SAĞLIKLI YAŞAM - SanalAlemci

SanalAlemci ‘SAĞLIKLI YAŞAM’ Kategorisi

SİFİLİZ (Frengi) nedir? Bulaşıcı mıdır? Tedavisi Var mıdır?

Cuma, Şubat 2, 2018 19:27 İlk Yorumu Sen Yazmak İster misin?
SİFİLİZ (Frengi) nedir? Bulaşıcı mıdır? Tedavisi Var mıdır? 4.9/5 (97%) 7 Oy

Sifiliz, cinsel yolla vücuda giren bulaşıcı bir bakterinin neden olduğu enfeksiyondur.

Sifiliz, vücuda giren bir bakterinin cinsel yolla kişiye bulaştığı kronik özelliği olan bir enfeksiyondur. Halk arasında frengi olarak da adlandırılan hastalık, 16. yüzyılda Avrupa ve Asya kıtalarını kasıp kavurmuştur.

Ülkemizde korunmasız cinsel ilişkinin artması, ahlak kurallarının değişime uğraması, yetersiz eğitim ve göçler bu hastalığın görülme sıklığında artışa sebep olmuştur.

Hastalık cinsel ilişki ile bulaşır. Anneden bebeğe de geçtiği görülmüştür. Nadiren de olsa bakterinin bulunduğu kişinin kanının sağlıklı kişiye temas etmesiyle de hastalık bulaşabilir.

Hastalık evreler şeklinde kendini gösterir. İlk evde hastalık kan yoluyla tüm vücuda yayılırken 2-3 hafta gibi bir süre sonrasında mikrobun vücuda giriş yaptığı kısımda çıban gibi yaralar ortaya çıkar. Ağrısız olan bu yaralar 2-3 haftada geçer.

İkinci evrede, ciltte kaşıntısız döküntüler oluşur. Ve el ve ayak içleri, makat koyu kırmızı bir renk alır. Bu evre 3 ya da 4. yıla kadar sürer. Kişide yorgunluk hissiyle birlikte baş ve eklem ağrıları görülebilir. Kilo kaybı, iştahsızlık, kaşların ve saçların dökülmesi diğer belirtilerdir.

Hastalıkta tedavi için mutlaka doktora başvurulması gerekir. Tedavinin 2. gününde vücuttaki mikrop bulaşıcılık özelliğini yitirir.

Toplam Okunma: 108 (Önbellek Kullanılıyor) | Son Görüntülenme: 30.09.2019

Bu Kategori Altında Yayınlanmıştır: SAĞLIKLI YAŞAM

Afonija nedir? Afonija Tedavisi Var mıdır?

Perşembe, Şubat 1, 2018 19:21 İlk Yorumu Sen Yazmak İster misin?
Afonija nedir? Afonija Tedavisi Var mıdır? 4/5 (80%) 4 Oy

Afonija; sesin tam ya da kısmi olarak kaybedilmesine verilen bir isimdir.

Afonija hastalığı sesin tam ya da kısmi olarak kaybedilmesine denir. Bu hastalığın bazı nedenler bulunur.
BAZI NEDENLERLE ORTAYA ÇIKAR

Bazı durumlarda travmayla ilişki olabilir. Bunun yanı sıra kanser, tiroid rahatsızlığı, larenjit ve ses tellerinde kalınlaşma gibi durumlarla ortaya çıkar.
TEDAVİ EDİLİR

Bu hastalık tedavi edilebilir. Bazı durumlarda ameliyat, bazı durumlarda ise ses terapisi şeklinde yapılabilir.

Toplam Okunma: 125 (Önbellek Kullanılıyor) | Son Görüntülenme: 07.10.2019

Bu Kategori Altında Yayınlanmıştır: SAĞLIKLI YAŞAM

Beyin Ölümü Nedir? Beyin Ölümü Neden Olur? Beyin Ölümü Hakkında

Salı, Ekim 17, 2017 19:34 İlk Yorumu Sen Yazmak İster misin?
Beyin Ölümü Nedir? Beyin Ölümü Neden Olur? Beyin Ölümü Hakkında
Beyin Ölümü Nedir? Beyin Ölümü Neden Olur? Beyin Ölümü Hakkında 5/5 (100%) 6 Oy

Bitkisel Hayat ve Beyin Ölümü aynı şey mi?, Beyin ölümü Nedir? Beyin ölümü nedenleri
Beyin ölümü, beyin hücrelerinin ölüp, vücut fonksiyonlarının yapay olarak sağlandığı durumdur.

Beyin ölümü beyne hiçbir kan akımının olmaması sonucu beyin hücrelerinin tamamen ölmesi ve beyin fonksiyonlarının geri dönülemez şekilde kaybolmasıdır. Beyin ölümü tıbben ve hukuken ölüm demektir. Yani beyin ölümünde kişi son nefesini vermiştir.
BEYİN ÖLÜMÜ NEDİR

Beyin ölümü ölümle sonuçlanan bir süreçtir. Beyincik ve beyin sapının kaybolduğu süreçte hastanın sadece kalbi atmaktadır. Dışarıdan bakıldığında sadece izlenebilen kalp atımlarıdır. Diğer yaşamsal fonksiyonlar yapay olarak tıbbi cihazlarla sağlanır. Kendi solunumu alamayan hasta cihazlarla solunum aldığı için, yaşam destekleri kesildiğinde hasta kaybedilir.
Beyin Ölümü Hakkında Bilgi Resim

BEYİN ÖLÜMÜ NEDEN OLUR

Yaşamın sonlanmasındaki en son süreç olan beyin ölümü nedenleri şöyle sıralanabilir:

- Travmatik beyin hasarı

- Silahla yaralanma, trafik kazaları, yüksekten düşme

- Beyin iltihabı

- Bakteriyel menejit

- Ani kalp durması

- Beynin oksijensiz kalması
BEYİN ÖLÜMÜ TANISI

Beyincik ve beyin sapının geri dönülemez bir şekilde kaybolduğu beyin ölümünde bu tanımlamada ufak bir şüphe olmamalıdır. Yani uzman doktorlar bu kararı alırken yüzde yüz emin olmalıdır. Beyin ölümünün tam anlamıyla gerçekleştiği kararına 4 uzman karar vermektedir. Bu 4 uzmanın kendine ait ayrı ayrı testleri vardır.

Peki, kimdir bu uzmanlar: Anestezi uzmanı, Nöroloji uzmanı, Nöroşirürji uzmanı ve Kardiyoloji uzmanı. Bu uzmanlar kendi alanlarında gerekli testleri yaparak ortak bir karar alırsa beyin ölümü tanısı konur. Eğer uzmanlardan biri beyin ölümü tanısı için yüzde yüz emin değilse bütün işlemler durur.

Beyin Ölümü
BİTKİSEL HAYAT VE BEYİN ÖLÜMÜ FARKI

Günümüzde beyin ölümü ile bitkisel hayat oldukça karıştırılır. Oysaki bitkisel hayat ve beyin ölümü farklı şeylerdir. Beyin ölümü tıbbi ve hukuk olarak ölüm demektedir. Yani kişi son nefesini vermiş fakat cihaz ve ilaçların desteğiyle solunum desteği sağlanır. Ancak belli bir süre sonra bu destekler kesilince kişi kaybedilir. Bitkisel hayatta kalan bir hasta ise tekrardan hayata döndürülebilir. Fakat beyin ölümünde hiçbir hasta tekrardan uyanmamıştır. Bitkisel hayatta hastanın bazı beyin fonksiyonları hala çalışmaktadır. Yani kişinin solunumu beynin kontrolü altındadır. Beyin ölümünde ise beyin fonksiyonları tamamen bitmiş ve cihazlar sayesinde solunum sağlanır. Kaynak: ensonhaber.com

Toplam Okunma: 665 (Önbellek Kullanılıyor) | Son Görüntülenme: 21.10.2019

Bu Kategori Altında Yayınlanmıştır: SAĞLIKLI YAŞAM

Çocukların sık yakalandığı 6 sonbahar hastalığı ve alınması gereken önlemler..

Pazartesi, Kasım 14, 2016 20:50 İlk Yorumu Sen Yazmak İster misin?
Çocukların sık yakalandığı 6 sonbahar hastalığı ve alınması gereken önlemler.. 5/5 (100%) 3 Oy

Okullarda öksürük, hapşırık ve damlacıklar yoluyla kolayca bulaşabilen enfeksiyonlar, biri bitmeden diğer hastalığın çocukların kapısını çalmasına yol açıyor. Acıbadem Beylikdüzü Cerrahi Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Leyla Yolar, güneş ışınlarının kuvvetli etkisinin azalması ve ani ısı değişikliklerinin vücut direncini azaltarak kolayca hastalanmaya davetiye çıkardığını belirtirken, kalabalık ve kapalı mekanların riski artırdığını, enfeksiyonların yayılımını kolaylaştırıp hızlandırdığını vurguluyor. Dr.Leyla Yolar, bugünlerde çocukların en sık kapısını çalan 6 sonbahar hastalığını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

SOĞUK ALGINLIĞI

Sonbahar ve kış aylarında gerek çocuklarda gerekse yetişkinlerde en sık görülen ve virüslerle oluşan hafif seyirli bir hastalık. Tedavisinde antibiyotiklerin yeri olmamasına rağmen, antibiyotik kullanımının sıkı kontrolde olduğu Amerika’da bile hastaların yüzde 50’sine antibiyotik tedavisi uygulanıyor. Hapşırma, boğazda yanma, ağrı, karıncalanma, burun akıntısı ve tıkanıklık ile öksürük en sık görülen belirtileri. Soğuk algınlığına karşı korunmak için el hijyenine dikkat etmek, sağlıklı ve düzenli beslenmek, özellikle C vitamini içeren sebze ve meyveleri ihmal etmemek, kapalı ve kalabalık mekanlardan olabildiğince kaçınmak, uykusuz kalmamak önemli.

GRİP (INFLUENZA)

Genellikle soğuk algınlığı ile karıştırılan grip nezlenin aksine daha ağır seyreden, ateş, kas ağrıları, terleme, halsizlik ve baş ağrısı gibi şikayetlerin daha yoğun yaşandığı çok daha ciddi bir hastalık. Grip olan çocuğun okula gönderilmemesi diğer çocuklara bulaşmayı önlemek açısından çok önemli. Çocuğunuza spor yaptırarak, onu alışveriş merkezi gibi kapalı mekanlar yerine (daha fazla…)

Toplam Okunma: 194 (Önbellek Kullanılıyor) | Son Görüntülenme: 12.10.2019

Bu Kategori Altında Yayınlanmıştır: Çocuk Sağlığı

İşte yazın sıcak çarpmasına karşı alabileceğiniz önlemler..

Pazartesi, Haziran 27, 2016 21:38 İlk Yorumu Sen Yazmak İster misin?
İşte yazın sıcak çarpmasına karşı alabileceğiniz önlemler..
İşte yazın sıcak çarpmasına karşı alabileceğiniz önlemler.. 4.6/5 (92%) 10 Oy

Son günlerde artan sıcaklıklardan etkilenmemek için ne yapmanız gerektiğini biliyor musunuz? İşte detaylar…

Hava sıcaklarının ani olarak yükselmesi ile birlikte sıcak çarpması şikayetlerinde artış görülüyor. Kendisini yüksek ateş, bulantı ve kas krampı gibi belirtilerle gösterebilen bu tabloda vakit kaybedilmeden gerekli tedbirlerin alınması gerekiyor.
Bilinç bulanıklığından komaya kadar gidebiliyor

Güneş veya sıcak çarpması, güneş altında uzun süre kalma sonucu, vücut ısısını ayarlayan mekanizmaların bozulmasına bağlı olarak ortaya çıkan bir durumdur. Sıcak çarpmasında yüksek ateş, kuru- sıcak- ağrılı cilt, şiddetli baş ağrısı, bulantı, kusma ve baş dönmesi, kas krampları, çarpıntı gibi belirtilerin yanında uykuya eğilim, şuur bulanıklığı ve komaya kadar varabilen ciddi klinik tablolar görülebilir.
Riskli gruplara özel önlemler alınmalı

Özellikle yüksek tansiyon, diyabet, kronik böbrek yetmezliği olanlar, kanser hastaları, aşırı kilolu bireyler, psikiyatrik rahatsızlığı olanlar, 65 yaş üzeri kişiler, 5 yaş altı çocuklar ve hamilelerin sıcak yaz aylarında çok daha dikkatli olması gerekmektedir. Bu risk gruplarında bulunan kişilerin sıcak havalar için mutlaka doktora danışması, risklerini tanımaları ve bilinçli yaklaşımlarla kişiye özel önlemler almaları önem taşımaktadır.
Sıcak havalarda bunlara dikkat edin

- Gün içinde 10.00- 16.00 saatleri arasında mecbur kalmadıkça dışarıya çıkılmamalıdır.

- Terletmeyen ince, açık renkli ve bol giysiler tercih edilmeli, sentetik ve terleten kumaşlardan kaçınılmalıdır.

- Mutlaka güneş gözlüğü, şapka ve şemsiye gibi güneş ışığından koruyacak aksesuarlar kullanılmalıdır.

- Güneşe çıkmadan yarım saat önce doktora danışılarak seçilen güneş koruyucu kremler sürülmelidir.

- Günde en az 2,5-3 lt sıvı alınmalıdır. Suyun dışında ayran, soda, hafif kompostolar sağlıklı alternatiflerdir.

- Sindirimi kolay hafif yiyecekler tercih edilmelidir. Ağır yiyecekler, kızartmalar, asitli içecekler, şerbetli tatlılardan uzak durulmalıdır.

- Fırsat buldukça ılık duş alınmalıdır.

- Uzun ve ağır egzersizlerden kaçınılmalıdır.
Sıcak çarpmasına acil müdahale hayat kurtarıyor

Güneş çarpmasına maruz kalan kişi hemen serin olan bir yere alınarak üzerinde sıkı giysiler varsa gevşetilir ve kusma riskine karşı yan yatırılır. Vücut ısısını düşürmeye yönelik başına göğsüne ve koltuk altlarına soğuk su ile ıslatılmış bez koyulabilir veya soğutucularla soğutmaya çalışılabilir. Kişinin bilinci açıksa; yeterli sıvı alımının sağlanması, bilinç kapalı ise kesinlikle içmesi için sıvı verilmemesi ve en yakın sağlık kuruluşuna ulaştırılması gerekir. Kaynak

Toplam Okunma: 306 (Önbellek Kullanılıyor) | Son Görüntülenme: 19.10.2019

Bu Kategori Altında Yayınlanmıştır: SAĞLIKLI YAŞAM