Namaz Duaları - SanalAlemci

SanalAlemci ‘Namaz Duaları’ Kategorisi

Namaz Kılarken Okunacak Dualar

Perşembe, Temmuz 8, 2010 13:22 3 Yorum
Namaz Kılarken Okunacak Dualar 4.3/5 (85%) 52 Oy

NAMAZ DUALARI Katagorisindeki Konuların Tamamı;

Namazda Okunan Duâlar (Arapça ve Türkçe Mealleri)

SÜBHÂNEKE DUASI – Okunuşu ve Türkçe Anlamı

FATİHA SURESİ – Okunuşu ve Türkçe Anlamı

ALLAHÜMME SALLİ DUASI – Okunuşu ve Türkçe Anlamı

ALLAHÜMME BARİK DUASI – Okunuşu ve Türkçe Anlamı

KUNUT DUALARI – Okunuşu ve Türkçe Anlamları

RABBENA ATİNA – RABBENAFİRLİ DUALARI- Okunuşu ve Türkçe Anlamları

Zammı Sureler-Tüm Namaz Sureleri ve Türkçe Anlamları (Arapça Sesli Okuma Var)

Namaz Sureleri Video İzle

Tüm Namaz Surelerini Mp3 Formatında Dinlemek ve İndirmek İçin Tıklayınız

Toplam Okunma: 10.407 (Önbellek Kullanılıyor) | Son Görüntülenme: 21.08.2017

Bu Kategori Altında Yayınlanmıştır: Namaz Duaları

Fatiha Suresi ve Türkçe Anlamı | Oku Dinle Sesli İndir

Çarşamba, Temmuz 7, 2010 13:23 12 Yorum
Fatiha Suresi ve Türkçe Anlamı | Oku Dinle Sesli İndir
Fatiha Suresi ve Türkçe Anlamı | Oku Dinle Sesli İndir 4.3/5 (87%) 176 Oy

FATİHA SURESİ VE TÜRKÇE MEALİ

(Mekke’de inmiştir. 7 Ayettir)

arapça fatiha suresi
Fatiha Suresini Sesli Dinlemek ve İndirmek İçin Tıklayınız (Mp3)

Abdurrahman Sadien’den Tek Nefeste Fatiha Suresi Dinle İzle (Tıklayınız)

FATİHA SURESİ ARAPÇA OKUNUŞU;

Fatiha-ı Şerifi En Güzel Okuyanlar (Tıkla Video İzle)

Bismillahirrahmanirrahim

Elhamdulillâhi Rabbil âlemin Errahmânirrahîm Mâliki yev middîn İyyâke na’budu Ve iyyake nestaînu İhdinessirât el mustekime sirâtellezîne en amte Aleyhim ğayrilma’dubi aleyhim ve Leeddâllîne

FATİHA SURESİ TÜRKÇE ANLAMI;

Rahman Rahim Allah’ın adıyla
1-2-3 Hamd, Alemlerin Rabbi, Rahman, Rahim ve Din gününün maliki olan Allah’adır.
4 Biz yalnızca Sana ibadet eder ve yalnızca Sen’den yardım dileriz.
5-6 Bizi dosdoğru yola ilet, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna, gazaba uğrayanların ve sapıklarınkine değil.

DETAYLI MÂNÂSI;

Hamd (övmek, övülmek); O, âlemlerin Rabbi, O Rahmân, Rahîm, O, âhiret gününün mâliki Allâh’ın (hakkı) dır. O’na mahsustur. İlâhi! Yalnız Sana ibâdet ve kulluk ederiz, sade Sen’den yardım dileriz. Bizi doğru yola hidâyet eyle. Kendilerine bol bol nîmet verdiğin bahtiyarların yoluna, ki onlar ne azıp sapmış, ne de gazabına uğramışlardır. (Duâmızı kabul eyle Allâh’ım!)

Tefsir – Bu sûre yedi âyettir. Kur’ân bununla başlar. Buna “Fâtiha, El-Hamdü’li’llâh” sûresi denir. Beş vakit namazın her rek’atında bu sûreyi okumak vâciptir. Bu bakımdan her namaz kılan müslüman, bu sûreyi günde kırk kere, hiç değilse on yedi kere okuyacak demektir. (1) Bu sûre, bize Allâh’ı sıfatlarıyla bildiriyor. Allâh’a nasıl îman ve ibâdet etmek lâzım geldiğini tâlim ediyor. Bizi dünya ve âhiret saâdetine götürecek yolu gösteriyor.

Şimdi bu âyetlerin mânâlarını kısaca îzah edelim:

“El-Hamdü; hamd” övmek demektir. Allâh bütün kemâl sıfatları kendisinde toplanmış, eksik sıfatlardan ârî, her varlığın yaratıcısı olan Vâcibü’l-vücûd’dur.

Rabb, burada Allâh’ın sıfatıdır, yaratıklarını terbiye eden, besleyip büyüten, istediği gibi kalıptan kalıba geçiren, onlara yap, yapma diye tekliflerde bulunan, bazan sevindiren, bazan korkutan ve yavaş yavaş yetiştirip kemâle erdiren… Kısaca: Terbiyenin bütün lâzımlarına mâlik olan en kuvvetli ve en mükemmel bir mürebbî demektir.

Âlemîn = Âlemler; canlı cansız, gördüğümüz ve görmediğimiz bütün varlık âlemi demektir.

Rahmân, burada Allâh’ın ikinci sıfatı olup pek merhametli, sonsuz ve umûmî rahmet sahibi demektir.

Başka bir deyişle Rahmân; her mevcuda yaradılışının icab ettirdiği gayeye göre bir takım kabiliyetler veren, şahsının ve nev’inin yaşaması için gereken her şeyi hepsine birden -bunların isteyip istemediğine, çalışıp çalışmadığına, îmanlı veya îmansız olduğuna bakmayarak- vermiş olan ezelî, geniş, sonsuz rahmet sahibi demektir.

Binâenaleyh, Rahmân olması bakımından, Allâh’ın rahmeti o kadar geniş ve umûmîdir ki, hiç bir mevcut onun dışında kalamaz. Âlemde her şeyin ilk olarak varlığı da, varlığın bekâsı da yalnız Allah iledir. Her şeye varlık veren ve varlığını devam ettirecek nice nice nîmetler bağışlayan O’dur. Bunları verirken canlıyı cansızdan, îmanlıyı îmansızdan ayırt etmemiştir. Yarattığı her mevcuda, yaşaması için gereken şeyleri daha önceden vermiştir. Çünkü Allah, Rahmân sıfatiyle muttasıftır. Rahmân, O’nun Esmâ-i Hüsnâ’sındandır.

Rahîm; çok merhamet edici demektir. Bu da, Allâh’ın üçüncü sıfatıdır. Bu da çok merhametli mânâsına ise de bu, daha husûsî bir mahiyettedir. Allâh’ın Rahîm sıfatiyle muttasıf olmasından şunu anlıyoruz ki: Akıl ve iradeye, iyiyi kötüden seçmek kudretine malik olarak yaratmış olduğu insanlara, Allâh’ın sonraki nîmetleri bir değildir ve bir olmayacaktır. Allâh’ın bu nimetlerine kavuşmak için her şeyden evvel, insanın iradesini sarfederek çalışması, Allâh’ın gösterdiği yoldan yürümesi şarttır. Herkes kazancına bağlıdır. Amma Allâh isterse onun bir amelini bin bir mükâfât ile de karşılar. Bu da Rahîm sıfatının muktezâsıdır.

Mâliki yevmi’d-dîn = Allâh, Din günü’nün Mâliki’dir. Bu da Sûre-i celîlede Allâh’ın dördüncü sıfatıdır. Din günü, cezâ ve mükâfatın tahakkuk edeceği son gün, yani âhiret günü demektir.

Fâtiha’nın başında “Öğmek, öğülmek yalnız Allâh’a mahsustur” denildikten sonra, Allâh’ın bu dört sıfatının böylece arka arkaya getirilmesi, en yüksek saygı ile tâzimin, en ciddî bir öğmenin neden dolayı Allâh’a has olduğunun hikmet ve mânâsını da açıkça göstermektedir. Şimdi mânâ şu demek olur: “En yüksek hürmet ve tâzim, öğmek ve öğülmek yalnız Allâh’ın hakkıdır. Çünkü O, Rabbû’l-âlemîndir. Çünkü O, Rahmân’dır, Rahîm’dir. Çünkü O, Din Günü’nün Mâliki’dir.”

“Din Günü’nün Mâliki’dir = Mâliki yevmi’d-dîn” âyet-i celîlesi şunu da haber veriyor ki: Allâhu Teâlâ insanın yaptığı her iyi işi mutlaka âhirette mükâfatlandırır; fakat günâh işleyenlere de isterse adı ile muamele ederek cezâ verir, ister lûtfiyle muamele ederek cezâlandırmaz. Çünkü Allah mutlak Mâlik ve Hâkim’dir, kendisine karşı işlenen bir günahı affetmek hususunda adâlet kaydiyle bağlı değildir.

İşte Fâtiha’nın ilk kısmında Allâh’ın: “Rabb, Rahman, Rahîm, Din Günü’nün Mâliki” olduğu böylece haber verildikten sonra böyle bir Allâh karşısında kulun ne yolda hareket etmesi gerektiği de şöyle tâlim olunuyor:

İyyâke na’büdü ve iyyâke nestaîn = İlâhî! Yalnız Sana ibadet ve kulluk ederiz, ancak Sen’den yardım isteriz. Bizi doğru yola, nîmetine eren, azıp sapmamış ve gazabına uğramamış olan o bahtiyarların yoluna hidayet et, o yolda götür.”

Fâtiha’nın bu âyeti, insana tam bir istiklâl ve hürriyet rûhu telkin etmektedir. Demek ki: Hakikî bir mü’min, yalnız Allâh’ına ibadet edecek, yalnız O’ndan yardım isteyecek, başka hiç bir kimsenin kulu kölesi olmayacaktır. İnsanın, kendisi gibi insanlara kulluk etmesi, kendi gibi bir insanı putlaştırması, onlardan merhamet dilenmesi insanlık asâletine yakışmayan bir zillettir. Fâtiha’nın bu âyeti bunu en beliğ, en veciz bir ifade ile telkîn etmektedir.

Bu âyetlerin tertibi de dikkate değer: “Allâh’ım! Yalnız Sana ibâdet ederiz, ancak Sen’den yardım isteriz” denilmekle Allâh’tan yardım istemenin evvelâ irâdesini sarfederek Allâh’a ubûdiyet ve kulluğunu yaptıktan sonra olabileceği anlatılmış oluyor. Demek ki, Allâh’ın nîmetlerinden tamâmiyle faydalanabilmek, O’nun gösterdiği yolda yürümekle olabilecektir. “Yâ Rabb! Yalnız Sana ibâdet ve kulluk eder ve yalnız Sen’den yardım isteriz” demekle evvelâ O’nun yolunda yürüyerek çalışacağımıza söz vermiş ve bu çalışmamızda yardım istemiş oluyoruz.

“İhdina’s-sırâta’l-müstakîm = Yâ Rab! Bizi doğru yola hidâyet et, ilet.”

Bu âyetle bundan sonraki âyet, Allâh’tan isteyeceğimiz yardımın ne olduğunu ve ne için yardım istediğimizi beyan ediyor, açıklıyor. Bunlardan anlaşılıyor ki: “Allâh’tan istenilecek en büyük yardım, Allâh’ın nîmetlerine eren mes’ut kimselerin yürüdükleri dümdüz ve dosdoğru yolu bize buldurmasıdır”. Bize o yolu göstermesi ve o yoldan yürütmesidir. Allâh’ın birliğine ve O’ndan başka ibâdete lâyık bir İlâh olmadığına inanmış olan bir mü’min Allâh’tan daîma kendisini bu doğru yola hidayet etmesini isteyecektir. Çünkü Allâh’ın nîmetlerinden dünya ve âhiret saâdetinden kıymetli ve daha yüksek bir şey yoktur. Bunlar da ancak bu doğru yolda yürümekle elde edilebilecektir. Bu doğru yolun Kur’ân, İslâm ve Peygamber’in gösterdiği yol olduğu söylenmiştir.

Görülüyor ki, bu âyetler bizi hayat yoluna irşad ediyor, Allâh’ın nîmetlerine nasıl erişebileceğimizi anlatıyor. İlim, san’at, irfan, medeniyet ve servet, bunlardan hepsi, bu dünyada insanların can attıkları nîmetlerdendir ve işte bütün bunlar, Allâh’ın gösterdiği doğru yoldan hiç sapmadan yürümekle elde edilebilecektir; bu âyetlerden anlaşılan hakikat budur. Şimdi Fâtiha Sûresi’nin genişçe bir meâlini, mânâsını verelim:

“Öğmek, öğülmek, en yüksek saygı ve tâzim, yalnız Allâh’ın hakkıdır. O’na mahsustur. O Allah ki, görünen ve görünmeyen, bilinen ve bilinmeyen, canlı ve cansız bütün varlık âlemini yoktan var ederek terbiye eden, yavaş yavaş yükselten, besleyip büyüten ve böylece her şeyi kemâline eriştiren mutlak kudret sâhibidir.

O Allâh ki, Rahmân’dır; çok merhametlidir. Yarattıklarının hepsine şahsını ve nev’ini muhafaza edecek her türlü kabiliyetleri, varlığını devam ettirebilmek için muhtaç olduğu her şeyi evvelâ hepsine müsâvî olarak vermiştir. Bunları verirken akıllıyı akılsızdan, îmanlıyı îmansızdan, çalışanı çalışmayandan ayırt etmemiştir. Her bir mevcut, istemeden ve kendi çalışması olmadan hayat nîmetine ve o nîmeti devam ettirecek diğer vasıtalara başvurmuştur.

O Allâh ki, Rahîm’dir; akıl ve irade ile başkalarından üstün kıldığı insanlara, sonraki ve hele âhiret nîmetlerini herkesin çalışmasına, kazancına, îman ve ameline bağlamıştır.

O Allah ki, dünyada hayır yolunu tutanları âhirette hayır ile mükâfatlandırmak; buyruklarına aykırı olarak şer yolunu tutanları da cezalandırmak kudretine sahiptir; âhirette herkesi, dünyadaki ameline göre cezâlandırmaktan âciz değildir. Kendisine karşı gelmiş olanların günahlarını affetmek de elindedir. İşte Allâh, böyle bir Allâh’tır.

Ey bu sıfatlarla muttasıf olan Allâh’ım! Sen birsin; yalnız Sana ibâdet ve kulluk ederiz ve işlerimizde ancak Sen’den yardım isteriz. Bizi doğru yola, nîmetine eren, azıp sapmamış ve böylelikle Sen’in gazabını üzerine çekmemiş olan o bahtiyar ve mes’ut insanların yoluna hidâyet et, o yola ilet, o yoldan yürüt. (Duâmızı kabul eyle Allâh’ım!)”

Toplam Okunma: 9.676 (Önbellek Kullanılıyor) | Son Görüntülenme: 21.08.2017

Bu Kategori Altında Yayınlanmıştır: Namaz Duaları

RABBENA ATİNA-RABBENAFİRLİ DUALARI-Okunuşu Anlamları

Salı, Temmuz 6, 2010 18:41 112 Yorum
RABBENA ATİNA-RABBENAFİRLİ DUALARI-Okunuşu Anlamları 4.4/5 (89%) 707 Oy

NAMAZDA İKEN OKUNACAK DUALAR

RABBENA ATİNA ve RABBENAFİRLİ DUALARI

Rabbenâ âtina…

Rabbena atina duası arapça

http://www.sanalalemci.com/ses/RabbenaAtina.mp3

OKUNUŞU

Rabbenâ âtina fid’dünyâ haseneten ve fil’âhireti haseneten ve kınâ azâbennâr. Birahmetike yâ Erhamerrahimîn

ANLAMI

Allah’ım! Bize dünyada iyilik ve güzellik, ahirette de iyilik, güzellik ver. Bizi ateş azabından koru.

Rabbenâğfirlî…


Arapça Rabbena firli duası oku

http://www.sanalalemci.com/ses/Rabbenafirli.mp3

OKUNUŞU

Rabbenâğfirlî ve li-vâlideyye ve lil-Mü’minîne yevme yekumü’l hisâb.

ANLAMI

Ey bizim Rabbimiz! Beni, anamı ve babamı ve bütün mü’minleri hesap gününde (herkesin sorguya çekileceği günde) bağışla.
Rabbena Atina Namaz Duası Video;


Rabbenağfirli Namaz Duası Video;

RABBENA VE NAMAZ DUALARINI SESLİ OLARAK İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Toplam Okunma: 78.282 (Önbellek Kullanılıyor) | Son Görüntülenme: 21.08.2017

Bu Kategori Altında Yayınlanmıştır: Namaz Duaları

KUNUT DUALARI-Okunuşu ve Anlamı

Salı, Temmuz 6, 2010 18:29 2 Yorum
KUNUT DUALARI-Okunuşu ve Anlamı 4.3/5 (86%) 193 Oy

NAMAZDA İKEN OKUNACAK DUALAR

KUNUT DUALARI ve ANLAMLARI

Kunut Duaları ve Sesli Okunuşları

Allâhümme innâ nesteînüke – Allâhümme iyya kenağbudu (İndirmek İçin Tıklayınız)

OKUNUŞU
Allâhümme innâ nesteînüke ve nestağfirüke ve nestehdîk. Ve nü’minü bike ve netûbü ileyk. Ve netevekkelü aleyke ve nüsnî aleykel-hayra küllehû neşkürüke ve lâ nekfürüke ve nahleu ve netrükü men yefcürük.

ANLAMI

Allahım! Senden yardım isteriz, günahlarımızı bağışlamanı isteriz, razı olduğun şeylere hidayet etmeni isteriz. Sana inanırız, sana tevbe ederiz. Sana güveniriz. Bize verdiğin bütün nimetleri bilerek seni hayır ile öğeriz. Sana şükrederiz. Hiçbir nimetini inkar etmez ve onları başkasından bilmeyiz. Nimetlerini inkar eden ve sana karşı geleni bırakırız.

Allâhümme iyyâke na’büdü…

OKUNUŞU

Allâhümme iyyâke na’büdü ve leke nüsallî ve nescüdü ve ileyke nes’â ve nahfidü nercû rahmeteke ve nahşâ azâbeke inne azâbeke bilküffâri mülhık.

ANLAMI

Allahım! Biz yalnız sana kulluk ederiz. Namazı yalnız senin için kılarız, ancak sana secde ederiz. Yalnız sana koşar ve sana yaklaştıracak şeyleri kazanmaya çalışırız. İbadetlerini sevinçle yaparız. Rahmetinin devamını ve çoğalmasını dileriz. Azabından korkarız, şüphesiz senin azabın kafirlere ve inançsızlara ulaşır.

Toplam Okunma: 9.976 (Önbellek Kullanılıyor) | Son Görüntülenme: 19.08.2017

Bu Kategori Altında Yayınlanmıştır: Namaz Duaları

ETTEHİYYÂTÜ DUASI-Okunuşu ve Anlamı

Salı, Temmuz 6, 2010 18:20 8 Yorum
ETTEHİYYÂTÜ DUASI-Okunuşu ve Anlamı 4.5/5 (90%) 469 Oy

NAMAZDA İKEN OKUNACAK DUALAR

ETTEHİYYÂTÜ DUASI ve ANLAMI



OKUNUŞU
Ettehiyyâtü lillâhi vessalevâtü vettayibât. Esselâmü aleyke eyyühen-Nebiyyü ve rahmetüllâhi ve berakâtüh, Esselâmü aleynâ ve alâ ibâdillâhis-Sâlihîn. Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve Rasûlüh.
ANLAMI
Dil ile, beden ve mal ile yapılan bütün ibadetler Allah’a dır. Ey Peygamber! Allah’ın selamı, rahmet ve bereketleri senin üzerine olsun. Selam bizim üzerimize ve Allah’ın bütün iyi kulları üzerine olsun. Şahitlik ederim ki, Allah’tan başka ilah yoktur. Yine şahitlik ederim ki, Muhammed, O’nun kulu ve Peygamberidir.

Ettehiyyatü Duası Sesli Okunuşu Video İzle;

Ettehiyyâtü (NAMAZ DUALARI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ)

Toplam Okunma: 17.791 (Önbellek Kullanılıyor) | Son Görüntülenme: 21.08.2017

Bu Kategori Altında Yayınlanmıştır: Namaz Duaları
  • Sayfa: 1 Son: 2
  • 1
  • 2
  • >