SanalAlemci » B Harfi ile Başlayan Kız Çocuk (Bebek) İsimleri ve Anlamları

B Harfi ile Başlayan Kız Çocuk (Bebek) İsimleri ve Anlamları

Çarşamba, Nisan 14, 2010 12:51

Bağcan: varlığı zorunlu olan

Bağdagül: bağda yetişen yabani gül

Bağdat: irak’ ın başkenti olan tarihsel kent

Bağdathatun: özel isim

Bade: aşk, kutsal sevgi

içki, şarap
Badegül: gül renkli şarap

Badem: gülgillerden ülkemizin her bölgesinde yetişen ağaç

bu ağacın yaş ve kuru yenen meyvesi
Bağı: sihir, büyü

Bağlan: deste, demet

Badiye: çöl, kır

Bahanur: değerli ışık

Bahar: yazla kış arasında olan mevsim

güzellik, gençlik çağı
Bahargül: bahar gülü

Baharnaz: genç ve nazlı

Baharnur: gençliğini yansıtan

Bahariye: divan edebiyatında bahar tasvirleriyle başlayan kaside

Bahriye: donanma ve denizle ilgili

Bahtıay: ay kadar güzel olması temenni edilen

Bahtıgül: bahtı açık

Bahtınur: talihi, şansı, kaderiyle çevresine ışık saçan

Bahtıser: şanslı

Bahtışen: talihi açık olan kimse

Bahtiser: talihli, şanslı, iyi yazgılı, işleri başından beri iyi giden

Bahtişen: talihi, kaderi, kısmeti şen

Bahira: kulağı yarık dişi deve veya koyun. hayvan yavru doğurduğunda veya 5 yavru dişi olduğu zaman hayvanın kulağı kesilerek belirtildi. kur’an-ı kerim, bu adetleri kaldırmıştır

Bahire: ışıklı, ışık saçan

Bahise: söz eden, bahseden

Bakyazı: sevilen bir olaydan sonra verilen ziyafet

Bakinaz: nazlılığı geçmişinden gelen

Bakiye: ağlayan kadın, hüzünlü kadın

Balahanım: küçük hanım

Balahatun: üstün, asil kanlı. değerli soy mensubu

Balahun: osmanlı imparatorluğu’ nun kurucusu osman gazi’ nin ikinci karısının adı

Balca: bala benzer, baldan bir parça

Balcan: bal gibi can, tatlı can

Baldan: bal gibi tatlı, baldan yapılmış

Balgın: bal’ a doymuş

çok tatlı, bal gibi
Balhan: hazar denizi sahilinde anuderyanın eski yatağının denize vardığı yerde bir dağ silsilesi

Balın: sevgili, yar

Balkı: şimşek, ışık, parlayış

Balkın: pırıldayan, parlak

bal kadar tatlı kız
Balkıs: sevimli kız

Balkız: bal kadar tatlı kız

sevimliliği ve güzelliği ile bilinen
Balnur: güzelliği ile ışık saçan

Balsarı: bal renginde olan

Balin: yar, sevgili

Banu: prenses

yeni evli gelin
gül şişesi
Banugül: kadın hatun, hanım

kraliçe, prenses
gelin
şarap ve gül suyu gibi şeylerin şişesi
yusuf ve zeliha öyküsünün kadın kahramanı
Banuhan: hatun hükümdar

Barçın: süslü ipek kumaş

Türkleri yöneten yedi kadın hakandan üçüncüsünün ismi
Baria: ideal güzellikte ve mükemmellikte olan

Barik: ışık, parlayış

Barika: şimşek, yıldırım

Basıra: gören, görücü

Basriye: iyi görüş sahibi

Basire: kültür

Basiret: uzağı görme, ihtiyatlı davranma

Batıgül: batı’ da açan, yetişen gül

Bayın: kız çocuğu

Başak: tahılların tanelerinin bulunduğu kısım

arpa, buğday gibi ürünlerin tanelerini taşıyan koçanları
Başay: ayın yuvarlak hali

Başbağ: sevgili

Başgöze: akarsuyun çıktığı yer

Bedahşi: amu-derya’ nın kaynağı olan perc’ in yukarı mecrasının sol sahilindeki dağlık memleket

Bedran: sert başlı at

daima
hoş, latif, yakışıklı
Bedreka: rehber, klavuz

Bedreke: yol gösteren, kılavuz

Bedrunnisa: dolunay yüzlü kadın

Bedriye: ayın ondördüncü geceki haliyle ilgili

ay gibi güzel, nurlu kadın
Bedia: güzellik, üstün değerli olan

Bedihe: başlangıç

güzel söz
Bedinur: bir şeyi örneği olmadığı halde meydana getiren

yoktan vareden
söz estetiği, halin muktezasına uyan delilleri açık şekilde belirtme ve sözü güzelleştirme yollarına ait bilgiler toplama
güzel, güzellik
Bediran: işleri kötü idare eden

çapkın kadın
Bedirnaz: nazlı ay gibi güzel

Bedirnisa: dolunay kadar güzel olan kadın

Begence: kitapların başına yazılan övgü yazıları

Begüm: hanım, hanımefendi, saygıdeğer kadın

timur oğullarından gelen bir prenses
Begüm/begün: saygıdeğer kadın

Begümhan: saygıdeğer kadın

Behlül: hayır sahibi

daima gülen
güzel yüzlü kimse
Behnane: yüzünden tebessüm eksik olmayan

Behra: onun için, ondan dolayı

Behrem: asfur çiçeği, kırmızı gül

Behice: saygıdeğer kadın

şen, güleryüzlü
güzel kadın
Behin: iyinin iyisi

Behire: iyilikle ün yapmış kadın

Behiye: güzel ve alımlı kadın

parlak, ince
Beken: güçlü, kuvvetli

Bekriye: ilk kız çocuğu, herşeyin evveli

Belde: memleket, şehir, kasaba

Beldem: memleketim

Belemir: peygamber çiçeği olarak biliniyor.açtığı kokusunun dağılmasıyla anlaşılan gizli çiçek anlamında

Beles: yüksek tepe, zirve

Belfü: kar tanesi

Belgi: işaret

bir şeyi benzerlerinden ayıran özellik
Belgin: kesin ve eksiksiz belirlenen

aydınlık gün
açık
belirli, farkedilen
alamet, nişan
Belkıs: efsaneye göre hz. süleyman zamanındaki saba melikesinin adı

yunanca asıllı olup arapçaya geçen tarihi bir isim
Belkis: özel isim

Belma: uysal, sakin

Belmen: put heykel

Belur: billur, billurdan olan

Beliğa: meramını düzgün olarak anlatan

Belik: saç örgüsü

Belin: korku ile şaşkın şaşkın bakmak

Belis: fevkalade, çok güzel

Beliz: işaret, iz, alamet

Benal: beni al

Benam: şöhretli ve iyimser kişi

Benan: parmakla gösterilecek kadar güzel

parmak uçları
Benay: ben ay’ım, ay gibi

Bencan: içten, candan insan

Bende: bağlanmış kimse, tutsak

kul, köle
yürekten bağlı
büyük aşkla seven
Benefşe: menekşe

Benek: ben gibi ufak leke

namuslu kadın
küçük, güzel nokta
Bengü: sonsuz, sonsuzluk

Bengücan: sonsuza kadar dost kalan

Bengühan: ölümsüz kadın hükümdar

Bengül: üzerinde benekler bulunan gül

Bengin: sonsuz, ebedi

Bengisan: ölümsüz san, sonsuza kadar sürecek ad

Bengisu: insana ölmezlik verdiğine inanılan su

abıhayat
Bengüş: kulağın küpe takılan düz yeri

Benna: yapı yapan, mimar, kalfa, dülger

Bennur: ışık saçan

Bensu: su gibi aziz benlik

hayat suyu
Benian: beni her zaman anımsa, beni an

Beniz: yüz

Beraet: suçsuzluğu anlaşılmış olma

Beray: ayın en ışıltılı, en parlak hali

kalpten duyulan hınç
Berca: doğru, yerinde olan

Bercan: doğru, yerinde olan

bir tane olan
Berceste: bir tane olan, seçkin, güzel

Berçin: toplayıcı, toplayan

Bercis: jüpiter gezegeni

Berdel: aynı anda gelin giden kızlarına karşılık bir gelin alma geleneği

Bereket: çok, bol mebzul

Beren: koyun yavrusu, kuzu

zeki ve güçlü kişi
Berfu: kar tanesi

Berfi: zambak

Berfin: kar toplayan

kardan
Bergüzar: anılmak için verilen şey, andaç

Bergüzin: seçkin, beğenilmiş makbul

Berhayat: yaşayan, hayatta olan

Berkem: düşmana karşı silahlandırılmış halk

Berkiye: keskin, parlak ışık

Bermal: birşeyler yapmakla ilgili, yapan, ortaya çıkaran, becerikli

dağ tepesi, doruk
Berna: bağlı, bağlanmış

genç, körpe, delikanlı
Berra: doğru sözlü, hayır işleyen

bereketli olan
Berrak: temiz, saf, arınmış, duru

Berraka: aydınlık görünüşlü güzel kadın

Berran: keskin, kesici

Berre: güzel ahlaklı, çok cömert kadın

Berrin: manen çok yüksek, yüce yaradılışlı

Bersun: karın ilk yağışı

Beria: olgunluk ve güzelliğiyle üstün olan sevgili

Beril: mücevher olarak da kullanılan bir tür maden, zümrüt

arınmış, aklanmış
Berin: manen çok yüksek

Berin, berrin: en yüksek, en ulu anlamında

Berire: inam ve ihsan sahibi. saliha ve vazifesini yapan hanım

Berivan: selamete, kurtuluşa kavuşan

Beriye: kurtulmuş

Berzen: yöre, mahalle, yol

Berşan: bir peygamberin din ve kitabını kabul eden

Berşe: hep, bütün, çok

Besalet: yiğitlik

Besamet: güler yüzlülük

Besen: sis, sulu, kar

çiy
Beste: bir müzik parçasını oluşturan ezgilerin tümü

Bestegül: gül kadar güzel ve duygulu

gül demeti
Bestenigar: Türk müziğinde bileşik bir makam

Besime: sevimli, güler yüzlü

Besisu: bitkilerin damarlarında dolaşan besleyici su

Betigül: gül yüzlü

Betigün: beti: yüz (bet benizdeki gibi) gün: aydınlık, aydınlık yüz

Betik: yazılmış şey

Betikçi: yazar

Betül: aynı kök salmış fidan

hz. meryem’ in lakabı
bakire
kendini Allah’a adamış kadın
Betül, betil: erkeklerden çekinen namuslu kadın, hz. meryem ve hz. fatma’ nın diğer isimleri

Betil/betül: temiz, iffetli

Betülay: bakire

erkekten çekinen, erkeklere yaklaşmayan namuslu kadın
ayrı kök salan fidan
hz. meryem’ in lakabı
hz. muhammed (s.a.s)’ in kızı hz. fatıma’ nın lakabı
Beyan: bildirme, söyleme, açıklama

belagat ilimlerinden ikincisi
belli, apaçık
Beyaz: ak, en açık renk

aydınlık
deri rengine göre bir insan ırkı
yumurta akı
Beybeçe: ev kadını

Beycan: zengin kimse

Beyda: çöl

beyaz
Beydeş: kapı yoldaşı

Beyhan: bey soyundan

sır tutmaz bildiğini söleyen
Beylem: açılmamış pamuk kozası

çiçek buketi
Beyza: çok beyaz, lekesiz

günahtan kaçınmış
Bezek: süs, ziynet

Bezen: çok, göze çarpan

Bezmi alem: dünya meclisi, sohbet toplantısı

Bezmialem: özel isim

Beşgül: beş tane gül

Beştaş: bir çeşit oyun

Beşuş: okşadıkça süt veren deve

araplarca çok meşhur ve meş’ um bir kadın
Beşire: müjde veren

Bibi: babanın kız kardeşi

Bidar: gafil olmayan, uyanık olan

Bidayet: başlama, başlangıç

Bigane: ilgisiz, kayıtsız

Birsen: Yalnız sen

Bolgan: özel isim

Boncuk: renkli camdan yapılan ve süs olarak kullanılan eşya

Bosum: boy, pos, endam

Boykız: bakire kız

Bozcin: buğu, soğuk bir cisim üzerinde ince bir tabaka durumunda yoğunlaşmış su buharı

dişi geyik

Böbülük: gül goncası

Böğürtlen: dikenli bir çalı

Böğüş: akıl, zeka

Bucan: en içten dost

Buğday: bitki çeşididir

Buhayra: küçük deniz

Buket: bir arada bulunan şeylerin topluluğu, çiçek demeti

çiçek demeti
Bukle: saç lülesi

Bukra: yarın

Bulca: bulunmuş bir biçimde

Buluş: herkesin kolay kolay düşünemeyeceği

Buran: şimşek ve gökgürültüleriyle karışık yağan yağmur

Burçak: aneleri hayvan yemi olarak kullanılan, mercimeğe benzeyen bir bitki

baklagillerden bir bitki burçe
Burcu: güzel ve kuvvetli bir kokuyu vurgulamaya yarar

Burcum: güzel koku

Burçin: dişi geyik

Burgut: tavşancıl kuşu

Burka: yüz örtüsü, peçe

Burla: dede korkut hikayelerinde bir kadın kahraman, üzüm

Burtay: ay tanrıçasının koruduğu, kutsadığı

Buse: öpmek, öpüşmek, öpücük

Büge: evlenmemiş, çocuk doğurmamış olan

sultan
bent, su benti
Büke: eri olmayan, evlenmemiş kadın

bilgili, akıllı, zeki, pehlivan
eşsiz, benzeri olmayan
Büklüm: bükülmüş şeyin teşkil ettiği halka tuğra

Büküm: bükme eylemi

Bülbül: güzel sesli bilinen kuş

Bürçin: özel isim

Bürde: gece üste örtülen, gündüz giyilen bir elbise

Bürgü: ince perde

Bürke: martı, göl

su toplanan yer
Bürran: keskin olan

Bürümcek: koza gibi yumaklanmış şey

Bürümcük: ham ipekten dokunmuş ince kumaş

Büte: fidan

Büteyra: sabah ışıkları, sabah güneşinin ısıtması

Bütün: tamam, tek parça

Büyüm: beni büyüleyen, benim büyüm

büyüleyici güzel, mal, mülk
Büşra: müjdeci, mutluluk getiren haber

incil

Bir önceki yazımız olan İstimna (Masturbasyon) Kendi Kendini Tatmin Etmek Günah mıdır ? başlıklı makalemizde Aşırı Mastürbasyonun zararları, Boşalmak el ile tatmin olmak dinimizde günah mı? ve Boşalmak günah mıdır? hakkında bilgiler verilmektedir.

1.683 Görüntülenme

Bu Yazıyı Sevdiklerinizle Paylaşmak İster misiniz?
Konuya Yorum Yapabilirsiniz.

Yorum Yapabilirsiniz