GENEL KATEGORİ - SanalAlemci

SanalAlemci ‘GENEL KATEGORİ’ Kategorisi

YTL’nin Son Günleri !

Pazartesi, Aralık 21, 2009 9:35 İlk Yorumu Sen Yazmak İster misin?
Derecelendir

Tedavülden kalkacak olan Yeni Türk Lirası ”YTL”  piyasadan toplanmaya başlandı.

Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Nazım Kaya, Yeni Türk Lirası (YTL) ile alışveriş yapmak isteyen tüketicilerden, yıl sonu itibariyle tedavülden kalkacağı gerekçesiyle paralarının kabul edilmediğine dair şikayetler aldıklarını ifade etti.

null

Kaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, paradan altı sıfırın atılmasıyla birlikte 1 Ocak 2005 tarihinde tedavüle çıkarılan YTL’de son günlerin yaşandığını belirterek, “Yeni” ibaresinin 1 Ocak 2009’da kaldırılmasına karar verilmesiyle birlikte YTL’nin piyasadan toplanmaya başlandığını söyledi.

Halen tedavülde olmasına karşın YTL ile alışveriş yapmak isteyen tüketicilerden, tedavülden kalkacağı gerekçesiyle paralarının kabul edilmediğine dair şikayetler geldiğini vurgulayan Kaya, “YTL banknotları 1 Ocak 2010 itibariyle tedavülden kalkacak. Bu tarihe kadar alışveriş yapılabilmesi mümkün iken piyasada kabul görmemesi, tedavüldeki paranın kabul edilmemesi suçtur” dedi.

Kaya, tüketicilerin yersiz engelleme ile karşılaşmaları ve alışverişlerinin engellenmesinin kabul edilemez olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:

SAVCILIKLARA SUÇ DUYURUSU

“Tedavüldeki parayı kabul etmemek suçtur. Tüketiciler, bu şekilde davranan işyeri sahipleri hakkında ispat etmeleri şartı ile savcılıklara suç duyurusunda bulunabilir.

Kaldı ki eldeki YTL banknotlar 2019 sonuna kadar, madeni paralar ise 2010 sonuna kadar Merkez Bankası ve Ziraat Bankası şubelerince kabul edilecek ve yenisi ile değiştirilebilecektir. Krizden şikayetçi olan esnafımızın yeni krizler çıkarmamasını ve tüketicinin alışverişini rahatlıkla yapabilmesini bekliyoruz.”

Toplam Okunma: 334 (Önbellek Kullanılıyor) | Son Görüntülenme: 30.11.2018

Bu Kategori Altında Yayınlanmıştır: GENEL KATEGORİ

Dikkat ! ”YTL”ler Cebinizde Kalmasın !

Cumartesi, Aralık 5, 2009 9:04 İlk Yorumu Sen Yazmak İster misin?
Derecelendir

Yeni Türk Lirası olan ‘YTL‘ kağıt ve madeni paralar, 1 Ocak 2010‘da tamamen tedavülden kalkıyor..

Merkez Bankası, 1 Ocak 2010 tarihi itibarıyla tedavülde bulunan Yeni Türk Lirası (YTL) cinsinden banknot ve madeni paraların yürürlükten kaldırılacağını açıkladı.

null

Merkez Bankası, bir yıllık, TL ile ‘birlikte tedavül’ döneminin sona ereceği 31 Aralık 2009 tarihine kadar YTL banknot ve madeni paraların değişiminin tüm banka şubelerinde yapılabileceğini belirtti.

Merkez Bankası’ndan yapılan açıklamada, 1 Ocak 2010 tarihi itibarıyla tedavülden kaldırılacak YTL banknot ve madeni paraların, 3 Aralık itibarıyla dönüşüm oranının tutar olarak banknotlarda yüzde 94,79, madeni paralarda ise yüzde 48,90 olarak gerçekleştiği ifade edildi.

Açıklamada, 5 Mayıs 2007 tarihli Resmi Gazete;de yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı ile 1 Ocak 2005 tarihinde tedavüle çıkarılan YTL ve Yeni Kuruş’ta yer alan “Yeni” ibarelerinin 1 Ocak 2009 tarihinde kaldırılmasına karar verildiği ve Türk Lirası banknot ve madeni paraların aynı tarih itibarıyla tedavüle çıkarıldığı hatırlatıldı.

Toplam Okunma: 281 (Önbellek Kullanılıyor) | Son Görüntülenme: 28.11.2018

Bu Kategori Altında Yayınlanmıştır: GENEL KATEGORİ

Yeni T.C Kimlikleri ! Geri sayım başladı..Yeni Nüfus Cüzdanı Hakkında..

Çarşamba, Kasım 11, 2009 14:27 İlk Yorumu Sen Yazmak İster misin?
Yeni T.C Kimlikleri ! Geri sayım başladı..Yeni Nüfus Cüzdanı Hakkında.. 4.3/5 (87%) 3 Oy

Yeni Nüfus Cüzdanları..

Nüfus cüzdanında devrim gibi yenilik.. Tek kimlik kartına dünyalar sığdırıldı. Kartta güvenlik önlemleri üst düzeyde.

TÜBİTAK tarafından tamamen milli olanaklar kullanılarak geliştirilen ve 2010′dan itibaren nüfus cüzdanının yerine kullanılması hedeflenen akıllı kimlik kartları, kopyalanma riskine karşı görünürde 7 üstün güvenirlikli önlemle korunuyor.

TÜBİTAK Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsünde (UEKAE) geliştirilen Akıllı Kart İşletim Sistemi (AKİS) Proje Sorumlusu Mustafa Başak 2010′dan itibaren tüm Türkiye’de uygulanması planlanan elektronik kimlik kartının teknolojik özelliklerini anlattı.

Akıllı kartın en başta akıllı kart tabanlı ulusal kimlik kartı olarak nüfus cüzdanının yerini alacağını aktaran Başak, kartın ayrıca sürücü belgesi, pasaport, e-devlet uygulamalarında kimlik doğrulama amaçlı bir belge olacağını ve SSK karnesi, Sağlık Bakanlığı sertifikalarında, Maliye Bakanlığının vergi uygulamalarında kullanılabileceğini belirtti.

Başak, AKiS tabanlı benzer akıllı kartların şehir kartları, kontörlü kartlar gibi belediye uygulamalarında da kullanılabileceğini anımsattı.

KRİPTOLU OLACAK

Akıllı kimlik kartının tamamen yerli kaynak ve mühendislerle son şifreleme teknolojisi kullanılarak ve uluslararası standartlara uygun yapıldığını belirten Başak, kartın “taklit edilemez” ve “tahrip ya da tahrif edildiğinde değişikliğin algılanmasına imkan veren güvenlik özelliklerinin” bulunduğunu söyledi.

Başak, akıllı kart üzerindeki ve çip içerisindeki bilgilerin elektronik ortamda, kriptografik yöntem denilen güvenlik özellikleriyle korunduğunu anlatarak, bu yöntem sayesinde kartın mükerrer basımının engellenebildiğini, Merkezi Nüfus İdaresi Sistemine (MERNİS) erişimle yazım hatalarının önüne geçilebildiğini aktardı.

Kimlik kartlarının taklit edilmesini önlemek için çeşitli güvenlik özelliklerinin uygulandığını kaydeden Başak, yapısal ve baskısal güvenlik ögelerinin yüksek çözünürlüklü makinelerce yapıldığını ve taklidinin de çok zor olduğunu vurguladı. Başak, elektronik güvenlik sisteminin taklidinin ise mümkün olmadığını söyledi.

Akıllı kartta aynen kağıt paralarda olduğu gibi dış görünürde 7 güvenlik önlemi olduğunu bildiren Başak, şöyle konuştu: “Kartın ön ve arka yüzünde kullanılan hologram teknolojisiyle ışığın geldiği açıyla şekillerin ve renklerin değişimi sağlandı. Çok özel mürekkeplerin kullanıldığı OVI teknolojisinde ise ön yüzde bulunan Türkiye haritası ışığın geldiği açıya göre üç farklı renkte görülüyor. Mor ötesi baskı yöntemiyle de ultra viyole ışığı altında görünecek şekilde ön yüzde mavi renkte “T.C” ibaresinin, arka yüzde de Türkiye haritasının ortasında mavi renkte ay-yıldız şekli gizlendi.

Mikro yazılar ile ön yüze ay-yıldız çizildi ve büyüteçle bakıldığında Türkiye Cumhuriyeti yazısı görülebiliyor. Aynı baskı, arka yüzde de şerit görünümünde yer alıyor. Meneviş baskı yöntemiyle ise kartın hem ön, hem de arka yüzünde algoritmik desenler bulunuyor. Bu desenler matematiksel bir formülle oluşturuldu. Son görüntü şifresi ise gökkuşağı baskı dediğimiz ve desen çizgilerinde kopyalamaya karşı kırmızı-turkuaz-kırmızı renk geçişleri yer aldı. Tüm bu şifreler çok özel tekniklerle üretildi ve kartın taklidini ve kopyalanmasını çok zor hale getiriyor.”

İlk etapta karta bakıldığında görünür şifrelemelerde kartın sahte olup olmadığının anlaşılabileceğini dile getiren Başak, “Fakat kopyalanmasının çok zor olmasına karşın her ihtimale karşı görünür özelliklerin kopyalanma riskine karşı bu bilgilerin aynısı kartın üzerindeki çipe elektronik olarak şifrelendi. Bu çipin içinde bir oynama olduğunda, kart erişim cihazına takıldığında bilgiler teşhis edilemez. Bu taklit edilememezlik aslında, elektronik şifreleme teknikleriyle sağlandı” dedi..

Başak, kimlik doğrulama için özel yazılımlara sahip kartın ayrıca pin ve puk kodlarının bulunduğunu belirterek, yasanın çıkması halinde hazır olan parmak izi teknolojisinin de eklenebileceğini söyledi.

AKİS’in enerji dalgalanmalarından veya başkaca fiziksel koşullar sebebiyle oluşan EEPROM bellek hücrelerindeki bozulmaları tespit edip düzelten bir mekanizmaya sahip olduğunu kaydeden Başak, şifreleme, deşifreleme ve asıllama anahtarlarının birbirlerinden tümüyle ayrıldığını belirtti.

PARMAK İZİ SAKLANMAYACAK

Parmak izi, iris tanıma gibi bilgilerin Avrupa Birliği kriterlerine göre bilgisayarların veri tabanlarında saklanmasının yasak olduğunu ve bu nedenle de parmak izi şifresinin kartın içinde saklandığını aktaran Başak, “Kart sahibinin elinde olacağından, bazı basın organlarında yer aldığı gibi parmak izinin bir yerde saklanması gibi bir durum da olmayacak” diye konuştu.

Türkiye’nin akıllı kart teknolojisinde Avrupa Birliğine üye pek çok ülkeden daha ileri bir aşamaya geldiğini belirten Başak, ABD’deki kart teknolojisinin ise çip değil, optik tanıma üzerine kurulu olduğunu söyledi.

Başak, Türkiye’nin yarattığı bilgi birikimi ile akıllı kartlarda ileri teknoloji uygulayan Portekiz ve Ukrayna gibi ülkeler seviyesine geldiğini kaydederek, “Avrupa’nın henüz üzerinde çalıştığı bir sistemi Türkiye uygulamaya başladı bile” dedi.

SEÇİMLERDE MÜKERRER OYA DA ENGEL OLACAK

Elektronik kimlik uygulamasının özellikle genel ve yerel seçimlerde güvenli ve sağlıklı oy kullanılmasına olanak sağlayıp mükerrer oy kullanılması ihtimaline son verilebileceğini dile getiren Başak, sağlık uygulamalarında da sahibinin izni ile erişilebilen hastaya özel bazı bilgilerin de kartta saklanabileceğini bildirdi.

Başak, akıllı kart uygulamasının 1 Eylül 2008 itibariyle Bolu’da pilot çalışmalarının başlatıldığını anımsatarak, ilk aşamada bu yılın sonuna kadar 10 bin adet kartın Bolu merkezde dağıtılacağını ve ikinci aşamada da Mayıs 2010′a kadar 300 bin kart dağıtımının yapılacağını belirtti. Başak, dağıtılan kartların, 67 eczane, 1 hastane, 8 aile hekimliğinde kullanılmaya hazır olduğunu da bildirdi.

KAYNAK: www.cafesiyaset.com

Toplam Okunma: 335 (Önbellek Kullanılıyor) | Son Görüntülenme: 16.03.2019

Bu Kategori Altında Yayınlanmıştır: GENEL KATEGORİ

Osmanlı Padişahları’nın Ölüm Nedenleri !

Pazartesi, Kasım 9, 2009 16:49 6 Yorum
Osmanlı Padişahları’nın Ölüm Nedenleri ! 3.9/5 (79%) 33 Oy

Osmanlı padişahları ne zaman ve nasıl öldüler ? Padişahların ölüm sebepleri ne idi ?

Osmanlı Padişahları Belgesel Video İzlemek İçin Tıklayınız
FATİH SULTAN MEHMET:Osmanlı tarihinin en gizemli ölümü Fatih Sultan Mehmed’inkidir Fatih Sultan Mehmed, Mayıs 1481’de Mısır Memlük devleti üzerine sefere çıktı Gebze yakınlarında hastalanınca başhekimi Lari müdahale etti, ancak sultanı tedavi edemeyince eski başhekim Yakup Paşa, sultanı iyileştirmekle görevlendirildi Yakup Paşa, bazı ilaçlar vererek padişahın sancısını azaltmak istedi fakat ilaçların bir faydası olmadı Fatih kısa bir komadan sonra 31 Mayıs 1481’de Gebze’de Hünkâr Çayırı (Tekfur Çayırı)’nda öldü Fatih dönemi uzmanı Franz Babinger, sultanın zehirlenerek öldürüldüğünü iddia eti Bu görüş ilim çevrelerinde günümüze kadar süren tartışmalara sebep oldu Şehabedin Tekindağ ve başka bilim adamları da sultanın ölümünün eceliyle olduğu, zehirlenmediğini savundular Bütün araştırmalara rağmen Fatih’in ölümündeki sır çözülemedi.

null

SULTAN ABDÜLAZİZ:
1861 ile 1876 yılları arasında Osmanlı tahtında bulunan Sultan Abdülaziz de Fatih’ten sonra ölümü en fazla tartışılan padişahtır Tahttan indirildikten birkaç gün sonra 4 Haziran 1876’da Feriye Sarayı’nda bilekleri kesilmiş bir halde bulunan padişahın tahtan indirilmenin üzüntüsü ile intihar ettiği söylenir Ancak öldürülmüş olma ihtimali daha kuvvetlidir
null

YILDIRIM BEYAZID: En büyük Osmanlı komutanlarından olan Yıldırım Bayezid 1402’de Ankara Muharebesi’nde Timur’a esir düşmüştü İçine düştüğü durumu hazmedemeyen padişah, yüzüğündeki zehiri içerek 8 Mart 1403’te Akşehir’de intihar etti Zehirle ölen bir diğer Osmanlı padişahı da aynı ismi taşır Fatih’in oğlu İkinci Bayezid, Nisan 1512’de askerin isyanı sonucunda oğlu Yavuz Sultan Selim lehine tahttan çekildikten sonra ömrünün kalanının geçireceği Dimetoka’ya doğru yola çıktı, ancak buraya varamadan 21 Mayıs 1512’de yolda öldü Muhtemelen Yavuz, ileride bir taht kavgasını çıkmasını önlemek için babasını zehirletmişti

null

I.MURAT: Birinci Murad harp sahrasında şehit olan tek Osmanlı padişahıdır 15 Haziran 1389’da Sırplar’ın büyük bir bozguna uğradığı Birinci Kosova Savaşı’nın sonunda, Sırp Kralı Lazar’ın damadı Miloş Obroneviç padişahın huzuruna çıktığı sırada, göğsünde sakladığı hançeri Birinci Murad’a saplayarak sultanı şehid etti

null

II.OSMAN: Osmanlı tarihinde bir isyan sonucu öldürülen ilk padişah İkinci Osman’dır İkinci Osman, çevresindekilerin yanlış yönlendirmesi ve kendisinin de gençliğinin verdiği tecrübesizlikle askerin isyanına sebep oldu Sadrazam Davud Paşa ve yanındakiler Yedikule’de genç padişahı bir kementle yakalayıp, boğdular Osmanlı tarihinde ilk defa bir padişah idare ettiği insanlar tarafından öldürülüyordu
null
SULTAN İBRAHİM: Öldürülen bir diğer Osmanlı padişahı Sultan İbrahim’dir Sultan İbrahim, 7 Ağustos 1648’de tahttan indirilip, yerine küçük yaştaki oğlu Mehmed geçirilmişti Ancak tahttan indirilen padişah kapatıldığı yerde on gün kalabildi Feryatları bütün saray halkını etkiliyordu Sultan İbrahim’i yeniden tahtta çıkarmak isteyenlerin sayısı artınca, Kösem Sultan ve devlet ileri gelenleri sultanı 18 Ağustos 1648’de boğdurttular
null
III.SELİM:Osmanlı tarihinde adı yeniliklerle anılan Sultan Üçüncü Selim, Kabakçı İsyanı’yla Mayıs 1807’de tahttan indirilip, yerine Dördüncü Mustafa geçirilmişti Sarayda hapsedilen padişahı tekrar tahta çıkarmak için Nizâm-ı Cedit taraftarları Rusçuk’ta örgütlendiler Alemdâr Mustafa Paşa, bir orduyla İstanbul’a gelerek, Sultan Selim’i tekrar tahta çıkarmaya teşebbüs etti Ancak tedbirli davranmadığı için Dördüncü Mustafa taraftarları 28 temmuz 1808’de Üçüncü Selim’i öldürdüler
null
IV.MUSTAFA: Üçüncü Selim’i öldürten Dördüncü Mustafa da aynı akıbete uğradı Askerlerin Dördüncü Mustafa’yı tekrar tahta çıkarmaya teşebbüs etmesi üzerine tahtını emniyete almak isteyen İkinci Mahmud onu 17 Kasım 1808’de boğdurttu

OSMAN GAZİ: Osmanlı İmparatorluğu’nun kurucusu olan Osman Gazi 1326’da kalp yetmezliğinden öldü
null
ORHAN GAZİ: 82 yaşındayken felç yüzünden 1362’de öldü
null
ÇELEBİ MEHMED: 1421’de yüksek tansiyon yüzünden beyin kanaması geçirdi ve kısa bir süre sonra öldü
null
İKİNCİ MURAD: Şiddetli bir baş ağrısı sebebiyle yatağa düştü ve üç gün sonra 3 Şubat 1451’de öldü Ölüm sebebi beyin kanaması veya beyindeki bir timördür
null
YAVUZ SULTAN SELİM: 21 Eylül’ü 1520’yi 22 Eylül’e bağlayan gece kanserden vefat etti
null
KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN: 1566’da Sigetvar kuşatmasının son günü 6/7 Eylül gecesi beyin kanamasından öldü
null
İKİNCİ SELİM: Bir hamam alemi sırasında cariyeleri kovalarken düşüp, yaralandı 1574’te göğüs boşluğunda meydana gelen kanama yüzünden öldü
null
ÜÇÜNCÜ MURAD: 17 Ocak 1595’te prostat kanserinden öldü
null
ÜÇÜNCÜ MEHMED: Bir gün saraya dönerken yolda karşılaştığı bir meczub, “56 gün sonra gelecek kazadan kurtulamazsın Gafil olma padişahım” demişti Bu olay Üçüncü Mehmed’i derinden etkiledi Padişah yemeden, içmeden kesildi ve 22 Aralık 1603’te kalp krizi geçirerek öldü
null
BİRİNCİ AHMED: Çok gençken, 22 Kasım 1617’de 28 yaşında mide kanserinden öldü
null
BİRİNCİ MUSTAFA: Osmanlı tarihinde tek “Deli” padişahı olan Sultan Mustafa 1623’te tahttan indirildikten sonra 20 Ocak 1639’da bir sara nöbeti sırasında öldü
null
DÖRDÜNCÜ MURAD: Osmanlı İmparatorluğu’nu eski parlak günlerine döndüren Dördüncü Murad, gençlik döneminde çektiği sıkıntılar ve çevresinin de etkisiyle aşırı derece de içkiye düşkündü 8 Şubat 1640 gecesi sirozdan öldü
null
DÖRDÜNCÜ MEHMED: 1687’de tahttan indirildikten sonra dört yıl sonra 4 yıl hapis hayata yaşadı Yakalandığı zatürrenin ilerlemesi sonucu 6 Ocak 1693’te öldü
null
İKİNCİ SÜLEYMAN: 40 yıl sarayda hapis hayatı yaşadıktan sonra 1691’de tahta çıktı Viyana bozgun yıllarında sıkıntılı geçen dört yıllık bir padişahlığın ardından 6 Şubat 1695’te böbrek yetmezliğinden öldü
null
İKİNCİ AHMED: 6 Şubat 1695 yılında kalp yetmezliğinden veya ödemden öldü
null
İKİNCİ MUSTAFA: 1703’te bir isyan sonucu tahttan indirildi Bu olayın üzüntüsünü üzerinden atamadan 29 Aralık 1703’te prostat kanserinden öldü
null

ÜÇÜNCÜ AHMED: Eğlenceleriyle meşhur Lale Dönemi’nin padişahı olan Üçüncü Ahmed, 1730’da Patrona isyanı sonucu tahttan indirildi Yıllarca Topkapı Sarayı’nda hapis hayatı yaşadıktan sonra, şeker hastalığının vücudunda meydana getirdiği tahribatın sonucunda 24 Haziran 1736’da öldü
null
BİRİNCİ MAHMUD: 21 yıl padişahlık yaptıktan sonra, 13 Aralık 1754’te bir Cuma namazı dönüşünde saraya dönerken attan düşüp, beyin kanaması geçirip öldü
null
ÜÇÜNCÜ OSMAN: Üç yıllık hükümdarlığını sonunda 1757’de veremden veya mide kanserinden 30 Ekim 1757’de öldü
null
ÜÇÜNCÜ MUSTAFA: Yüksek tansiyon hastası olan padişah 21 Ocak 1774’te beyin kanamasından öldü
null
BİRİNCİ ABDÜLHAMİD: 1787-1791 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında, Anapa Kalesi’nin Rusların eline geçtiği haberi üzerine beyin kanaması geçirdi ve bir süre sonra 7 Nisan 1789’da öldü
null
İKİNCİ MAHMUD: Osmanlı modernleşmesinin başlatıcısı olan İkinci Mahmud aşırı derecede içki içerdi 28 Haziran 1839’da veremden öldü
null
ABDÜLMECİD: Tanzimat dönemini başlatan sultan 25 Haziran 1861’de babası İkinci Mahmud gibi veremden öldü
null
BEŞİNCİ MURAD: Tahtta en kısa süre duran Osmanlı padişahıdır Müzmin şeker hastası idi Bu hastalığın vücudunda meydana getirdiği tahribatın neticesinde 29 Ağustos 1904’de öldü
null
İKİNCİ ABDÜLHAMİD: “Kızıl Sultan mı, Ulu Hakan mı” diye Osmanlı tarihinin en çok tartışılan padişahı olan İkinci Abdülhamid, 10 Şubat 1918’de Beylerbeyi Sarayı’nda 76 yaşındayken yakalandığı zatürrenin ilerlemesi sonucu veremden öldü
null
BEŞİNCİ MEHMED REŞAD: Müzmin şeker hastası idi Şekerin vücudunda yaptığı tahribat sonucunda 3 temmuz 1918’de öldü
null
null
Kaynak;haber3

Toplam Okunma: 2.445 (Önbellek Kullanılıyor) | Son Görüntülenme: 17.03.2019

Bu Kategori Altında Yayınlanmıştır: GENEL KATEGORİ
Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Sakın Bu Şerefsizlere İnanmayın !

Çarşamba, Eylül 16, 2009 8:34 İlk Yorumu Sen Yazmak İster misin?
Derecelendir

Cep telefonuna;  “Seda Sayan’dan 10 bin TL. kazandınız” mesajı geldi, bakın sonra neler oldu..

Erzurum’un Palandöken İlçesi’nde babası ve iki çocuğu ile birlikte aynı evde yaşayan ev hanımı Meray D., ünlü sanatçı Seda Sayan’ın oynadığı bir reklamı fırsata dönüştüren dolandırıcıların kurbanı oldu.
null
AHT’nin haberine göre Seda Sayan’ın oynadığı “Her gün 1 kişiye 10 bin TL” sloganlı reklamdan ilham alan dolandırıcılar, geçtiğimiz cuma günü cep telefonuyla Meray D’nin cep telefonuna, “Değerli abone, Seda Sayan’ın Ramazan’a özel kampanyasından yüz bin ve 10 bin TL ödül ikramiyesinde hattınız bin 500 hat arasında 9. çıktı. 10 bin TL ödül ikramiyesi kazanmıştır. Bilgi ve işlem için danışma hattını arayın. 0538 368 67 60″ yazılı mesaj gönderdi.

9. ŞANSLI KİŞİSİNİZ
[spoiler]

Cep telefonuna gelen bu mesajın hemen ardından mesajda belirtilen telefon numarasını aradığını söyleyen Meray D. ancak belirtilen numaranın kapalı olması nedeniyle telesekretere ‘Seda Sayan’ın programından 10 bin TL çıkmış. Bilgi almak istedim’ diye not bıraktığını ifade etti. Bıraktığı mesajdan sonra kimsenin kendisini aramadığını ve kazandığı ikramiyeyi alabilmek için pazar günü aynı numarayı yeniden aradığını anlatan Meray D., başından geçenleri şöyle anlattı:

“Pazar günü mesajdaki telefonu bir daha aradım ve bir şahıs telefona çıktı. Bana önce adımı soyadımı sordu ve bana ‘evet 9. şanslı’ kişisiniz dedi. Sonra telefonumun yıldız tuşuna basmamı isteyip marketten 4 adet 250 kontör almamı istedi. Bana sık sık (Kesinlikle bunu kimseye söylemeyin) diye de uyarıda bulunuyordu. Yarışmayı kazanmak için ben de karşımdaki şahsın dediklerinin harfiyen yaptım. Gidip bin kontör aldım ve şifrelerini ona söyledim. Aynı şekilde iki kez daha aradı ve benden toplam 3 bin kontör aldı. Param olmadığı için komşularımdan borç aldım, bana verilen fitre parasını ve babamdan aldığım 50 lirayı bile verdim. Bankadan parayı çekebilmem için bana şifre vereceğini bunun içinde kontör yüklemem gerektiğini söylüyordu. Ben de denize düşen yılana sarılır misali bu fakirlikte ayağıma kadar gelen şansı kaybetmek istemedim.”

‘BABAMLA KAVGA ETTİK’

Meray D., “Kısa süre sonra dolandırıldığımı anlayınca gidip karakola şikayette bulundum. Dolandırıcı beni şimdi gizli numaradan arayıp yine kontör istiyor. Olayı duyan babamla kavga ettik. Beni ve çocuklarımı kapı dışarı atarsa nereye gideriz. Az değil 600 TL param gitti. Babam haklı. Borç aldığım komşular bunu duysa gelip evimden eşyalarımı alırlar. Canıma kıymayı bile düşündüm. Çok çaresiz bir durumdayım. Ne yapacağım bilemiyorum. Emniyetten tek isteğim beni dolandıran kişinin bir an evvel bulunup paramı almaları. Dolandırıcının telefon numarası 0 538 368 67 60′dır” diye konuştu.

Kendisini dolandıran şahısların yakalanıp parasının iade edilmesini ümit ettiğini söyleyen Meray D., dolandırıcılara komşularından 300 lira borç, hayırsever vatandaşların verdiği 250 ve babasından aldığı 50 lira olmak üzere toplam 600 lira kaptırdığını ifade etti.
[/spoiler]

Toplam Okunma: 280 (Önbellek Kullanılıyor) | Son Görüntülenme: 20.03.2019

Bu Kategori Altında Yayınlanmıştır: GENEL KATEGORİ