ALLAH’ın (c.c) Sıfatları ve Mânâları.. - SanalAlemci

ALLAH’ın (c.c) Sıfatları ve Mânâları..

Perşembe, Eylül 20, 2012 17:31
ALLAH’ın (c.c) Sıfatları ve Mânâları..
ALLAH’ın (c.c) Sıfatları ve Mânâları.. 4.4/5 (88%) 12 Oy

ALLAH’ın Sıfatları nelerdir,Tenzihi ve Telbihi sıfatları hangileridir anlamları nedir, Vücûd Kıdem Beka Muhalefetün lil-havâdis: Kıyam Bi-nefsihî Vahdaniyet manaları | ALLAH’ın Zati ve Subuti sıfatları hangileridir,Kelâm,Sem’ve Basar,Tekvin,Kudret,İrâde,İlim,Hayât anlamları,

ALLAH’ın (C.C) Sıfatları ve Mânâları..

ALLAH (c.c) 99 İsmi Şerifleri Anlamları ve Faziletleri! Tıklayınız

C.C ne demektir? Tıklayınız

Her Müslümanın, Yüce Allah’ın bütün kemâl sıfatlarına sahip, noksan sıfatların hepsinden de uzak olduğuna inanması farzdır..

”TENZİHİ ve SELBİ” Sıfatlar:

  • Vücûd
  • Kıdem
  • Beka
  • Muhalefetün lil-havâdis:
  • Kıyam Bi-nefsihî
  • Vahdaniyet

”ZÂTÎ ve SÜBÛTΔ Sıfatlar:

  • Hayât
  • İlim
  • İrâde
  • Kudret
  • Tekvin
  • Sem’ ve Basar
  • Kelâm

——————————————————————————–

Vücûd
Bu sıfat, Allah Teâlâ’nın vâr olduğunu ifâde eder. Allah Teâlâ’nın varlığı başka bir varlığa bağlı olmayıp, zâtının îcabıdır. Yani vücûdu, zâtıyla kaimdir ve zâtının vâcib bir sıfatıdır. Bu sebeble Hak Teâlâ’ya Vâcibü’l-Vücûd denilmiştir. Bâzı Kelâm âlimleri, Vücûd sıfatına, sıfat-ı nefsiyye adını vermişlerdir. Vücûd’un zıddı olan adem (yok olma) Allah Teâlâ hakkında muhaldir. Allah’ın yok olduğunu iddiâ etmek, kâinatı ve içindeki varlıkları inkâr etmeyi gerektirir. Çünkü her şey’i yaratan ve vâr eden O’dur.

——————————————————————————–

Kıdem
Kıdem, Allah Teâlâ’nın varlığının başlangıcı olmaması demektir. Allah Teâlâ kadîmdir, ezelîdir. Yani önce yok iken sonradan vâr olmuş değildir. Geçmişe doğru ne kadar gidilirse gidilsin, Cenâb-ı Hakk’ın vâr olmadığı bir an, bir zaman, tasavvur edilemez. Aslında zaman ve mekânı yaratan da O’dur. Allah Teâlâ zaman ve mekân kayıtlarından münezzeh, ezelî ve kadîm bir Zât-ı Zülcelâldir. Kıdem’in zıddı olan hudûs (sonradan olma, belli bir zamanda yaratılma) Allah Teâlâ hakkında muhaldir.

——————————————————————————–

Beka
Beka, Allah Teâlâ’nın varlığının sonu olmaması, daima var bulunması demektir. Allah Teâlâ’nın varlığının başlangıcı olmadığı gibi, sonu ve nihayeti de yoktur. O hem kadîm ve ezelî, hem de bâki ve ebedîdir. Zâten kıdemi sâbit olan bir varlığın, bekası da vâcib olur. Beka’nın zıddı fena, yani, bir sonu olmaktır. Bu ise, Allah Teâlâ hakkında muhaldir.

——————————————————————————–

Muhafeletün lil-Havâdis
Allah’ın, sonradan vücud bulan varlıklara benzememesi demektir. Allah Teâlâ ne zâtında, ne de sıfatlarında kendi yarattığı varlıklara benzemez. Biz Allah’ı nasıl düşünürsek düşünelim, O, hâtır ve hayâlimize gelenlerin hepsinden başkadır. Çünkü hâtıra gelenlerin hepsi hâdis, yani, sonradan yaratılmış, yok iken vâr edilmiş şeylerdir. Allah Teâlâ ise, vücûdu vâcib, kadîm ve bâkî, her şeyden müstağnî, her türlü noksandan uzak, bütün kemâl sıfatlara sahip olan İlâhî ve mukaddes bir zâtdır. Şübhe yok ki, böyle yüce bir Zât, önce yok iken sonra vâr olan, bil’âhare tekrar zeval bulan varlıklara benzemez. Nitekim Cenâb-ı Hak kendi zâtını Kur’ân-ı Kerîm’de: arapça var. “Onun “Hak Teâlâ’nın) benzeri yoktur. O, her şey’i işitici ve görücüdür” (Şûra 11) sözleriyle tavsif etmiştir. Peygamber Efendimiz de (asm) bu mânayı te’yiden: “Her ne ki senin aklına geliyor, işte Allah Teâlâ onun gayrısıdır” buyurmuştur.

——————————————————————————–

Kıyam Bi-nefsihî
Allah Teâlâ’nın, başka bir varlığa ve hiçbir mekâna muhtaç olmadan zâtı ile kaim olması demektir. Mevcudatın hepsi, sonradan vücuda gelmiştir. Bu sebeble de bir Yaradana ve bir mekâna muhtaçdırlar. Buna mukabil her şeyin yaratıcısı olan Allah Teâlâ’nın vücûdu, zâtının gereğidir ve varlığı hiçbir şey’e muhtaç değildir. Şayet Allah da vâr olabilmek için başka bir varlığa muhtaç olsa idi, O da mahlûk olur ve her şey’in Hâlikı ve başlangıcı olmazdı. Halbuki O, her şey’in Hâlikı ve yaratıcısıdır. O’ndan başka her şey mahlûktur. Hâlık ise, mahlûkuna asla muhtaç olmaz.

——————————————————————————–

Vahdaniyet
Vahdaniyet, Allah’ın bir olması demektir. Vahdaniyet, Allah Teâlâ’nın kemal sıfatlarının en önemlisidir. Çünkü bu sıfat, Allah Teâlâ’nın zâtında, sıfatlarında, fiillerinde bir olduğunu; saltanat ve icraatında ortaksız bulunduğunu ifade etmektedir.

——————————————————————————–

ZÂTÎ ve SÜBÛTÎ SIFATLAR:

Hayât
Cenâb-ı Hakk’ın hayat sâhibi olması, hayat sıfatiyle muttasıf bulunması demektir. Cenâb-ı Hak hakkında vâcib olan bu sıfat, mahlûkatta görülen ve maddenin ruh ile birleşmesinden doğan geçici ve maddî bir hayat olmayıp ezelî ve ebedîdir. Bütün hayatların kaynağı olan hakikî hayattır. Hayat sıfatı, İlim, İrâde, Kudret gibi kemâl sıfatlariyle yakından ilgilidir. Bu sıfatların sâhibi bir zâtın, hayat sâhibi olması zarurîdir. Çünkü ölü bir varlığın ilim, irade ve kudret gibi kemâlâtın sâhibi olacağı düşünülemez. Bunun içindir ki, hayat sıfatını, Cenâb-ı Hakk’ın ilim, irade ve kudret gibi sıfatlarla vasıflanmasını sağlayan ezelî bir sıfattır, diye târif etmişlerdir. Hayat sıfatının zıddı memât, yani, ölü olmaktır. Bu ise Allah hakkında muhaldir.

——————————————————————————–

İlim
Allah Teâlâ’nın her şey’i bilmesi, ilminin her şey’i kuşatması demektir. Bu âlemi en güzel şekilde, en mükemmel bir nizâm üzere yaratan ve onu idare eden Zât-ı Akdes’in, yarattığı varlığı en ince teferruatına kadar bilmesi gerekir. Zira hakikatı, faydası, lüzum ve hikmeti bilinmeyen bir şey, nasıl yaratılabilir? O halde yaratıcının bir şey’i yaratabilmesi için, evvelâ ilim sâhibi olması, sonra o ilmin icablarına göre yaratması şarttır. Bundan başka, îman ve sâlih amel sâhiplerini mükâfatlandırmak, isyan eden ve kötü yolda olanları da cezalandırmak, ancak bu kimselerin yaptıklarını bütün teferruatı ile bilmekle mümkündür. İlmin zıddı cehil, gaflet ve unutkanlıktır. Bütün bunlar Hak Teâlâ hakkında muhaldir.

——————————————————————————–

İrâde
Allah’ın bir şey’in şöyle olup da böyle olmamasını dilemesi; her şey’i dilediği gibi tayin ve tesbit etmesi demektir. Allah Teâlâ kâmil bir irâde sahibidir. Bu kâinatı ezelî olan irâdesine uygun olarak yaratımştır. Bu kâinatta olmuş ve olacak her şey Allah’ın dilemesi ve irâde etmesiyle olmuş veya olacaktır. O’nun her dilediği mutlaka olur, dilemediği de asla vücûd bulmaz. Bu hususta Kur’an‘da:

Allah dilediğini yaratır. Bir işe hükmederse (yani onu dilerse) ona ancak ‘ol’ der, o da oluverir” (Âl-i İmrân, 47) buyrulur.

Hadîs-i şerîfte de: “Allah’ın dilediği oldu, dilemediği de olmadı” denilmiştir. İrâde sıfatından başka meşîet adında müstakil bir sıfat yoktur.

——————————————————————————–

Kudret
Kudret, Hak Teâlâ’nın varlıklar üzerinde irâde ve ilmine uygun olarak te’sir ve tasarruf etmesi, her şey’i yapmağa ve yaratmaya gücü yetmesi demektir. Allah Teâlâ’nın sonsuz bir kudret sahibi olduğuna ve her şey’e kadir bulunduğuna, görmekte olduğumuz şu kâinat ve ihtiva ettiği güzellik ve şaşmaz nizam en büyük delildir.

——————————————————————————–

Tekvin
Tekvin; îcad ve yaratma demektir. Tekvin’i mâdum (yok) olan bir şey’i yokluktan çıkarmak, vücûda getirmek diye îzah etmişlerdir. Tekvin, Ehl-i Sünnet’in iki hak itikadî mezhebinden biri olan Mâtüridîlere göre, ilim, irade ve kudret sıfatından ayrı bir sıfattır. Yine Mâtüridîlere göre, Hak Teâlâ’nın yaratmak, rızık ve nimet vermek, azâb vermek, diriltmek, öldürmek gibi bütün fiilleri, tekvin sıfatına râcidir. Onun eser ve tecellîsi sayılır. Bunlara sıfat-ı fi’liyye (fiilî sıfatlar) da denilir. Kudret ve tekvin, birer kemal sıfatı olup zıdları olan acz, Allah hakkında muhaldir. Eş’arîlere göre ise: Allah’ın tekvin sıfatı diye ayrı, müstakil bir sıfatı yoktur. Tekvin, kudret sıfatının makdûrata (yaratılması takdîr edilmiş şeylere) yaratma ânında taallûkundan ibarettir. Yani tekvin, kudret sıfatı içinde itibarî bir vasıf olmaktadır. Allah Teâlâ’ya Mükevvin isminin verilmesi, O’na, kudret sıfatından ayrı, Tekvin adında bir sıfatın isnâd edilmesini gerektirmez. İcad etmek, yaratmak, bilfiil vücuda getirmek, Hak Teâlâ’nın Kudret sıfatıyla olur. Mâtüridîler Tekvin sıfatını Kudret sıfatından ayrı bir sıfat kabûl ettiklerinden, zâtî ve sübûtî sıfatları 8 olarak sayarlar. Eş’arîlere göre ise bu sıfatlar 7′dir (Sıfât-ı Seb’a).

——————————————————————————–

Sem’ve Basar
Allah’ın her şey’i işitip, her işi görmesi demektir. Sem’ ve basar sıfatları da Allah’ın ezelî ve ebedî kemâl sıfatlarındandır. Allah’ın işitip görmesine, uzaklık – yakınlık, gizlilik – açıklık, karanlık – aydınlık gibi mefhumlar bir engel teşkil edemezler. O, içimizdeki fısıltıları, kalbden ve gönülden yaptığımız duaları işitir. Hikmetine uygun şekilde karşılık verir. Hak Teâlâ’nın Semî‘ ve Basîr, yani, her şey’i en iyi işitici ve en iyi görücü olduğu, Kur’ân-ı Kerîm’de defalarca zikredilmiştir. Sem’ ve Basar sıfatları birer kemâl sıfatı olduğundan, zıdları olan a’mâlık (görmemek) ve sağırlık (işitmemek) Zât-ı Bârî hakkında muhal olan noksan vasıflardandır.

——————————————————————————–

Kelâm
Allah Teâlâ’nın harfe ve sese muhtaç olmadan konuşması demektir. Allah Teâlâ’nın kelâm, yani, söyleme, konuşma sıfatı vardır. Bu sıfat ezelî ve ebedîdir. Bu sebeble Allah’a Mütekellim denilir. Kur’ân-ı Kerîm’e de Kelâmullah tabir edilir. Allah’ın peygamberlerine bildirdiği vahiyler, onlara verdiği İlâhî kitablar, mahlûkatına gönderdiği ilhamlar, hep O’nun Kelâm sıfatının bir tecellîsidir.
Kaynak: islammerkezi.com

Bir önceki yazımız olan Secdede iken ayaklar yukarı kalkarsa namaz bozulur mu? başlıklı makalemizde Namaz kılarken alnın yere değmesi farz mıdır, Namaz kılarken ayak yukarı kalkarsa namaz kabul olurmu ve Namaz kılarken burnumuzun yere değmesi farz mıdır hakkında bilgiler verilmektedir.

Toplam Okunma: 884 (Önbellek Kullanılıyor) | Son Görüntülenme: 17.06.2018

Konuya Yorum Yapabilirsiniz.

5 Yorum Yapılmış “ALLAH’ın (c.c) Sıfatları ve Mânâları..”

Yasal Uyarı: Bu bölümde yer alan kullanıcı yorumları sanalalemci.com ve sahiplerinin görüşlerini ifade etmez, bu yorumlardan sanalalemci.com ve sahipleri sorumlu tutulamaz. Her yorum o yorumu yazan kullanıcının sorumluluğundadır.
  1. SanalAlemci » Tüm Dertlerin Dermânı Tüm Çâreler ALLAH’ta ! Diyor ki:

    Ekim 3rd, 2012 at 16:33

    [...] kulumun zannına göreyim. Beni andığı an, ben onunlayım.” Biz cân-ı yürekten “Allah!” deyince; O, hemen “Buyur kulum!” diye bize cevap veriyor. ”Eğer kulum beni kendi [...]

  2. enes çalhan Diyor ki:

    Ekim 20th, 2012 at 09:54

    güzel

  3. Tatar Ramazan Dizisindeki Ramazan’ın Yüzüğü.. - SanalAlemci Diyor ki:

    Mayıs 22nd, 2013 at 17:02

    [...] dikkatini çekenler merak edenler olur düşüncesiyle paylaşmak istedim..Yüzüğün İçinde YÂ ALLAH yazıyor.. ATV Yeni (2013) ”Tatar Ramazan” Dizisi’nin Konusu Oyuncu Kadrosu [...]

  4. bilinmeyen Diyor ki:

    Ekim 8th, 2013 at 19:39

    benim aradığım şey değil ki ben hiç beğenmedim . kimse kusura bakmasın. ve bana da küfür falan da etmeyin !!

  5. bilen Diyor ki:

    Şubat 1st, 2014 at 19:40

    Evet Gerçek Yaratıcı nın Buradaki SIFATLARI Vücud, Kıdem ,Beka v.s. HEPSİDE DOĞRU ,Yanlış Olan O Yaratıcıyı Onu Bir s Nur Olarak KABUL Etmek ve Ona b Allah İsmi ile hitap, tabir etmkektir. Sözü uzatmadan Detaylara Girmeden Doğrudan Açikça Net ve Kısa kesiyorum: 1• Evet O Yaratıcı Yaratılma dı O Zaten Var idi ,Bir Beden dir ( ve O Beden de ÇOK BÜYÜK VE GÜZEL OLAN KALP ŞEKLİNDE Kİ EVREN dir Aynı anda Diğrt İsmi de CENNET tir) İşte budur GERÇEK YARATICI
    2• s Nur b Allaha Gelince: İşte O Asıl Gerçek Yaratıcı nın Sıfatlarını Kendisi Menfaati için Kullanmakta dır ( Fakat bunu ancak KIYAMETE Ona verilen Mühlet Doluncayak Kadar Sürdürecek) Ve Şeytan Ne demişti Yaratıcıya ” Bana Mühlet ver KAYBEDEN SEN OLURSUN” Bu da Gösteriyor ki Şeytan Kenfisine geçici olarak verilen Bir Güce Güvenmekte dir Yani Şeytan Kıyamete Kadar bir Sahte Zorba Yaraticı Gücüne Sahiptir Kısaca Sandığinız gibi Şeytan Tek Gözlü ,Perişan, Aciz,Güçsüz Öyle Hafife Alınacak biri değil Tam tersine Çok Güçlüdür O da Ancak KIYAMETE KADAR ( Kıyamet ten Sonra İstesede Olamaz Çunkü O Gün onun Bitişi , ÇÖKÜŞÜ DİBE VURUŞU DEMEKTİR)
    3• Ve Çok İyi Bilmektesiniz Havva anamiz ve Adem babamız Toprak tan Yaratıldı ( O Toprak ta hemen aklınıza gelen burada ki Necaset Olan Toprak değil de ” Benim Bahsettiğim O Vücud, Kıdem ,Beka v.s.SONSUZ Olan Ve Çok Güzel Olan O KALP ŞEKLİNDE Kİ EVREN DİR
    4• Şeytanın da Bir Ateşten Yaratıldığını da Bilmektesiniz : Fakat bu da Öyle Bildiğiniz Ateş değil dir ” Çünkü Asıl Ateşin Özü vardır ,Onun Özü de s Nur ve Nar dır ve de Çok GÜÇLÜDÜR” ( Nasıl Bir Buz Kütlesi, Kar, Su Buharı Temsil Ediyor ise ve SONUÇTA HEPSİ AYNI ŞEY OLUYOR İSE) Şeytan , Ateş , Nar, Nur Bunlar da AYNI ŞEYDİR ,SONUÇTA HEPSİ DE AYNI ŞEYİ İFADE ETMEKTEDİR
    Farkındayım Bu Bilgiler Açıklamalar Sizlere Çılgınlık , Delilik ,Saçmalık GELEBİLİR FAKAT DOĞRUSU BUDUR ( İnanmanız için Değil BİLGİNİZ OLSUN DİYE YAZIYORUM)

Yorum Yapabilirsiniz