Archive for Ocak, 2012
Otomobil kışa nasıl hazırlanır?
Salı, Ocak 31, 2012 5:14 İlk Yorumu Sen Yazmak İster misin?Aracınızın kışlık bakımını yaptırdınız mı? Otomobiliniz kışa hazır mı?

Kış ayları, araçlar için zor bir dönemdir. Soğuk hava, motorun düzgün bir şekilde çalışmasını zorlaştırır.
Kar ve buz, aracın çekişini sınırlar. Çukurlar, lastik ve tekerlere zarar verir.
Tuz, paslanmaya sebep olur ve küçük çakıl taşları boyayı zedeler.
Bu zorlu zamanlarda aracınızı korumak için yapacak bazı şeyler var. Aracınızı kışa hazırlamak için takip edeceğiniz bu basit şeyler aslında çok da kolay.
İşte Kışa Hazırlık İçin Hayati Öneriler:
1- Lastik hava basıncını kontrol edin
Kış ayları süresince lastik basınç ayarı çok önemli. Islak ve karlı koşullardan ötürü aracın çekişi çoğu zaman azalır. Yol ile lastiğin arasındaki muhtemel en iyi teması sağlamak için uygun bir şekilde şişirilmiş bir lastik zorunluluk kazanır. Lastiğin uygun hava ayarı, aynı zamanda, lastiğin çukur üzerinden geçmesi halinde meydana gelecek hasarı engellemeye yardımcı olur. Aracınızın el kitabından lastiğinizin uygun hava basınç ayarını bulabilirsiniz.
(daha fazla…)
27 Görüntülenme
Telefon kartındaki ‘Nah çıktı’ mesajına dava
Pazartesi, Ocak 30, 2012 4:07 İlk Yorumu Sen Yazmak İster misin?İzmir’de cep telefonuna para yüklemek için marketten aldığı kartı kazıyan Seval Ulusoy, dolandırıcıların üstü kapatılmış şifre bölümüne ’Nah çıktı’ mesajını yazdığını görünce şaşırdı.

Ulusoy’un şikayeti üzerine haklarında işlem başlatılan market sahibi Mustafa Kaşar, kartları kendisine satan Yüksel Erdem ile bu kişinin aldığını öne sürdüğü Fikri Altundağ hakkında ’dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik’ suçundan 8’er yıl hapis cezası istemiyle dava açıldı.
(daha fazla…)
34 Görüntülenme
13 Yeni Büyükşehir Yolda
Cumartesi, Ocak 28, 2012 12:41 İlk Yorumu Sen Yazmak İster misin?Nüfusu 750 bini aşan illerin büyükşehir yapılmasına ilişkin kanun tasarısının yasalaşması halinde 13 il büyükşehir statüsü kazanabilecek.

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan geçen yıl Mayıs ayındaki Kahramanmaraş mitinginde nüfusu 750 bini aşan illerin büyükşehir yapılmasına ilişkin kanun tasarısı hazırladıklarını söylemişti.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı 2011 yılına ilişkin “Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi Sonuçları” dikkate alındığında kanun tasarısının yasalaşması halinde büyükşehir statüsüne kavuşacak 13 il bulunuyor.
Bu illerden Aydın, Denizli, Muğla, Tekirdağ, Trabzon, Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Balıkesir, Van, Manisa, Hatay’ın nüfusu 2010 yılı itibariyle de 750 bin kişi sınırının üzerinde bulunuyordu.
Son açıklanan veriler, nüfusu 2010 yılına göre artan illerden Malatya ve Mardin’in de 750 bin sınırını aşan iller arasına katıldığını gösterdi.
Nüfusu büyükşehirlerden yüksek olan iller
TÜİK’in verileri, halihazırda büyükşehir olan bazı iller ile büyükşehir olmayı bekleyen iller arasındaki nüfus farkına ilişkin de ilginç sonuçlar ortaya koydu.
Buna göre, büyükşehir olma hayali kuran illerden nüfusu 1 milyonu aşan Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Van, Balıkesir, Manisa, Hatay bu anlamda büyükşehir konumundaki Sakarya (888 bin 556), Eskişehir (781 bin 247) ve Erzurum’u (780 bin 847) geride bıraktı.
Büyükşehir olmayı bekleyen iller arasında nüfusu en fazla olan Şanlıurfa (1 milyon 716 bin 254), bu anlamda nüfusu 1 milyonu aşan büyükşehirlerden Diyarbakır (1 milyon 570 bin 943), Mersin (1 milyon 667 bin 939), Kocaeli (1 bin 601 bin 720), Samsun (1 milyon 251 bin 729), Kayseri (1 milyon 255 bin 349) gibi illeri geçti.
Ordu şansını kılpayı kaybedebilir
Bu arada, nüfusu 2010 yılına göre azaldığı halde 750 bin sınırının üzerinde bulunan Trabzon, nüfus azalışının sürmesi halinde sınırın altında kalma riski taşıyor.
Diğer bir Karadeniz ili olan 714 bin 390 nüfuslu Ordu ise tasarının 750 bin nüfus alt sınırından yasalaşması halinde büyükşehir olma şansını küçük sayılabilecek bir farkla kaçırabilir.
Mynet
39 Görüntülenme
İşte Türkiye’nin Yeni Nüfusu!
Cuma, Ocak 27, 2012 8:28 1 YorumTürkiye’nin nüfusu 74 milyon 724 bin 269 kişi
Adrese dayalı nüfus sayımına göre Türkiye’nin nüfusu 2011 yılında 74 milyon 724 bin 269 kişi oldu.
TÜİK’ten yapılan açıklamada “2011 yılında Türkiye’de ikamet eden nüfus bir önceki yıla göre 1.001.281 kişi artmıştır. Nüfusun % 50,2’sini (37.532.954 kişi) erkekler, % 49,8’ini (37.191.315 kişi) ise kadınlar oluşturmaktadır” denildi.
2011 yılında Türkiye’nin yıllık nüfus artış hızı binde 13,5 olarak gerçekleşti. 2011 yılında 81 ilden; 56′sının nüfusu bir önceki yıla göre artarken, 25 ilin nüfusu azaldı. Ülke nüfusunun yüzde 76,8′i il ve ilçe merkezlerinde yaşıyor. Toplam nüfusun yüzde 76,8′i (57.385.706 kişi) il ve ilçe merkezlerinde ikamet ederken, yüzde 23,2′si (17.338.563 kişi) belde ve köylerde ikamet ediyor.
İl ve ilçe merkezlerinde yaşayan nüfus oranının en yüksek olduğu il yüzde 99 ile İstanbul, en düşük olduğu il ise yüzde 35 ile Ardahan oldu.
NÜFUSUN YÜZDE 18.2′Sİ İSTANBUL’DA
Toplam nüfusun yüzde 18,2′si (13.624.240 kişi) İstanbul’da ikamet ederken, bunu sırasıyla yüzde 6,6 ile (4.890.893 kişi) Ankara, yüzde 5,3 ile (3.965.232 kişi) İzmir, yüzde 3,6 ile (2.652.126 kişi) Bursa, yüzde 2,8 ile (2.108.805 kişi) Adana takip etti. En az nüfusa sahip olan Bayburt ilinde ikamet eden kişi sayısı ise 76.724 oldu.
Nüfusun yarısı 29,7 yaşından küçük çıktı. Türkiye’de ortanca yaş 29,7 olurken, ortanca yaş erkeklerde 29,1 iken, kadınlarda 30,3 oldu. İl ve ilçe merkezlerinde ikamet edenlerin ortanca yaşı 29,5; belde ve köylerde ikamet edenlerin ortanca yaşı ise 30,5 oldu.
Nüfusun yüzde 67,4′ü 15 ile 64 yaşları arasında. 15-64 yaş grubunda bulunan çalışma çağındaki nüfus (50.346.979 kişi), toplam nüfusun yüzde 67,4′ünü oluşturuyor. Türkiye nüfusunun yüzde 25,3′ü (18.886.575 kişi) 0-14 yaş grubunda, yüzde 7,3′ü ise (5.490.715 kişi) 65 ve daha yukarı yaş grubunda bulunuyor.
Türkiye’de kilometrekareye 97 kişi düşüyor. Nüfus yoğunluğu olarak ifade edilen “bir kilometrekareye düşen kişi sayısı” Türkiye genelinde 97 kişi. Bu sayı illerde 11 ile 2.622 kişi arasında değişiyor. İstanbul ilinde bir kilometrekareye 2.622 kişi düşerken, bunu sırasıyla; 443 kişi ile Kocaeli, 330 kişi ile İzmir, 257 kişi ile Gaziantep ve 254 kişi ile Bursa illeri izliyor.
Nüfus yoğunluğunun en az olduğu il ise 11 kişi ile Tunceli oldu. Yüzölçümü büyüklüğüne göre ilk sırada yer alan Konya’nın nüfus yoğunluğu 52, yüzölçümü en küçük olan Yalova’nın nüfus yoğunluğu ise 244 oldu.
Mynet
47 Görüntülenme
Pargalı İbrahim dinden çıktığı için mi idam edildi?
Perşembe, Ocak 26, 2012 6:04 1 YorumPargalı Damad İbrahim Paşa Dinden Çıktığı İçin mi İdam Edildi?
Bir çok tarihçinin rivayetine göre Padişahın hayatında bu kadar önemli bir yeri olan bu süper zeki paşanın idamında iki kimlikli gizli yaşantısının da müsebbip olabileceğini söylüyorlar.
“Dü İbrahimi Amed bedeyr-i cihan
Yeki put şiken şüt, yeki put nişan”
(FİGANİ)
Pargalı İbrahim, bu aralar en gündemde olan tarihi kişiliklerden birisi.
Hatta özellikle genç kızların, kadınların hayran olduğu ve sevimli bulduğu “Pargalı” öylesine şöhrete ulaştı ki “Damat İbrahim Paşa” unvanını bile solladı diyebilirim. Peki gerçekten kim bu Pargalı Damat İbrahim Paşa?
Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisine göre Yunanistan’ın Parga kasabasında bir balıkçının çocuğu olarak doğmuş ancak korsanlar tarafından kaçırılıp Manisa’da zengin dul bir kadına evlatlık olarak satılmış ve bu kadın tarafından özenle yetiştirilmiştir.
Pargalı, adı sanı bilinmeyen bu kadın tarafından sanattan musikiye, edebiyattan siyasete, dine kadar bir çok alanda üst seviyede eğitim almış yedi sekiz dil bilecek kadar iyi yetiştirilmiş ve Kanuni’nin Manisa şehzadeliği sırasında kendisiyle tanışıp “kanka” diyebileceğimiz kadar yakınlık kurmuş ilginç bir kişilik!
Kanuni bir gün Spil dağlarında gezinirken bir keman sesi duyar ve bu kemanı çalan kişiyle tanışmak ister. Bu kemancı Parga’lıdır. Bu devşirme gence uzun zaman “Dul kadının oğlu” diye hitap edilegelmiştir!
Pargalı Damat İbrahim Paşa, Osmanlı tarihinin en renkli vezirazamıdır! Sonra döneminin en önemli mimarı Mimar Sinan ile de ciddi bir gönül bağı olduğunu görüyoruz…
Peki Pargalı yani “dul kadının oğlu” nasıl oluyor da bu kadar iyi yetiştiriliyor? Ya da ne amaçla böylesine donanımlı ve özel bilgilerle yetiştirildikten sonra kanuni ile karşılaştırılıyor? Bunun başka nedenleri de olabilir mi?
Bazı tarihçiler, Avrupalı hükümdarların kendisine gönderdikleri mektuplarda kendisine ” ağabey, kuzen” gibi akrabalık bağı olan kelimelerle hitap etmelerini manidar buluyorlar!
Bir de Pargalı İbrahim Paşa’nın henüz yirmi sekiz yaşında koskoca imparatorluğun veziriazamı unvanını alması bir tesadüf müydü diye soruyorlar? Özellikle kendisi için vezirlik ihdas edilmiş olması ilginç, diyorlar.
Pargalı İbrahim Paşa’nın idamı hakkında değişik rivayetler vardır. Kimi tarihçilere göre “Türk” kelimesiyle Kanuni’ye aşağılayıcı bir şekilde birkaç kez takılmış olması, kimine göre Hürrem’in düşmanlığını kazanması, kimine göre Osmanlı düşmanlarıyla olan gizli hukuku, kimine göre Padişahı takmayan tavırları kısacası enaniyeti idamında etkili olmuştur.
Tarihçi-yazar Yavuz Bahadıroğlu, geçtiğimiz gün Moral Fm’de birlikte yaptığımız programda bu hususla ilgili olarak “Pargalı’nın gizliden gizliye eski dinini yaşadığı, namazı terk ettiğini, hatta sonradan Kur’an-ı Kerim’i ayakta okuması gibi bir takım dini yaşayışla ilgili kusurlarının da idamında büyük rol oynadığını söyledi.
Peki Hürrem ile aralarındaki soğukluğun sebebi neydi?
İbrahim daha Manisa’da tanıştığı Mahidevran’ı ve Şehzade Mustafa’yı Hürrem’e karşı koruduğu için Hürrem’in düşmanlığını kazanacaktır.
Halk arasında “Makbul İbrahim Paşa” diye bilinen unvanı bir süre sonra “Gavur İbrahim Paşa” unvanıyla yer değiştirecektir. Bunun nedeni Budin seferi sırasında ganimetler dağıtılırken kendisinin altın para gibi maddi değerlerin peşine düşmektense “iki tunç şamdan” ve “ üç heykeli” almak istemeseydi. Bu üç heykel pagan Yunan kültürünün üç önemli tanrısı olan “Herkül, Apollon, Diana” heykelleriydi.
Pargalı üstelik bu üç heykeli İstanbul At meydanındaki sarayın önüne koydurunca halkın tepkisini çekti ve dönemin önemli şairlerinden Figani Farsça şu beyti yazdı:
“Dü İbrahimi Amed bedeyr-i cihan
Yeki put şiken şüt, yeki put nişan”
Yani;
“Dünyaya iki İbrahim geldi,
Biri putları yıktı, biri putları dikti”
Bu beytin üzerine Pargalı İbrahim bir ferman yayınlayarak Şair Figani’yi idama mahkum etti. Artık Muhteşem Süleyman’ın yanında “Muhteşem İbrahim Paşa” olarak dolaşıyor ve en tepedeki ikinci kişi olarak dikleniyordu. Ord.Prof. Dr. İsmail Hakkı Uzunçarşılı’nın yabancı elçilerin raporlarına dayanarak verdiği bilgiye göre Pargalı, Ferdinand’ın elçisine şunları söyleyecektir:
“Bu büyük devleti idare eden benim. Her ne yaparsam yapılmış olarak kalır. Nitekim bütün kudret benim ellerimdedir. Bürokrasiyi ben düzenler, eyaletleri ben takip ederim. Verdiğim kararın reddi yoktur. Muhteşem Süleyman bile, bir karar vereceği zaman ben onaylamasam kararsız kalır. Çünkü barış da savaş da, erk de kuvvet de benim elimdedir” diyecek kadar kendini kaybetmiştir.
Müslüman görünüp gerçekte iman edip etmediğini Allah bilir. Ancak bir çok tarihçinin rivayetine göre Padişahın hayatında bu kadar önemli bir yeri olan bu süper zeki paşanın idamında iki kimlikli gizli yaşantısının da müsebbip olabileceğini söylüyorlar.
Elbette bu idamda tek bir neden söz konusu değildir. Tarihi vesikalara göre Kanuni ile araları bir çok alanda önce soğumuş, sonra görüş ayrılıkları şiddetlenip derinleşmiştir.
Tarihte ilk kez “Serasker Sultan” unvanını alan bu zeki ve başarılı paşa bir gece Kanuni’nin fermanıyla cellatları tarafından boğdurularak idam edilmiştir. Bu sebeplerden hangisi idamına zemin hazırladı bilemiyoruz ancak bildiğimiz bir şey var ki o da tarihin en önemli veziri olarak tarihteki seçkin yerini almış almasıdır!
Muhteşem yüzyılın muhteşem vezirinin akıbeti muhteşem bitmiyor.
Hayatta ne oldum dememeli, ne olacağım demeli gerçekten de.
Öyle değil mi?
Kaynak; Haber7.com
471 Görüntülenme



