren azalmaya başlar. Büyüme hormonu eksikliğini çok az oranda doğumsal olarak tespit edebiliyoruz. Doğumsal büyüme hormonu eksikliği hastaları doğumdan birkaç ay sonra büyümemeye başlar. Bu çocuklarda yeterli boy artımı olmaz.Genetik geçişli bir hastalık olan doğumsal büyüme hormonu eksikliğinde genellikle hastalarda tipik yüz görünümü mevcuttur. Bazı doğumsal nedenlerde büyüme hormonu eksikliğine sebep olabilirler. Örneğin; makat gelişi,ikiz gebelikler,uzamış ve zor doğum gibi. Daha ileri yaşlarda kafa travmaları ve beyni ilgilendiren hastalıklar, tümör gibi nedenler büyüme hormonu eksikliğine yol açabilirler.

    Büyüme hormonu eksikliğinde genellikle bir neden bulunamaz. Örneğin,belli bir yaşa kadar akranları ile eşit büyüyen bir çocukta, belli bir yaştan sonra büyümede yavaşlama ve akranlarından geri kalma gözlenir. Ortalama boy artış hızı yılda en az 5 cm. olması gerekirken bu çocuklar daha az büyürler. Aileler çocuklara hep aynı kıyafeti giydirdiklerinden, yeni giysi almadıklarından şikayet ederler. Erkek çocuklarda pantalonlarını hiç değiştirmemek öyküsü alınır. Büyüme eğrileri üzerinde işaretlenerek  boy artımları ölçülen çocuklarda, büyüme eğrilerinde alt eğrilere düşmek önemli bir göstergedir. Çocuğun çıplak ayakla ölçülen boyu, kendi normalleri ile karşılaştırılır. Alt eğrilerde olan ( 10 persentil altı) çocuklarda, büyüme hormonu eksikliği yönünden dikkatli olmak gerekir. Büyüme hormonu eksikliği olan çocuklar hafif tombuldurlar. Eğer bir çocukta hem boy kısa, hem de kilo azsa büyüme hormonu eksikliği düşünmeden önce, beslenme analizi yapılıp kilo almasına mani olacak, çöliak gibi bir mide barsak hastalığının mevcudiyeti araştırılır.Bu gibi çocukların kilo almaları halinde, büyümeleri hızlanabilir.

    Tanı nasıl konur?

    Büyüme hormonu eksikliği düşünülen bir çocukta tanı, büyüme hormonu testleri yapılarak konur. Büyüme hormonu çocukluk çağında gece uykuda pikler halinde salgılandığı için, sabah alınan kan örneği bize yol gösterici olamaz. Mutlaka uyarı testleri denilen, değişik ilaçlarla büyüme hormonunun uyarılarak , kan seviyesinin ölçümüne dayanan testler uygulanır. Aç karnına, sabah yapılan bu testlerde , belirli aralıklarda alınan kan örneklerinde büyüme hormonunun ne kadar yükseldiği saptanır. Tek başına test de bazen sonuç vermeyebilir. Bazen testlerde büyüme hormonu değerleri yükselmesine rağmen, çocukta yeterli büyüme gözlenemez. Çocuğun o anki boyu, yıllık büyüme hızı, büyümesine mani olabilecek başka bir hastalığın olmaması; büyüme hormonu eksikliği tanısında önem kazanır.

    El bilek grafisi çekilerek saptanan kemik yaşı, büyüme hormonu eksikliği vakalarında geridir.

    Ailevi boy kısalığı (anne ve baba kısa), genetik boy kısalığı, tiroid hormon eksikliği gibi durumlar ayırıcı tanıda düşünülür.Şunu belirtmek isterim; anne ve babası kısa olan çocuğun mutlaka kısa olacağı tezi doğru değildir. Kısa boylu anne ve babanın, orta veya uzun boylu çocuğu olabilir.

    Tedavi nasıl yapılır?

    Tedavide büyüme hormonu kullanılır. Büyüme hormon eksikliği olan çocukta, büyümek için eksik olan hormonun yerine konması gerekir. Bu nedenle bazı ailelerde saptadığımız hormondan korkmak gereksizdir. İlaç, doğal büyüme hormonu ile aynı saflıktadır. Büyüme hormonu tedavisi uygulanan hastalar, hekim tarafından düzenli takip edilirler. Ergenliğin ilerlemesi ile , büyüme hormonuna verilen cevap azalır. Yaş ne kadar küçük olursa, tedaviye alınan cevap o kadar iyidir.Hasta akranlarına yaklaşınca  veya  boy artım hızı azalırsa tedavi sonlandırılır. Büyüme hormonu eksikliği hastaları ilk yıl 8-12 cm uzarlar.Daha sonraki yıllar boy artımı azalarak devam eder.

    Boy uzatığı söylenen ürünler hakkında

    Piyasada isminde uzama ve büyüme ile ilgili kelimelerin bulunduğu,  gıda takviyesi adı altında Tarım ve Köy işleri Bakanlığı’nın izni ile satıldığı belirtilen veya ayak tabanlığı şeklinde kullanılarak uzak doğu ülkelerinden ithal edildiği belirtilen  bazı ürünlerin boyu uzattığı, hatta 20 yaşından sonra bile uzama sağladığı konusunda özellikle internet ortamında birçok sitenin reklam yaptığı görülmektedir.

    Normal bir insanda boy uzaması genetik ve hormonal yapının yanı sıra, beslenme ve spor gibi birçok çevresel faktörün etkisi altındadır ve tüm bu faktörler normal olduğunda ancak kişi genetik olarak belirlenmiş boyuna ulaşabilir. Kişinin boyunun normal olup olmadığı aynı yaş ve cinsteki normal kişilerle karşılaştırılarak saptanır. Normal boyda bir kişinin boyunun uzatılmasına gerek olmadığı gibi bu gibi besin katkı maddeleri ve ilaçlarla daha fazla uzaması mümkün dedeğildir. Büyüme kemiklerin eklem yerlerinde bulunan büyüme kıkırdakları yardımıyla gerçekleştiğinden ve erkeklerde en geç 18 yaş civarı, kızlarda ise düzenli adet gördükten birkaç yıl sonra bu kıkırdaklar kemikleştiğinden büyüme de durur ve kişi erişkin boyuna ulaşmış sayılır. Bundan sonra kişinin boyunun kısa olsa bile daha fazla uzaması bu tür besin katkı maddeleri veya herhangi ilaç tedavisi ile mümkün değildir. Bu nedenle boy kısalığından şüphelenilen olguların mümkün olan en erken yaşda ve tercihen ergenlikten önce değerlendirilmesi gerekir.

    Piyasada Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’nın izni ile satıldığı söylenen ve tamamen bitkisel karışımlardan ibaret ürünlerin boyu uzattığı iddiası hiçbir bilimsel temele dayanmamaktadır. Marketten satın alabileceğiniz her besin maddesi gibi bu ürünler de Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’nın izni ile satılmaktadır. Söz konusu ürünlerin içindeki maddeler normal beslenen bir kişinin günlük ihtiyacını sağlayabileceği ve ekstra katkıya ihtiyaç duymayacağı mineral ve vitaminlerden oluşmaktadır. Bu nedenle normal beslenen ve beslenmeyi bozacak herhangi bir hastalığı olmayanlarda doktor tavsiyesi dışında ek gıda takviyesine ihtiyaç yoktur.

    Ayak tabanlığı şeklinde kullanılan ve boy uzattığı söylenen ürünlerin de  yeterli  ve güvenilir bilimsel dayanakları yoktur.

    Prof.Dr.Atilla Büyükgebiz
    Pediatrik Endokrinoloji uzmanı

    Toplam Görüntülenme: 654 Bugün Görüntülenme:0 Son Görüntülenme: 03 February 2012

    Kabakulak Nedir-Kabakulağın sebebleri,Kabakulağın belirtileri nelerdir-Kabakulak tedavisi-Kabakulaktan korunmak-Çocuklarda kabakulak-Kabakulak bulaşıcımıdır-Kabakulak tehlikelimdir-Kabakulak hakkında bilgiler;

    Virüslerin, tükrük bezlerinde enfeksiyon yapması ve burada büyümeye neden olmasıyla ortaya çıkan bulaşıcı bir hastalıktır. Kulağın alt tarafında şişlik oluştuğu için kabakulak denir. Çocukluk çağında görülür, fakat bu hastalığı geçirmemiş kişilerde yetişkinlik döneminde de görülebilir.
    Kabakulak, kış ve bahar aylarında daha çok görülür. Hasta kişilerin öksürmesi, hapşurması ya da başkalarını öpmesi sırasında bu virüsler damlacıklarla beraber havada uçuşur. Bu ortamda bulunan kişiler de nefes alırken, solunum yoluyla bu virüsü kaparlar. Böylece hastalık insandan insana bulaşmış olur.
    Hastalığın belirtileri, virüs vücuda girdikten sonra yaklaşık 3. haftada ortaya çıkar. Bu hastalığa bir kere yakalandıktan sonra vücut buna karşı bağışıklık kazanır. Tekrarlaması söz konusu değildir.

    KABAKULAĞIN BELİRTİLERİ

    • Çenenin arka alt tarafında şişlik oluşur. Önce bir tarafta olur sonra diğer tarafta da görülür.
    • Tükrük bezlerinde ağrı vardır. Boğazda da ağrı hissedilir.
    • Ağız açıp kaparken, bir şeyler çiğnerken ağrı olur.
    • Hafif ateş ve baş ağrısı ortaya çıkar.
    • Hasta halsiz ve yorgundur.
    • Yumurtalıklarda iltihaplanma olursa, hasta karın ağrısı çeker.
    • Baş, şişlik olan tarafa doğru biraz yatık durur.
    • İştah kaybı görülür.
    • Hastalık şiddetli olursa ve iltihap yayılırsa boyunda tutulma olabilir.
    • Bulantı ve kusma buna eşlik edebilir.
    • Çok nadir vakalarda hastalık belirti vermeyebilir.

    KABAKULAK HANGİ RAHATSIZLIKLARA YOL AÇAR?
    Kabakulağa neden olan mikrop, kana girdiğinde yayılır ve diğer organlara da ulaşır. Buralarda iltihaplanmaya neden olur. Beyin zarına geldiğinde menenjite yol açabilir. Bu durumda baş ağrısı şiddetlenir ve hasta kusmaya başlar. Ense sertliği görülür. Mutlaka doktora başvurulmalıdır.
    Sadece beyin değil, başka yerlerde de iltihaba neden olur. Böbrekte, pankreasta, sinirlerde iltihap oluşabilir. Kadın ve erkekte yumurtalıkların iltihabı sonucu kısırlık gelişebilir. Hastalığın şiddetli seyrinde ve yayılmasından sonra sağırlık görülebilir. Kabakulak, gebeliğin erken döneminde ortaya çıkarsa düşük gelişebilir. Gözyaşındaki bezler şişerse, görmede bozukluklar ortaya çıkabilir. Fakat nadir rastlanan bir durumdur. Sakatlığa yol açabilir. Kişinin, günlük yaşamını aksatmasına neden olur. İş ya da okul hayatına ara vermek zorunda kalır.

    NASIL TANI KONUR?
    Tanı koymak zor değildir. Hastanın doktora verdiği bilgiler ve yapılan fizik muayene sonucu tanı konabilir. Kabakulak olan biriyle yakın temasta bulunma, tanı konmasına yardımcıdır. Tükrük bezlerinin şişmesi de aynı şekilde kabakulak olduğunu gösterir. Genelde gerek yoktur ama kan tahlili sonucu kandaki antikor seviyesine bakılır. Çok fazla artması kabakulak tanısı için önemli bir bulgudur.

    KABAKULAK TEDAVİSİ
    Kabakulak tedavisinde kullanılan özel bir yöntem yoktur. Tedavi evde uygulanır. Hastalık belirtiler görüldükten iki hafta sonra iyileşmeye başlar. Genelde kullanılan ilaçlar hastalığın belirtilerini ortadan kaldırmaya yöneliktir. Baş ağrısı için ağrı kesiciler, ateşi düşürmek için ateş düşürücüler kullanılır.
    Hastanın yumuşak gıdalarla beslenmesi tavsiye edilir. Ağrının azalmasına yardım eder. Asitli gıdalardan kaçınmak gerekir. Çünkü tükrük salgısını arttırırlar. Bol miktarda su içilmelidir. C vitamini bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlar.
    Hasta ayrı bir odada, diğer aile üyelerinden izole edilmelidir. Yaklaşık on gün süren bir yatak istirahati tavsiye edilir.

    KABAKULAKTAN KORUNMA YOLLARI
    Yapılan MMR aşısı ile bu hastalıktan korunabilirsiniz. Diğer aşılarla birlike uygulamanın bir zararı yoktur. Aşının zararı yoktur. Hayati tehlikeye neden olması çok düşük bir ihtimaldir. Çocuklarda, 1-1.5 yaş arasında ve 4-5 yaşlarında olmak üzere iki kere uygulanmalıdır. Yüzde 95 oranında koruma sağlar.
    Hamilelerde uygulanması yasaktır. Hatta aşı olunduktan sonra ilk üç ay hamile kalınmaması gerekir. Kanser, aids gibi bağışıklık sistemini etkileyen hastalıkları olanlar bu aşıyı yaptırmadan önce doktoruyla görüşmelidir.
    Aşı bulunmadan önce menenjitin en büyük sebeplerinden biriydi. Günümüzde bu aşının yapılmasıyla artık kabakulak silinmeye başlamıştır. Görülme sıklığı, geçmiş dönemlere göre çok azalmıştır.

    Toplam Görüntülenme: 359 Bugün Görüntülenme:1 Son Görüntülenme: 01 February 2012

    
    Free PageRank Checker

    Zirve100 Site ekle
    Zirve100 Site istatistikleri