Kategori »Namaz Özel «

NAMAZ ÖZEL Kategorisindeki Konuların Tamamı;

NAMAZ DUALARI (tıklayınız)

Ramazan Ayında Teravih Namazı- Soru ve Cevaplar

2010 Kurban Bayramı Bayram Namazı Saatleri (Diyanet)

Mekke Ezanı Dinle (Video)

Ezan-ı Şerif hakkında sorular cevaplar önemli bilgiler..

Ezan-ı Şerif Okunuşu ve Türkçe Anlamını Öğren

Namaz Kılarken Okunacak Dualar-Zammı Sureler

Namaz Kılarken Okunacak Gerekli Dualar,Sureler ! (Mp3 Formatında)

Namaz İle İlgili Önemli Bilgiler..

Beş Vakit Namazın Kılınışını Öğren

Sabah Namazı Kılınışı Öğren (Videolu Anlatım)

Sabah Namazı Kılmak! Sabah Namazı Nasıl Kılınır?

Öğle Namazı Kılınışı Öğren (Videolu Anlatım)

Öğle Namazı Kılmak;Öğle Namazı Nasıl Kılınır?

İkindi Namazı Kılınışı Öğren (Videolu Anlatım)

İkindi Namazı Kılmak; İkindi Namazı Nasıl Kılınır?

Akşam Namazı Kılınışı Öğren (Videolu Anlatım)

Akşam Namazı Kılmak-Akşam Namazı Nasıl Kılınır?

Yatsı Namazı Kılınışı Öğren (Videolu Anlatım)

Yatsı Namazı Kılmak- Yatsı Namazı Nasıl Kılınır?

Online Çizgi Film: Namaz Öğreniyorum İzle (Video)

Namazın Sünnetleri Nelerdir?

Namazın Müstehabları Hakkında

Nafile Namazlar Hakkında Bilgiler..

Namazın Dışındaki Şartları Nelerdir

Namazın İçindeki Şartları Nelerdir

Cemaat İle Namaz Kılma Hakkında

İftitah Tekbiri ve Faziletleri Hakkında

Cemaatle Namaz-Saraya Yapılan Mescid

Namazdan Sonra Okunacak Dua

Yolculukta Namaz Hakkında

Kaza Namazı Hakkında

Ezan ve İkamet Hakkında

İskat ve Devir Hakkında

Neden Namaz Kılmalıyız? Namaz Kılmanın Önemi Hakkında Bilgiler

Müslümanım diyen bir insan neden Namaz kılmak istemez !!

Abdest Nasıl Alınır? Resimli Abdest Alınışı

Abdestin Anlamı ve Abdest Almanın Faziletleri

Sabah Namazına Nasıl Kalkılır?

Secdede iken ayaklar yukarı kalkarsa namaz bozulur mu?

Namaz da Otururken Parmak Kaldırma Konusu

Sehiv Secdesi Nedir? Sehiv Secdesi Neden Yapılır?

Namaz ve Tadili Erkan

Hadislerde Namaz

Cemaatin Fazileti Hakkında

Namaz Vakitleri Hakkında Bilgiler

Namaz Edebi Hakkında Bilgiler..

Kutuplarda Namaz Hakkında Bilgiler

Hasta Namazı Hakkında Bilgiler

Teravih Namazı ! Ramazan Ay’ı ve Teravih Namazı Hakkında

Nafile Namazlar !! Nafile Namaz Hakkında..

Cenaze Namazı Hakkında Bilinmesi Gerekenler !

Cenaze Namazı Nasıl Kılınır? (Videolu Anlatım)

Cuma Namazı Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Bayram Namaz’ı Nasıl Kılınır ? Bayram Namazı Kılmak

Kaza Namazı İle İlgili Bilgiler

Namâzın Kusûrsuz Olması..

Namaz İle İlgili Sorular ve Cevaplar !

Tüm Namaz Sureleri-Sesli-Açıklamalı

Bayanlar İçin Resimli 2 Rekat Namaz Kılınışı

Resimli Namaz Anlatımı ! Namaz Nasıl Kılınır? Namaz Kılınışı Gör

Namaz ve Karakter Gelişimi Hakkında
Namaz ve Sağlık Hakkında Bilgiler..

İmamlık ve Cemaat Hakkında !

Namazlara Ait Niyetler Hakkında

Namazın Esrarı !

Teravih Namazı Nedir?Nasıl Kılınır? Videolu Ve Yazılı Anlatım!

Namaz Tesbihatları ve Anlamlarını Öğren

Namaz ile ilgili ayetler ! Namaz Ayetleri..

Namaz İle İlgili ”Mini Sözlük”

Namaz Hakkında ! ”Ahmet Bin Zeyni Dahlan”

Ezan Duası ve Ezan Duasının Anlamı !

Tüm İllerin Günlük Namaz Vakitleri

Toplam Görüntülenme: 1252 Bugün Görüntülenme:1 Son Görüntülenme: 04 February 2012

Abdestin Anlamı, Sırları, Faziletleri

Bilindiği üzere abdest, namaz kılacak kişiler için Kuran-ı Kerim ayetiyle farz kılınmıştır (bk. Maide suresi, 6). Farz olan şeyleri yapmak ibadettir. İbadet ise insana sevap ve Allah’ın rızasını kazandırır.

Abdestte suyunu miktarı ölçüsünce harcamak gerekir. İsraf haramdır. Hadiste göl kenarında olsak bile öyle olmasını istiyor. Ama abdestin üzerine abdest almak övülmüş ve teşvik edilmiştir. Hadislerde bunun 10 sevapla ödüllendirileceği belirtildiği gibi nur üstüne nur olduğu da söylenmiştir.

Su, iki temel işleve sahiptir. İlki yağmur (rahmet) olmasıdır. Susuzluk bir içgüdü olarak insanın iç dünyasına yerleştirilmiştir. Su olmazsa insan yaşayamaz. Su yağmur (kar) olunca temizlenir, içilecek kıvama gelir. Kâfirlere ve günahkârlara cehennemde su esirgenecek, su yerine onlar yaralarından akan cerahat, irin, kan, ter karışımı bir sıvı içeceklerdir. Suyun ikinci işlevi temizleyici olmasıdır. Görünüşteki kirler onunla temizlenmektedir. Ama suyun bu işlevleri abdestte farklı boyutta, yani manevi alanda benzer paralel işlevleri görmektedir. Burada suya su demek doğru değildir, su abdest suyu olmaktadır. Abdest suyunun ilk işlevi rahmete vesile olması, ikinci işlevi de manevi kirleri yani günahları temizlemesidir.

Abdest suyunun rahmeti ahrette tam olarak tecelli edecektir. Peygamberimiz (s.a.s) hadis-i şeriflerinde ahrette ümmetinin diğer ümmetlerinden ayıran bir fark olarak abdest azalarının nurlu olacağını beyan buyurmuşlardır. Bu abdest nuru, bu dünyada görülmemektedir. Namaz, zikir, Kuran-ı Kerim tilaveti vs. ibadetlerin nuru çok kısmi de olsa bu dünyada iken yüze ve ele yansırken, abdest suyunun nuru ahrette tecelli edecektir. Abdest nuru, ahrette insanların rahatlıkla algılayacakları bir tarzda görünecektir. Azalara suyun renksizliği gibi bir nur hoş bir letafet katacaktır. Yani azalara eşsiz bir güzellik verecektir. Ayrıca ahrette tecelli eden nur, ateşten kurtuluşun, cennete müstahak oluşun beratıdır. Müjdedir. İlahi bir tecellinin eseridir. İnsanların imrenerek bakacakları büyük bir nimettir.

Allah’ın ahretteki rahmeti mutlaka bu dünyada da vardır. Yani abdest alan kişilerin üzerinde tecelli eden bu rahmet, sadece ahrete özgü değildir, dünyaya ait tecellileri de barındırır. Bu abdestin sırları olarak gözlerden gizlenmiştir. Şu muhakkak ki özünde ateşi söndüren su, abdest suyu olduğu zaman da haset, kin, öfke ve şehvet ateşlerini söndürür. İnsanı şeytanın oyuncağı yapacak bu tür ateşlerini söndürür, insanın nefsini dizginlemesini sağlar. Günahlardan korur. Zaten insanlar da genellikle bu olumsuz duygular yüzünden günahlara batıyorlar. İnsanlıklarını yitirip hayvanlaşıyorlar. Cehennemi hak ediyorlar. Ayrıca hadisler abdestli iken kulun bela ve musibetlerden korunacağına da işaret etmişlerdir.

Abdest suyunun günahları döktüğü, temizlediği ise onlarca hadis-i şerifle ifade edilmiştir. Bunlardan birisi şudur: ‘Abdest alan kişi, ağaçların yapraklarının döküldüğü gibi, günahlardan temizlenir.’

Abdest Nasıl Alınır? Resimli Abdest Alınışı (Tıklayınız)

Demek ki, abdest suyu Allahın rahmetinin ve günahların bağışlayıcılığının somut bir nimetidir. Abdest suyunun ruhunda Allah’ın rahmeti ve günahları bağışlaması tecelli etmektedir. Abdest suyu, dinde soyut olarak ifade edilen rahmet ve günahları bağışlama kavramlarını insanların, özellikle nefsin anlayacağı bir tarzda somut olarak vermektedir.

Nefis için soyut kavramların, düşüncelerin bir değeri yoktur. Nefis yaşantıların dili ile konuşur, anlaşır. Onun için Allah (c.c.) ibadetleri birer yaşantı biçimi olarak bizlere sundu. Namaz, oruç, zekât, hac nefsin diline hitap eden somut yaşantıları gerektirir. Abdest suyu ise nefse Allah’ın rahmetini ve günahları bağışlayıcılığını somut bir dille hatırlatır. Nefsi ümitlendirir. Onun tövbe ederek Allah (c.c.) yoluna girmesini sağlar.

İnsanın abdest alma sırasında üç vakti vardır. Birincisi abdest almaya ihtiyaç duyduğu andır, ikincisi abdest alma sürecidir, üçüncüsü de abdestten sonraki zamandır. Bu üç zamanda da abdest için üzerimize düşen büyük işler, ödevler bulunmaktadır.

Kişinin abdest almaya ihtiyaç duyduğu an, az bir zaman değildir. Tuvalet ihtiyacının görüldüğü zamanı da ilave edersek bu koca koca dakikaları alır. Kişinin abdest suyuna yöneldiği bu an, en az iki üç dakikayı bulabilir. Bu sırada abdest suyuna, susayan bir insanın bakışı gibi bakmalıyız: Onda hem Allah’ın rahmetini hem de günahlarının affedildiğini düşünmeli ve bunun için O’nun rahmetine sığınarak günahlara tövbe ederek, estağfurullah diyerek ruhaniyetimizi abdeste hazırlamalıyız. Ruhumuzda bu duyguların susuzluğunu çok şiddetli bir biçimde hissetmeliyiz. Aslında her insan, Allah’ın rahmetine ve günahlarının affına karşı susamış durumdadır. Biraz bu yola motive olursa bunu kendisi de görecektir, anlayacaktır.

Şah-ı Nakşibendî Hazretleri (k.s) abdestin önemine binaen şöyle demiştir: ‘Kim abdestini murakabe (Allah karşısında olma duygusu) ile alırsa namazı da huşulu olur.’

Abdest sırasında okunacak güzel duaları bilmeyen kişiler, an azından asgari olarak abdestin başında niyetin yanında euzu ile besmeleyi unutmamalıdırlar. Çünkü besmelesiz işin sonunun kısır olduğu bir hadiste geçtiği gibi besmelesiz abdestin kabul olmadığı da başka bir hadiste ifade edilmektedir. Şafi mezhebindekiler tam yüzlerini yıkarken abdeste niyet ederler. Hanefi mezhebinde niyet sünnet iken Şafi mezhebinde farzdır. Bir Hanefi de bu yönü ile Şafi mezhebini taklit ederse, bu mecburiyetten değil de faziletten olduğu için, büyük sevap kazanır. Bu niyetten dolayı farz sevabı alır. Tabii Hanefilerde gerek euzu gerek besmele abdestin farzı değil sünnetleridir. Bundan başka abdest dualarını bilmeyen kişilerin abdest sırasında günahların affı için çokça dua etmeleri, çokça ‘tövbe Yarabbim, estağfurullah…’ demeleri çok yerinde olacaktır. Bu tür dua ve istiğfarlar abdest almanın ruhuna uygun düştüğü gibi hadislerde belirtilen günahların dökülmesi müjdesine de nail olmayı sağlayıcıdır. Yine imanı tazeleyen amentünün tam kolları yıkarken okunması bazı âlimlerce böyle abdest dualarını bilmeyen kişilere tavsiye edilmiştir. Yine abdest sırasında veya abdestten sonra kıble tarafına yönelerek şahadet kelimesini söylemenin büyük sevabı olduğu (iki rekât abdest namazı ile birlikte cenneti nasip edeceği) hadislerde geçmektedir. Abdest aldıktan sonra, biraz da olsa, su içmenin yetmiş derde şifa verdiği hadiste müjdelenmiştir. Tabii hadiste, abdest kabından artan sudan söz edilse de çağımızda pek çok kişi musluktan abdest almaktadır. Musluktaki su da sonuçta aynı vazifeyi görmüştür. Bu nedenle abdest aldıktan sonra musluk suyundan da aynı tecelliyi bekleyebiliriz. Tabii hadisin ruhuna uygun olarak bir kaptan abdest alıp da artan suyu içmek işi garantili yapmak gibi olur. Bizimkisi sadece kendimizin de tatbik ettiği bir yorumdur. Yani yanılma payımız da vardır, muhtemeldir. Ama Allah’ın (c.c.) rahmetinden ümit kesilmez. Allah (c.c.) kulunun zannına göredir. Allah (c.c.) kişinin niyetine bakar. Allah (c.c.) duaları kabul edicidir. Yine abdestten sonra Kadir suresini bir kere okumanın kişiyi şehitlerin bulunduğu makamda, iki kere okumanın sıddıkların bulunduğu makamda, üç kere okumanın da peygamberlerin bulunduğu makamda haşredilemesine vesile olacağı hadiste geçmektedir. Bu, Kadir gecesinin büyüklüğü gibi büyük bir müjdedir. İnsanların abdest dualarını ezberleyeceğine bu hadisin gereğini yapmalarını tavsiye ederim. Çünkü abdest duaları müstehap olarak görülse de hadislerle kaynağı da pek ispat edilememiştir. Abdest dualarını bilmek ve okumak tabii çok güzel ve tavsiye edilecek bir şeydir. Böyle kişiler haliyle abdest sonunda Kadir suresini de okuyabilirler. Ama abdest dualarını ezberlemek isteyenlerin bundan önce eğer bilmiyorlarsa Kadir suresini ezberlemeleri ve abdestten sonra okumaları daha yerindedir. Akıl ve mantık bunu gerektirir. Çünkü abdest sonrasında Kadir suresini okumak hadise dayandığı için sünnet olarak değerlendirilebileceği gibi bizzat bir sureyi okumak olduğu için ayrıca büyük bir sevap ve fazileti de barındırır. Bunu abdest duaları ile karşılaştırmak bile bir abestir. Tabii bunun insana nasip olması bir meseledir. Zira insan bu işi abdest aldıktan sonra unutmaktadır. Bunun abdest sonunda aklıma gelmesi için her çareye başvurdum. Senelerce nasip olmadı. Yani çok az nasip oluyordu. Çok üzülüyordum. Herhalde ısrarlı dualarım sonucunda şimdi tam sol ayağımı yıkarken yani abdest biterken birden aklıma gelmektedir. Allah herkese bu nimeti nasip eylesin. Amin.

Sürekli abdestli halde bulunmak, her şeyden önce peygamberimizin (s.a.s) bir sünnetidir. Peygamberimizin (s.a.s) savaşlarda ve seferlerde tuvalet ihtiyacını giderdikten sonra suyun bulunduğu yere gitmeden önce teyemmüm aldığı ashabı tarafından müşahede edilmiştir. O bir anını bile abdestsiz geçirmek istememiştir. Bu durumu merak eden ve soran sahabelerine abdest alacak mahalle varıncaya kadar ecelin gelebileceğini ve bu yüzden abdestsiz kalmak istemediğini belirtmiştir. Peygamberimizin (s.a.s) bu ahir zamanda bir sünnetini ayakta tutmanın ise yüz şehit sevabı kazandırdığı hadislerde ifade edilmiştir.
Teyemmüm Abdesti Nasıl Alınır? Resimli Teyemmüm Abdesti Alınışı (Tıklayınız)

Abdestli olmak insanın her yaptığı işi ibadete çevirir. Peygamberimiz (s.a.s) abdestli iken yenen yemeğin midede zikrettiğini ifade etmiştir. Güzel bir abdest alıp da besmele, güzel bir niyet ve dua ile (Allah’ım emrin gereği benim, çoluk çocuğumun rızkı için işime gidiyorum. Çalışmamı fazl u ikramınla ibadet hükmünde say… Amin.) insan evinden çıkıp işine gitmeye hazırlandığında her yapılan şey Allah’ın (c.c.) izni ile ibadet olur. İşindeki çalışmaları sevaba dönüşür, kazandığı para da sanki Allah yolunda harcanmış gibi olur.

Abdesti korumak, sürekli abdestli halde bulunmak kolay bir şey değildir. Her tuvalet ihtiyacını giderdikten sonra abdest almak nefse ağır gelir. Nefsin belini kırmak zordur. Alıştırmak için bayağı emek vermek, üzerine düşmek gerekir. Bunun için pek çok büyük zatlar, veliler az yiyip az içip veya gündüzlerini oruçla geçirip abdesti gün boyu muhafazaya önem vermişlerdir. Bu yüzden peygamberimiz (s.a.s) devamlı abdestli bulunmaya ancak kâmil müminlerin güç yitireceğini söylemişlerdir.

Ehli dünyanın hoşuma giden ve ibret aldığım bir tabiri vardır: Vakit, nakittir (paradır). Tabii ben bu sözü bu haliyle sevmiyorum. Şu biçime dönüştürdükten sonra bu söz hoşuma gidiyor: Vakit, sevaptır. Paralarını faize bankaya yatıran ehl-i dünyanın her geçen zamanı kesenelerine giren para olarak değerlendirmeleri bu sözü bir atasözüne çevirmiştir. İnsanlar da sözün aslını bilmeden yalan yanlış kullanmaktadırlar. Allah (c.c.) bu tür kötü sözlerden bizleri korusun. Hayat felsefesi yapmasın. Zaman, bu dünyaya ait bir kavramdır. Ehl-i dünya onun kıymetini parayla, ehl-i ukba sevapla, Allahın rızasıyla ölçer. Akıp giden zamanı sevaba dönüştürecek ibadetlerin en başlıcası abdesttir. Onun için Peygamberimiz Aleyhisselam, abdest oruç gibidir diye buyurmuştur. Nasıl oruçlunun uykusu bile ibadetse abdestli de abdestli kaldığı müddetçe ibadette sayılmaktadır. Abdestli olarak uyuyan kişi, uyku süresini ibadette geçirmiş gibidir. Peygamberimiz (s.a.s) abdestli olarak uyuyanların ins ve cin şeytanlarının şerrinden korunacakları gibi gündüzlerini oruçlu, gecelerini namazda geçirenlerin sevabına nail olacağını söylemişlerdir. Uykuda vefat ederlerse şehit olacaklarını beyan buyurmuşladır.

Tabii yatarak uyuyan kişinin abdesti uyandığında bozulur ve yeniden abdest alması gerekir.

Abdesti gün boyu korumak özel bir çaba ister. Ben bu yüzden yanımda gömleğimin cebinde küçük bir Kuran-ı Kerim’i hiç eksik etmem. Elbette bu Kuran-ı Kerim’i üzerimde taşımamın başka nedenleri de var. Ama bana sağladığı en büyük yarar, gün boyu abdestli kalmamı, tuvalet ihtiyacından hemen sonra abdest almamı sağlamasıdır. Nefsi bir yasakla terbiye etmedin mi nefis ibadetlerden kaçar, bahanelere sığınır. Ama onu bir ibadete mecbur kılınca bu sefer kendisini ona göre ayarlar. Siz bile bu duruma şaşar kalırsınız. Normalde evde küçük tuvaletim çok sık gelir. Ama dışarıya çıktığımda hem tuvalet sorunu bende çok uzun zaman görülmez hem de nerede, ne zaman abdestimi tazeleyeceğimi nefsim öyle bir ayarlar ki ben buna her zaman çok hayret etmişimdir.

Peygamberimiz (s.a.s) abdestli olarak vadesi yetenin ruhunu Azrail Aleyhisselam’ın şehit sıfatı ile alacağını beyan buyurmuştur. Çünkü abdest imana, tövbe ve istiğfara delil olduğu gibi o kişinin Allah’ın (c.c.) bir farzını, emrini üzerinde taşımaya, ayakta tutmaya gayret ettiğini de göstermektedir. Bu nefisle bir tür cihattır. İşin en büyük sırrı abdestin namazın bir şartı, yani bir nevi parçası olmasıdır. Namaz ise en büyük ibadettir. Çoğu zaman parça bütün hükmüne geçebilir. Bundan dolayı böyle büyük bir nimete yani şehitliğe insanı ulaştırabilmektedir. Kuşkusuz Allah (c.c.) kulun gönlünden geçenleri bilir ve çoğu zaman bunlar dua hükmüne geçer. Bir insanın abdesti muhafaza yönündeki gayreti, günün büyük kısmını abdestli olarak geçirmesi, abdestli olarak uyuması ona bu şehit olarak ölme nimetini nasip eyleyebilir. Bu yolda çaba kuldan olduktan sonra Allah (c.c.) kullarına karşı çok cömerttir, onlara mükâfat vermeyi çok sever. Hiç kimseyi mahrum bırakmaz. Beklediğinden de fazlasını verir. Allah (c.c.) haya sahibi olduğu için kulun hüsn-i zannını boşa çıkarmayı sevmez. Yeter ki insanlar sürekli çalacakları ibadet kapılarını bilsinler.

Allah (c.c.) bu dünyada bizleri abdest suyu ile temizlemeyi nasip eylesin. Yoksa kabirde toprakla temizlenmek, kabir azabını gerektirir. Günahlarımız ahrete de intikal ederse ateşle temizleniriz ki bu büyük bir azaptır. Allah (c.c.) göstermesin.

Allah (c.c.) daima abdestli bulunmayı ve onun faziletlerini bizlere ihsan eylesin. Bu yolla bizlere rızasını nasip eylesin. Amin.
Muhsin İyi

Toplam Görüntülenme: 40 Bugün Görüntülenme:1 Son Görüntülenme: 05 February 2012

Muaviye (Radiyallu Anh) Mugire İbni Şu’be (Radiyallu Anh)’a bir mektup göndererek : ” Resulallah (S.A.V.) in namazlardan sonra okuduğunu işittiğini bir duayı bana yaz ” dedi .

Mugire İbni Şu’be ( Radiyallu Anh ) ona şöyle yazdı : ” Ben Resulullah (S.A.V.) in namazlarından sonra şöyle dua ettiğini işittim :
1c505 Beş Vakit Namazdan Sonra Okunacak Dua
Allahu Teala’dan başka hiç bir ilah yoktur ; O tektir ; hiç bir ortağı yoktur ; mülk O’na aittir ; hamd O’na mahsustur ve O’na mahsustur ve O her şeye hakkıyla gücü yetendir . Ey allahım! Senin verdiğini verecek bir fert yoktur ve zengin kişinin zenginliği , sana karşı fayda vermeyecektir.

(Buhari 2/235 , Müslim , Mesacid , No:137/138 )

Toplam Görüntülenme: 42 Bugün Görüntülenme:0 Son Görüntülenme: 25 January 2012

Teravih Namazı İle İlgili Merak Ettikleriniz – Soru ve Cevaplar

Sual: Peygamberimiz teravihi 8 ve 12 rekat kılmıştır. 20 rekat nereden çıkarılıyor ki?
CEVAP
Peygamber efendimiz, teravihi, 8, 12 ve 20 rekat olarak da kılmıştır. İbni Abbas hazretleri bildiriyor ki, Resulullah, yatsıdan sonra, vitirden önce, 20 rekat namaz kıldıktan sonra, (Ramazanda 20 rekat teravih namazı kılanın, yirmi bin günahı affolur) buyurdu. (İbni Ebi Şeybe)
Teravihin yirmi rekat oluşu ve cemaatle kılınması hadis-i şerifle bildirilmiştir. Sünnet olduğu icma ile sabittir. (Merakıl-felah şerhi)

2011  Ramazan ÖZEL

Sual: Peygamberimiz teravihi 20 rekat olarak niye her zaman kılmamıştır?
CEVAP
Peygamber efendimiz, 3-4 gün teravihi cemaatle kıldırdı, daha sonra evden çıkmadı. Sebebi sorulunca, (Teravih namazının size farz olacağından korktuğum için evden çıkmadım) buyurdu. (Buhari)

Sual: Teravihin 20 rekat olduğuna inanmayan kâfir olur mu?
CEVAP
Hayır kâfir olmaz. Fakat Teravihin yirmi rekat olduğuna inanmayanın bid’at ehli olduğu (Nur-ül-izah) şerhinde de yazılıdır.

Sual: Peygamberimiz teravihi 8 rekat kılmış, Hazret-i Ömer kendiliğinden 20 ye çıkarmıştır. Onun sözü ile sünnet meydana gelir mi hiç?
CEVAP
İmam-ı a’zam hazretleri, (Teravih namazı sünnet-i müekkededir. Hazret-i Ömer, teravihin 20 rekat olarak cemaatle kılınmasını kendiliğinden ortaya çıkarmadı. O, elindeki sağlam esasa, yani Resulullahın sünnetine dayanarak emretti) buyuruyor. (El-İhtiyar)

Peygamber efendimiz, teravihi hiç kılmasa bile hulefa-i raşidinin kılması, sünnet olması için kâfidir. Hadis-i şerifte, (Sünnetime ve hulefa-i raşidinin sünnetine sımsıkı sarılın!) buyuruldu. (Buhari)

Sual: Teravihi camide kılmak şart mıdır, herkes evinde kılamaz mı?
CEVAP
Teravihin cemaatle kılınması sünnet-i kifayedir. Yani bir mahallede cemaatle kılınınca, diğerleri evde kılsa, sünnet ifa edilmiş olur. (Nimet-i İslam)

Erkeklerin camide cemaatle namaz kılmalarının, evde kıldıkları namazdan 27 derece daha fazla sevap olduğu, kadınların ise, evde namaz kılmalarının, camide namaz kılmalarından daha çok sevap olduğu hadis-i şeriflerle bildirilmiştir.

Sual: Teravihi on rekatta bir selam vererek kılmak caiz midir?
CEVAP
Teravih namazı iki veya dört rekatta bir selam vererek kılınır. Fakat iki rekatta bir selam vermek daha iyidir. Teravih namazını on rekatta bir selam vererek iki selamla bitirmek caiz, fakat mekruhtur. Şafii’de ise hiç sahih olmaz.

Sual: Teravih namazının vakti ne zamandır?
CEVAP
Teravih, vitirden önce kılınır. Vitirden sonra da kılmak caizdir.

Sual: Teravihi kılamazsak kazası gerekir mi?
CEVAP
Kılınamayan teravih namazının kazası gerekmez.

Teravihi yalnız kılmak
Sual:
Yatsıyı cemaatle kılan, teravihi yalnız, vitri de cemaatle kılabilir mi?
CEVAP
Kılabilir, hatta teravihi kılmasa da, farzı kılmış olduğu imama uyarak vitri kılabilir. İmamla birlikte yatsının farzı kılınsa, sonra imam gitse, cemaatten biri imam olup teravihi ve vitri kıldırsa sahih olur. Birkaç kişi camiye girince, yatsının farzının kılınmış olduğunu görseler, biri imam olup yatsının farzını kıldırsa ve teravih kıldıran imama uysalar, vitri de bu imamla kılsalar sahih olur.

Bir özrü sebebiyle camiye gidemeyen, teravihi evde yalnız başına kılabilir. Hanımı, annesi ve kızıyla da cemaat yapıp kılabilir, fakat imamın itikadı düzgünse ve sünnete de uygun kıldırıyorsa, erkekler camiye gitmelidir.

Sual: Bir özrü sebebiyle camiye gidemeyen kimse, teravihi evde hanımı, annesi ve kızı ile de cemaat yapıp kılabilir mi?
CEVAP
Evet kılabilir.

Sual: Bazı imamlar tadil-i erkâna riayet etmeyerek teravihi hızlı kıldırıyor. Böyle kıldırmaları sahih oluyor mu?
CEVAP
Hanefi’de tadil-i erkân vaciptir. Vaciplerinden biri kasten terk edilerek kılınan namazı tekrar kılmak vaciptir. Unutularak vacib terk edilirse, secde-i sehv gerekir. Tadil-i erkân Şafii’deyse farzdır. Farz terk edilince namaz hiç sahih olmaz. Teravih de olsa, sahih olmayacak kadar hızlı kılmak caiz olmaz.

Sual:
Yatsı namazını kıldıktan sonra vitri kılıp, gece sahura kalkınca da teravihi kılmak caiz mi? Yani herhangi bir sebeple vitri teravihten önce kılmakta mahzur var mı?
CEVAP
Teravih, vitirden önce kılınır. Vitirden sonra da kılmak caizdir.

Sual: Teravihte her dört rekat kılındıktan sonra neler okunur?
CEVAP
Dört rekat kılacak kadar oturulup, salevat-ı şerife veya tesbih veya Kur’an okumak sünnettir. İki rekat arasında oturulmaz. Bazı yerlerde “sallû alâ Muhammed” deniyor. Bu ifade, (Muhammed aleyhisselama salevat getirin) demektir. Böyle söylemeyip, (Allahümme salli alâ Muhammed) demeli Elbette daha uzun olanlarını söylemek daha iyidir.

Sual: Teravihte koro halinde okunan salevat-ı şerifler caiz mi?
CEVAP
Evet.

Sual: Şafii mezhebindeyim. Bizim mezhebimize göre, kazası olan kimsenin vaktin sünnetlerini, teravih ve vitir gibi sünnet namazları kılması haram oluyor. Hanefiler teravih kılarken, biz imama uyup kaza kılabilir miyiz?
CEVAP
Şafii mezhebinde sünnet kılana da uyup kaza kılmak mümkündür. İmam dört rekatta bir selam veriyorsa, ilk kazaya kalmış öğle veya ikindi veya yatsının farzına niyet edip kaza kılmak mümkündür. İmam iki rekatta bir selam veriyorsa, hep sabah namazının farzını kaza etmesi daha kolay olur. Hanefi’de ise kaza kılan, teravih kıldıran imama uyamaz.

Sual: Kadın imamın, kadınlara teravih kıldırması sahih midir?
CEVAP
Kadının kadınlara imam olması tahrimen mekruhtur. Tahrimen mekruh, harama yakın demektir. Mekruh olan namaz sahih olursa da kabul olmaz, yani sevap verilmez. (Redd-ül Muhtar)

Şafii’de kadının kadına imam olması caizdir. Maliki’de ise sahih değildir. (Tenvir, Mizan)

Sual: Teravih namazını kılarken mesbuk olunur mu? Dört rekatta bir selam verilirken, ikinci dört rekatın dördüncü rekatına yetişen teravihi nasıl tamamlar?
CEVAP
Teravih kılarken mesbuk olunur. Dördüncü rekatına yetişirse, hemen durmamalı, imamın bitirmesini beklemelidir. Baştan başlamalıdır. Dördüncü rekatına yetişince kalkıp üç rekat daha kılması gerekir. Sonra, ikinci dört rekata da yetişemez, hep böyle gider. Yani teravih bitene kadar hep mesbuk olur. Eğer ilk dörde hiç uymazsa, mesbuk olmaz, kalan dört rekatı vitirden sonra kılar.

Sual: Teravihte (4 rekatta selam verirken) namaz surelerini sırayla okurken, Kuleuzülerden sonra Elemtera ve Liilafi okunur mu?
CEVAP
Okumamalı.

Sual:
Ramazanda cemaatle teravih kılan kimse kazaya kalmış namazlarına niyet etse caiz olur mu?
CEVAP
Caiz olmaz.

Sual: Ramazanda Şafii imam, Hanefilere teravih ve vitir kıldırabilir mi?
CEVAP
Evet kıldırabilir. Şafii’de teravih namazında iki rekatta bir selam verilir. Hanefi’de ise, iki rekatta bir selam vermek daha efdaldir. Bu bakımdan teravih kılarken Şafii imama uymakta hiçbir mahzur yoktur.

Sual: Vitir kılarken iki rekatta bir selam veren Şafii imama uymak caiz midir?
CEVAP
Şafiilerin üç rekat kılıp selam vermeleri de caizdir. Şafii imam, iki rekatın sonunda selam verirse, Hanefiler uyamaz. Fakat aynen Hanefi gibi üç kılarsa, Hanefilerin ona uymalarında mahzur yoktur. (T. Kulub, Redd-ül Muhtar)

Sual: Yatsının farzını cemaatle kılan beş on kişinin, başka bir mescide gidip, teravih kıldıran imama uyması caiz mi?
CEVAP
Evet.

Sual:
Teravih namazını belirli rekatta kılmak şart mı? Mesela 20 rekat süresince bazen 4 rekat bazen de 2 rekat kılıp selam verme durumu olur mu?
CEVAP
Evet bazen dört ve bazen iki rekatta bir selam vermek de caizdir.

Sual:
Kaza borcu olan kimsenin cemaatle kılınan teravih namazında teravih namazına mı yoksa kazaya kalan namazlarına mı niyet etmesi gerekir?
CEVAP
Cemaatle kılınan teravih namazında kazaya niyet edilmez. Cemaatle sadece aynı namazlar kaza edilir. Herkesin kazası ayrıdır.

Sual:
Mescide geldiğinde teravih namazı kılınıyorsa o kimse yatsının ilk sünnetini ve yatsının farzını kıldıktan sonra mı teravih için cemaate uyması gerekir? Yoksa hemen mi cemaate uyması gerekir? Cemaate uyduğunda eksik kalan rekatları nasıl tamamlamalı?
CEVAP
Yatsının farzını bir kenarda kılar. Sonra cemaate uyar. Yetiştiremediklerini vitirden sonra kendi başına kılar.

Sual:
Farz borcumuz olduğu için teravih yerine kaza namazı kılınca, teravih de kılınmış olur mu?
CEVAP
Gece bir günlük kaza kılınınca teravih de kılınmış olur, ama kaza kılarken teravihe de niyet edilirse niyet sevabına da kavuşulmuş olur.

Sual:
Kazaya da niyet ederek teravih namazını evde birkaç kişi ile cemaatle kılmak caiz mi?
CEVAP
Kaza namazı, aynı namazlar olmadığı için cemaatle kılınmaz. Hepsi aynı kazayı yapsa olur.

Sual:
Cemaat ile teravihe katılan ama kaza namazı kılan bir kimse, teravih namazının aralarında kamet getirmeye vakit bulamaz. Kametsiz kılmak uygun olur mu?
CEVAP
Teravih kılınırken kazaya niyet edilmez. Evde kaza namazı kılmalıdır. Kazayı kılarken teravihe de niyet edilir.

Sual:
Teravihe ilk başlarken, imamın ikişer ikişer mi yoksa dörder mi kıldıracağını bilmiyoruz. İki mi, yoksa dört rekat olarak mı niyet edeceğiz?
CEVAP
Sadece teravihe niyet edilir, imam kaç kıldırırsa kıldırsın, fark etmez.

Sual: Evde teravih yerine kaza kılarken aralarda teravih dualarını okusak olur mu?
CEVAP
Evet iyi olur.

Sual: Teravih kılarken en başta niyet etsek diğerlerinde niyet etmesek olur mu?
CEVAP
Olur.

Sual:
Oruç tutamayanın da teravih kılması gerekir mi?
CEVAP
Evet gerekir.

Sual: Teravih namazını kazaya niyet ederek kılarken, toplam 20 rekat olması gerekir mi? Yani diyelim iki günlük kaza kılamaz mıyız? Teravih namazı sevabı alabilmek için niyet nasıl olmalıdır?
CEVAP
Bir günlük kaza namazı kılarken teravihe de niyet edilirse hem kaza hem de teravih kılınmış olur. İki günlük kaza kılınırsa daha iyidir. Kaza namazı ne kadar çok kılınırsa sevabı o kadar çok olur.

Sual:
İmam ve cemaat de kazaya niyet ederek, evde cemaatle teravih kılabilir mi?
CEVAP
Aynı namazlar kazaya kalmışsa olur. Fakat bunu denk getirmek çok zordur. Onun için ayrı ayrı kılmak gerekir.

Sual:
Şafii’de teravih namazında rekatlar kaçar kaçar kılınır?
CEVAP
İkişer ikişer kılınır.

Sual:
Kaza borcu olmayan, evde yalnız başına kılarken teravihe mi yoksa kazaya mı niyetlenmelidir?
CEVAP
İkisine de niyetlenmesi iyi olur.

Sual:
Kaza borcu olan teravih kılabilir mi? Şafii’de de aynı mıdır?
CEVAP
Kaza borcu varsa teravih kılamaz. Evet, Şafii’de de aynıdır.

Sual: 10 senelik kaza namazı borcum var. Teravih namazı kılabilir miyim?
CEVAP
Kazası olan nafile namaz ve sünnet kılamaz. Teravih namazı da sünnettir. Onun yerine kaza kılmak gerekir. Kaza namazını kılarken teravihe de niyet edilir.

Sual:
Teravih namazı 20 rekat olmasına rağmen bazıları daha az kılınsa veya hiç kılınmasa da olur diyorlar. Bu doğru mu?
CEVAP
Sünnet olanı 20 rekattır. Az kılan az sevab kazanır. Tam kılan çok sevab kazanır. Hiç kılınmasa büyük sevabdan mahrum kalınır. Çünkü hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Ramazanda inanarak ve sevabını umarak teravih namazı kılanın günahları affolur.) [Nesai]

Sual:
Teravih kılmayan, yatsıyı kıldığı imamla vitri kılabilir mi?
CEVAP
Evet kılabilir. İmam da teravih kılmasa, yine yatsı ile vitri cemaatle kıldırabilir.

Sual:
Vitri kılarken Kunut duası, Ramazanda açıktan mı okunur?
CEVAP
Kunut duası her zaman gizli okunur.

Sual: Teravih namazına kalkarken ve teravih bitince hangi dualar okunur?
CEVAP
Teravih namazına kalkarken okunacak dua:

ARAPÇA YAZILIŞI ;
054 Teravih Namazı İle İlgili Soru ve Cevaplar
TÜRKÇE YAZILIŞI;
Sübhane zil mülki vel melekût. Sübhane zil izzeti vel azameti vel celali vel cemali vel ceberût. Sübhanel melikil mevcûd. Sübhanel melikil ma’bûd. Sübhanel melikil hayyillezi la yenamü ve la yemût. Sübbûhun kuddûsün Rabbüna ve Rabbül melaiketi verrûh. Merhaben, merhaben, merhaba ya şehre Ramezan. Merhaben, merhaben merhaba ya şehrel-bereketi vel gufran. Merhaben, merhaben, merhaba ya şehret-tesbihi vet-tehlili vez-zikri ve tilavet-il Kur’an. Evvelühû, ahiruhû, zahiruhû, batınühû ya men la ilahe illa hû.

Not:
Ramazanın onbeşinden sonra, merhaben, merhaben… yerine elveda, elveda… denir

Teravih bitince okunacak dua:
Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala Âli seyyidina Muhammed. Biadedi külli dain ve devain ve barik ve sellim aleyhi ve aleyhim kesira. Üç defa okunur ve üçüncüsünde (ve salli ve sellim ve barik aleyhi ve aleyhim kesiran kesira) denir. Ya Hannan, ya Mennan, ya Deyyan, ya Burhan. Ya Zel-fadlı vel-ihsan nercül-afve vel gufran. Vec’al-na min utekai şehri Ramezan bi hurmetil Kur’an.

Sual: Teravihte okunan duaların Türkçeleri nasıldır?
CEVAP
Sübhâne zil-mülki vel-melekût.
Görülen, görünmeyen, bilinen, bilinmeyen bütün mahlukatın sahibi olan [Rabbimiz] her türlü noksanlıktan uzaktır.

Sübhâne zil-ızzeti vel-azameti vel cemâli vel-celâli vel-ceberût.
İzzet, azamet, cemal, celal ve ceberut sıfatların sahibi olan [Rabbimiz] her türlü noksanlıktan uzaktır.

Sübhân-el melikil mevcûd. Sübhân-el melik-il ma’bûd.
Varlığı lazım olan her şeyin sahibi olan [Rabbimiz] her türlü noksanlıktan uzaktır. Her şeye gücü yeten mabudu her türlü eksikliklerden tenzih ederim.

Sübhân-el melikil hayy-illezî lâ yenâmü ve lâ yemût.
Her şeye gücü yeten, uyumayan ve ölmeyen devamlı hayat sahibini [Rabbimizi] tenzih ederim.

Sübbûhun, kuddûsun, Rabbünâ ve Rabb-ül melâiketi ver-rûh.
Bizim ve Meleklerin ve Cebrail’in rabbi, noksan sıfatlardan münezzeh ve kemal sıfatlarla muttasıftır.

Merhaba, merhaba, merhaba, ya şehre Ramazan.
Ramazan ayı hoş geldin, gelişine çok sevindik.

Merhaba, merhaba, merhaba ya şehr-el bereketi vel-gufrân.
Ey bereket bolluk ve mağfiret af ayı hoş geldin, hoş geldin.

Merhaba, merhaba, merhaba ya şehr-et tesbîhi vet-tehlîli vez-zikri ve tilâvet-il Kur’an.
Hoş geldin hoş geldin hoş geldin ey tesbih, tehlil, zikir ve Kur’an okuma ayı.

Evvelühû, âhiruhû, zâhiruhû, bâtınühû ya men lâ ilâhe illâ hû.
Kendisinden başka ibadete layık ilah bulunmayan rabbimiz, evveldir, ahirdir, batındır ve zahirdir

Allahümme salli alâ Muhammed.
Allah’ım Muhammed aleyhisselama salatü selam olsun.

Teravih aralarında, her dört rekatın sonunda okunacak salevat:
(Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammedin biadedi külli dâin ve devâin ve bârik ve sellim aleyhi ve aleyhim kesîrâ.)
Allah’ım, seyyidimiz Muhammed aleyhisselama, Onun yakınlarına bütün dert ve derman sayısınca çok salat, selam ve bereket ihsan eyle

Teravih namazı tamamlandıktan sonra okunacak dua:
Ya hannân, ya mennân, ya deyyân, ya bürhân,
Ey merhameti acıması çok olan, ey ihsanı, nimeti bol olan, ey insanları hesaba çeken onları inanç ve amelleriyle mükafatlandıran, ey varlığını birliğini gösteren delilleri yaratan.

Ya zel-fadlı vel-ihsân, nerc-ül afve vel-gufrân,
Ey lütfu ve ihsanı bol olan [Rabbimiz], affını ve bağışlamanı dileriz.

Vec’al-nâ min utekâi şehr-i ramezan bi-hürmet-il Kur’an.
Kur’an-ı kerim hürmetine bizi Ramazan ayında ateşten [Cehennemden] azat edilenlerden eyle.

Kaza ve teravih
Sual:
Kaza namazı borcumuz yok. Buna rağmen, sünnetleri kılarken kaza namazına da niyet ediyoruz. Olur ya bir kaza namazımız varsa onun yerine geçer. Yoksa zaten, farz yanında bir namaz kılmakla sünneti işlemiş oluyoruz. Ayrıca sünnet kılmaya dediğimiz için sünnet sevabı da alıyoruz. Evde iken, vaktin sünnetlerinde olduğu gibi, kazası olmayan, akşam ve vitrin kazasını kılarken teravihe de niyet edebilir mi? Dört rekatlı farzların üçüncü ve dördüncü rekatında zammı sure okuması gerekir mi?
CEVAP
Kazası olmayan vaktin sünnetlerinde olduğu gibi, akşam ve vitrin kazasını kılarken teravihe de niyet edebilir. Dört rekatlı farzların üçüncü ve dördüncü rekatında zammı sure okuması gerekmez, okusa da mahzuru olmaz. Kaza namazı borcu olmayan kimseler, iki kişi bile olsalar muhakkak cemaatle teravih kılmalıdır. Herhangi bir sebeple Camiye gidemeyen ve cemaat de bulamayan, o zaman kaza kılarken teravihe niyet edebilir.

Şafiilerin teravih kılmaması
Sual: Şâfiî mezhebindeki bazı kimseler, (Kaza borcumuz var, kazası olan kimse sünnet olan teravihi kılamaz) diyerek teravih kılmıyorlar. Yatsının farzını kıldıktan sonra hemen çıkıp, kahvede oyun oynayarak dedikoduya sebep oluyorlar. Kazası olan Şafiiler teravih kılamaz mı?
CEVAP
Kazası olan Şâfiî, sünnet ve nafile kılamaz, ama kazası varsa, kahvede oyun oynamak yerine kazasını kılması farzdır. Şâfiî’de farz kılan, sünnet kılana da uyabilir. Yani teravih kıldıran imama uyarak kaza kılabilirler. Böylece teravihi de kılmış olurlar. Hanefi’de böyle kılmak caiz değildir.

Teravihte birinci oturuş
Sual: Teravih namazında birinci oturuş farz olduğuna göre, teravih namazını dört rekâtta bir selam vererek kılarken, imam oturmayı unutup 3. rekâta kalksa, hemen oturmayı da bilemese veya unutsa, sonunda secde-i sehv yapsa, namaz sahih olur mu?
CEVAP
Evet, sahih olur. Teravih de, nafile namazdır. Nafile namazlarda, her iki rekatta bir oturmak farzdır, fakat yanılarak ilk oturuşu terk ederse, secde-i sehv yaparak namazına devam etmesi, istihsanen caiz görülmüştür. (Hulasa)

İstihsan, müctehid âlimlerin, açık olan hükmü değil de, insanların işine yarayan faydalı yönünü bulup çıkarmayı esas aldığı ictihad şeklidir.

Kaynak; dinimizislam.com

Toplam Görüntülenme: 84 Bugün Görüntülenme:1 Son Görüntülenme: 04 February 2012

İşrak Namazı, İşrak,Kerahet, İstiva ve İsfirar Vakitleri Hakkında Bilgiler..

İŞRÂK VAKTİ NEDİR?

Güneşin doğmaya başlamasından işrâk vaktine kadar her türlü namazı kılmak tahrîmen (harama yakın) mekrûhtur. (Dâmâd)

Ramazân bayramı ve Kurban bayramının birinci günlerinde, güneş doğduktan ve farz olsun, nâfile olsun namaz kılmak mekruh olan vakit çıktıktan sonra, yâni işrâk vaktinde, iki rek’at bayram namazı kılmak, erkeklere vâcibdir. (İbn-i Âbidîn)
sozluk.ihya.org/dini-terimler/israk-vakti

İŞRAK kelimesinin Türkçe karşılığı; Güneş doğmak. Işıklandırmak. Parlatmak. * Güneşlik yere dahil olmak. * Mc: Kalbe mânaların doğması.

osmanlicasozluk.net

İŞRÂK VAKTİ NEDİR?

Güneş doğduktan sonra, ufuk hattından 50 yükselmesinden itibaren başlayan zamana işrak vakti denir. Halk arasında güneşin bir mızrak boyu yükselmesi şeklinde tabir olunan bu vakte dahve-i suğrâ da denmektedir. Güneşin doğmasından işrak vaktine kadar farz ve nafile hiçbir namazın kılınması caiz değildir. İşrak vaktiyle birlikte, her türlü namazın kılınması helâl olur. Bayram namazlarının kılınma vakti de bu zamandır. (İ.P.)
islamseli.com
İŞRAK NAMAZI

İşrak, güneşin doğuşundan ufukta bir veya iki mızrak boyu yükselinceye kadar geçen zamandır. Güneşin ufukta görünüşte bir mızrak yükselmesi astronomicilere göre beş derece yükselmesi demektir. Ebû Hanîfe’ye göre bu süre içinde namaz kılmak mekruhtur.

İşrak namazı, sabah namazından sonra güneş doğup, kerahet vakti çıktıktan sonra iki veya dört rekat olarak kılman nafile bir namazdır.

Diğer nafile namazlar gibi işrak namazı kılanlar, bu namazı kuşluk namazından ayrı olarak ve ondan önce kılarlar. Aslında işrak namazı kılındığı sırada kuşluk namazının vakti de girmiş bulunmaktadır.

Hz. Peygamber’in güneş doğup, kerâhet vakti çıktıktan sonra “Duhâ namazı”, sıcak şiddetlenince de “Evvâbîn namazı” kıldığına dair çeşitli hadisler vardır (bk. Duhâ namazı ve Evvâbîn namazı mad.). Ancak Hz. Peygamber, devrinde öğleden önce bu namazların dışında “işrâk namazı” adı ile bir namaz kılındığına dair bir bilgiye rastlanmamıştır.
fikih.ihya.org/islam-fikhi/israk-namazi
İŞRAK, İSTİVA ve İSFİRAR VAKİTLERİ

Soru;
İşrak, istiva ve isfirar vakitleri hakkında ve kaynakları hakkında bilgi verebilir misiniz?

Cevap
Değerli kardeşimiz;

İşrak Vakti Nedir?

Güneşin bir mızrak boyu yükselmesidir.

Burada kasıt, güneş ışınlarının sarı renkten kurtulup beyaza dönmesidir. Güneş ışınlarının sararması ise, yine atmosferin ışığı kırma etkisiyle oluşmaktadır. Türkiye’de işrak vakti için 5 derece güneş dikey açısı kabul edilmiştir. Bu ana kadar namaz kılmak mekruhtur. Bayram namazları da bu andan itibaren kılınır.

İstiva Vakti Nedir?

Güneşin tepede bulunmasıdır.

Bu konuda iki farklı görüş mevcuttur. Birinci görüşe göre istiva vakti, zeval vaktini ve birkaç dakika öncesini kapsar. Yani namaz kılmanın mekruh olduğu toplam istiva süresi 5-10 dakikadır. İkinci görüşe göre ise istiva, imsak vaktinde başlayıp akşam vaktinde sona eren şer’î günün ortasıdır.

İsfirar Vakti Nedir?

Güneş ışınlarının sararmaya başlamasıdır.

İşrak vaktinin simetriğidir. Yani güneş dikey açısının 5 dereceye düştüğü an isfirar vakti olarak kabul edilir. Bu andan itibaren namaz kılmak mekruh olur.

Kerahet Vakitleri Hakkında Bilgi Verir misiniz?

Soru;

Bazı namazlar arasında kerahet vakitleri olduğu kaynaklarda ifade edilmekte. Kerahat vakti denilen vakit bir sonraki namazdan ne kadar zaman öncedir? Mesela akşam namazı ile ikindi namazında ki kerahat ne kadar zaman öncesine kadardır?

2: Hangi namazlar arasında kerahat vardır, hangi namazlar arasında kerahat vakti yoktur?

Cevap;
Değerli kardeşimiz;

Beş vakit vardır ki, onlara mekruh vakitler denir.

Birincisi: Güneşin doğmasından bir mızrak boyu (beş derece) ki, yükselişine kadar olan zamandır. Memleketimize göre güneşin doğuşundan sonra kırk ile elli dakika arasında bir zamandır.

İkincisi: Güneşin yükselip de tam tepeye geldiği zeval anının bulunduğu vakittir. Buda öğle namazından önceki 30-40 dakikalık bir zamandır.

Üçüncüsü: Güneşin sararmasından ve gözleri kamaştırmaz bir hale gelmesinden itibaren batışı zamanına kadar olan vakittir. Buda güneşin batmasından yani akşam namazından 45 dk. öncedir.

Dördüncüsü: Fecri Sadıkın doğmasından güneşin doğacağı zamana kadar olan vakittir.

Beşincisi: İkindi namazı kılındıktan sonra güneşin batmasına kadar olan vakittir.

İlk üç kerahet vaktinde ne kazaya kalmış farz namazlar, ne vitir gibi vacip olan namazlar, ne de önceden hazırlanmış bir cenaze namazı kılınabilir, nede evvelce okunmuş bir secde ayeti için tilavet secdesi yapılabilir. Bunlar yapılsa iadeleri gerekir.

Bu üç vakitte nafile namazda kılınmaz. Ancak kılınacak olsa kerahetle caiz olur ve iadesi gerekmez. Çünkü bu kerahet nafile namazların sıhhatli olmasına engel değildir. Bununla beraber bu vakitlerden birine rastlayan bir nafile namazı kerahet vaktinden sonra onu kaza etmek daha fizaletlidir.

Bu üç vakit ateşe tapanların ibadet zamanıdır. Onlara benzemekten kaçınmak, hak dine saygının gereğidir.

Diğer iki kerahet vaktinde ise nafile namaz kılmak mekruhtur. Farz ve vacip namaz mekruh değildir. Cenaze namazı ve tilavet secdesi de mekruh değildir. Bu iki vakitten birinde başlanmış olan bir nafile namazı, kerahetten kurtulması için bozulmuş olursa, sonradan onu kaza etmek gerekir.

Güneşin batışı halinde yalnız o günün ikindi namazı kılınabilir. Fakat diğer bir günün kazaya kalmış olan ikindi namazı kılınmaz. Çünkü kamil bir vakitte vacip olan bir ibadet, nakıs olan ( keraheti bulunan) bir vakitte kaza edilemez. Kerahet vakti ise ibadetlerin noksanlığına sebebdir.

Güneşin doğuşuna rastlayan her hangi bir namaz ise bozulmuş olur. Bunun için bir kimse daha ikindi namazını kılmakta iken güneş batsa namazı bozulmaz. Fakat sabah namazını kılmakta iken güneş doğsa, namazı bozulur. Çünkü birinci halde, yeni bir namaz vakti girmiş olur. İkinci halde ise, namaz vakti çıkmış; fakat yeni bir namaz vakti girmemiş olur.

Tam zeval anına rastlayan bir namaz farz veya vacip ise bozulur. Eğer nafile ise mekruh olmuş olur. Yalnız İmam Ebu Yusufa göre Cuma günü zeval vaktinde nafile namaz kılınması caizdir ve keraheti yoktur. Zeval vakti son bulup da güneş batıya doğru yönelmeye başlayınca artık ittifakla kerahet vakti çıkmış olur.

Kerahet vaktinde okunan bir secde ayetinden dolayı secde yapılabilir. Ancak kerahet vaktinden sonraya bırakmak daha faziletlidir. Yine kerahet vakitlerinden birinde hazırlanmış olan bir cenazenin namazı o vakitte kılınabilir. Öyleki faziletli olan bu namazı geciktirmeyip hemen kılmaktır. Çünkü cenazelerde acele etmek menduptur.

Güneşin batışından sonra daha akşam namazının farzını kılmadan nafile namaz kılmak mekruhtur. Çünkü akşam namazı geciktirilmiş olur. Oysa ki, akşam namazında acele etmekte fazilet vardır.

Cuma günü imam hutbeye çıktıktan sonra veya ikamet getirildikten sonra namaza başlamak mekruhtur.

İki bayram namazından önce ve bayram hutbeleri arasdında ve bu hutbelerden sonra bayram namazı kılınan yerde nafile namaz kılmak mekruh olduğu gibi, güneş tutulması, yağmur duası ve hac hutbeleri arasında da mekruhtur. Bu hutbeleri dinlemek lazımdır.

Mekruh olmayan bir vakitte başlanmış olan nafile bir namaz bozulmuş olsa, (bunu kaza etmek vacip olduğundan) ikindi namazından sonra güneşin batışına kadar ve fecrin doğuşundan sonra güneşin bit mızrak boyu yükselmesine kadar kaza edilmez, mekruhtur. Bununla beraber kaza edilse sahih olur. Diğer kerahet vakitleri de böyledir. Ancak başta sıralanan ilk üç kerahet vakti böyle değildir. Onların birinde kaza edilmesi sahih olmaz. Yeniden kaza edilmesi gerekir.

Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük İslam İlmihali

Selam ve dua ile…
sorularlaislamiyet.com
Bu konu 5 farklı siteden derlenmiş kaynakları belirtilmiştir.Değerli makale yazarlarına teşekkürler.Allah razı olsun..

Toplam Görüntülenme: 53 Bugün Görüntülenme:0 Son Görüntülenme: 05 February 2012


Free PageRank Checker

Zirve100 Site ekle
Zirve100 Site istatistikleri