Archive for 2011
İslam’da Karı Koca Münasebetlerinde Âdab
Perşembe, Aralık 22, 2011 7:50 İlk Yorumu Sen Yazmak İster misin?İslâm’da aile müessesesi, otoriteye değil, “sevgi”ye dayanır.Sevgisiz otorite, kırıp dökmekten, kalpleri birbirinden uzaklaştırmaktan başka bir işe yaramaz.
Ailenin temel fertleri olan karı-koca arasında sevgi ve saygı olduğu takdirde, bu durum ailenin bütün fertlerine yansıyacaktır Ailede herkesin vazifesi bellidir İdarecilik görevi “baba”nın üzerindedir Bu idarecilik, tahakküme dayanan bir idarecilik değil; şefkate, nezakete, anlayışa dayanan bir idareciliktir Bunu, tıpkı çobanın sürüsünü “kurtlardan” korumak için uyanık durmasına ve titizlik göstermesine benzetebiliriz.
Evlilik üzerine Bir Mülahaza
Erkeğin Hanımı Üzerindeki Hakları
Müslüman Kadının Kocasına Karşı Görevleri
Cennete Giren İlk Kadın
Ailede reis, evin erkeğidir Allahu Teâlâ meâlen şöyle buyurmaktadır: “Allah’ın onlardan, kimini (erkekleri) kiminden (kadınlardan) üstün kılması ve mallarından infak etmeleri sebebiyle, erkekler kadınlar üzerine hâkimdirler” (Nisa sûresi/34)
İbni Ömer’in (r a) rivayet ettiğine göre Resûlullah (asm) şöyle buyurmuştur: “Dikkat ediniz! Hepiniz çobansınız ve hepiniz idare ettiklerinizden sorumlusunuz İdareci çobandır ve emri altındakilerden sorumludur Erkek, ev halkının çobanıdır ve onlardan sorumludur Kadın, kocasının evinin ve çocuklarının çobanıdır ve onlardan sorumludur Köle, efendisinin malının çobanıdır, o da ondan sorumludur Dikkat ediniz! Hepiniz çobansınız ve hepiniz emriniz altındakilerden sorumlusunuz” (Buhâri, Ahkam:1)
Erkeğin Vazifeleri, hakları, mesuliyetleri
Hadis-i şerifte erkek “çoban” olarak teşbih edilmektedir Bu teşbihten de anlaşılacağı üzere erkeğin mesuliyeti çok büyüktür Ev halkına helâl rızık temini için çalışacak, çabalayacak; onları maddî-mânevî kötülüklerden koruyacak; onların dünya ve âhiret saadetini temin için gerekli şartları ve imkanları hazırlayacaktır.
Bu şuurla çalışan erkeğin yaptığı çalışmalar ibâdet hükmüne geçmektedir Hattâ ailesinin ağzına koyduğu bir lokma bile sadaka hükmünde olmaktadır.
Sa’d b Ebi Vakkas’ın (ra) naklettiğine göre Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz sen, Allah rızâsını arayarak yapacağın her harcamadan dolayı muhakkak ecre nail olacaksın Hattâ eşinin ağzına koyduğun lokmaya kadar” (Buhârî, İmân: 41)
Evin reisi olan erkek, hiçbir zaman, eşinin ve çocuklarının üzerinde hakları olduğunu unutmamalıdır
Bu hususta Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurmuştur: “Rabbinin senin üzerinde hakkı vardır, nefsinin senin üzerinde hakkı vardır, ailenin senin üzerinde hakkı vardır Öyleyse her hak sahibine hakkın ver” (İslâmî Hayat, c, 1/26)
Erkeğin mükellefiyetleri, görevleri ve buna mukabil hakları, eşine karşı nasıl davranması gerektiğiyle ilgili hadis-i şeriflere bakalım:
Amr bin Ahves’den (r,a) rivayet edildiğine göre Peygamberimiz (asm) şöyle buyurmuştur: “Dikkat ediniz, kadınlarınız üzerinde haklarınız vardır Kadınların da sizin üzerinizde hakları vardır Sizin kadınlar üzerindeki hakkınız, sevmediğiniz kimseleri yatağınıza oturtmasınlar, arzu etmediğiniz kimselerin de evlerinize girmesine müsaade etmesinler Yine dikkat ediniz, kadınlarınızın sizin üzerinizdeki hakkı, yeme içmelerini ve giyimlerini lâyıkıyla yerine getirmenizdir” (İbni Mâce, Nikâh: 3)
Ebû Hüreyre (ra), Peygamberimizin (asm) şöyle buyurduğunu rivayet ediyor: “Allah’a ve Âhirete imân eden, bir şey gördüğü zaman, yâ hayır söylesin veya sussun Sizler, kadınlar hakkında birbirinize iyilik ve hayır tavsiye ediniz Çünkü onlar kaburga kemiğinden yaratılmışlardır Bunun ise en eğri kısmı üst tarafıdır Eğer eğri kemiği doğrultmaya çalışırsanız, onu kırarsınız Kendi haline bırakırsanız, dâima eğri kalmaya devam eder Öyle ise, birbirinize, kadınlarınıza iyi davranmayı tavsiye ediniz” (Müslim, Rada: 60)
Hz Âişe (ra) Resûlullah’ın (asm) şöyle buyurduğunu rivayet ediyor: “Mü’minlerin imân bakımından en üstünü, ahlâkı en güzel olanı ve ailesine en lütufkârı olup, en iyi davrananıdır” (Tirmizî, İmân:6)
Kocanın hanımına karşı görevleri
Bu hadis-i şeriflerin ışığında evin reisinin hanımına karşı görevlerinin ne olduğunu hatırlayalım:
• Evin reisi, evin geçimini temin için çalışacak, ama o çalışmanın Allah’ın emri olduğunu unutmayacaktır Bu şuurla çalıştığında hanımı için yaptığı her harcamadan da sevap kazandığını bilerek hiçbir zaman şevkini, azmini kaybetmeyecektir
• Erkek, hanımına yediğinden yedirmeli, giydiğinden giydirmelidir İmkanı ölçüsünde hanımı ve çocukları için harcama yapmaktan kaçınmamalı, cimrilik etmemelidir
• Erkek, yeri gelince ev işleri de yapmalıdır Peygamber Efendimiz (asm) evde bulunduğu zaman, evdekilere yardımcı olmuş, hattâ yeri süpürmüştür
• Erkek hanımının bir hizmetçi veya köle olmadığını unutmamalıdır Gerçekte hanımın çocuğunu emzirmesi, yemek yapması, bulaşık yıkaması, vs ev işlerini görmesi “mecburiyeti” yoktur Hanımın yaptığı bütün o hizmetler birer sadakadır İşte bunu bilen evin reisi, hanımına kızmak şöyle dursun, her zaman ona teşekkür etmelidir
• Koca hanımına karşı sevgi ile muamele etmeli, otoritesini takınmamalıdır Bir kimse isterse binlerce kişiyi emrinde çalıştıran bir işveren veya yönetici olsun; evine geldiğinde o âmiriyet ve yöneticilik elbisesini çıkarmalı, aile fertleriyle şefkate, sevgiye ve tevâzua dayanan bir diyalog kurmalı, hattâ çocuk gibi olmalıdır Yâni yeri gelince çocukla çocuk olmalı, hanımıyla sıcak bir diyalog kurmalıdır
Vazife başındayken herkesin kendisinden ürktüğü ve titrediği Hz Ömer (ra) bakınız bu hususta ne diyor: “Erkeğin suhulet ve ünsiyetle, hânımı yanında çocuk gibi olması gerekir Toplum içinde yine erkek olsun”
Peygamber Efendimiz (sav) hanımlarıyla şakalaşır, onların gönüllerini hoşnut ederdi Hz Âişe validemizle yarış yaptığı, bazen kendisinin o’nu, bazan da Hz Âişe validemizin kendisini geçtiği vakidir
İşte bu tatbikatı göz önünde bulundurarak evde, “sert erkek rolü” oynamaktan vazgeçilmelidir
Evin reisi eve geldiğinde herkesin içi açılmalı, yüreği ferahlamalı, onun eve dönüşü dört gözle beklenmelidir Yoksa eve geldiğinde, herkesin hışmından sakınmak için köşe bucak sakındığı bir reis, aslî vazifesini suistimal ediyor demektir
• Erkek, hanımının yanlışlarını, hatalarını, noksanlarını hoş görmelidir Yemeğin tuzu eksik olmuş diye hanımını azarlayan erkek, “ham erkek”tir
• Erkek, karısının akrabalarına da tıpkı kendi akrabaları gibi değer vermeli, onların hatırını saymalı, onlarla samimi ve sıcak bir diyalog kurmalıdır
Kadının kocasına karşı görevleri
Atalarımız “yuvayı dişi kuş yapar” demiştir Bundan maksat, yalnızca evin maddî bakımdan dirlik düzenini sağlamak değildir Hanım aynı zamanda ailenin moral değerlerini diri tutmak, ailede huzurun ve neşenin dâim olması için gayret göstermek durumundadır.
Şimdi, kadının vazifeleri, mükellefiyetleri, evde nasıl davranması icap ettiği, beyine karşı nasıl muamele etmesi gerektiğiyle ilgili hadis-i şeriflere bakalım:
Ebû Hüreyre’den (ra) rivayet olunduğuna göre Resûl-i Ekrem (sav) şöyle buyurmuştur:”Kocasının izni olmadan (zevci huzurunda) bir kadının (nafile orucu tutması) ve yine müsadesi olmadan evine (herhangi bir kadın veya erkeğin girmesine) izin vermesi caiz olmaz” (Riyazü’s-Salihin c1/324)
İbni Ömer’in (ra) rivayetine göre Resûlullah (asm) şöyle buyurmuştur: “Ey kadınlar topluluğu, bol bol sadaka verin, çok çok istiğfar edin Çünkü ben Cehennemliklerin çoğunun sizlerden olduğunu gördüm’ “Bunun üzerine onların arasından iyi konuşan bir kadın, ‘Yâ Resûlullah, bizim neyimiz var ki, Cehennemliklerin çoğu bizden olmuş?’ diye sordu “Peygamber (asm), ‘Çünkü siz fazla lanet eder ve kocalarınıza karşı nankörlük edersiniz Ve akıl ve din bakımından eksik bir varlık bilmiyorum ki, akıllı olan bir erkeğe sizden daha fazla üstün gelebilsin?’ buyurdu
“Kadın, ‘Yâ Resûlullah, din ve akıl bakımından eksiklik nedir?’ deyince, Peygamber (asm), ‘Akıl eksikliği bir erkeğin şahitliğine karşılık iki kadının şahit olmasıdır Bu akıl eksikliğidir Kadın [hayız vb sebepler yüzünden] günlerce namaz kılmaz ve Ramazan ayında oruç tutmaz Bu da din eksikliğidir’ buyurdu” (Müslim, İmân: 132)
Ümmü Seleme’den (ra) rivayete göre, Resûl-i Ekrem (sav) Efendimiz: “Herhangi bir kadın, kocası kendisinden razı olduğu halde ölürse Cennet’e girer” buyurmuştur (Riyazü” Salihin, c1/326)
Abdurrahman b Avfdan (ra) Resûlullah’ın (sav) şöyle buyurduğu rivayet edildi: “Kadın beş vakit namazını kılar, ramazan orucunu tutar, namusunu korur ve kocasına itaat ederse, ona: Cennetin hangi kapısından dilersen oradan gir, denilir” (Tergib ve Terhib, c4/214-14)
Bu hadis-i şeriflerin ışığında, kadının uyması gereken muaşeret esaslarını hatırlayalım:
• Kadın kocasına itaat etmelidir Kocaya itaat ve kocanın haklarına riâyet etme hususunda Cenâb-ı Hak meâlen şöyle buyurmaktadır: “Cenâb-ı Hakkın, erkekleri kadınlardan üstün tutması ve mallarını infak etmeleri yüzünden onlar, kadınlar üzerine reisdirler Saliha kadınlar, Allah’a itaat ve tenhâ kaldıktan halde bile Allah’ın hıfziyle kocalarının haklarına riâyet edenlerdir” (Nisa sûresi/34)
Bu hususla ilgili şu hadis-i şerife bakalım:
Ebû Hüreyre (ra) Peygamber Efendimizin (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: “Bir kimsenin bir kimseye secde etmesini emredecek olsaydım, herhalde kadının kocasına secde etmesini emrederdim” (R-Salihin c 1/325)
• Kadın, aile sırlarını kimseye söylememelidir Şüphesiz bu hususa evin reisi de riâyet etmelidir, ama bu hususa bilhassa kadınlar dikkat etmelidirler Çünkü onlar bir araya geldiklerinde, sanki normalmiş gibi birbirlerine en mahrem meseleleri dahi söyleyebilmektedirler
• Kadın, evden dışarı çıkarken koku sürmemeli, süslenmemeli, dikkat çekici bir şekilde giyinmemelidir Koku sürünerek dışarı çıkmayla ilgili şu hadis-i şerife bakalım: Ebû Musa’dan (ra) Nebi’nin (sav): “Her göz zina eder Bir kadın güzel kokular sürünüp de erkeklerin bulunduğu yere uğrarsa zina etmiş olur” buyurduğu rivayet edildi, (age, c 4/278)
• Kadının kocasının izni olmadan nafile oruç tutması, kocasının rızâsı olmadan çarşı-pazara çıkması, komşu ziyaretlerine gitmesi caiz değildir Kadın her yerde ve her zaman kocasının şerefine, namusuna sahip çıkmalı, kocasının malını korumalıdır
• Kadın kocasına karşı sesini yükseltmemeli, her zaman tatlı dilli, güler yüzlü olmaya çalışmalıdır Eve yorgun-argın gelen evin erkeği, güler yüzle karşılanmak ister
• Kadın kocasının eve döneceği saatlerde kendisine çekidüzen vermeli, ev işi yaparken giydiği kıyafeti değiştirmeli, en güzel kıyafetini giymelidir Maalesef günümüzde bu hususa pek dikkat edilmemektedir Kadın kocasının yanına, evi silip süpürürken giydiği kıyafetle çıkarken, birlikte ev gezmesine gittiklerinde en güzel elbisesini giymektedir Halbuki kadın gezmeye giderken gösterdiği hassasiyeti kocasının yanında da göstermelidir
• Kadın kocasının akrabaları ve misafirleri geldiğinde, onlara yemek yapmalı, “yüz ağartmalı”dır Onun bu şekilde “misafirperverliği” kocasını çok memnun edecektir
• Kadın, kocasının nazarının yalnız kendi üzerinde olması için gayret göstermeli, kocasına karşı soğuk ve itici davranmamalıdır
Karşılıklı hoşgörü ve nezaket
Karı-koca karşılıklı olarak birbirlerine hoşgörülü davranmalı, nazikâne şekilde hitap edip, zerafet ölçüsünde muamele etmelidirler.
Birbirlerine karşı; “Efendi”, “Bey”; “hatun”, “hanım” gibi nazikane ifadelerle hitap etmelidirler Bizde yerleşmiş örfe göre, erkek yabancıların yanında hanımının isminden bahsetmez Hanımından bahse mecbur kaldığı yerde; “refikam”, “ayalim”, “çocuklarımın anası”, vb gibi ifadeler kullanır Hanım da kocasından bahsederken; “Bizim Bey”, “Bizimki”, “Bizim Efendi” gibi tâbirler kullanır
• Karı-kocanın birbirlerini kıskanmaları gayet normaldir Kıskançlıkla ilgili şu hadis-i şerife bakalım: Muğiyre’den (ra): “Bir kere Sa’d b Ubade: ‘Karımın yanında bir erkek görürsem hiç aman vermeden onu kılıcımın keskin ağzı ile vurur tepelerim’ demişti
“Bunun üzerine Peygamber Efendimiz mecliste bulunanlara: “Sa’d'ın bu kıskançlığına şaşıyor musunuz? Allah’a yemin ederim ki, ben ondan daha kıskancım Allah’ın kıskançlığı da benimkinden çoktur Bunun içindir ki -gizli olsun, açık olsun- fuhuş ve kötü şeyleri yasaklamıştır Cenâb-ı Allah kadar kullarını seven hiç kimse yoktur Bunun içindir ki, insanları uyaran ve müjdeleyen Peygamberler göndermiştir Allah kadar iyilik etmeyi seven de yoktur Bunun içindir ki, kullarına cenneti va’d buyurmuştur’ dedi” (Hayatü’s-Sahabe, c3/274)
Hz Ali de (ra) kıskanmayanları kınayarak şöyle demiştir: “İşittiğime göre kadınlarınız çarşı ve pazarlarda erkekler arasında gezip dolaşıyorlar Sizde kıskançlık duygusu yok mu? Şunu bilin ki kıskanmayan kimsede hayır yoktur” (age, c3/276)
• Karı-koca eve geldiklerinde selâm vererek ve dua ederek çocuklarına örnek olmalıdırlar Selâm ve dua ile ilgili hadis-i şeriflerden bazılarına bakalım: Enes b Mâlik (ra) der ki: Resûlullah (sav) bana: “Oğlum ailenin yanına girdiğinde selâm ver ki, sana ve ailene bereket olsun” buyurdu (Tergib ve Terhib, c3/462)
• Karı-koca işte bu şekilde eve girerken, yemek yerken, yatarken Allah’ın adını anarak, selâm vererek, dua ederek; hem şeytanlardan Allah’a sığınmak, hem de Allah’tan hayırlar niyaz etmelidirler
Karı-koca, şeytandan Allah’a sığınırken, aynı zamanda Allahu Teâlâ’nın mutî (itaatkâr) kulları olan melekleri de evlerinde ağırlamalıdırlar Bunun için de meleklerin eve girmesine mâni olacak hallerden sakınmalıdırlar Meselâ, resim olan eve melek girmez Bunu bilerek, ona göre hareket etmelidirler.
Hz Ebû Hüreyre (ra) Peygamber Efendimizin (sav) bu hususta şöyle buyurduğunu nakletmektedir: “İçinde resim veya heykel gibi bir şey olan eve melâike girmez” (Ramûz, c2/470-8)
İslâmî şuura sahip karı-koca, birbirlerinin haklarına riâyet edecek, İslâmî ölçüleri göz önünde bulunduracak ve bunun neticesinde hem kendileri mesut olacak, hem de çocuklarını huzurlu bir atmosferde büyüteceklerdir Bunun için de her ikisi de dindarlıkta birbirlerini örnek almalıdırlar Saadetin temel şartı budur.
Karı-koca arasındaki, sevgi ve hoşgörü, ancak İslâmî şuur ve âdapla gerçekleşir Onun ötesindeki sevgi, arizî (geçici) ve yapmacık bir sevgidir O nevi sevgilerin ömrü, çok kısadır Halbuki, dindar karı-kocalar arasındaki sevgi gerçek mânâda sonsuzdur Zira o sevginin asıl meyvesi, ebedî hayatta ortaya çıkacak, o dindar karı-koca Cennette ebedîyyen bir arada olacaklardır.Alıntıdır
24 Görüntülenme
MUCK Dizisi Konusu Oyuncu Kadrosu ve Dizi Müziği
Çarşamba, Aralık 21, 2011 5:59 1 YorumGençlik dizisi M.U.C.K 5 Ocak 2012 Perşembe günü Show TV’de başlıyor!

Show TV ekranlarında yepyeni bir gençlik dizisi daha başlıyor; M.U.C.K. Azra Akın, Haluk Piyes, Bedük ve Murat Serezli’nin başrollerini paylaştığı dizinin kadrosu her biri birer yıldız olacak genç yeteneklerden oluşuyor. Yapımcılığını Plato Film’in üstlendiği dizinin yönetmeni ise henüz 25 yaşındaki Can Sarcan..

Show TV’nin yeni gençlik dizisi M.U.C.K çok yakında ekranlara gelmeye hazırlanıyor. Yapımcılığını Plato Film’in üstlendiği dizide Azra Akın müzik öğretmenini, Haluk Piyes ise drama hocasını canlandırıyor.
Azra Akın, Yok Böyle Dans’daki jüri üyeliğinden sonra şimdi de M.U.C.K’da Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencilerini yetiştirecek. Haluk Piyes drama hocasını oynarken Bedük, aykırı sinema öğretmenine hayat verecek. Murat Serezli ise fakültenin dekanı rolünde.. (daha fazla…)
323 Görüntülenme
2012′de Büyükşehir Olacak İller..
Salı, Aralık 20, 2011 8:59 İlk Yorumu Sen Yazmak İster misin?Hangi İller büyükşehir olabilecek,2012 büyükşehir olacak illerin listesi,
Van’daki deprem yaralarının hızlı sarılması için hükümet büyükşehir yasasını hızlandırma kararı aldı. Erciş’in büyükşehir sınırları içinde olması kararlaştırıldı 11 il büyükşehir olacak.
Bu şehirler arasında en üst sırada Van yer alıyor. Hükümet, depremde büyük zarar gören Van’a ‘büyükşehir’ müjdesi vermeye hazırlanıyor.

Bugün gazetesinin haberine göre, 12 Haziran seçimleri öncesinde 11 ili büyükşehir yapma vaadinde bulunan Başbakan RecepTayyip Erdoğan depremin ardından çalışmaların hızlandırılması talimatını verdi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Tanrıverdi “Van’ı büyükşehir yaparak yaralarını hafifletmeyi amaçlıyoruz” dedi. İçişleri Bakanlığı tarafından kanun tasarısına göre 11 il büyükşehir yapılacak. Büyükşehir yapılacak iller arasında depremde büyük zarar gören Van ilk sırada yer alıyor.
İşte Büyükşehir Olacak Onbir İl…
*Van
* Manisa,
* Aydın,
* Balıkesir,
* Muğla,
* Tekirdağ,
* Kahramanmaraş,
* Denizli,
* Hatay,
* Şanlıurfa ve
* Trabzon
ERCİŞ DE YARARLANACAK
Büyükşehir olacak iller arasında Van ile birlikte Manisa, Aydın, Balıkesir, Muğla, Tekirdağ, Kahramanmaraş, Denizli,Hatay, Şanlıurfa ve Trabzon yer alıyor. Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nda yapılacak değişikle il sınırları Büyükşehir belediyesi sınırları olarak kabul edilecek. Van ile birlikte Erciş de Van Büyükşehir Belediyesi sınırları içine girmiş olacak.
MALATYA KAPSAM DIŞI
Büyükşehir olabilmek için il sınırları içindeki nüfus sayısının 750 bin olması esas alınacak. Malatya büyükşehir olmayı 10 bin kişiyle kaçırıyor. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Tanrıverdi, CHP’nin Erciş’in il olması ile ilgili kanun teklifi verdiğini hatırlatarak “Seçimler öncesinde Van’ı büyükşehir yapma sözü vermiştik. Bu nedenle Erciş’in il yapılmasına gerek yok. Van’ın Büyükşehir olması ile birlikte Erciş de büyükşehir sınırları içine girecek” dedi.
Güneş
13 Yeni Büyükşehir Yolda (28 ocak 2012 cumartesi)
83 Görüntülenme
Selam Kimlere Verilir Kimlere Verilmez?
Pazartesi, Aralık 19, 2011 10:31 1 YorumKimlere Selam Verilir,Kimlere Selam Verilmez?
Dürrü’l-muhtar kitabında ve haşiyesi olan İbni Abidin’de diyor ki:
Aşağıdaki onaltı halde görülen kimselere, yalnız o halde iken selâm verilmez:
1— Namazda olana selâm verilmez.
2— Hatîbe, hutbe okurken selâm verilmez.
3— Kur’ân-ı kerîm okuyana selâm verilmez.
4— Zikr ve vaaz edene selâm verilmez.
5— Hadîs-i şerîf okuyana selâm verilmez.
6— Yukarıda yazılanları dinleyenlere selâm verilmez.
7— Fıkıh dersi çalışana selâm verilmez.
8— Mahkemede, hâkimlere selâm verilmez.
9— Din dersi müzâkere edenlere selâm verilmez.
10— Müezzine, ezân okurken selâm verilmez.
11— Müezzine, ikâmet okurken selâm verilmez.
12— Din dersi veren muallime selâm verilmez.
13— Zevcesi ile meşgul olana selâm verilmez.
14 — Avret yeri açık olana selâm verilmez.
15— Abdest bozmakda olana selâm verilmez.
16— Yemek yemekte olana selâm verilmez.
Şu sekiz kimseye, her zaman selâm vermek günahtır:
1— Yabancı kızlara, genc kadınlara selâm verilmez.
2— Satranç ve her oyunu oynayanlara selâm verilmez.
3— Kumar oynayanlara selâm verilmez.
4— İçki içenlere selâm verilmez.
5— Gıybet edenlere selâm verilmez.
6— Şarkıcılara selâm verilmez.
7— Açıktan, saklamadan günah işleyenlere selâm verilmez.
8— Kızlara, kadınlara bakanlara selâm verilmez.
Selamun Aleyküm ne Demektir? Selam Nasıl Verilir? Selam Vermenin Faziletleri
Mahrem olmayan ihtiyar kadınlara selâm verilir. Zaruret olduğu zamanlarda, şehvetden emin ise, müsafeha da edilir [eli sıkılır]. Günah işleyenler, tövbe ederse, selâm verilir. Günah işlerken mâni olmak niyeti ile selâm verilebilir. Aç kimse, sofraya çağrılacağını bilirse, yemek yiyene selâm verebilir. Talebe, hocasına selâm verebilir.
‘Selama karşılık veremeyecek durumda olanlara selam vermek mekruhtur’
İbni Abidin hazretleri ayrıca diyor ki:
“Kafire de selâmı terk et! Yani ona bir hâcetin yoksa selâm verme; ancak ihtiyacın varsa selâm vermek mekruh değildir.” (c.2, s.522) Kafire saygı, hürmet niyeti ile selâm vermek veya “üstadım” diye hitab etmek küfürdür (c.15, s.507).
Bu bilgilerin hemen hepsi Feteva-i Hindiyye’de de bulunabilir.
Mehazlar:
1. İbni Abidin-Reddül Muhtar Ale’d Dürrü’l Muhtar, Şamil Yayınevi: 2/520-522; 15/506-508.
2. Feteva-i Hindiyye (Feteva-i Alemgiriyye), Akçağ Yayınları: 12/28.
Selam Kimlere Verilir? Sesli Anlatım Video İzle
Selam Kimlere Verilmez? Sesli Anlatım Video İzle
63 Görüntülenme
ATV’nin yeni dizisi ‘SON’ Lost’un kopyası mı olacak?
Pazar, Aralık 18, 2011 7:20 1 YorumATV ekranlarında yeni bir dizi daha ekranlara gelmeye hazırlanıyor. Atv’nin yeni dizisi SON’un en büyük özelliği ise dünyaca ünlü Lost dizisini çağrıştırması.

İşte SON Dizisinin Yayınlanan O Fragmanı..İzlemek ve Dizi Oyuncularını Öğrenmek İçin Tıklayınız
ATV’nin yeni iddialı dizisi “Son”un dün akşamdan itibaren dönmeye başlayan fragmanı lost tadında olmuş…
Ekranda beliren “son dakika haberi” formatıyla, A Haber spikeri Gülay Özdem ekrana geliyor…
Siyah yoğunluklu makyajı ve buz gibi ses tonu ile bir uçağın kaybolma haberini veriyor. Haberi verirken de arada tuhaf yorumlar yapıyor…
Metin içinde sırasıyla;
KORKMA… VAZGEÇME… TESLİM OLMA sözleri duyuluyor.
TÜRK İŞİ LOST MU GELİYOR?
ATV’nin yeni dizisi SON için hazırlanan tanıtımından buram buram LOST kokusu yükseliyor. Dünyada fenomen olan Lost dizisi de bilindiği gibi bir kayıp uçak ve o uçaktaki yolcuların kayıp adadaki yaşamlarını anlatıyordu. Fragmana bakılırsa ATV’nin dizisinde de 128 yolcusu ile kaybolan bir uçak var… Tek fark, Lost’ta uçak bir adaya düşmüştü ATV’nin dizisindeki uçak bir ormana düşmüş…
KOPYA FİKİR
Dizi için hazırlanan tanıtım da bildik yönteme başvurulmuş. Daha geçen hafta benzer bir formattaki tanıtıma tanık olduk. Kanal D iddialı dizisi Keşanlı Ali’yi benzer bir şekilde haber gibi sunmuştu.
ATV de aynı taktiğe başvurup, A Haber spikeri Gülay Özdem’le “haber ciddiyetinde” bir tanıtım filmi hazırlamış… Yeni ve orjinal bir fikir olmasa da sosyal medyada konuşulmayı başardıklarına göre hedefe ulaşmış görünüyorlar.
Fragmanın ekrandaki izleyiciyi şoka sokmasının nedeni ise “son dakika”nın bir uçak düşme haberi olması.
“Karaorman bölgesinden düşen uçak… 128 yolcudan kurtulan yok” altyazısı spiker Gülay Özdem’in, buz gibi bir haber sunumuyla ekrana geliyor.
Dizinin fragmanı sosyal paylaşım ortamlarında da konu oldu. İlk başta ciddi bir haber olarak algılayıp şoka girdiğini söyleyenlerin ağırlığı dikkat çekiciydi.
Atv ekranlarında çok yakında yayınlanacak dizi, 25 bölümden oluşacak ve 25. Bölümün son cümlesi dahi belli. Ancak oyuncular bir sonraki bölümü bilmiyor, oynadıkları rolü derinlemesine tanıyorlar fakat rollerinin finale etkisi bir muamma. Sürpriz bir şekilde ortaya çıkacak şaşırtıcı bir gerçekle karşılaşılacak.
Başrollerini Nehir Erdoğan, Yiğit Özşener, Engin Altan Düzyatan, Erkan Can, Berrak Tüzünataç’ın paylaşacağı dizinin senaryosunu Berkun Oya, yönetmenliğini ise Uluç Bayraktar yapıyor.ankarahaber.com
51 Görüntülenme


