Kandil Özel - SanalAlemci

SanalAlemci ‘Kandil Özel’ Kategorisi

Kadir Suresi Arapça (Sesli) ve Türkçe Okunuşu Meali (anlamı)

Cuma, Ağustos 26, 2011 10:34 6 Yorum
Kadir Suresi Arapça (Sesli) ve Türkçe Okunuşu Meali (anlamı)
Kadir Suresi Arapça (Sesli) ve Türkçe Okunuşu Meali (anlamı) 4.2/5 (83%) 40 Oy

Kadir suresi sesli Arapça okunuşu yazılışı Kadir suresi’nin anlamı Kadir suresi sesli dinle indir

Kadir gecesinden söz ettiği için bu adı almıştır Abese sûresinden sonra Mekke’de inmiştir 5 (beş) âyettir Sûrede, Kadir gecesinden, onun faziletinden, o gecede meleklerin yeryüzüne inişinden bahsedilir
Kadir suresi Arapça Yazılışı Sesli okunuşu ve Türkçe meali (anlamı)
Arapça Kadir suresi

Kadir Suresini Sesli İndirmek İçin Sağ Tıkla ”Hedefi Farklı Kaydet ya da ”Bağlantıyı Farklı Kaydet” [Download]

Kadir Suresini Bilgisayarınıza sesli olarak Bu Link’ten İndirebilirsiniz..

KADİR GECESİ HAKKINDA MERAK ETTİKLERİNİZ VE CEVAPLARI..TIKLAYINIZ

Türkçe Okunuşu
Bismillahirrahmanirrahiym

İnnâ enzelnâhü fî leyletil kadr (1) Ve mâ edrâke mâ leyletül kadr (2) Leyletül kadri hayrum min elfi şehr (3) Tenezzelül melâiketü ver rûhu fîhâ bi izni rabbihim min külli emr (4) Selâmün hiye hattâ matleıl fecr (5)

Türkçe Meali (Anlamı)
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla
1 — Doğrusu Biz, onu Kadr gecesinde indirdik
2 — Kadr gecesinin ne olduğunu bilir misin sen?
3 — Kadr gecesi; bin aydan daha hayırlıdır
4 — Melekler ve Rûh, o gece Rablarının izniyle her iş için iner de iner
5 — O, tanyeri ağarıncaya kadar bir selâmettir

Kadir Suresi, Arapçe ve Türkçe Okunuşu ve Türkçe Manası

القدر

بسم الله الرحمن الرحيم

Bismillâhirrahmânirrahîm

Rahmân ve rahîm olan Allah’ın adıyla

إِنَّا أَنزَلْنَاهُ فِي لَيْلَةِ الْقَدْرِ

1 İnnê enzelnâhü fî leyletilkadri

1 Doğrusu Biz, onu (Kurân’ı) Kadir gecesinde indirdik

وَمَا أَدْرَاكَ مَا لَيْلَةُ الْقَدْرِ

2Ve mê edrâke mê leyletülkadri

2 Kadr gecesinin ne olduğunu bilir misin sen?

لَيْلَةُ الْقَدْرِ خَيْرٌ مِّنْ أَلْفِ شَهْرٍ

3 Leyletülkadri hayrun min elfi şehrin

3 Kadr (Kadir) gecesi; bin aydan daha hayırlıdır

تَنَزَّلُ الْمَلَائِكَةُ وَالرُّوحُ فِيهَا بِإِذْنِ رَبِّهِم مِّن كُلِّ أَمْرٍ

4 Tenezzelülmelêiketü verrûhu fîhê biizni rabbihim min külli emrin

4 O gece Rab’lerinin izniyle Ruh ve melekler, her türlü iş için iner de iner

سَلَامٌ هِيَ حَتَّى مَطْلَعِ الْفَجْرِ

5 Selêmün hiye hattê matla’ıl fecri

5 Artık o gece bir esenliktir gider Tâ [ki] tan ağarana kadar..

KADİR SURESİ
(Sure No: 97 , Ayet sayısı: 5 , Mekke’de nazil olmuştur)

MEALİ :
Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla
1 Gerçek şu ki, biz onu kadir gecesinde indirdik
2 Kadir gecesinin ne olduğunu sana bildiren nedir?
3 Kadir gecesi, bin aydan daha hayırlıdır
4 Melekler ve ruh, onda Rablerinin izniyle her bir iş için inerler
5 Fecrin çıkışına kadar bir esenliktir (selamdır) o
TEFSİRİ:
1 Burada “enzelnâ hu” (O’nu nazil ettik) kullanılmıştır Bu cümlede Kur’an zikredilmemiştir Ama maksat Kur’an’dır Çünkü “inzal etmek” kendiliğinden Kur’an’a delalet etmektedir
Burada “Biz Kur’an’ı Kadir gecesi inzal ettik” buyurulmuştur Bakara suresinde de “Ramazan Ayı” ki insanlara yol gösterici, hidayeti, doğruyu ve yanlışı birbirinden ayırdetip açıklayıcı olarak Kur’an o ayda indirilmiştir” (Bakara 185) buyuruluyor Bundan da anlaşılıyor ki, Allah’ın meleğinin Rasulullah’a Hıra’da ilk defa vahiy getirdiği gece, Ramazan Ayı’nın bir gecesiydi Bu geceye mübarek gece denmiştir: “Biz onu mübarek bir gecede indirdik” (Duhan, 3)
2 “Kadir”, “takdir” (planlama, idare etme, değer ve makam) anlamındadır Yani bu gece, Allah’ın, takdiri uygulamak için meleklere emir verdiği gecedir Bunu Duhan suresindeki şu ayet teyid etmektedir: “O gece katımızdan her hikmetli emir sadır edilir” (Duhan 5) İmam Zuhrî diyor ki; “Kadir’in manası azamet ve şereftir” Yani o, çok azametli gecedir Bu manayı teyid eden ayet aynı surenin şu ayetidir: “Bin aydan hayırlıdır”

Bu gecenin hangi gece olduğu sorulabilir Ancak bu çok ihtilaflı bir konudur ve yaklaşık 40 görüş nakledilmiştir Ama ümmetin büyük alimlerinin çoğunluğu, Ramazan ayının son on gecesinin tek gecelerinden biri olarak açıklamışlardır
Hz Aişe (ra) Rasulullah’tan şöyle rivayet etmiştir: Kadir gecesini Ramazan’ın son on gecesinin tek gecelerinde arayın (Buharî, Müslim, Ahmed, Tirmizî) Hz Aişe ve Abdullah b Ömer’den şöyle rivayet edilmiştir: Rasulullah hayatı boyunca Ramazan Ayı’nın son on gününde itikafa girmiştir
3 Ayetin kelimeleri şöyle değildir: “Kadir Gecesi’nde amel etmek bin ayda amel etmekten hayırlıdır” Ayette şöyle denilmiştir: “Kadir Gecesi bin aydan hayırlıdır” Buradaki bin aydan murad, 83 sene gibi ifadeler değildir Araplarda büyük bir sayı anlatılmak istendiğinde “bin” kelimesi kullanılırdı Bu nedenle ayetin anlamı “bu bir gece içinde o kadar büyük iyilik ve hayır yapılmıştır ki insanlık tarihinde uzun bir zamanda bile bu kadar hayırlı iş yapılmamıştır”

4 “Ruh” dan kasıt, Cebrail’dir Fazilet ve şerefi dolayısıyla onun zikri diğer meleklerden ayrı olarak, yapılmıştır O kendi kendine gelmez Allah’ın izni ile gelir “Her emir”den kasıt, Duhan suresi 5 ayetteki “emr-i hakim” (hikmete dayanan iş) tir

5 Akşamdan sabaha kadar bütün gece hayırlıdır ve her türlü şerden de korunmuştur

(Kaynak : Tefhim’ül-Kur’an / Mevdudi , Ramazan 26, 260908)

Kabe İmamından Kadir Suresi Sesli Okunuşu Dinle (Video)

Toplam Okunma: 1.340 (Önbellek Kullanılıyor) | Son Görüntülenme: 13.01.2020

Bu Kategori Altında Yayınlanmıştır: Kandil Özel, Ramazan Özel

Bu Gece Kadir Gecesi – 26 Ağustos 2011 Cuma

Cuma, Ağustos 26, 2011 9:15 1 Yorum
Bu Gece Kadir Gecesi – 26 Ağustos 2011 Cuma 5/5 (100%) 3 Oy
Bu Gece Mübarek Kadir Gecesi (26-08-2011- Cuma)

26 Ağustos 2011 Kadir Gecesi anlam ve önemi..Kadir gecesi nedir, Kadir gecesi hangi gündür, Kadir Gecesinin faziletleri nelerdir? Kadir Gecesinin kesin tarihi belli midir, Kadir gecesi dua ve ibadetler hakkında genel bilgilere buradan ulaşabileceksiniz. Lütfen yazının devamını inceleyiniz..



KADİR SURESİ ARAPÇA VE TÜRKÇE YAZILIŞI SESLİ OKUNUŞU VE MANASI.. TIKLAYINIZ

Kur’an-ı Kerim, Kadir Gecesinde Yani Bu Ayda İndirildi.

Kadir Gecesi Duâsı

Resulullah s.a.v., Hz. Ayşe’ye, “Kadir gecesine tesadüf edersem nasıl duâ edeyim?” sorusu üzerine şu duâyı tavsiye etmişlerdir:
Allahümme inneke afüvvün tühibbül afve fağfu anni

Manası;

Allah’ım Sen affedicisin af etmeyi seversin benide affet

(3 kere söylenmesi tavsiye olunur )

Gelişiyle birlikte oluşturduğu mânâ iklimiyle gönül dünyamızı ma’mur eden, iç âlemimizi zenginleştiren Kadir gecesi, kâinatın anlamını getiren gecedir.

Kadir gecesi yaratılış bilgisinin ders kitabı ve bütün kainatın ve varoluşun özeti olan Kur’an’ın indirildiği gecedir. Kadir Gecesi, bin aydan daha hayırlıdır. Bunun bir değil, birden fazla hikmeti vardır.

Birincisi: Kur’an-ı Kerim’in indirilmesi.

İkincisi: Rahmete ve mağfirete vesile olan bir gecedir.

Üçüncüsü: Bu gecede yeryüzüne o kadar çok melek iner ki, adeta yeryüzü dar bir mekan haline gelir.

Kadir gecesi, Kur’an’ın övdüğü, esenlik ve güvenliğin her tarafa yayıldığı, sema kapılarının açıldığı, dua ve tövbelerin kabul edildiği kutlu bir gecedir.

Değeri Kur’an’a dayanan bu gecenin değerlendirilmesi, ancak Kur’an’a yönelmekle, onun eşsiz mesajını anlamak ve onun mana ikliminde yol almakla, mümkün olacaktır.

Çünkü Kur’an, insanlığın ufkunda bir ışık gibi yanan ve her dönemde insanların yollarını, kalplerini ve gönüllerini aydınlatmaya devam eden bir meşaledir.

Kur’an insanlığı aydınlatmaya başladığı günden beri ışığından hiç bir şey kaybetmemiş, onun taşıdığı değer ve anlamlar, getirdiği ahlâk ve erdem ilkeleri hep taze ve yeni olarak kalmıştır.

Ondört asırdan beri okunan Kur’an, aklın ve gönlün şifa kaynağı, ilim ve irfan menbaıdır.

Kur’an, anlaşılmak ve insanlığa rehber olmak için gönderilmiştir.

Bu itibarla sadece okumayı öğrenmekle ve okumakla yetinilmeyip içeriğinin de bilinmesi, Kuran’ın ne anlattığının kavranılması, hatta onun kendi hayatımıza da yansıtılması gerekir.

Diğer kutlu zamanlar gibi Kadir gecesi de, hayatımızın çok hızlı seyreden akışı içinde geçmişimizi değerlendirerek gafletle geçen günlerimizi sorgulama, unutarak ve bilmeyerek işlediğimiz hatalara tövbe edip af ve bağışlanma dileme zamanıdır.

Mükâfatların sınırsız olarak verildiği bu gece, kalplerimizin, duygu ve davranışlarımızın her türlü kötülükten arınması, iyi ve güzel davranışlarımızın çoğalıp kötü davranışlarımızın azalması, dinimiz hakkında sağlıklı ve doğru bilgimizin artması, aramızdaki sevgi ve bağışlamanın hepimizi kucaklaması için yeni adımlar atma imkanıdır.

Tövbe, günahla kirlenen ruhumuzu yıkamanın ve yeniden dirilişin ifadesi, dua ise yalnızlaşan insanın sınırsız ve sonsuz kudret sahibi olan Allah’a yakarışı ve ona sığınışıdır.

Hz. Peygamberin ifadesiyle dua, rahmet kapılarının anahtarı, ibadetin özüdür.

Allah Resulü, faziletine inanarak ve sevabını da yalnız Allah’tan bekleyerek bu geceyi güzel amellerle geçirenlerin geçmiş günahlarının bağışlanacağı müjdesini vermiştir.

Bu gece, melekler yeryüzüne inerler. Müslümanların aralarına girerler, haneleri ziyaret ederler.Ancak,içerisinde günahların işlendiği,Allah’ın anılmadığı evlere girmezler.

Melekler, girdikleri evlerde, hem Allah’ı takdis, tesbih ve tehlil ederek zikrederler. Hemde mü’minlerin yararına sabaha kadar istiğfar ederler.

Recep ayı ile başlayan, şaban ayı ile artarak devam eden sevap yükselmesi, Ramazan ayında en üst dereceye ulaşır, Kadir gecesinde ise, kendini önceden iyi hazırlamış olan mü’minin tümüyle affına bile vesile olabilir.

Hatta denebilirki, üç ayların başında niyetini düzeltip, artık ihmal edemiyeceği tam bir İslami hayata başlayan insan, muhtemeldir ki, kadir gecesinde tam bir ilahi affa nail olur, bayramda da hayatına yeni bir beyaz sayfa açabilir.

Bu mumkün olabilir mi? Hiç tereddüt etmeyin olur.

Neden olur? Çünkü Rabbimiz kulunun cehennemde azap görmesinden değil, cennette mutlu yaşamasından memnun oluyor. Bunun içinde sebepler hazırlıyor. Bağzı mekanları, zamanları diğerlerinden üstün kılıyor ki, insanlar birazcık kendilerine çeki düzen versinler, yeni bir hamle ve teşebbüsle tekrar dini hayatlarında aşk, şevk kazanıp ilerlemeye başlasınlar. Yağni cennete girmeye layık hale gelsinler….

Onun için mübarek üç aylarda, içten gelen samimi tevbe ve istiğfarlarla, daha fazla oruç tutulur, daha fazla namazlar kılınır ve ramazan ayında bunlara ilaveten fidre,zekat ve sadakalar verilir,ve tümüyle günahlardan kurtulma azim ve gayretine girilir.

Cenab-ı Hakk’ın rahmet kapılarını açarak kullarını affı mağfiretle rahmetine gark etmek için vesile kıldığı, bu mübarek ay, gün ve gecelerde fırsatı ganimet bilerek, “Benden isteyiniz ki vereyim’’ vadi sübhanisine icabet edelim.

Bu gece, ibadet ve taat ile, istiğfar ile, peygamberimize salavat getirmekle, kur’an okumakla, dua ve niyazla meşkul olalım.

İnanalımk ki, biz samimi olursak ALLAH bizim isteklerimizi ihsan buyuracak ve bizleri bağışlıyacaktır. Çünkü bu gece mü’minler için bir kurtuluş ve arınma gecesidir.

Sakın ola ki, dünyanın gel geç nimetleri bizleri ebedi saadet cennetlerinden alıkoymasın.

İlahi nimetlerle beslenen varlığımızı günahların zehirli dişlerine parçalatmayalım.

İman ve ameli saliha sermayemizi şeytanlara kaptrmaktan sakınalım.Alah’ın kapısını kulluk niyazlarımızla çalalım.

İslamiyet kadar büyük nimet yok kıymetini bilelim. Mühim olan bu nimetin farkına varıp, zevkini tadabilmektir.

Bu din yaşarsak bizim dinimiz olur. Sahip çıkmazsak onu yaşamazsak o din bizim dinimiz değildir….

Rasulüllah efendimiz, bu gece şu şekilde dua etmemizi tavsiye etmiştir:“Allahım! Şüphesiz sen affedicisin, affı seversin. Beni affet”

Pek çok hayır ve bereketi bünyesinde barındıran, manevî haz ve vecdin doruğa ulaştığı bu mübarek gece de, Yüce Allah’ın bizlere bilgi, anlayış ve ihlâs vermesi, ve bizi affetmesi için dua edelim.

İhtiyaç içerisinde ve zor şartlar altında yaşamını sürdürmek zorunda kalan insanlarımızın maddi ve manevi yardımlarına koşarak sıkıntılarını paylaşmaya, acılarına ortak olmaya çalışalım.

Bu duygu ve düşüncelerle hepinizin Kadir gecesini tebrik ediyor ve bu gecenin, insanlığın barış, huzur ve saadetine, bütün müminlerin de affına vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum.


Sual: Kadir gecesinin önemi nedir?
CEVAP
Ramazan-ı şerif ayı içinde bulunan en kıymetli gecedir. Bazı âlimlere göre Mevlid gecesinden sonra en kıymetli gecedir. Kadir Gecesi, bu ümmete mahsustur. Başka peygamberlere böyle faziletli bir gece verilmemiştir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Allahü teâlâ, Kadir gecesini ümmetime hediye etti, başka ümmete vermedi.) [Deylemi]

Resulullah’a, kendisinden önceki insanların ömürlerinin ne kadar olduğu bildirilince, kendi ümmetinin ömürlerini kısa buldu, uzun ömürlü olan diğerlerinin işledikleri salih amelleri işleyemezler diye düşününce, Allahü teâlâ Ona bin aydan hayırlı olan Kadir gecesini ihsan etti. Allahü teâlâ, (Kadir gecesi senin ve ümmetinindir) buyurup Habibini ferahlandırdı. (İ. Malik)

Resulullah efendimiz, (Benî İsrail peygamberlerinden 80 yıl hep ibadet eden oldu) buyurunca, Eshab-ı kiram hayret etti. Cebrail aleyhisselam gelip, (Ya Resulallah, ümmetin o peygamberlerin, [diğer işlerin dışında] 80 yıl hep ibadet etmesine şaşıyorlar. Allah sana ondan iyisini verdi) diyerek, (Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır) mealindeki âyeti okudu. (Rıyad-ün-nasıhin)

Baliğ olarak 50 yıl yaşayan kimse, 50 tane Kadir gecesi geçirir. Bir gece, 80 yıl değerinde olunca, 50×80=4000 yıl eder. 4 bin yıl ibadet etmiş gibi sevaba kavuşur. Kadir gecesi hakkındaki hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Dört gecenin gündüzü de gecesi gibi faziletlidir. Allahü teâlâ, o günlerde dua edenin isteğini geri çevirmez, onları mağfiret eder ve onlar bu günlerde bol ihsana nail olurlar. Bunlar, Kadir gecesi, Arefe gecesi, Berat gecesi, Cuma gecesi ve günleri.) [Deylemi]

(Sevabını Allah’tan umarak, Kadir gecesini ihya edenin geçmiş günahları affolur.) [Buhari, Müslim]

(Kadir gecesinde, bir kere Kadir suresini okumak, başka zamanda Kur’an-ı kerimi hatim etmekten daha sevabdır. Kadir gecesinde bir Sübhanallah, bir Elhamdülillah, bir La ilahe illallah söylemek 700 bin tesbih, tahmid ve tehlilden kıymetlidir. Bu gece koyun sağımı müddeti kadar [az bir zaman] namaz kılmak, ibadet etmek, bir ay bütün geceleri sabaha kadar ibadet etmekten daha kıymetlidir.) [Tefsir-i Mugni]

(Kadir gecesi üç defa “La ilahe illallah” söyleyen müslümanın, birincisinde bütün günahları bağışlanır. İkincisinde Cehennemden kurtulur, üçüncüsünde Cennete girer.) [Tefsir-i Mugni]

Ramazan ayının 27. gecesi
Sual: Kadir gecesinin 27. gece olduğu kesin midir?
CEVAP
Hayır, kesin değildir. Kadir gecesi Ramazan ayı içindedir. Kadir gecesinin hangi gece olduğu, kesin olarak belli değildir. Âlimlerimiz, (Allahü teâlâ, rızasını taatte, gazabını günahlarda, orta namazı beş vakit namazda, evliyasını halk arasında, Kadir gecesini Ramazan ayı içinde gizlemiştir) buyuruyorlar.

O halde Allahü teâlânın rızasına kavuşmak için, hiçbir iyiliği küçük görmemeli! Gazabı günahlar içinde saklı olduğu için, hiçbir günahı küçük görmemeli; orta namazı kaçırmamak için, beş vakit namazı vaktinde kılmalı; evliya halk arasında gizli olduğu için herkese iyi muamele etmeli. Her geleni Hızır, her geceyi Kadir bilmelidir.

Ramazan-ı şerif ayının 27. gecesini ihya etmek çok sevabdır. Birkaç hadis-i şerif meali şöyledir:
(Kadir gecesini ramazanın son on gününde arayın!) [Müslim]

(Kadir gecesini, ramazanın son on gününün 21, 23, 25, 27 ve 29 gibi tek gecelerinde veya ramazanın son gecesinde arayın! Sevabını umarak Kadir gecesini ibadetle geçirenin günahları affolur.) [İ. Ahmed]

(Kadir gecesi ramazan’ın 27. gecesidir.) [Ebu Davud]

İmam-ı a’zam hazretleri, Kadir gecesinin, ramazanın 27. gecesine çok isabet ettiğini bildirmiştir. (Kadir gecesine rastlamış olan bir geceyi ihya eden, Kadir gecesini ihya etmiş gibi sevab kazanır) hadis-i şerifini düşünerek, sık sık vaki olan 27. gece ihya edilirse, o gece Kadir gecesi olmasa bile, büyük sevaba kavuşulur. Kadir gecesini soran bir zata, Peygamber efendimiz, (Bu yıl Kadir gecesi ramazanın ilk gecesiydi, geçti. 27. geceyi ihya et! Ramazanın 27. gecesini ihya edene, vücudundaki kıllar sayısınca, hac, umre, şehid ve gazi sevabı verilir) buyurdu. Başka birisine de, (Bu yıl Kadir gecesi geçti, fakat Ramazanın 27. gecesini ihya et! Kadir gecesi sevabına kavuşursun. Şefaatten nasipsiz kalmazsın) buyurdu. Hazret-i Âişe validemize de, (13. geceydi, geçti. Kadir gecesini kaçırdıysan, 27. geceye kavuşursun. O geceyi ihya edersen, ahiret yolculuğu için, azık olarak, o geceki ibadet sana yeter) buyurdu. Hazret-i Âişe validemiz de, (Resulullah, ramazanın son on gününde çok ibadet ederdi) buyuruyor. [V. Necat]

Mübarek vakitlerde, günahlardan titizlikle uzak durmalı, taatları, ibadetleri ve her çeşit hayratı artırmalıdır. Zira Allahü teâlâ, tarafından sevilen kimse, faziletli vakitlerde faziletli amellerle meşgul olur. Buğzettiği kul ise; faziletli vakitlerde kötü işlerle meşgul olur. Kötü işlerle meşgul olanın bu hareketi azabının daha şiddetli olmasına ve Allahü teâlânın, ona daha çok buğzetmesine sebep olur. Çünkü o, böyle yapmakla vaktin bereketinden mahrum kalmış ve onun hürmet ve şerefini çiğnemiş olur.

Bu geceyi ihya için ilim öğrenmeli, mesela ilmihal okumalı, kaza namazı kılmalı, Kur’an-ı kerim okumalı, dua, tevbe etmeli, sadaka vermeli, Müslümanları sevindirmeli, bunların sevaplarını ölü diri bütün müminlere göndermeli! Kadir gecesini ihya edenin, Ramazan orucunu tutanın, haccı kabul olanın, bütün günahları affolursa da, namaz, oruç ve kul borçları ödenmiş olmaz. Bunları kaza ederek, ödeyerek borçtan kurtulmak gerekir.

Resulullah efendimiz, Kadir gecesinde, (Allahümme inneke afüvvün kerimün tühıbbül afve fa’fü anni) duasını okumayı bildirmiştir. (Ya Rabbi, sen affedicisin, kerimsin, affı seversin, beni de affeyle) demektir.
Bin aydan faziletli, ne kadar kadri yüce!
Sayısız günahkâr kul, affa uğrar bu gece.

Sual: Kadir gecesinde bir günlük kaza namazı kılanın bin aylık kaza namazı borcunun ödeneceği söyleniyor. Hiç namaz kılmayıp sadece Ramazanda her gece bir günlük kaza kılan Kadir gecesini bulur. Bin aylık [83 yıllık] namaz borcu ödenmiş olur mu?
CEVAP
Mirac gecesinde yüz rekat nafile namaz kılanın bütün namaz borçlarının ödeneceği de söylendi. Muteber kitaplardan nakledilmezse, böyle büyük hatalara düşülür. Hadis-i şerifte de buyuruldu ki:
(Kabul olan hac, geçmiş günahları yok eder.) [Beyheki]

Kadir gecesini ihya edenin, Ramazan orucunu tutanın, haccı kabul olanın, bütün günahları affolursa da, namaz, oruç ve kul borçları ödenmiş olmaz. Bunları kaza ederek, ödeyerek borçtan kurtulmak lazımdır. (Hadika)

Günahların affolması için Ehl-i sünnet itikadına sahip olmak, bid’at işlememek lazımdır. Bu geceyi ihya için kaza namazı kılmalı, Kur’an-ı kerim okumalı, dua, tevbe etmeli, sadaka vermeli, müslümanları sevindirmeli, bunların sevaplarını ölü diri bütün müslümanlara göndermelidir!

Sual: Kadir gecesinin alametleri nelerdir? Özellikle Kadir gecesine rastlamak için Ramazanın gecelerini nasıl değerlendirmeli?
CEVAP
Ramazanın her gecesini Kadir gecesi bilerek hareket edilirse Kadir gecesine rastlanmış olur. Her gün en az şunlar yapılmalı:
1- Yatsı namazında zammı sure olarak Kadir suresini okumalı.
2- Kadir gecesi okunacak duayı okumalı.
3- Bir iki sayfa Kur’an-ı kerim okumalı.
4- İlmihalden bir iki sayfa okumalı.
5- Az da olsa sadaka vermeli.
6- Gece seher vakti, iki rekat namaz kılıp, silsile-i aliyyeyi okuyarak, o âlimlerin hürmetine dua etmelidir.
7- Gündüzü de gecesi gibi kıymetli olduğu için gündüzleri de değerlendirmelidir.

Kadir gecesin alametleri

Kadir gecesi, açık ve sakin olur, ne sıcak, ne de soğuk olur. Ertesi sabah güneş, kızıl olup, şuasız doğar. Kadir Gecesinde köpek sesi duyulmaz diyen âlimler de olmuştur. Ubeyd bin Ömer hazretleri anlatır: Kadir gecesi denizde idim, denizin suyunu içtim, tuzlu değildi, tatlı ve hoş idi.
Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Kadir gecesi açık ve mülayim olur. Soğuk ve sıcak değildir, sabahında da güneş zaif ve kızıl olarak doğar.) [Taberani]

(Kadir gecesi açık olur, sıcak ve soğuk değildir. Bulut yoktur. Yağmur ve rüzgar yoktur. O gecenin sabahının alameti güneşin şuasız doğmasıdır.) [Taberani]

(Kadir gecesi sabahı güneş şuasız olarak doğar. Yükselinceye kadar sanki büyük bir tabak gibidir.) [Müslim]

Sual: Kur’an-ı kerimin Kadir gecesinde indirildiği Kadr suresinde bildiriliyor. Şimdi, bu gece niye her sene aynı güne gelmiyor da Ramazan ayı içinde değişik günlere geliyor? Niye hep aynı gece olmuyor? Mesela, Kur’an-ı kerimin indirilmeye başlanması, Ramazanın 26’sını 27’sine bağlayan gece vaki olduysa, Kadir gecesinin hep bu gece olması gerekmez mi? Bir de kameri aylar da böyle. Ramazan yaza geldiği gibi kışa da gelebiliyor. Niye hep aynı zamanda olmuyor da yılın bütün aylarını dolaşıyor?
CEVAP
Biri diğerinden farklı sualdir. Allahü teâlâ, kameri [gökteki ayı] bütün seneyi dolaşacak şekilde yaratmıştır. Kameri sene 354 gündür. Şemsi yıla göre 10 veya 11 gün azdır. Bunun için her sene kameri ay, 10 gün önce gelir. Böylece bütün senenin aylarını dolaşır. Allahü teâlâ böyle istemiştir. Ramazan orucu, böylece senenin en uzun ve en kısa, en soğuk ve en sıcak günlerine geliyor.

İslamiyet, bir bölgeye değil, bütün dünyaya gelmiştir. Her coğrafyadaki, her mevsimdeki insanlara hitap eder. Sıcak ve soğuk ülkeler var. Gündüzleri veya geceleri kısa ve uzun yerler var. Hepsi için tek ve aynı tarih olsaydı müslümanların işi güç olurdu. Bunun gibi daha bir çok hikmeti olabilir.

Allahü teâlâ, Kadir gecesini gizlemiş, yani Ramazan ayının çeşitli günlerine koymaktadır. Bu sene Ramazanın birine koyarsa öteki sene Ramazanın yedisine koyabilir, Kadir gecesi o gece olur. Diğer geceler gibi falanca ayın belli bir günü yapmamış, bu geceyi gizlemiştir. Bu gecenin aylarla ilgisi yok, gece ile ilgisi var. Kadir gecesi Ramazanın 27. gecesinde Kur’an-ı kerim inmiş ise, bu sene de Kadir gecesi Ramazanın üçüne alınmış olabilir. Demek ki bu mübarek gece Ramazanın üçüne geldi. Ay mefhumundan sıyrılmak gerekir. Diğer geceler ayla ilgili, Kadir gecesi ayla ilgili değil, gece ile ilgilidir. Allahü teâlâ dileseydi her aya bir tane koyardı ve her ayda Kadir gecesi olabilirdi. Kur’an-ı kerimin indiği bu geceyi de her ay kutlardık.

İlk defa Kur’an-ı kerimin nazil olduğu gecenin hususiyetini, faziletini ve bereketini Allahü teâlâ her sene başka bir geceye veriyor. Yani her sene değişik bir gecenin o kıymet ve fazileti taşımasını irade buyuruyor. Kur’an-ı kerimin nazil olduğu o mübarek gecenin her sene-i devriyesinde aynı gecenin o fazileti taşıması icap etmiyor. Başka bir gece o fazileti taşıyabiliyor.

Kadir gecesi ne zaman?
Sual: İmam-ı Şa’rani hazretlerine göre Kadir gecesi hangi güne denk geliyor?
CEVAP
İmam-ı Şa’rani hazretleri, kendi keşfini bildirmiş ve (Ramazan, pazar günü başlarsa, Kadir gecesi 29. gecedir. Salı başlarsa 27. gece, perşembe başlarsa 25., cumartesi başlarsa 23., pazartesi başlarsa 21., çarşamba başlarsa 19., cuma başlarsa 17. gecedir) buyurmuştur.

Ebül Hasan Harkani hazretleri de buyuruyor ki: Büluğ çağımdan beri Kadir gecesini hiç kaçırmadım. Ramazan ayının ilk günü pazar günü başladığında, Kadir gecesi 29. gece olurdu. Pazartesi günü başladığında, 21. gece olurdu. Salı günü başladığında, 27. gece, çarşamba günü başladığında, 19. gece, perşembe günü başladığında, 25. gece, cuma günü başladığında, 17 gece, cumartesi günü başladığında, 23. gece olurdu. (Mişkat-ül-envar, Şir’a-tül-İslam)

Görüldüğü gibi iki büyük âlim de, aynı şeyi keşifleriyle bildiriyorlar.

Ramazan Ayvallı – Türkiye Gazetesi

Bu gece mübârek Kadir gecesidir

Büyük âlim ve velîlerden İmâm-ı Rabbânî’nin (kuddise sirruh), Peygamber Efendimizden naklen bildirdiğine göre, ramazân ayı, bütünü itibâriyle çok kıymetli ve şerefli bir aydır. Ramazân ayında yapılan bütün nâfile ibâdetlere verilen sevâp, başka aylarda yapılan farz ibâdetlere verilen sevâp gibidir; bir farza verilen sevâp ise, başka aylardaki yetmiş farza verilen sevâp gibidir. Bu ayda ibâdet ve iyi iş yapabilenlere, bütün sene boyunca da bu işleri yapmak nasip olur.
“Kadir gecesi”, çok kıymetli, şerefli, mübârek bir gecedir. Kur’ân-ı Kerîm’de medhedilen en kıymetli gecedir. Kur’ân-ı Kerîmin, Resûlullah Efendimize gelmeye, vahyedilmeye başladığı ve ramazân ayı içinde olan “Kadir gecesi”nin fazîleti (üstünlüğü), bin aydan daha hayırlı [fazîletli, kıymetli] olduğu Kur’ân-ı Kerîm’de “Kadir sûresi”nde bizzât Allahü teâlâ tarafından açıkça bildirilmektedir. Hadîs-i şerîfte de buyuruldu ki: “Allahü teâlâ indinde en kıymetli gece, Kadir gecesidir.”
Aslında Cenâb-ı Hak, kullarının çok ibâdet yapmaları, duâ ve tevbe etmeleri için böyle gece, gün ve ayları birer sebep kılmıştır. Sevgili Peygamberimiz buyurdular ki: “Kim, [fazîletine] inanarak ve sevâb umarak Kadir gecesini ibâdetle geçirirse, geçmiş ve gelecek bütün günâhları affolur.”
Bilindiği üzere, bazı zamanlar benzerlerine nazaran daha kudsî, mukaddes ve mübârektir. 26 Ramazân’ı 27 Ramazân’a bağlayan gece, mübârek “Kadir gecesi”dir.

KADİR GECESİNİN ZAMANI

Şüphesiz ki, Kadir gecesi ramazân ayı içindedir; ama Kadir gecesinin hangi gece olduğu kesin olarak bildirilmemiştir. Bu husûstaki hadîs-i şerîflerden bazıları şöyledir: “Kadir gecesini ramazânın son on gününde arayınız” (Müslim); “Kadir gecesini, ramazânın son on gününün tek gecelerinde [21, 23, 25, 27 ve 29 gibi] veya ramazânın son gecesinde arayınız. Sevâbını umarak Kadir gecesini ibâdetle geçirenin geçmiş ve gelecek günâhları affolur” (İmâm Ahmed); “Kadir gecesi ramazânın 27. gecesidir.“ (Ebû Dâvud)
Hazret-i Âişe vâlidemiz (radıyallahü anhâ) buyurdu ki: “Resûlullah, ramazân ayının son on gününde her zamankinden daha fazla ibâdet ederdi.“ (Tirmizî)
“(Daha önce) Kadir gecesine rastlamış olan bir geceyi ihyâ eden, Kadir gecesini ihyâ etmiş gibi sevâb kazanır“ hadîs-i şerîfini düşünerek, sık sık vâki olan 27. gece ihyâ edilirse, o gece Kadir gecesi olmasa bile, yine de büyük sevâba kavuşulur.

KADİR SÛRESİNİN
SEBEB-İ NÜZÛLÜ

Resûlullah Efendimize, kendisinden önceki insanların ömürlerinin ne kadar olduğu bildirilince, kendi ümmetinin ömürlerini kısa buldu; “Uzun ömürlü olan diğer ümmetlerin işledikleri sâlih amelleri benim ümmetim işleyemezler” diye düşündü. Bunun üzerine Allahü teâlâ, ona, bin aydan hayırlı olan “Kadir gecesi”ni ihsân etti. (İmâm Mâlik)
Başka bir rivâyete göre, bir gün Peygamber Efendimiz, önceki ümmetlerden bir mü’minin, 1000 (bin) ay, durmadan, gece-gündüz Allah yolunda cihâd ettiğini anlatınca, orada hâzır bulunan Eshâb-ı Kirâmdan bazıları: “Biz, bu kısa ömrümüzle buna nasıl kavuşuruz? O mü’minin yaptığı bu ibâdeti nasıl yapabiliriz? Zâten ömrümüz buna yetmez” diye üzülmüşlerdir.
İşte bu sırada Cebrâîl aleyhisselâm, Peygamberimize “Kadir sûresi”ni getirmiştir. Böylece Allahü teâlâ, “Kadir gecesi senin ve ümmetinindir” buyurup Habîbi’nin kalbini kuvvetlendirmiştir. Onun ümmetine, önceki ümmetlerin bin ayda (takrîben 83 senede) yaptıkları ibâdetlerin sevâbını, bir gecede ihsân etmektedir. Hem de Kadir gecesi her sene, her ramazân ayında gelir. “Kadir gecesi”, Muhammed aleyhisselâmın ümmetine mahsûs bir gecedir. Başka Peygamberlere böyle bir gece verilmemiştir.

Eshâb-ı kirâm, “Kadir gecesinin bin aydan daha hayırlı, kıymetli olduğu” Kur’ân-ı kerîmde bildirilince, o kadar sevinmişlerdir ki, bir başka şeye bu kadar sevinmemişlerdir.

Mehmet Said Arvas – Türkiye Gazetesi

Bu ümmete mahsus bir gece!..

Kadir Gecesi, Kur’ân-ı kerimin ilk nazil olduğu gecedir. Yeryüzü, yaratıldığından beri böyle mübarek bir geceye şahit olmamıştır…

Rahmet, mağfiret ve ateşten kurtuluş gecesidir. Bundan daha mübarek bir gece yoktur, olamaz da. Bir gece ama, bin aydan daha hayırlı! Nice bin aylar geçmişti fakat bu gecenin verdiklerini verememişti…
Kadir Gecesi bize mahsustur. Ümmet-i Muhammed’e… Diğer ümmetlerin böyle bir gecesi yoktu. Bize mahsus büyük bir ihsan-ı ilâhidir.

Sevgili Peygamberimiz aleyhisselâm, yaratılmışların en şereflisi olduğu gibi; ümmeti de ümmetlerin en hayırlısıdır. Al-i İmran suresi, 110. ayet-i kerimede meâlen şöyle buyuruluyor: “İnsanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten meneder ve Allah’a iman edersiniz!”

Hazreti Ali radıyallahü anh buyuruyor ki: “Rabbimiz Ümmet-i Muhammed’e azap vermek isteseydi, onlara ramazanı ve içindeki Kadir Gecesini vermezdi!”

Kadir Gecesi, ramazan ayı içindedir. Son on günün tek gecelerinden birinde olması kuvvetle muhtemeldir. Yirmi yedinci gecede olması ise daha da kuvvetli ihtimaldir…

Abdullah bin Abbas hazretleri bu görüşü destekliyor ve buyuruyor ki: Kadir Gecesini ve üstünlüklerini bildiren Kadir sure-i celilesi otuz kelimeden ibarettir. “Hiye” (O gece) kelimesi ise yirmi yedinci kelimedir. Ayrıca “Leyletül kadr” ifadesi de dokuz harf olup; üç defa geçmektedir. Bu da yirmi yedinci geceyi işaret etmektedir.

O halde bu geceyi (yirmi yedinci gece) diğer gecelerden daha farklı bir şekilde ihya etmeye gayret etmeliyiz…

KABİRLERİ DE ZİYARET EDELİM!

30 Ağustos 2011 Salı bayramın birinci günü… Bayram, bir ay boyunca kulluk şuuru içinde ibadetlerini yapan, imanlı gönüllerin hasat günüdür, çok mübarek bir gündür. Bugünlerde bize düşen birçok vazife var; büyüklerimizi, akrabayı ve dostlarımızı ziyaret etmek, bayramlarını tebrik etmek, dualarını almak gibi… Onları hatırlar ve sevindirirsek, Rabbimiz de bizi sevindirir.

Bayramlaşmalar, yalnız yaşayanlarla olmamalı, kabir ziyaretlerini de yapmalıyız, onlara okumalıyız. Bizim gıdaya olan ihtiyacımızdan daha çok onların duaya ve okumaya ihtiyaçları vardır…

Bayramın sevincinden fakirleri mahrum etmemeliyiz, onlara yardım etmeliyiz. Hele, yetim çocuklar varsa onlara daha çok ilgi göstermeliyiz…

Bir bayram günü sevgili Peygamberimiz (aleyhisselam) mescitten çıktıktan sonra, yolda oynayan çocuklara rastlar. Çocuklar çok neşeli, sevinçle oynuyorlardı… Hepsi bayramlık yeni elbiseler giymişlerdi, neşe içindeydiler. Yalnız içlerinden biri eski ve yırtık elbiseleri içinde üzgün bir şekilde onları seyrediyordu. O çocuğun bu hali Peygamber efendimizin dikkatini çekti, çocuğa yaklaştı ve sordu:

-Yavrum sen niçin arkadaşlarınla gülüp oynamıyorsun? Çocuk cevap verdi:
-Ben hem yetimim, hem de öksüzüm. Babam şehit oldu, annem başkasıyla evlendi!..

Âlemlere rahmet olarak gönderilen efendimiz, şefkatle çocuğun elinden tutup hane-i seadetlerine götürdü. Sevgi ile saçlarını okşayarak buyurdu ki:

-Yavrum, ister misin baban ben olayım, Âişe annen olsun, Hasan ve Hüseyin kardeşlerin olsun… Yetim çocuk, sevinçten neredeyse uçacaktı ve;

-Nasıl istemem, kim istemez ki, diye cevap verdi…

Çocuğun karnı doyuruldu, elbiseleri yenilendi, daha sonra oynayan çocukların saflarına katıldı. Onlardan daha çok neşe ile oynamaya başladı. Çocuklar etrafına toplanıp sordular:

-Nedir sendeki bu hal? Çocuk cevap verdi:

-Biraz önce aç idim, şimdi karnım tok, elbiselerim eski idi, şimdi yeni. Önce yetimdim, Peygamber aleyhisselam babam oldu…

Bu manzaraya şahit olan çocuklar dediler ki:

-Keşke biz de yetim olsaydık, biz de böyle nimetlere kavuşsaydık…

NEFİS İLE MUHAREBEYİ KAZANMAK!

Büyük cihat olarak tarif edilen nefis ile olan muharebeyi kazanan biri olarak bayram yapmak hakkımızdır. Yememizi içmemizi, nefsimizin arzu ettiği diğer şeyleri, bizleri yaratan Rabbimizin emri olduğu için bir ay boyunca terk etmemiz bize dünyada bayram yaptırdığı gibi, ahirette de bayram yapmamıza vesile olur inşaallah.

Bu vesile ile; bu gece kavuşacağımız Kadir Gecesinin ve salı günü idrak edeceğimiz bayramın, şimdiden cümlemize, bütün Müslümanlara ve bütün insanlara hayırlar getirmesini ve daha nice bayramlara kavuşmamızı nasip etmesini yüce Rabbimizden niyaz ederim…

İhlas

Toplam Okunma: 247 (Önbellek Kullanılıyor) | Son Görüntülenme: 12.12.2019

Bu Kategori Altında Yayınlanmıştır: Kandil Özel, Ramazan Özel

Berat Kandiliniz Kutlu Olsun..

Cuma, Temmuz 15, 2011 4:35 1 Yorum
Derecelendir
Berat Kandili Nedir ? Berat Kandilinin Önemi Hakkında..

Bu gece, Berat Kandili.. (15 Temmuz 2011 Cuma)

2011 yılı Berat Kandili 15 Temmuz Cuma akşamını 16 Temmuz Cumartesi gecesine bağlayan gece, yani bu gece.


Berat Kandili (Beraat Kandili) İslam dininde kutsal kabul edilen gecelerden biridir. Şaban ayının ondördüncü gününü onbeşinci gününe bağlayan gecesi Berat gecesidir. Osmanlı İmparatorluğu’nda II. Selim’den itibaren minarelerde kandil yakılmasıyla kandil adını almıştır.

Aslı “Berâettir.” Beraat sözlükte, “bir zorluktan kurtarmak ve berî olmak” demektir. Bu geceye, bereketli ve feyizli bir gece olması sebebiyle mübarek gece; günahların affı ve kulların temize çıkarılması sebebiyle Beraat gecesi ve kulların ihsana kavuşmaları nedeniyle de Rahmet gecesi gibi adlar da verilmiştir.

Berat Kandili Mesajları İçin Tıklayınız
Berat Kandili İle İlgili Bilmek İstedikleriniz
1900 – 2015 Yılları Arası Berat Kandili Tarihleri
2011 Yılı Dini Günler Listesi İçin Tıklayınız

Müslümanlar bu geceyi ibadet ve taatle geçirmenin pek çok sevabı ve feyzi olduğuna inanır. Bu konuda Resul-u Ekrem şöyle buyurmuştur:

“Şaban ayının on beşinci gecesi olduğu zaman, gecesinde ibadete kalkın. Ve o gecenin gündüzünde (kandilden sonraki gün) oruç tutunuz. Çünkü o gece güneş batınca Allah Teâlâ o andan fecir oluncaya kadar: ‘Benden mağfiret dileyen yok mu, onu mağfiret edeyim. Benden rızık isteyen yok mu, onu rızıklandırayım. (Bir belâ ile) müptelâ olan yok mu, ona kurtuluş vereyim’ buyurur.” (İbn Mâce)

Ayrıca, Berat gecesi, Kur’an-ı Kerim’in Levh-i Mahfuzdan dünya semasına toptan indirildiği gecedir. Buna inzal denir. Kadir gecesinde ise Peygambere ilk kez ve parça parça indirilmeye başlanmıştır. Buna da tenzil denir.

Bu geceyi ihya etmek için neler yapılabilir? İşte tavsiyeler…

Berat Gecesi’ni bir fırsat bilip günahlarından dolayı Allah’a sığınan, O’na yalvarıp yakaran ve kendini affettiren kimse, ne büyük bahtiyardır! Buna karşılık her tarafı kuşatan rahmet sağanağından istifade edemeyen bir insan ise ne kadar bedbahttır!

Berat Kandili, beratınız olsun ister misiniz?

Kıymetli okurlar! Bu gece, Kur’an-ı Kerim’de, “Açık olan ve gerçeği açıklayan bu kitaba yemin ederim ki, biz onu kutlu bir gecede indirdik. Çünkü Biz haktan yüz çevirenleri uyarırız. O, öyle bir gecedir ki her hikmetli iş, tarafımızdan bir emir ile o zaman yazılıp belirlenir.” (Duhân, 44/2-5) ayetleriyle anlatılan mübarek bir gece.
Yine bu gece, “Her gecenin son üçte birinde dünya semasına inerek, “Kim bana dua eder, duasını kabul edeyim, kim benden dilek diler, dilediğini vereyim, kim bana istiğfar eder, onu bağışlayayım?” buyuran Rabbimiz’in, Kelboğulları’nın koyunlarındaki tüylerin sayısından daha çok insanı affettiği bağışlanma gecesi. (İbn Mace, İkame, 191)

Berat, Arapça’daki “berae-beraet” kelimesinin Türkçeleşmiş hali. Beraet, “iki şey arasında ilişki olmaması”, “kişinin bir yükümlülükten kurtulması” veya “sorumluluğunun bulunmaması” anlamına gelir. Allah’ın affı ile Müslümanların günahlarından temizlenmesi ümidiyle bu geceye Berat Gecesi denilmiştir. Bazı âlimlerin, kıblenin Kudüs’teki Mescid-i Aksa’dan Mekke’deki Mescid-i Haram istikametine çevrilmesinin hicretin ikinci yılında Beraat gecesinde vuku bulduğunu söylemeleri geceye ayrı bir önem kazanmaktadır.

BU GECE NİÇİN ÖNEMLİ?

Kaynaklarımızda Berat Gecesi’nde beş önemli hadisenin varlığından bahsedilmektedir:
1. Her önemli işin bu gece hikmetli bir şekilde ayrımı ve seçimi yapılır.
2. Bu gece yapılan ibadetin (kılınan namazların, okunan Kur’an’ın, yapılan duaların, tövbe ve istiğfarların), gündüzünde tutulan oruçların fazileti çok büyüktür.
3. İlahi ihsan, feyiz ve bereketle dopdolu bir gecedir.
4. Mağfiret gecesidir.
5. Peygamberimize şefaat hakkının tamamı bu gece verilmiştir.

GECEYİ NASIL DEĞERLENDİRELİM?

Peygamber Efendimizin bu geceye ayrı bir ehemmiyet verip onu ihyâ ettiğini biliyoruz. (Tirmizî, Savm, 39)
Bu geceyi kaza namazları kılarak, bol bol dua ederek, işlenen günahlar için tövbe edip halis bir şekilde, gözyaşlarıyla affedilmeyi dileyerek, kırgınlıkları unutup eş, dost, akrabaya sevgiyle, şefkatle sarılarak, ihmal edilen düşkünlere, ihtiyaç sahiplerine yardım elini uzatarak değerlendirebiliriz.

RAMAZAN’A HAZIR MISINIZ?

Bu arada Berat gecesinin bize verdiği mesajlardan birisi de Ramazan’a çok az bir zamanın kaldığı gerçeğidir. Berat bize adeta, “Ramazan’a sadece iki hafta kaldı. Bir aylık yoğun bir ibadet mevsimi seni bekliyor. Ramazan’a hazır mısın?” demektedir. Biz de Berat’ın verdiği bu mesajı iyi okuyarak madden ve manen kendimizi Ramazan’a hazır hale getirmeli, hiç olmazda önümüzdeki şu iki haftayı iyi değerlendirmeliyiz.
Berat geceniz kutlu, bu gece vesilesiyle beratınız elinizde olsun.

BİR SORU-BİR CEVAP

Aldığım kararlar uzun soluklu olmuyor, ne tavsiye edersiniz?

Soru: “Hayatımda çok güzel kararlar alıyorum ama bunları uzun süre götüremiyorum. Mesela, “Haftada iki gece teheccüde kalkacağım, her gün bir günlük kaza namazı kılacağım, pazartesi-perşembe günleri oruç tutacağım, her gün yüz sayfa kitap okuyacağım…” şeklinde kararlar alıyorum. Ama bir ay geçmeden aksatmaya başlıyorum. Sonra tekrar karar alıyorum, bir daha başa dönüyorum. Bu da bende moral bozukluğu oluşturuyor. Bana ne tavsiye edersiniz?” Rumuz: Kararsız

Uygulamana, bir fazlasıyla tekrar, eğer yine vazgeçersen tekrar, tekrar ve ilanihaye devam etmeni tavsiye ederiz “kararsız” kardeşim. Zaten aldığımız kararları sürekli, ara vermeden hep uygulayabilseydik, bu dünya güllük-gülistanlık ve daha yaşanılası olurdu. O yüzden Sevgili Peygamberimiz, “İbadetlerin en faziletli olanının az da olsa sürekli devam eden olduğu”nun altını çiziyor.

Eğer gücümüzün üstünde planlar yapıyorsak, taşıyamayacağımız bir yükün altına giriyorsak o da yanlış. Çünkü o zaman da çok koşar, yorulur ve çok yanlış yaparız. Önemli olan az da olsa, limitimize göre, doğru şeyler yapmaktır. Bunda da “hedef”li yaşamak çok önemlidir. Hedef, inanç ve azim varsa gerisi gelir.

KÜÇÜK ADIMLARLA YAVAŞ YAVAŞ İLERLEYİN

Elbette insan, ömrü boyunca kimi zaman güçlü, kimi zaman yorgun, kimi zaman da umutsuz olabilir. Bu hususlar hayatın içindeki kaçamayacağımız durumlardır. Eğer hedeflerimiz yoksa böyle zamanlarda ümitsizliğe kapılmamız ve koşmayı bırakmamız işten bile değildir.

Hayatımızı, hedefler koyarak yaşarsak, her sabah güne uyandığımızda yaşama sarılmak ve mücadele etmek için bir sebebimiz olacaktır. Küçük, limitinizi aşmayan hedefler belirleyin. Yine küçük adımlarla yavaş yavaş ilerleyin.
Hedefe konsantre olun. İnanç, sabır ve azimle motive olun. Bir tohum, bir tomurcuk gibi, güneşle yüz yüze gelinceye dek mücadelenizi sürdürün. Defalarca düşün, doğrulun, düşün, tekrar doğrulun ama asla ümitsizliğe kapılmayın, moralinizi bozmayın. Bu arada Peygamberimiz ile sahabeden Hz. Hanzala arasında yaşanan diyalogu hatırlayın.

Başaracağınıza inanarak size başarılar diliyoruz. Allah yardımcınız/yardımcımız olsun.

TEFEKKÜR ATLASI

Hayali bile insana harikulade bir lezzet veriyor

Bir gül düşünelim. Yaprak yaprak ve ortasında simsiyah püskülcükler.. gonca hâlinden açılmış hâle gelmekte. Sonra da yapraklar açılıp kapanarak tekrar gonca hâline geçmekteler.

Hep taptaze kalan bu gül gibi, şehir ve köylerin anası yani yerin göbeği olan Mekke’nin ortasında siyah peçeli Kâbe… Etrafında iç içe daireler hâlinde dünyanın her tarafından saflar dizilmiş. Her an dünya üzerinde beş vakit eksik olmuyor.

Bütün Müslümanlar içe doğru eğilen gül yaprakları gibi Kâbe’ye doğru yönelerek namazın o narin ve zarif hareketleri ile eğilip bükülüyorlar.
Hayali bile insana harikulade bir lezzet veriyor. Sizce de öyle değil mi?

Peygamberimiz nasıl tövbe etmemizi istiyor?

Nasıl tövbe etmemiz gerektiğini Peygamberimiz bize şöyle öğretiyor:

“Estağfirullah el-azîm el-kerîm ellezî lâ ilâhe illâhû tevbete abdin zâlimin lâ yemlikü linefsihî mevten velâ hayâten velâ nüşûrâ-

Manası;

Kendisinden başka ilah olmayan Rabbimden, ne ölme, ne yaşama, ne de yeniden dirilme kararını veremeyen aciz bir kul olarak günahlarımdan bağışlanma diliyorum.”

BİR TAVSİYE

Günahlarınız affedilsin istiyor musunuz?

Bu gece Rabbimizin kendine yönelenlere af fermanını yazdığı rahmet gecesi, bağışlanma gecesi, fırsat gecesi. Geçmiş hayatımızda bilerek/bilmeyerek pek çok günaha girmiş olabiliriz. İşte önümüzde müthiş bir kazanma kuşağı var. Bu geceyi vesile ederek günahlarımız için tövbe etmeye, arınmaya ne dersiniz?

Toplam Okunma: 278 (Önbellek Kullanılıyor) | Son Görüntülenme: 05.01.2020

Bu Kategori Altında Yayınlanmıştır: Kandil Özel

Bu Gece Miraç Kandili ! Kandiliniz Kutlu Olsun..

Salı, Haziran 28, 2011 9:58 İlk Yorumu Sen Yazmak İster misin?
Derecelendir

28 Haziran 2011 Salı – Bugün Miraç Kandili! İslam Dininin Kutsal gecelerinden Recep Ayının 27. Gecesi Miraç Kandili bugün tüm Müslüman dünyası tarafından kutlanıyor. Müslüman alemi en güzel kandil mesajları ve dualarla kutladığı bu özel gece için Miraç Kandili mesajlarına sitemizden ulaşabilirsiniz…

İslam dinin kutsal sayılan gecelerinden Miraç Kandili 28 Haziran Salı gününü Çarşamba’ya bağlayan gece yani bu gece tüm Müslümanlar tarafından dualarla kutlanacak.

Müslümanlar bu kutsal gün de paygamber efendimizin , Mekke´deki Mescid-i Haram´dan, Kudüs´teki Mescid-i Aksa´ya götürüldüğüne, oradan da gökleri aşarak, Cebrail’in bile giremediği Sidretül Münteha’yı geçerek Allah´ın katına ulaştığına inanılır.Yani İslam dinine göre bu gece Hz. Muhammed’in Allah’ın huzuruna çıktığı gece olarak kabul edilir.İşte bu olaya tüm Müslümanlar tarafından miraç ya da göğe çıkış denir.
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez de Miraç Kandili dolayısıyla yayımladığı mesajında, 28 Haziran Salı gününü çarşambaya bağlayan gecenin Miraç Kandili olduğunu belirterek, isra ve miracın, Hz. Muhammed’in, Allah’ın izni ve keremiyle önce Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya ve oradan da zaman ve mekanın sahibi Yüce Mevla’nın sonsuz ayet ve kudretini müşahede etmek için semaya yaptığı pek çok ilahi hikmet, sır ve bereketi içinde barındıran manevi bir yolculuk olduğunu ifade etti.
Bu güzel gece de tüm Müslümanlar sevdiklerinin Kandilini Kutlar ve dualar eder.
1900-2015 Yılları Arası Miraç Kandili Tarihleri

Miraç Kandilinin Anlamı ve Önemi Hakkında

Miraç Kandili Namazı

Miraç Olayı Nasıl Gerçekleşmiştir?

İsra ve Mirac Mucizesi

İşte en güzel miraç kandili mesajları:

-Sofranız afiyetli, paranız bereketli, kararlarınız isabetli, yuvanız muhabbetli, kalbiniz merhametli, bedeniniz sıhhatli, dualarınız kabul olsun, kandiliniz kutlu olsun.
-İlahi Esintilerin kalpleri okşadığı, bir anın bir asra bedel olduğu bu gece dualarda birleşmek dileğiyle, Kandilinizi Kutlarım.
-Allah’ın aşkıyla yan bu gece, Mevlana gibi dön bu gece, secdeye varıp huzura erince, şu fakiride an bu gece. kandiliniz kutlu olsun.
-Mübarek Mevlid kandilinizi kutlar, her şeyin gönlünüzden geçtiği gibi olmasını temenni ederim. Kandiliniz mübarek olsun.
-Bu gece hayırlı bir gece, yüreklerimiz ibadetle çarpsın, gönüllerimiz bir olsun.. Kandiliniz mübarek olsun!
-Allah’ın rahmeti, bereketi sizinle olsun, gönül güneşiniz hiç solmasın, yüzünüz aydın olsun, kabriniz nur dolsun, makamınız Firdevs, dualarınız kabul olsun. Kandiliniz kutlu olsun…
-Avuçların açıldığı, gözlerin yaşardığı, ilahi esintilerin kalpleri okşadığı anın bir asra bedel olduğu bu gece dualarda birleşmek dileğiyle kandilinizi kutlarım.
-Baki sevgiler adına nice dilekler vardır. Ölümü bile ayırır saymayan gönüller vardır. Mesafeler araya set çekmişse ne çıkar, dualarda birleşen gönüller vardır. Hayırlı kandiller…
-Bin damla serpilsin yüreğine, bin tatlı mutluluk dolsun günlerine, binbir hayalin gerçekleri bulsun, her türlü duaların kabul olsun, kandilin mübarek olsun…
-Bin damla serpilsin yüreğine, bin tatlı mutluluk dolsun günlerine, binbir hayalin gerçekleri bulsun, her türlü duaların kabul olsun, Miraç kandilin mübarek olsun…
-Bir kandil gülü savur sevdiklerine, size onlardan gülücükler getirsin öyle içten öyle samimi ol ki göz yaşlarını bile tebessüme çevirsin. Kandiliniz mübarek olsun.
MİRAÇ KANDİLİ DUASI

Ey Bizleri varlığa erdiren
Var olmadaki sonsuz zevki gönüllerimize duyuran
Güzeller Güzeli Rabbimiz!
Sana sonsuz hamd ü senalar olsun.
Kainatın İftihar Tablosu peygamber efendimize Sonsuz salât ü selam olsun. Gufranla ufkumuzda tüllenen şu mübarek gecede bir kere daha dergâh-ı ilahînin önünde el açıp yalvarıyoruz:

YA İLAHE’L-ALEMİN!
Bize verdiğin isteme duygusu ve istenenleri vereceğin inancıyla rahmetinin vüs’ati genişliğindeki kapına dayanıyor, şu mübarek gecede bir kere daha hâlimizi arz etmek istiyoruz. Hâlimiz Sana ayan, söyleyeceklerimiz bildiklerinin bir kısmını beyan. Beklediğimiz asırlardan beri bizi kıvrım kıvrım kıvrandıran dertlerimize derman.. icabet buyur ey Rahîm ü Rahmân!
Görmez, Miraç Kandili dolayısıyla yayımladığı mesajında, 28 Haziran Salı gününü çarşambaya bağlayan gecenin Miraç Kandili olduğunu belirterek, isra ve miracın, Hz. Muhammed‘in, Allah‘ın izni ve keremiyle önce Mescid-i Haram‘dan Mescid-i Aksa‘ya ve oradan da zaman ve mekanın sahibi Yüce Mevla‘nın sonsuz ayet ve kudretini müşahede etmek için semaya yaptığı pek çok ilahi hikmet, sır ve bereketi içinde barındıran manevi bir yolculuk olduğunu ifade etti.

Miracın, başta Hz. Muhammed olmak üzere her Müslüman için manevi bir terfi, Yüce Rabbimizle buluşma ve selamlaşma, O‘nun katında yücelme ve yükselme ve bu vesileyle yüksek insani sorumluklar üstlenme anlamına geldiğini belirten Görmez, ‘‘Bugün bize düşen miracın metafizik mahiyetini, bütün ayrıntıları ile ele almak değil, miracın ruhu, manası, hikmeti, hakikati ve evrensel mesajları üzerinde yeniden düşünmektir‘‘ ifadelerini kullandı.

Mübarek gün ve gecelerin bugün eriştiği anlamları ihmal etmeksizin değerlendirmek gerektiğini vurgulayan Görmez, şunları kaydetti:

‘‘Birer izzet ve ikram fırsatı olarak bugün ve gecelerden gerekli dersleri almak, hayatımızı bu manevi fırsatlar üzerinde yoğunlaşarak beslemek gerekir. Kabul etmek gerekir ki bugün insanlığın geneli için kaygı duymak, her Müslüman‘ın öncelikli ödevleri arasında yer almaktadır. Bugün miracın yücelme ve yükselme anlamlarını dikkate alarak insanlığın gelişme, ilerleme ve yükselme kriterlerini yeniden gözden geçirmek zorundayız. Zira insanlığın bugün sahip olduğu maddi refah düzeyi ve bu düzeyi yakalamak için içine düştüğü ahval ve şerait dünyanın geleceği konusunda sorumluluk sahibi her bir insanda büyük kaygılar uyandırmaktadır. Dünyaya bağlanma, bireycilik, bencillik, hayatın esas anlamlarına karşı kayıtsız kalma, sonuçta yeryüzünün fesadına yol açacak bir insan yetiştirme düzenini sorgulamayı gerekli kılmaktadır.

Tarih bize milletlerin ve devletlerin sadece siyasi kudret, ekonomik güç ve teknolojik üstünlükle yükselemeyeceğini açık bir şekilde göstermiştir. Dünya ve ahiret dengesine önem veren yüce dinimiz açısından maddi refah, ekonomik gelişme ve üretim elbette önemlidir. Ancak manevi değerleri yok sayan bir maddi kalkınma, haram helal tanımayan bir ekonomik gelişme, insana emeğe ve çevreye saygı duymayan bir üretimin insanı yüceltmediği aşikardır.‘‘

-‘‘DUA BİR MİRAÇ, ALLAH İLE KUL ARASINDAKİ YÜKSEK BİR DİYALOGDUR‘‘-

Miracın manevi anlamalarına odaklanarak gerçekte Hz. Muhammed‘in yaşadığı bu büyük tecrübeden dersler çıkarmak ve insanlığın izzet ve itibar arayışını yeniden sorgulamak gerektiğini belirten Görmez, hayatın gerçek anlamlarını örtbas etmeye yönelik adımların, sonuçta maneviyatı çökerttiğini ve hayatı anlamsız bir oyun ve eğlenceyle eş tutan bir düzeneğe teslim ettiğini ifade etti.

‘‘Esasen her Müslümanın şartsız bir teslimiyetle eda ettiği beş vakit namaz gerçekte her daim Allah‘ın adını yüceltme, onu anma ve hayatın merkezine yerleştirmek gibi anlamlar taşımaktadır‘‘ değerlendirmesinde bulunan Görmez, şöyle devam etti:

‘‘Müslümanların birer miraç ikramı olarak gördükleri namaz, böylece gerekli teslimiyetle eda edildiğinde dünya ve ahiret dengesinin biri lehinde diğerini ihmal ederek gerçekleştirilmesine imkan ve ihtimal bulunmamaktadır. Bu anlamda miraçta Sevgili Peygamberimiz ile Yüce Rabbimiz arasında gerçekleşen diyalog ve selamlaşmanın bir miraç hediyesi olan namazlarımıza yerleştirilmiş olması, namazın müminin miracı sayılması bakımından son derece önemlidir. Bu nedenle mirac-ı nebi vesilesiyle hem bu gecenin izzet ve itibarına ortak olmak üzere namazlarımızı gereken dikkat ve ciddiyetle eda etmek gerekmektedir.

Müslümanın korku ve ümit içindeki arayışı uçurumun kenarındaki insanlık için her zaman umut olacaktır. Dünyanın gidişatına dikkat kesilmek, insanlığın hissedilir düzeyde maneviyat kaybına maruz kalmasına sebep olan fitnelere karşı uyarılmasına birer vesile olan Kur‘an-ı Kerim‘in apaçık ve duru mesajlarına kulak kesilmek gerekir. Cenab-ı Allah‘ı unutmaya yol açan hile ve desiselere karşı Kur‘an‘la yenilenmek, namazla dirilmek ve insanlık için hayırlı ümmet müjdesine layık olmak gerekir. Miraç, bütün bu hususları bize hatırlatan yönleriyle her birimiz için bir rahmet ve mağfiret vesilesidir. Unutmayalım ki dua da bir miraçtır ve dua, Allah ile kul arasında yüksek bir diyalog ve selamlaşmadır; insanın bu dünyadaki yalnızlığını gideren en büyük buluşmadır.‘‘

-‘‘SURİYELİ KARDEŞLERİMİZ İÇİN DUA VE NİYAZDA BULUNMAYI İHMAL ETMEYELİM‘‘-

Miracın topraklarında on yıllardır süre gelen, bölgenin ve bütün insanlığın huzur ve barışını tehdit eden zulüm ve haksızlıkların unutulmaması gerektiğine işaret eden Görmez, ‘‘Yanı başımızda dost, kardeş, komşu ve akraba olduğumuz Suriyeli kardeşlerimizin içine girdikleri kaos ve sıkıntıdan yükselerek kurtulmaları için dua ve niyazda bulunmayı ihmal etmeyelim‘‘ ifadelerini kullandı.

Tüm Müslümanların Miraç Kandili‘ni kutlayan Görmez, ‘‘Miraç Kandili‘nin aziz milletimizin, Alem-i İslam‘ın ve bütün insanlığın yüksek değerlerle yücelmesine vesile olmasını Cenab-ı Hak‘tan niyaz ediyorum‘‘ dileğinde bulundu

Miraç kandili gecesinde neler yapılır
Miraç Kandilinde yapılacak İbadetler
Miraç kandilinde neler yapılır
Mirac gecesini nasıl değerlendirmelidir

Mirac kandilinde yapılacak en makbul ibadet Rabbimizle başbaşa kalıp yaptığımız ibadettir.
Mirac gecesini ibadetle gündüzünü de oruçla geçirmelidir. Bu konudaki birkaç hadis-i şerif meali şöyledir:
(Bu gece iyi amel eden için yüz yıllık mükafat vardır.) [İ.Gazali, Ebu Musa el Medeni]
(Recebin 27. günü oruç tutana, 60 yıllık oruç sevabı verilir.) [İ.Gazali, Ebu Musa el Medeni]

•Bu gece kaza namazı kılmalı,
•Kur’an-ı kerim okumalı,
•Dua, etmeli
•Tevbe etmeli
•Müslümanları sevindirmeli
•bunların sevaplarını ölülere de göndermelidir.
Her zaman doğru iman sahibi olmaya, farzları yapıp haramlardan kaçmaya, tevbe edip farz borçlarını ödemeye çalışmalıdır! Bütün bunları yapmak ise ilimle olur. İlmihal bilgileri en kıymetli ilimdir.

Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Geceleyin bir müddet ilim ile meşgul olmak, bütün gece sabaha kadar ibadet etmekten daha kıymetlidir.) [Ebu Nuaym]

* Mirac gecesinde 12 rekat nafile hacet namazı kılınmalıdır.

* Mirac gecesinin sabahı oruçlu olunmalıdır..

* Bol bol seyyüdül istiğfar çekilmelidir..

* Ve miraç gecesinin sabahında öğle ile ikindi namazı arasında 4 rekat nafile namaz vardır.

O gece için kılınacak namaz 12 rekat Hacet niyetiyle kılınan namazdır.Bu namazı kılmak güzel görülmüştür.
Bu namazın kılınışı:İki rekatta bir selam verilir.Her rekatta 3 kadir,12 ihlası şerifle kılınır.

Yatsı namazından sonra 12 rekatlık hacet namazı kılınır.Beher rek’atte Fatihadan sonra 10 kere ihlas suresi okunur.

Namaza niyet şöyledir :
” Ya Rabbi , rıza-i şerifin için niyet eyledim namaza.Bu gece yedi kat gökleri ve bütün esrarını göstererek muhabbetin ile müşerref kıldığın sevgili Habibin Resul-i Zişan Efendimiz hürmetine ben aciz kulunu afv-ı ilahine , feyz-i ilahine , rıza-i ilahine mazhar eyle”

Namazdan sonra ;

* 4 Fatiha-i Şerife
*100 defa ”SubhanAllahi ve’l-hamdü lillahi vela ilahe illahlahü vAllahü ekber.Vela havle vela guvvete illa billahi’l-aliyyil-aziym”
*100 istiğfar-ı şerife
*100 salevat-ı şerife okunup dua edilir.

Bu namazda ihlaslar 100 adet okunur veya namaz 100 rek’at olarak kılınırsa; – bu namazın feyz ve bereketiyle huzur-i ilahiye namaz borclusu olarak cıkılmaz.

*Miraç Gecesin’den sonraki gün , mümkünse oruçlu olunmalıdır.O gün öğle ile ikindi arasında 4 rek’at namaz kılınır.Her rek’atte Fatiha’dan sonra 5 ayetü’l Kursi , 5 Kafirun suresi , 5 Felak suresi , 5 Nas suresi okunur..
Alıntı

Toplam Okunma: 273 (Önbellek Kullanılıyor) | Son Görüntülenme: 13.01.2020

Bu Kategori Altında Yayınlanmıştır: Kandil Özel

Bu Gece Regaib Kandili ! Kandiliniz Kutlu Olsun..

Perşembe, Haziran 2, 2011 8:46 İlk Yorumu Sen Yazmak İster misin?
Bu Gece Regaib Kandili ! Kandiliniz Kutlu Olsun.. 5/5 (100%) 1 Oy
Bu gece Regaip Kandili (02-06-2011-Perşembe)

Üç ayların başlamasını müjdeleyen Regaip Kandili, bu gece kutlanıyor..

ANKARA (A.A) – AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, bu kandilde bir ilke imza atacak. Görmez, Regaip Kandili dolayısıyla yayımladığı mesajını görüntülü olarak iletecek.

Görmez, ayrıca Regaip Kandili dolayısıyla Edirne’deki Selimiye Camisi’nde düzenlenecek ve TRT 1 ile TRT Avaz’dan canlı olarak izlenebilecek kandil programında bir konuşma yapacak.

Receb Ayında Okunacak Arapça Dua ve Türkçe Manası İçin Tıklayınız
1900 – 2015 Yılları Arası Regaib Kandili Tarihlerini Öğrenmek İçin Tıklayınız

Diyanet İşleri Başkanlığınca düzenlenen Selimiye Camisi’ndeki program ikindi namazı sonrası başlayacak. ”Kur’an-ı Kerim Ziyafeti” olarak da nitelendirilen programda, İstanbul’daki Valide-i Cedit ile Büyük Piyale Paşa Camileri ile Edirne’deki Kirazlı, Üç Şerefeli ve Eski Camileri imam hatipleri Kur’an okuyacak.

Kasidelerin yanı sıra Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Hasan Kamil Yılmaz’ın da vaaz vereceği programda, Diyanet İşleri Başkanlığı İlahi Grubu da ilahiler okuyacak.

ÜÇ AYLAR CUMA GÜNÜ BAŞLIYOR

Kandiller Geçici ve Mukaddes Zamanlar olarak da adlandırılan üç aylar, 3 Haziran Cuma günü başlayacak.

Recep, Şaban ve Ramazan aylarının bulunduğu ve Miraç, Berat kandilleri ile Kadir gecesinin de içinde bulunduğu 3 aylar, Müslümanlar için tövbe etmenin, affın, manevi arınmanın ve kendini yenilemenin habercisi olarak görülüyor.

Diyanet’ten Regaip Kandili mesajı

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, bugün idrak edilecek Regaip Kandili dolayısıyla ilk kez görüntülü bir mesaj yayımladı.

Görmez, ”İnsanoğlunun günümüzde en büyük sorunlarından birisi hiçbir arzusuna gem vuramaması, isteklerini dizginleyememesi, tutkularını terbiye edememesi, güç, servet, şehvet tutkusunu frenleyememesi, kısaca rağbetini, içten isteğini, regaibini Rabbine yöneltememesidir” değerlendirmesinde bulundu.

2 Haziran Perşembe’yi 3 Haziran Cuma’ya bağlayan gecenin, rahmet, bereket ve mağfiret iklimi üç ayların ilk habercisi ve Kur’an ayı Ramazan’ın müjdecisi olarak idrak edilecek mübarek Regaib Kandili olduğunu hatırlatan Görmez, ”Regaib”in, dilimizde arzu, istek, emel, tutku anlamlarına gelen rağbet kelimesinin çoğulu olduğunu ifade etti.

”Regaib, diğer bazı kandillerimiz gibi tarihte yaşanmış bir gecenin sene-i devriyesi değildir. Regaib, geleceğe, istikbale yönelik arzu ve isteklerimizi, emel ve tutkularımızı gözden geçirme imkanı veren mübarek bir gecedir” ifadesini kullanan Görmez, şunları kaydetti:

”Bugün insanoğlunun en büyük sorunlarından birisi hiçbir arzusuna gem vuramaması, isteklerini dizginleyememesi, tutkularını terbiye edememesi, güç, servet, şehvet tutkusunu frenleyememesi, kısaca rağbetini, içten isteğini, regaibini Rabbine yöneltememesidir. İşte Regaib Kandili, bitmeyen arzularımızın, tükenmek bilmeyen isteklerimizin, bizi esir alan aşırı tutkularımızın ve bütün bu arzular doğrultusunda ortaya koyduğumuz çaba ve gayretlerimizin muhasebesini yapmamız için Rabbimizin her yıl bize lütfettiği mübarek bir gecedir.”

Kur’an-ı Kerim’de İnşirah suresinin son ayetinde ”Rağbetiniz sadece Rabbinize olsun” buyrulduğunu hatırlatan Görmez, şöyle devam etti:

”Sure bir bütün olarak ele alındığında Yüce Rabbimizin, kalbimizin inşirahı, yüreklerimizin huzuru, kalbimizin neşe ve sevinci için arzu ve isteklerimizi, emel ve tutkularımızı, kısacası rağbetlerimizi iyiye, doğruya, güzele, faydalı olana, regaibimizi Rabbimize yöneltmemizi, tüm işlerimizi Rabbimizin rızasına uygun hale getirmemizi emrettiğini görürüz. Dahası aynı surede bellerimizi büken günahlarımızdan, hata ve kusurlarımızdan, sinelerimizin ağır yüklerinden kurtulmak, şanımızı yüceltmek, güçlükleri yenmek ve işlerimizi kolay kılmak için rağbetimizin daima Rabbimize yönelik olması istenmiştir.

İlahi rahmete fazlasıyla mazhar olan bu mübarek gün ve gecelerde kendimizi bu açılardan sorgulamaya ve yüce dinimiz İslam’ın manevi ikliminde gönül huzuru, istikamet ve öz güven kazanmaya, ihtiraslarımızı dizginleyip menfaat ve çekişmelerden uzak kalmaya ihtiyacımız daha da artmaktadır. Öyleyse bu mübarek zaman dilimini fırsat bilerek, aramızdaki çekişmeleri ve kırgınlıkları, şahsi menfaat hesaplarını bir tarafa bırakıp, yüce dinimizin bizden istediği, sevgi, saygı ve hoşgörü ortamının kurulmasına, birlik, beraberlik ve kardeşliğimizin güçlenmesine, insani ve ahlaki meziyetlerin yaygınlaşmasına gayret gösterelim.”

Hz. Muhammed’in Regaip Kandili’ne ulaştığında ”Allah’ım, Recep ve Şaban ayını bizim için mübarek kıl ve bizi Ramazan ayına kavuştur” diye dua ettiğini aktaran Görmez, şunları kaydetti:

”Biz de aynı duayı bütün İslam alemi için tekrar ederek; ‘Allah’ım, dünyada yaşayan bütün Müslüman kardeşlerimiz için Recep ve Şaban ayını mübarek kıl ve Ramazan ayına hayırla kavuşmayı bizlere nasip eyle’ diye dua etmeliyiz. Bu duygu ve düşüncelerle başta ülkemiz olmak üzere yurt dışında yaşayan vatandaş ve soydaşlarımızla birlikte bütün İslam aleminin mübarek Regaib Kandili’ni tebrik ediyor, bu gecenin, özellikle insanlığın ortak huzurunu tehdit eden terör ve şiddetin, savaş ve düşmanlığın yerini barış ve huzura bırakması için rağbetlerimizin iyiye, güzele ve doğruya yönelik olmasını, bu gecede yapacağımız ibadet, dua ve yakarışların kabul olmasını Cenab-ı Mevla’dan niyaz ediyorum.”

AA

Regaib Kandiliniz Kutlu Olsun..

Regaib Kandilinin önemi nedir,Regaib Kandilinin anlamı nedir?

Receb’in ilk cuma gecesine Regaib gecesi denir. Bu geceye Regaib gecesi ismini melekler vermişlerdir. Her Cuma gecesi kıymetlidir. Bu iki kıymetli gece bir araya gelince, daha kıymetli oluyor. Allahü teâlâ, bu gecede, müminlere, ragibetler [ihsanlar, ikramlar] yapar. Bu geceye hürmet edenleri affeder. Bu gece yapılan dua kabul olur, namaz, oruç, sadaka gibi ibadetlere, sayısız sevaplar verilir. Regaib gecesini ibadetle geçirmeli, kazası olan, hiç değilse bir günlük kaza namazı kılmalı! Kazası olmayan da nafile namaz kılar, Kur’an-ı kerim okur, tesbih çeker, tövbe istiğfar eder. Perşembe günü oruç tutup, gecesini de ihya etmek çok sevaptır. Receb ayında oruç tutmak faziletlidir.

Peygamberimiz (a.s.m)’ ın Ramazan ayından sonra en çok oruç tuttuğu ay Receb ayıdır. Bu Receb ayında oruç tutmanın muazzam, muhteşem sevabları var.

Bir de bu ayda sevablar kulların defterlerinin sevab hanelerine, bol bol dökülmesi dolayısıyla da recebül esabb denmiştir. Yâni, sevabların bol bol, şarı şarıl, gürül gürül döküldüğü ay demek… Sabbe, Arapçada dökmek demek… Nehrin de böyle dağlardan çağlayarak şaldur şuldur akıp da döküldüğü yere münsab derler; o da aynı kökten… Receb-ül esabb; Allah’ın rahmetinin cûşa gelip, ikram ü ihsanâtının şarıl şarıl, güldür güldür kullara geldiği ay demektir.
Allah (c.c) katında zamanların değerleri birbirine eşittir. Ancak öyle zamanlar vardır ki o zamanlarda öyle hadiseler olur ki, o vakte diğer zaman dilimlerinden daha üstün bir değer kazandırır. Receb-i şerîfin ilk Cuma gecesine isabet eden Regâib Gecesi’de bu müstesna zamanlardan biridir. Cuma geceleri böyle kıymetli vakitlerden biridir.

Regaib Gecesi gibi iki kıymetli gecede biraraya gelince, bu gece dahada bir kıymetli oluyor. Bu gece, yalvarış ve yakarışların Yüce Mevla’ya sunulduğu ve O’nun rahmetinden af istenildiği umut, huzur ve müjde gecesidir.

Allah Teâla’nın kullarına lütfunun çokluğu, kereminin bolluğu ve pek çok günahkarı bağışlaması sebebiyle bu geceye Regaib Gecesi” adı verilmiştir. Bu gecenin bu değeri nereden kazandığı hususunda değişik rivayetler bulunmaktadır. Bunlardan biri; Hz.Amine validemizin böyle bir gecede Resulullah (s.a.v)’e hamile olduğunu anladığıdır.

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) Regaib gecesinin içinde bulunduğu Recep ayında çok dua eder, namaz kılar, oruç tutar, iyiliklerin her çeşidini yapar, sadaka vermeye özen gösterirdi.

Resulullah (s.a.v)’in Receb’in ilk perşembe gününü oruçla geçirdiği ve cuma gecesinde, bu kandil gecesine mahsus olmak üzere on iki rekât namaz kıldığı kabul edilir. Regâib gecelerinde dua etmek, tevbe ve istiğfarda bulunmak, bu geceyi kutsal kabul etmek suretiyle çeşitli ibâdetlerle geçirmek, genel olarak alimler arasında kabul görmüştür.

İdrak ettiğimiz mübarek Regaib Kandili vesilesiyle, ruhumuzu karartan kötü duygu ve düşünceleri kalplerimizden atalım. İbadetin zevkinden bizi mahrum eden nefsin kötü arzularını frenleyelim. Gönül dünyamızı bulandıran haset, kin, düşmanlık gibi kötü duygulardan temizleyelim.

Regaip Kandili veya Regâib Kandili Hicri takvimin Receb ayının ilk Cuma gecesine denk gelen kandil gecesidir. Kökü “arzulamak, meyletmek” anlamlarına gelen regâib sözcüğü Kur’an’da geçmez. İslam kültüründe diğer kandiller gibi önemli bir yeri olan kandilde İslam peygamberi Muhammed’in iki rekat namaz kıldığına ilişkin çeşitli rivayetler vardır.

Regaip Kandili doğrudan Kur’an kaynaklı olmasa da dinî kültürde zamanla büyük kutlamalarla kutlanmaya başlanmış ve kendisine burada önemli bir yer edinmiştir. Klasik dinî kültürün yanı sıra tasavvuf geleneği ve kültüründe de bu kandil diğer kandiller gibi önemli bir yere sahiptir ve büyük kutlamalarla kutlanır.

BU GECE NELER YAPMALI?

Regaib Kandili’nin anlamı ve önemi nedir? Regaib Kandili’nde neler yapılmalı, bu mübarek gece nasıl değerlendirilmeli? Kelime olarak regâib, “çokça rağbet edilen, nefis, kıymetli, değerli, ihsan” mânâlarına gelen Ragibe kelimesinin çoğuludur. Buna göre Regaip Gecesi denilince: “Çok lütuf ve ihsanla dolu, kıymeti ve değeri büyük, çok iyi değerlendirilmesi gereken gece” mânâsı anlaşılır. Bu gece Allah lütuflarını sağanak sağanak yağdırır.

Bu geceyi ibadetle ihya etmenin sevabı pek çoktur. Diğer zamanlarda okunan her Kur’ân harfi için on sevap verilirse, Recep ayında yüzleri geçmekte, Regâib kandilinde ise daha da artmaktadır. Kaza ve nafile namazların sevabı ise diğer gecelere oranla kat kat fazladır. Regâib kandilinde yapılacak ibadetlerden birisi de duadır. Peygamberimiz (sas), bir hadîslerinde bu gecede yapılacak duaların Allah katından geri çevrilmeyeceğini bildirmişlerdir.

Bütün kandil gecelerinde yapılabilecek ve yapılması gereken önemli bir takım afv ü mağfirete nail olma, ecr ü sevap kazanma, manevî terakki kaydetme, bela ve musibetlerden kurtulma ve rıza–i İlâhiye ulaşma vesileleri vardır ki, bunlardan bazılarını maddeler hâlinde kısaca ve toplu olarak yeniden hatırlamakta yarar var:

1. Kur’ân–ı Kerim okunmalı; okuyanlar dinlenmeli; uygun mekânlarda Kur’ân ziyafetleri verilmeli; Kelamullah’a olan sevgi, saygı ve bağlılık duyguları yenilenmeli, kuvvetlendirilmeli.

2. Peygamber Efendimiz (sas)’e salât ü selâmlar getirilmeli; O’nun şefaatini ümit edip, ümmetinden olma şuuru tazelenmeli.

3. Kaza, nafile namazlar kılınmalı; varsa o geceye ait nakledilen namazlar, onlar da ayrıca kılınabilir; kandil gecesi, özü itibariyle ibadet ve ibadette ihsan şuuruyla ihya edilmeli.

4. Tefekkürde bulunulmalı; “Ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum, Allah’ın benden istekleri nelerdir” gibi konular başta olmak üzere hayatî meselelerde derin düşüncelere girmeli.

5. Geçmişin muhasebe ve murakabesi yapılmalı; ve şimdinin ve geleceğin plân ve programı çizilmeli.

6. Günahlara samimi olarak tevbe ve istiğfar edilmeli; idrak edilen geceyi son fırsat bilerek nedamet ve inabede bulunulmalı.

7. Bol bol zikir, evrad ü ezkarda bulunulmalı.

8. Mü’minlerle helalleşilmeli; onlarla irtibatımız cihetinden rızaları alınmalı.

9. Küs ve dargın olanlar barıştırılmalı; gönüller alınmalı; kederli yüzler güldürülmeli.

10. Kişi kendine ve diğer Mü’min kardeşlerine hattâ isim zikrederek dualar etmeli.

11. Üzerimizde hakları olanlar aranıp sorulmalı; vefa ve kadirşinaslık ahlâkı yerine getirilmeli.

12. Yoksul, kimsesiz, öksüz, yetim, hasta, sakat, yaşlı olanlar ziyaret edilip, sevgi, şefkat, hürmet, hediye ve sadakalarla mutlu edilmeli.

13. O gece ile ilgili âyetler, hadîsler ve bunların yorumları ilgili kitaplardan ferden veya cemaaten okunmalı.

14. Dini toplantılar, paneller ve sohbetler düzenlenmeli; va’z ü nasihat dinlenmeli;

15. Kandil gecesinin akşam, yatsı ve sabah namazları cemaatle ve camilerde kılınmalı.

16. Sahabe, ulema ve evliya türbeleri ziyaret edilmeli; hoşnutlukları alınmalı; ve manevî iklimlerinde vesilelikleriyle Hakk’a niyazda bulunulmalı.

17. Vefat etmiş yakınlarımızın, dostlarımızın ve büyüklerimizin kabirleri ziyaret edilmeli; iman kardeşliğine ait sadakati yerine getirilmeli.

18. Hayattaki manevî büyüklerimizin, anne ve babamızın, dostlarımızın ve diğer yakınlarımızın kandilleri bizzat giderek veya telefon, faks yahut e–mail çekerek tebrik edilmeli; duaları istenmeli.

19. Bu kandil gecelerinin gündüzlerinde mümkün olduğunca oruç tutulmalı.

Toplam Okunma: 231 (Önbellek Kullanılıyor) | Son Görüntülenme: 12.01.2020

Bu Kategori Altında Yayınlanmıştır: Kandil Özel