Türkiye’nin nüfusu 74 milyon 724 bin 269 kişi

Adrese dayalı nüfus sayımına göre Türkiye’nin nüfusu 2011 yılında 74 milyon 724 bin 269 kişi oldu.

48644 İşte Türkiyenin Yeni Nüfusu!

TÜİK’ten yapılan açıklamada “2011 yılında Türkiye’de ikamet eden nüfus bir önceki yıla göre 1.001.281 kişi artmıştır. Nüfusun % 50,2’sini (37.532.954 kişi) erkekler, % 49,8’ini (37.191.315 kişi) ise kadınlar oluşturmaktadır” denildi.

2011 yılında Türkiye’nin yıllık nüfus artış hızı binde 13,5 olarak gerçekleşti. 2011 yılında 81 ilden; 56′sının nüfusu bir önceki yıla göre artarken, 25 ilin nüfusu azaldı. Ülke nüfusunun yüzde 76,8′i il ve ilçe merkezlerinde yaşıyor. Toplam nüfusun yüzde 76,8′i (57.385.706 kişi) il ve ilçe merkezlerinde ikamet ederken, yüzde 23,2′si (17.338.563 kişi) belde ve köylerde ikamet ediyor.

İl ve ilçe merkezlerinde yaşayan nüfus oranının en yüksek olduğu il yüzde 99 ile İstanbul, en düşük olduğu il ise yüzde 35 ile Ardahan oldu.

NÜFUSUN YÜZDE 18.2′Sİ İSTANBUL’DA

Toplam nüfusun yüzde 18,2′si (13.624.240 kişi) İstanbul’da ikamet ederken, bunu sırasıyla yüzde 6,6 ile (4.890.893 kişi) Ankara, yüzde 5,3 ile (3.965.232 kişi) İzmir, yüzde 3,6 ile (2.652.126 kişi) Bursa, yüzde 2,8 ile (2.108.805 kişi) Adana takip etti. En az nüfusa sahip olan Bayburt ilinde ikamet eden kişi sayısı ise 76.724 oldu.

Nüfusun yarısı 29,7 yaşından küçük çıktı. Türkiye’de ortanca yaş 29,7 olurken, ortanca yaş erkeklerde 29,1 iken, kadınlarda 30,3 oldu. İl ve ilçe merkezlerinde ikamet edenlerin ortanca yaşı 29,5; belde ve köylerde ikamet edenlerin ortanca yaşı ise 30,5 oldu.

Nüfusun yüzde 67,4′ü 15 ile 64 yaşları arasında. 15-64 yaş grubunda bulunan çalışma çağındaki nüfus (50.346.979 kişi), toplam nüfusun yüzde 67,4′ünü oluşturuyor. Türkiye nüfusunun yüzde 25,3′ü (18.886.575 kişi) 0-14 yaş grubunda, yüzde 7,3′ü ise (5.490.715 kişi) 65 ve daha yukarı yaş grubunda bulunuyor.

Türkiye’de kilometrekareye 97 kişi düşüyor. Nüfus yoğunluğu olarak ifade edilen “bir kilometrekareye düşen kişi sayısı” Türkiye genelinde 97 kişi. Bu sayı illerde 11 ile 2.622 kişi arasında değişiyor. İstanbul ilinde bir kilometrekareye 2.622 kişi düşerken, bunu sırasıyla; 443 kişi ile Kocaeli, 330 kişi ile İzmir, 257 kişi ile Gaziantep ve 254 kişi ile Bursa illeri izliyor.

Nüfus yoğunluğunun en az olduğu il ise 11 kişi ile Tunceli oldu. Yüzölçümü büyüklüğüne göre ilk sırada yer alan Konya’nın nüfus yoğunluğu 52, yüzölçümü en küçük olan Yalova’nın nüfus yoğunluğu ise 244 oldu.
Mynet

Toplam Görüntülenme: 3 Bugün Görüntülenme:3 Son Görüntülenme: 27 January 2012

Pargalı Damad İbrahim Paşa Dinden Çıktığı İçin mi İdam Edildi?

Bir çok tarihçinin rivayetine göre Padişahın hayatında bu kadar önemli bir yeri olan bu süper zeki paşanın idamında iki kimlikli gizli yaşantısının da müsebbip olabileceğini söylüyorlar.

“Dü İbrahimi Amed bedeyr-i cihan
Yeki put şiken şüt, yeki put nişan”

(FİGANİ)

Pargalı İbrahim, bu aralar en gündemde olan tarihi kişiliklerden birisi.

Hatta özellikle genç kızların, kadınların hayran olduğu ve sevimli bulduğu “Pargalı” öylesine şöhrete ulaştı ki “Damat İbrahim Paşa” unvanını bile solladı diyebilirim. Peki gerçekten kim bu Pargalı Damat İbrahim Paşa?

Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisine göre Yunanistan’ın Parga kasabasında bir balıkçının çocuğu olarak doğmuş ancak korsanlar tarafından kaçırılıp Manisa’da zengin dul bir kadına evlatlık olarak satılmış ve bu kadın tarafından özenle yetiştirilmiştir.

Pargalı, adı sanı bilinmeyen bu kadın tarafından sanattan musikiye, edebiyattan siyasete, dine kadar bir çok alanda üst seviyede eğitim almış yedi sekiz dil bilecek kadar iyi yetiştirilmiş ve Kanuni’nin Manisa şehzadeliği sırasında kendisiyle tanışıp “kanka” diyebileceğimiz kadar yakınlık kurmuş ilginç bir kişilik!

Kanuni bir gün Spil dağlarında gezinirken bir keman sesi duyar ve bu kemanı çalan kişiyle tanışmak ister. Bu kemancı Parga’lıdır. Bu devşirme gence uzun zaman “Dul kadının oğlu” diye hitap edilegelmiştir!

Pargalı Damat İbrahim Paşa, Osmanlı tarihinin en renkli vezirazamıdır! Sonra döneminin en önemli mimarı Mimar Sinan ile de ciddi bir gönül bağı olduğunu görüyoruz…

Peki Pargalı yani “dul kadının oğlu” nasıl oluyor da bu kadar iyi yetiştiriliyor? Ya da ne amaçla böylesine donanımlı ve özel bilgilerle yetiştirildikten sonra kanuni ile karşılaştırılıyor? Bunun başka nedenleri de olabilir mi?

Bazı tarihçiler, Avrupalı hükümdarların kendisine gönderdikleri mektuplarda kendisine ” ağabey, kuzen” gibi akrabalık bağı olan kelimelerle hitap etmelerini manidar buluyorlar!

Bir de Pargalı İbrahim Paşa’nın henüz yirmi sekiz yaşında koskoca imparatorluğun veziriazamı unvanını alması bir tesadüf müydü diye soruyorlar? Özellikle kendisi için vezirlik ihdas edilmiş olması ilginç, diyorlar.

Pargalı İbrahim Paşa’nın idamı hakkında değişik rivayetler vardır. Kimi tarihçilere göre “Türk” kelimesiyle Kanuni’ye aşağılayıcı bir şekilde birkaç kez takılmış olması, kimine göre Hürrem’in düşmanlığını kazanması, kimine göre Osmanlı düşmanlarıyla olan gizli hukuku, kimine göre Padişahı takmayan tavırları kısacası enaniyeti idamında etkili olmuştur.

Tarihçi-yazar Yavuz Bahadıroğlu, geçtiğimiz gün Moral Fm’de birlikte yaptığımız programda bu hususla ilgili olarak “Pargalı’nın gizliden gizliye eski dinini yaşadığı, namazı terk ettiğini, hatta sonradan Kur’an-ı Kerim’i ayakta okuması gibi bir takım dini yaşayışla ilgili kusurlarının da idamında büyük rol oynadığını söyledi.

Peki Hürrem ile aralarındaki soğukluğun sebebi neydi?

İbrahim daha Manisa’da tanıştığı Mahidevran’ı ve Şehzade Mustafa’yı Hürrem’e karşı koruduğu için Hürrem’in düşmanlığını kazanacaktır.

Halk arasında “Makbul İbrahim Paşa” diye bilinen unvanı bir süre sonra “Gavur İbrahim Paşa” unvanıyla yer değiştirecektir. Bunun nedeni Budin seferi sırasında ganimetler dağıtılırken kendisinin altın para gibi maddi değerlerin peşine düşmektense “iki tunç şamdan” ve “ üç heykeli” almak istemeseydi. Bu üç heykel pagan Yunan kültürünün üç önemli tanrısı olan “Herkül, Apollon, Diana” heykelleriydi.

Pargalı üstelik bu üç heykeli İstanbul At meydanındaki sarayın önüne koydurunca halkın tepkisini çekti ve dönemin önemli şairlerinden Figani Farsça şu beyti yazdı:

“Dü İbrahimi Amed bedeyr-i cihan
Yeki put şiken şüt, yeki put nişan”

Yani;

“Dünyaya iki İbrahim geldi,
Biri putları yıktı, biri putları dikti”

Bu beytin üzerine Pargalı İbrahim bir ferman yayınlayarak Şair Figani’yi idama mahkum etti. Artık Muhteşem Süleyman’ın yanında “Muhteşem İbrahim Paşa” olarak dolaşıyor ve en tepedeki ikinci kişi olarak dikleniyordu. Ord.Prof. Dr. İsmail Hakkı Uzunçarşılı’nın yabancı elçilerin raporlarına dayanarak verdiği bilgiye göre Pargalı, Ferdinand’ın elçisine şunları söyleyecektir:

“Bu büyük devleti idare eden benim. Her ne yaparsam yapılmış olarak kalır. Nitekim bütün kudret benim ellerimdedir. Bürokrasiyi ben düzenler, eyaletleri ben takip ederim. Verdiğim kararın reddi yoktur. Muhteşem Süleyman bile, bir karar vereceği zaman ben onaylamasam kararsız kalır. Çünkü barış da savaş da, erk de kuvvet de benim elimdedir” diyecek kadar kendini kaybetmiştir.

Müslüman görünüp gerçekte iman edip etmediğini Allah bilir. Ancak bir çok tarihçinin rivayetine göre Padişahın hayatında bu kadar önemli bir yeri olan bu süper zeki paşanın idamında iki kimlikli gizli yaşantısının da müsebbip olabileceğini söylüyorlar.

Elbette bu idamda tek bir neden söz konusu değildir. Tarihi vesikalara göre Kanuni ile araları bir çok alanda önce soğumuş, sonra görüş ayrılıkları şiddetlenip derinleşmiştir.

Tarihte ilk kez “Serasker Sultan” unvanını alan bu zeki ve başarılı paşa bir gece Kanuni’nin fermanıyla cellatları tarafından boğdurularak idam edilmiştir. Bu sebeplerden hangisi idamına zemin hazırladı bilemiyoruz ancak bildiğimiz bir şey var ki o da tarihin en önemli veziri olarak tarihteki seçkin yerini almış almasıdır!

Muhteşem yüzyılın muhteşem vezirinin akıbeti muhteşem bitmiyor.

Hayatta ne oldum dememeli, ne olacağım demeli gerçekten de.

Öyle değil mi?

Kaynak; Haber7.com

Toplam Görüntülenme: 38 Bugün Görüntülenme:2 Son Görüntülenme: 28 January 2012

Gelir testi yaptırmayanlar için kurum içi gerekli düzenlemelerin yapılacağını belirten Bakan Çelik, gelir testi yaptırmak için Şubat ayı sonuna kadar sürenin uzadığını söyledi.

faruk celik Gelir testi süresi uzatıldı
Bütün yeşil kartlılar ve sigortalıların bile panik yapıp gelir testine koştuklarını bu nedenle de yığılmalar ve uzun kuyruklar oluştuğunu belirten Bakan Çelik gelir testi yaptırma süresinin Şubat ayı sonuna kadar yapılabilmesini sağlayacak kurum içi düzenlemelere gittiklerinin müjdesini verdi.

Habertürk TV’ye konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik son günün 31 Ocak olarak duyurulan gelir testi yaptırma zorunluluğu konusunda önemli bilgiler verdi.

Çelik şunları söyledi:
“GSS 31 ocakta yürürlüğe girdi kimlerin 31 Ocak’a kadar gelir test yaptırması gerekiyor? Gelir testi vardı yeni çıkmadı sadece zorunluluğu yeni geldi. Şimdi bütün vatandaşlarımız Genel Sağlık Sigortası kapsamına alındı. 9 milyon 200 bin yeşil kartlılar her yıl yaptırdıkları sağlıktan yararlanmak için kullandıkları vizeleri var ise sorun yok. Bunların gelir testi yaptırmasına gerek yok. Günü gelince her yıl olduğu gibi gelir testine tabii olacaklar. Bir vatandaşımız 4A, 4B, 4C dediğimiz yani SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı’na bağlı değil ise 1 milyon 700 bin kişi prim ödemeden bu kurumlarla ilişkisi yok ise bu vatandaşlarımız ile vizesi olmayan yeşil kartlılar gelir testi yaptracak.

“BU BİR UZATMA DEĞİL”
Şimdi yapılacak gelir testinden çıkan sonuçta ödemeniz gereken tutar subat ayı sonunda ödeneceği için, telaş içinde olan veya son güne bırakıp ihmal ettiğinden panik olunuyor. Paniğe gerek yok. Ocak ayı primi Şubat ayı sonuna kadar ödeneceğinden işlemlerini Şubat ayında da tamamlayabilme imkanları var. Gelir testi neticesinde yapılacak olan değerlendirme ile kişinin ne kadar prim ödeyeceği sağlanacak. Sosyal Yardımlaşma Vakıfları bünyesinde olan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bu değerlendirmeleri gerçekleştiriyor.

Buna göre; Asgari ücretin üçte birinden az geliri varsa hane halkının bütün gelirleri toplanacak. ve hane halkına bölünecek.

Brüt asgari ücretin üçte birinden yani 295 TL’nin altında geliri olanların primleri hazine tarafından ödenecek. Asgari ücret kadar geliri olanlar 35 TL prim ödenecek.

Bir asgari ücretten 2 asgari ücret arasında geliri olanlar 106 TL prim ödeyecek.

2 asgari ücretin üzerinde geliri olanlar 212 TL prim ödeyecekler.”
Mynet
Kimler Gelir Testi Yaptırmak Zorunda?

Toplam Görüntülenme: 7 Bugün Görüntülenme:1 Son Görüntülenme: 27 January 2012

Ocak ayında yürürlüğe giren zorunlu Genel Sağlık Sigortası sebebiyle gelir testi yaptırmak isteyen vatandaşlar, uzun kuyruklar oluşturuyor.

1 Ocak 2012 tarihinde yürürlüğe giren zorunlu Genel Sağlık Sigortası kapsamında vatandaşların gelir testi yaptırmak için bağlı bulundukları Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’na başvurmaları gerekiyor. Başvuru süresinin 31 Ocak’ta son bulması sebebiyle kaymakamlıklar önünde uzun kuyruklar meydana geldi.
Gelir Testi Süresi Uzatıldı! Detaylar İçin Tıklayınız
VATANDAŞ KABAHATİ KENDİNDE BULDU

Gündüz saatlerindeki yoğunluk sebebiyle birçok vatandaş geceden sıraya girdi. Kaymakamlıklara sıra numarası alan vatandaşlar mesai saatine kadar evine döndü. Gelir testi müracaatı için Küçükçekmece Kaymakamlığı’na gece gelen vatandaşlar, yaşanan yoğunluğun sebebi olarak kendilerini gösterdi. Gerekli uyarıların basın aracılığı ile yapıldığını savunan vatandaşlar, işlerini son güne bıraktığı için kendilerinin suçlu olduğunu söyledi.

“GELİR TESTİ SÜRESİ UZATILSIN”

Yürürlüğe giren zorunlu Genel Sağlık Sigortası uygulamasına destek veren vatandaşlar, gelir testi için belirlenen sürenin uzatılmasını talep etti. Bazı vatandaşlar, uygulamanın ne anlama geldiğini bilmedikleri için müracaatın son günlere kaldığını belirtti.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin de dün konuyla ilgili yaptığı açıklamada gerekirse sürenin uzatılabileceğini ifade etmişti. Şahin, gerekirse memurların mesaiye kalacağını, vatandaşların mağdur olmayacağını kaydetmişti.

(SABAH)

Kimler gelir testi yaptırmak zorunda?

Kayıt olmayanlara 213 TL ceza!

Toplam Görüntülenme: 6 Bugün Görüntülenme:0 Son Görüntülenme: 28 January 2012

Kişiye ait TC numarasının telefon bankacılığından, internet alışverişi ve oyununa, kargo tesliminden gsm hattı alımına kadar her aşamada istenilmesi vatandaşları çileden çıkardı.
kimlik TC numarası ile gelen tehlike!

Bir kişinin özel kimlik bilgilerinin kendi bilgisi ve izni dışında kullanılmasının kişilik haklarına aykırı olduğuna dikkat çeken Şikayetvar Yöneticisi Dr. Ömer Deveci, “Birçok kişi TC numarasının paylaşımından şikayetçi. Çünkü, TC numarası ile kişinin adı, soyadı, doğum tarihi gibi bilgilere erişebiliyor. Asıl önemlisi her yeni bilgi ile bir başka kurumun internet sitesinden öteki kişisel bilgilere ulaşılabiliyor” diyerek tehlikenin önemine dikkat çekti.

Türkiye’nin En Büyük Şikayet Portalı Şikayetvar TC numarası ile gelen tehlikeye dikkat çekti. Gelen şikayetlere göre artık tüm firmalar mal ve hizmet satımında T.C. numarası şartı getiriyor.

ÇOCUKLARI BEKLEYEN TEHLİKE!

İnternetin kullanımı yaygınlaştıkça şikayetleri de dinmek bilmiyor. İnternet aracılığı ile alınan mal ve hizmetlerde de TC numarası şartına online alışverişi seçen vatandaşlar tepki gösterirken internetten oyun satışı yapılırken çocuklardan TC numarası istenilmesi akıllarda soru işareti oluşturdu.

Çoğunlukla çocukların üye olduğu oyun sitelerine kayıt olunurken TC numarası istenilmesi aileleri harekete geçirdi. “Çocukların bugün verdiği bilgiler ileride başlarına büyük dertler açabilir” diyen Deveci, “TC numarası uzun süre kullanılabilen ve her geçen gün önemi artan bir bilgidir. TC numarası gibi özel bilgileri özellikle de internet aracılığı ile istemesi engellenmeli. Aileler ve çocuklar bu konuda bilinçlendirilmeli. Kişilerin sadece kimlik bilgilerini toplama üzerine kurulmuş siteler olabilir. Yıllar sonra bu bilgilerin nasıl kullanılacağını bilemeyiz. Hakkınızda bilgi toplayıp ilerde aleyhinizde kullanılabilir” diyerek konunun önemine dikkat çekti.

FİRMALARON CT ŞARTI!

Bir kişinin özel kimlik bilgilerinin kendi bilgisi ve izni dışında kullanılmasının kişilik haklarına aykırı olduğuna dikkat çeken Deveci, Şikayetvar’a gelen şikayetleri paylaşarak vatandaşların tepkilerini paylaştı: “Kargo teslim alırken dahi TC numarasının istenilmesi bizi hayretler içinde bırakıyor. Çalıştığım şirket adına gelen kargoyu şirket kaşesi ve kendi ad soyadımla teslim almamı yeterli görmeyip bir de benden TC no istiyorlar. Benim şahsıma gelmeyen kargo için ben neden TC numarası vereyim? Hangi devirde yaşıyoruz artık TC numaralarıyla neler yapılıyor. Bu sebepten dolayı şirkete gelen kargoyu teslim almadan yolladım. Ben şahsen adıma kredi bile açılabilecek bu numarayı herhangi bir taşıma şirketi ile paylaşmayı doğru bulmuyorum. Bu uygulama gereksiz ve rahatsız edicidir.”

TELEFON BANKACILIĞINDA TC AYRICALIĞI

Birçok vatandaş ise telefon bankacılığı ile bankayı aradıklarında karşılarına çıkan “T.C numaranızı tuşladığınızda daha hızlı işlem yapılacaktır” sistemine tepki gösterdi. Bankaların yeni uygulamasının güvenlik bakımından zararlı olabileceğini ileri süren vatandaşlar vatandaşlık numarası ile birçok dolandırıcılığın yapıldığına dikkat çektiler. Şikayetlerde “Telefonda kişisel bilgilerimizi vermek istemiyoruz. Banka yeni uygulaması ile banka müşterisi olsak da olmasak da vatandaşlık numarası veriyor. Tuşlarsanız size daha hızlı hizmet verilecek deniliyor. T.C. numaramızı vermemiz için zorluyorlar çünkü; verilmediğinde telefonda çok fazla bekletiliyor. Her yerde T.C. numaramız isteniliyor, yakında benden başka herkes vatandaşlık numaramı bilecek. Üye olmak için kişisel bilgilerimizi vermek istemiyoruz” dediler.

AÇIK HAT DOLANDIRICILIĞIN YÖNTEMİ DE TC BİLMEK

Vatandaşlar kendilerinden habersiz adlarına açılan açık hatlardan dertli. Bu hatlardan dolayı başına gelmedik iş kalmayan vatandaşların son mağduriyetleri ise kimlik bilgileri ile adlarına açılan hatların kabarık faturalar ile kapılarına gelmesi.

“18 yaşından küçük olup gsm hattı alamayan, suça yönelik işlerde kullanılacak hat arayanların adresi açık hatlar. Adıma hat alabilmek için kimlik bilgilerim ile bir gsm operatörü bayiine gittim. Nüfus cüzdanımın fotokopisini verdim. İşte asıl şikayet bundan sonra başlıyor. Benim iznim, bilgim ve imzam olmadan kimlik fotokopisinden bir kopya daha çıkartıp, üzerine ‘Aslı Gibidir’ mührü, bayii kodu/kaşesi ve bayii yetkilisi imzası ile bir tane faturalı hat çıkartılarak kullanıma açılmış. Sözleşmedeki imza, anne kızlık soyadı ve adres bana ait değil. Biriken faturalar ödenmeyince evime borcun ödenmemesi durumunda haciz işlemlerinin başlatılacağı bilgilendirilmesi yapıldı. Birilerinin çıkarı için ben mağdur oldum. Piyasada açık hat olarak bilinen yasal satışına izin verilmeyen hatlar mevcut ve bu hatların her biri aslında masum insanları mağdur ediyor. Daha fazla vatandaşımızın mağdur kalmaması adına bu konuda yasal düzenlemelere gitmesini bekliyoruz.” Mynet

T.C Kimlik Numaranızı Sorgulamak İçin Tıklayınız

Toplam Görüntülenme: 17 Bugün Görüntülenme:2 Son Görüntülenme: 28 January 2012


Free PageRank Checker

Zirve100 Site ekle
Zirve100 Site istatistikleri