29 Mayıs 1453 İstanbul’un Fethi | Fetih Marşı Dinle & İndir - SanalAlemci

29 Mayıs 1453 İstanbul’un Fethi | Fetih Marşı Dinle & İndir

Cumartesi, Mayıs 25, 2013 15:50
29 Mayıs 1453 İstanbul’un Fethi | Fetih Marşı Dinle & İndir
29 Mayıs 1453 İstanbul’un Fethi | Fetih Marşı Dinle & İndir 4.4/5 (87%) 187 Oy

29 Mayıs 2013 Çarşamba – İstanbul hangi tarihte ve kim tarafından fethedildi öğren,İstanbul’un Fethi hakkında bilgiler,Fetih Marşı Yelkenler Biçilecek dinle ve indir,İstanbulun eski adı nedir, 2.Mehmet (Fatih Sultan Mehmed) İstanbulu fethettiğinde kaç yaşındaydı,Fetih marşı Yelkenler Biçilecek şiiri kime aittir ve bestecisi kimdir öğren,Bu yıl (2013) İstanbul’un Fethinin kaçıncı yıldönümü kutlanıyor öğren,Fetih Marşı Dinle Fetih marşı’nı sesli indir,2013 İstanbul’un Fethinin 560. Yıldönümü Kutlu Olsun..

İstanbul’un Fethi, 29 Mayıs 1453′te, şehri günlerdir kuşatan Osmanlı ordusunun, şimdi İstanbul olarak bilinen, o zamanki adıyla Konstantinopolis (Constantinople) şehrini Sultan II. Mehmed Han’ın komutanlığında fethetmesidir.

Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet Belgeseli Video İzle (Tıklayınız)

Bu fetihten sonra Osmanlı Devleti İmparatorluk olmuş, henüz 21 yaşında olan Sultan II. Mehmed, fatih unvanını da alarak Fatih Sultan Mehmed olarak anılmaya başlanmıştır. Tarihteki en önemli devletlerden olan Doğu Roma İmparatorluğu böylelikle sona ermiştir.

İstanbul Fetih edildikten sonra Orta Çağ kapanmış ve 1789 Fransız ihtilali’ne kadar sürecek olan Yeni Çağ başlamıştır.

Tarih: 2 Nisan – 29 Mayıs 1453

Yer: İstanbul (Bizans dönemi ismi:  Constantinople)

Sonuç: Osmanlı’lar İstanbul’u ele geçirdi, Bizans İmparatorluğu yıkıldı. II. Mehmed, Fatih (fetheden) ilan edildi.

Bizans İmparatorluğu kumandanı: XI Konstantin

Osmanlı kumandanı: Fatih Sultan Mehmed (İkinci Mehmet)

İstanbul’un Fethinin 560. Yılı Kutlu Olsun.. (2013)

Osmanlı Padişahları’nın Hayatları Belgesel Video İzlemek İçin Tıklayınız

Arif Nihat Asya’nın Fetih Marşı

Milliyetçi kişiliği ile tanınan Arif Nihat Asya’nın yazdığı bu şiir, Yıldırım Gürses tarafından bestelenmiştir.

İstanbul Fetih Marşı ‘Yelkenler Dikilecek’ Sesli Dinle ve İndir

http://www.sanalalemci.com/ses/istanbul_fetih_marsi_dinle_indir.mp3

Fetih Marşını İndirmek İsterseniz Buraya Sağ Tıkla ”Bağlantıyı Farklı Kaydet” [Download]

İstanbul Fetih Marşı ‘Yelkenler Dikilecek’ Şiiri Sözleri;
Yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek;
Dağlardan çektiriler, kalyonlar çekilecek;
Kerpetenlerle surun dişleri sökülecek

Yürü, hala ne diye oyunda oynaştasın?
Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!..

Sen de geçebilirsin yardan, anadan, serden….
Senin de destanını okuyalım ezberden…
Haberin yok gibidir taşıdığın değerden…

Elde sensin, dilde sen, gönüldesin baştasın…
Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!..

Yüzüne çarpmak gerek zamanenin fendini…
Göster: Kabaran sular nasıl yıkar bendini?
Küçük görme, hor görme, delikanlım kendini

Şu kırık abideyi yükseltecek taştasın;
Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!..

Bu kitaplar Fatih’tir, Selim’dir, Süleyman’dır.
Şu mihrap Sinanüddin, şu minare Sinan’dır.
Haydi artık uyuyan destanını uyandır!..

Bilmem, neden gündelik işlerle telaştasın
Kızım, sen de Fatihler doğuracak yaştasın!..

Delikanlım, işaret aldığın gün atandan
Yürüyeceksin… Millet yürüyecek arkandan!
Sana selam getirdim Ulubatlı Hasan’dan….

Sen ki burçlara bayrak olacak kumaştasın;
Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!..

Bırak, bozuk saatler yalan yanlış işlesin!
Çelebiler çekilip haremlerde kışlasın!
Yürü aslanım, fetih hazırlığı başlasın…

Yürü, hala ne diye kendinle savaştasın?
Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!..

Bir önceki yazımız olan Memurlara Büyük Müjde! İşte Detaylar.. başlıklı makalemizde Hangi memur yılda kaç gün izin kullanabilecek? 2013, Memurlara yıllık izin kaç gün oldu? 2013 ve subay astsubay hakim ve savcılar'ın yıllık izinleri kaç gün? hakkında bilgiler verilmektedir.

Toplam Okunma: 11.357 (Önbellek Kullanılıyor) | Son Görüntülenme: 20.04.2019

Konuya Yorum Yapabilirsiniz.

7 Yorum Yapılmış “29 Mayıs 1453 İstanbul’un Fethi | Fetih Marşı Dinle & İndir”

Yasal Uyarı: Bu bölümde yer alan kullanıcı yorumları sanalalemci.com ve sahiplerinin görüşlerini ifade etmez, bu yorumlardan sanalalemci.com ve sahipleri sorumlu tutulamaz. Her yorum o yorumu yazan kullanıcının sorumluluğundadır.
  1. Mehmet Diyor ki:

    Mayıs 28th, 2013 at 16:36

    İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, onu fetheden ordu ne güzel ordudur. ”Hz.Muhammed Mustafa” (s.a.v)

    Bu övgüye mazhar olmak için,kilometrelerce yolu sabırla tepip İstanbul surlarına dayanan hükümdarlar ve ordular vardır tarihte.Büyük Sahabe Eba Eyyüb El- Ensari yaşı 83 olmasına rağmen nasıl bir aşk ve imandır ki İstanbul’un fethine katılıyor ve şehid düşüyor.Gençlik,yaşa bakmıyor.O, aşk aleminin ruh adelesi sağlam en büyük genclerinden.Baksanıza,Resulü Ekrem in (s.a.v.) sahabilerinde olan şevke,yıllara kafa tutan gençliklerine ve tükenmeyen dava şuurlarına..Hasılı şehadet nasiboluyor hazrete.
    Eyüp Sultan Hazretleri (ra) şehidolur ama,hadisteki şerefe nail olma aşkı bitmez silinmez gönüllerden.
    Fatih Sultan Mehmed…
    İman gücüyle adele gücünün,cesaretin,ferasetin ve ilmin muhteşem terkibidir Fatih..
    İstanbul fetholundu bir güzel sultan tarafından ve güzel mehmedciğimizle..
    Allah(cc) İstanbul u Müslümanlara armağan ve etti.Bu emanete sahip çıkmak şuurlu her Müslüman Türk evladının boynunun borcudur.Eski yıllarda olduğu gibi İstanbul u İslambol ruhuna kavuşturmak ve asli fethi gerçekleştirmek diğer bir borcumuzdur.

  2. Mustafa Diyor ki:

    Mayıs 28th, 2013 at 16:38

    29 Mayıs tarihi,Feth-i Mübinin 560. sene-i devriyesi,dilerim ki gönül menzilinin fatihleri olmamıza vesile olsun.Nefsle olan ekber cihadın önemini kavrayan nice gençlerimizin filizlenmesine vesile olsun.

  3. İstanbul'un Fethi Hakkında Bilgiler.. Diyor ki:

    Mayıs 28th, 2013 at 16:58

    İstanbul’un Fethinin Bu Sene (2013) Kaçıncı Yıldönümü? – İstanbul’un Fethinin Bı Yıl (2013) 560.yıl Dönümü

    29 MAYIS 1453 İSTANBUL’UN FETHİ

    Yüce Rasülümüzün müjdesi olarak gerçekleşmiş, İstanbul’un Fethi’nin yıldönümünü her yıl aşk ve heyecanla yaşıyoruz. Bu büyük olayı sağlıklı bir şekilde değerlendirebilmek için, Hicreti, Peygamber Efendimiziin konu ile ilgili müjdesini ve İslam Tarihi’ni çok iyi bilmek gereklidir.

    Güzel İstanbul’umuz Fetihten önce 22 kere kuşatılmış, bu kuşatmanın 11′i Müslümanlar, 11′i ise, diğer kavimler tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu büyük müjdeden 1453′e nasıl gelinmiştir? Önce bunu değerlendirmeye çalışalım:

    Mekke’den Medine’ye Hicret’i sırasında, tüm Medineli Müslümanlar Yüce Rasülümüze kucak açmışlar, bir yandan “Ay doğdu üzerimize Veda Tepesi’nden…” diye ilahiler okurken, bir yandan da, herbiri kendi evlerinde misafir etmek istemişlerdi. Peygamber Efendimiz de hiç kimseyi kırmamak için “devesinin çöktüğü yerde” misafir olmak istediğini belirtmişti. Devesi “Ebu Eyyub el-Ensarî” (Halid bin Zeyd) isimli fakir bir sahabenin evinin önünde çökmüş ve bu büyük sahabe, Efendimizi 7 ay evinde misafir etme şerefini elde etmişti.

    Başta Ebu Eyyub el-Ensarî olmak üzere, Müslüman toplumlar Peygamber Efendimiz’in şu müjdesi ile heyecanlanmışlar ve bu müjdenin muhatabı olmak için harekete geç-mişlerdi: “İstanbul mutlak fethedilecektir. O’nu fetheden komutan ne güzel komutan, onu fetheden asker ne güzel askerdir.” Sahabe ve Müslümanların içine, şehirler dilberi “İstanbul sevdası” düşmesinin asıl sebebi işte bu müjdedir.

    İlk sefer, Hazreti Osman zamanında yapıldı. Hz. Osman, bir komutanı başkanlığında bir donanmayı Bizans’a gönderdi. Bu sefer ile, hem Bizans donanmasına büyük kayıplar verdirdi, hem de bu sefer İstanbul deniz yollarının Müslümanlara açılmasını sağladı.

    İkinci sefer, 668′de Emevi Halifesi Muaviye zamanında gerçekleşti. Bu seferde, Peygamber Efendimiz’i misafir etme şerefini elde etmiş Ebu Eyyub el-Ensarî hazretleri de bulunuyordu. 96 yaşına rağmen Medine’den İstanbul üzerine sefere çıkmakta kararlıydı. Evlatları, torunları, hatta evlatlarının torunları bile vardı. Her biri: “Babacığım, dedeciğim! Sen gitme! Senin yerine biz sefere çıkalım.” demelerine rağmen, O şunları söylüyordu:

    - “Hayır! Ben Kur’an-ı Kerim’i okudum. Oradaki cihat ayetlerini ve Fetih Süresi’ni müteala ettim. Peygamber Efendimizin İstanbul hakkındaki müjdesine şahit oldum. Bu sefere mutlaka çıkacağım.”

    Bu sefere, Ebü Eyyüb el-Ensari yanında pek çok sahabe de katılmıştı. Bu ikinci kuşatmadan da sonuç alınamadı. Fakat bazı sahabeler ve Ebü Eyyüb el-Ensarî hazretleri İstanbul önlerinde şehit düşmüştü. O günün şartlarında şehitleri Medine’ye götürmek mümkün olmadığından, şehitleri gizli bir yere gömdüler. Ayrıca “Ebü Eyyub”un tanınması için bir mermer üzerine “Kabri Eyyüb” yazısını işlemişlerdi.

    Emevîler, Abbasîler, Yıldırım Beyazıt, Musa Çelebi ve II. Murad’ın yaptığı seferler sonuçsuz kalmış ve sıra 22. ve son kuşatmaya gelmişti. Murat oğlu II. Mehmed’e…

    II. Mehmet daha çocuk yaştan itibaren devrinin en seçkin hocalarının elinde yetişmişti. Kalbine “İstanbul Sevdası” daha küçük yaşta düşmüştü. Hatta çocukluk oyunları bile, İstanbul üzerine kurulmuştu.

    Devrinin, Molla Gürani, Molla Hüsrev, Vezir Sinan, Ahmet Paşa, Akşemsettin gibi pekçok alimi, II. Mehmet’e dünyevî ve uhrevî ilimleri talim ettiriyordu. Sekiz yabancı dil öğreniyor, gün geçtikçe ufku açılıyordu.

    1451′de babasının ölümü üzerine Padişah oluyor, ilk iş olarak İstanbul’un Fethi’ni

    programına alıyordu. Çünkü baştan beri Fetih ruhu ile yoğrulmuştu. Bu anlayışla devrinin teknolojisinden faydalanıyor, askerini bu disiplin içinde eğitiyordu.

    Bizans’ın geçit vermez surlarını yıkabilecek, 1,5 kilometre uzağa fırlatılabilen 2 ton ağırlığında toplar döktürdü. Ayrıca “Havan topu”nu icad etti.

    Bu sırada Bizans’ın durumu hiç de iç açıcı değildi. Halk ahlakî ve ekonomik çöküntüden bıkmış, Konstatin’in zulmünden yılmıştı. O kadar ki halk “Hristiyan külahı görmektense, Müslüman sarığı görmek daha iyidir.” diyecek duruma gelmişti. Çünkü o dönemde Osmanlı “Adil bir dünya düzeni” kurmayı başarmış, dünyanın hayranlığını kazanmışta.

    İstanbul’u fethetmekte kararlı olan II. Mehmet tarihin ilk ağır toplarını döktürdü. Karadan ve denizden kuşatılması gereken bu şehir için her türlü tedbiri aldı. “Ya ben İstanbul’u alırım, ya da İstanbul beni.” diyordu. Ölümü göze alacak kadar kararlı alan bir insanın elinden hiçbir şey kurtulamazdı. Öyle de oldu.

    Fatih, düşmanların hayallerinin bile ulaşamayacağı şeyleri “gerçek” haline getirmişti. Donanmayı bir gecede Dolmabahçe’den Haliç’e indirmeyi başardı. Gemileri gemiden yürüttü.

    Hocası Akşemsettin Hazretlerinin izni ve duası ile kuşatmayı başlattı. 53 gün durmadan surlar doğuldu. Geçit vermez surlar delik-deşik oluyordu. Bütün tedbirlere rağmen İstanbul düşmüyordu. Son gece Fatih hocasının yanına geliyor:

    - “Hocam, ne olur, artık himmet buyurun da İstanbul’u fethedelim.” diye ağlıyordu.

    Akşemsettin Hazretleri kısa bir uykuya dalıyor, rüyasında “Ebu Eyyüb el-Ensarî’nin kabri gösteriliyordu. Bu fethin müjdecisiydi. Gece yarısı “Talebesini yeniden çağırıyor, 29 Mayıs sabahı için son hücum emrini veriyordu. Gerçekten bu son hücuma surlar dayanmıyor, İstanbul Osmanlıya teslim oluyordu. Surlara Tevhid Bayrağı’nı dikme şerefi ise ulubatlı Hasan’ın… Genç ulubatlı, bir ok yağmuruna maruz kalmasına rağmen, azim ve kararlılığından hiç bir şey kaybetmiyor, bayrağı burçlara diktikten sonra şehitlik rütbesine yükseliyordu.

    Ulubatlı bir sembol şahsiyetti. Fatih’in ordusunda, Ulubatlı Hasan misali Peygamber müjdesine ulaşmanın aşk ve iştiyakiyle yanıp tutuşan, Anadolu’nun binlerce bağrı yanık delikanlısı bulunuyordu. Her biri genç neslin ideal örneği olması gereken yiğitler…

    Fatih, önde hocası Akşemsettin Hazretleri olduğu halde, çoşkulu bir törenle İstanbul’a giriyordu. Bizans halkı ve kadınlar yollara dökülmüş, genç Fatih’i selamlıyor, üzerine çiçekler atarak tebrik ediyorlardı. Başka bir ülkenin tarihinde böyle göz yaşartıcı bir sahneye şahit olabilmek mümkün mü? Çünkü Bizanslılar, Osmanlı’nın zulmetmeyeceğini çok iyi biliyorlardı. Öyle de oldu. Fatih, Bizanslıları dinlerinde serbest bıraktı ve mabedlerine dokunmadı.

    Fatih İstanbul’a girerken, yeryer halkı öndeki “Akşemsettin”i padişah zannediyor, Akşemsettin “hükümdar arkada” işaretini yapınca, Fatih’teki edep, terbiye ve inceliğe bakın ki, şöyle karşılık veriyordu:

    “- Evet, hükümdar benim, lakin o da benim Hocam’dır!”

    Fetih’ten sonra, başkent, Edirne’den İstanbul’a taşınıyordu. Daha önce Trakya bölgesi fethedildiği için, İstanbul ortada kalmış, fetihle birlikte Trakya ile Anadolu arasındaki köprü de kurulmuş oluyordu.

    İstanbul’un Fethi, yıkılmaz sanılan Bizans surlarının yıkılabileceğini, “sağlam İmanın tekeden bile süt çıkarabileceği” gerçeğini ortaya çıkarmıştı.

  4. Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet Belgeseli Video İzle - SanalAlemci Diyor ki:

    Mayıs 28th, 2013 at 17:55

    [...]Sesli Fetih Marşı Dinle İndir Fatih Sultan Mehmet Belgeseli Video İzle (1432 – 1481)29 Mayıs 1453 İstanbul’un Fethi | Fetih Marşı Dinle & İndir (Tıklayınız) Fatih Sultan Mehmed 29 Mart 1432′de Edirne’de doğdu. Babası Sultan İkinci Murad, [...]

  5. 3. Köprünün Temeli Atıldı ! (29 Mayıs 2013 Çarşamba) - SanalAlemci Diyor ki:

    Mayıs 29th, 2013 at 17:30

    [...] yapıldı. Törende konuşma yapan Başbakan Erdoğan şunları söyledi:”Tabii ki bugün 29 Mayıs. Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’un Fethi ile bir karanlık çağı kapatarak bir aydınlık çağı açtığının 560. yıldönümünde [...]

  6. 3. Köprünün Temeline Gömülen Mektup’ta Neler Yazıyor? - SanalAlemci Diyor ki:

    Haziran 8th, 2013 at 09:52

    [...] temeli dün atıldı.30 Mayıs 2013 Perşembe İşte 3. köprünün temeline gömülen mektup.İstanbul’un fethinin 560. yıl dönümünde köprünün ayaklarının birinin bulunduğu Garipçe’de yapılan törene Cumhurbaşkanı [...]

  7. yasin Diyor ki:

    Mayıs 2nd, 2016 at 06:07

    fatihi öldüren vatika casusudur araştırdım görüşürüz.

Yorum Yapabilirsiniz